banner1503
 Saat sabahın 09.00’u. Sıkıntılı hava her 10 Kasım sabahında olduğu gibi. Yüreğimiz buruk. Yasımız var anlayacağın.

Hepimizin duygularını (sanırım) en iyi anlatan o Can Dündar dizeleri geçiyor aklımdan.

 

O’nu özlüyorum… Aslında O’nu hiç görmedim. Yüz yüze gelmedim ama O’nu tanıyorum.

Sesini cızırtılı bantlardan dinledim. Hep siyah-beyaz filmlerde gördüm yüzünü. Çelik bakışlarını şiirlerde okudum.

O’nu yaşıyorum. Özlü sözlerini okudum köşe başlarında. Adını her sabah okul sıralarında andım.

……..

Çektiği acıları ruhumda taşıyorum. O’nu arıyorum.

 

**********

Aklımda bu dizeler kendini tekrar ederken, gözümün önünde siyah-beyaz bantlarda yüzü dönüyor.

Fonda bir şey çalıyor mu?

Sirenler mi var, yoksa yok mu umurumda değil. Farkında da değilim zaten.

Kalbimde ve ruhumda ince bir sızı.

Görev gereği kameram elimde ama çekiyor muyum, çekmiyor muyum bilemiyorum.

Aklımda o dizeleri Can Dündar’ın ve o an sadece O’nu özlüyorum.

**********

Derken bir kıyamet kopuyor. İrkiliyorum.

Birileri yuh çekiyor.

Feryat ediyor başka birileri.

Kaymakam elinde mikrafon özür diliyor.

Öte yanda Ak Partililer ile CHP’liler birbirini yiyiyor.

Yeterince gösterişli(!) anamadık kıyameti olduğunu anlıyorum.

Birden mesele nereden geliyorsa “andımız”a geliyor.

Siyaset, anma töreninin göbeğine giriveriyor.

Kimileri birbirini istifaya davet ediyor.

Halk galeyana gelmiş.

Sloganlar havada uçuşuyor.

Ak Parti’nin çelenk de öyle. Ve sonra “hoooop” yerde. İki parça.

Ata’nın huzurunda.

Milletin bir kesimi öteki ile birbirine giriyor.

Ata’m gözünün içine bakıyor. Yas kimsenin ipinde değil.

Yani arkadaş, yasımızı bile tutamıyoruz be!

3-5 dangalak yüzünden Ata’ya mahcup olduk huzurda iyi mi?

 Yarın önünden nasıl geçeceksin, nasıl bakacaksın yüzüne birader?

Kaldı mı yüzün?

 

Altı üstü töreni ilk kez komuta eden bir görevlinin siren komutunu atlamış olması bütün mesele.

Ne kasıt var ne art niyet.

Saygı duruşunda siren çalmadı siyasetine hoş geldiniz.

 

Hani kalbindeydi Ulu Önderimiz be mübarek?

O esnada kalbin kulağınla yer mi değiştirdi?

Ruhun, kalbin, vicdanın, beynin..

Huzurdasın be adam!

Hiç mi yüzün kızarmadı aynı toprakların üzerinde ataları ile bu topraklar için mücadele veren atalarının torunlarıyla, kardeşlerinle ve hem de bir siren meselesi yüzünden Atatürk meydanını siyaset meydanına çevirdiğinde?

75 yıl önce ebediyete uğurladığımız bir dev, bir lider, tarihte bir benzerine daha rastlanmayacak Ulu Önder böyle mi anılır?

Böyle anacaksan anma arkadaş! 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Talu koca 4 yıl önce

bence sen de yazma arkadaş. atanın huzurunda bu sokak jargonu ağızla kalemini oynatacaksan, atanın o naif nezaketinden ne kalır geriye, kabalık mı? kabalık şu an en son lazım olan şey. keşke daha iyi anlaşılmak uğruna olsa bile o ağızla yazmasaydın arkadaş.

banner948

banner2035