banner1503

İnsanlar arasında en büyük, en değerli yere sahip olan kişi hiç şüphesiz annelerdir…

Çünkü insanlığın devamını sağlayan en önemli şey annedir. Annelerin şefkatleri, merhametleri, sevgileri her şeyin üstündedir. Bir çocuk ne kadar kötü olursa olsun anne asla o çocuğundan vazgeçmez ve her zaman çocuğunun iyiliğini düşünür… Bir annenin boynundaki en değerli mücevher, evladının sevgi dolu kollarıdır…

Anneler günü ne zaman ne şekilde yaygınlaştığını biliyor muyduk? Hatırlayalım.

1864 doğumlu bir öğretmen olan Anna Jarvis, 1902 yılında babası ölünce annesiyle ABD’de yaşıyordu. Üç yıl sonra 9 Mayıs 1905’te annesini kaybetti. Sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen öldükten sonra “ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediğine” inanıyor ve bunun ezikliğini yaşıyordu.

Anna Jarvis’in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü,1914 yılında kongrenin onayıyla Amerika çapında genişledi. Zamanla başka ülkelere de yayıldı.

Annelere armağan edilen bu özel gün Türkiye’de Mayıs ayının ikinci Pazar günü Anneler Günü olarak kutlanır. Bu evrensel günde, dünyada milyonlarca anne, çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır.

Evet, bilmeyenler artık biliyor Anneler Günü’nün doğuşunu…

Şimdi şunu söylemek istiyorum:

Günümüze kadar gelen anma günlerinin altında mutlaka bir “acı” var bildiğimiz üzere. Bu 1 Mayıs’ta öyle Kadınlar Günü de öyle Sevgililer Günü de öyle vs.

Ama maalesef günümüzde bütün bu günler ticarete dökülüp davul zurnayla kutlanıyor…

Bu hem o zamanki insanlara hem de tarihe saygısızlıktır! Tabi ki kutlanacak ama her şeyi “cıvıklaştırmaya” üstümüze yok. Önce yok “Noel Ağacı” haram yok helal, tarihte olan anlamını ve önemini bilmeyen o karınca kıçı kadar beyinli yüzlerce bilgisiz. Klavye başında “özde insanlar” sosyal medyada bunlara karşı çıkıp, gerçek hayatta kutlaması göz kamaştırıcı performansını izliyoruz!

 Ufak bir hatırlatma: Önce sütün nasıl oluştuğunu bilmek lazım ondan sonra yoğurdu eleştir, olur mu? O yoğurdu yerken eleştirmek sözelini eylemin desteklemiyor anlamına gelir bu da büyük sıkıntı!

Şimdi iki gün sonra Anneler Günü, çoktan hediyeler alınmıştır bile. Bakın bütün bu tuzaklara kolayca düşüyoruz, beyaz eşyalarda bir sürü indirim, neden? Anneler Günü’ne özel. Neden? Anneler hizmetçimi de küçük ev aletleri alalım. Anlıyorum evdeki işleri kolaylaştırmak, yükünü hafifletmek niyet. Ama bir anne olarak konuşuyorum ve inanın bir anneyi mutlu etmek araç gereçlerle değil ona sarılıp “Annnem” deyip kokusunu içine çekmektir…

 Annelerini ebediyete gönderen dostlar, biliyorum ki bu günlerde canınız çok daha fazla acıyor… Biliyorum ki birçoğunuz mezarına gidip “Annemm her Anneler Günü’nde olduğu gibi bugün de yine senin yanına geldim bak annem. Bugün Anneler Günü sana hediye getirecektim vazgeçtim. Çünkü biliyorum ki sen bana  “Hediyeye ne gerek var yavrum, sen gel bana en güzel hediye budur” derdin canım annem. Beni neden bıraktın Anneeem” deyip gözyaşlarınızı hediye olarak bıraktığınızı…

Çok üzgünüm böyle günlerde daha fazla sabırlar diliyorum…

Anneleri uzakta olan dostlar, biliyorum ki telefonda sesini duyunca bir yumruk oturur boğazınıza zor da olsa “Anneler Günü’n kutlu olsun anam” dersiniz o da sizinkini kutlar. “Amaaan anne ne günü sıradan bir gün işte” dersin için kanarken, bir elinle de akan gözyaşlarını silersin… Sonra hal hatır sorulur, bir nefes uzağındaki annenin kokusunu alamıyor yüzünü göremiyorsun, konuşurken yumruğunuzu dizinize defalarca vurduğunuzu biliyorum… Bir sarılabilsen içindeki kurumuş ıhlamur ağacı çiçek açıp buram buram kokacak ya dünya… Ama yok! Yok!

“Bir de bazı anneler vardır ki onlar evlatlarına giderler yüzlerce anne.

Evet, şehitlerimizin Anneleri… 

İşte sözün bittiği yere geldik”

Mesela Silivrili Şehit Uzman Çavuş Emre Sarıtaş’ın annesi ve niceleri…

Anneleri böyle özleyenler varken, işlerden vakit bulamayan, o kafe senin bu kokteyl benim diyenler, biraz ötede oturan annesine gidemeyenler böyle günleri dört gözle beklerler. Sizi de anlıyorum, tabi bir seyahat ayarlarsınız bir ülkeye, en kral markalardan birkaç alışveriş yaparsınız tamamdır evlatlık göreviniz…

UNUTMAYALIM!

DOĞUM SIRASINDA 20 KEMİĞİN KIRILMASINA EŞ DEĞER ACIYLA DOĞRUR BİR ANNE YAVRUSUNU. ANNELERİMİZİ SEVELİM ÇÜNKÜ O DÜNYADAKİ EN GÜÇLÜ İNSAN VE BİZİM EN GÜÇLÜ DESTEKÇİMİZ. BU 20 KEMİK ACISINI YAVRUSUNU KUCAĞINA ALDIĞI ANDA UNUTABİLEN ANNE “BİR KALP” KIRILMASINA DAYANAMAZ!

Bütün bu seyahatin sonunda annenizi eve bırakırken “gözlerinin” içine bir bakın olur mu ve elinizi nasıl sıktığına da… Siz “Anne” diye avazınız çıktığı kadar sessizce bağırdınız mı hiç? Umarım bağırmazsınız demeyi çok isterdim ama üzgünüm, bağıracaksınız! Anneler de ölümlüdür çünkü.

Bakışlarında en büyük sevgileri bizler için büyüten annelerimiz,

Saçlarını süpürge eden, bizler için bütün güzel günlerini harcayan sevgili analarımız, ellerinizden o dünyanın en pahalı parfümü olan anne kokunuzdan saygıyla öpüyor anne olduğunuz ilk günden bu güne,  bir gün değil her gün kutluyorum.

BANA BİR BAYRAM VERİN VE İÇİNDE SADECE ANNEM OLSUN YETER!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner948

banner1732