banner1503
banner2038

11 Ekim Günü Birleşmiş Milletlere üye ülkeler tarafından alınan kararla 2012 yılından itibaren “11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü” olarak kutlanmaya başlamıştır.

Türkiye’nin birçok yöresinde çocuklar okula gönderilmemektedir ve bu durum özellikle kızlar için geçerlidir. Nüfusun cinsiyete göre dağılımında eşitlik olmasına karşın, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, geleneksel olarak gerek kamusal yaşamda gerekse aile içinde hala görülebilmektedir.

Görünen 600.000 kız çocuğu okula gitmemektedir. Birçok aile kız çocukların eğitiminin önemli olmadığını düşünmektedir. Kız çocukları erken yaşta evlendirilmekte, birçok kız çocuk da ev işlerine yardım etsin diye evde tutulmaktadır.

Sekiz yıllık zorunlu eğitimde de ciddi sorunlar var. Mesela birçok köydeki okul ancak ilk dört yıl için eğitim vermektedir ve daha sonraki yıllarda okula gidemeyen öğrenciler sistem dışında kalan çocuk sayısını artırmaktadır. İhtiyacı karşılamak üzere daha fazla okul açılması şart. Öğretiminin devam edebilmesi için uzun mesafe yol alarak, okula gitmek ya da yatılı okumak zorunda olan öğrenciler gitmekten vazgeçiriliyor ya da vazgeçiyor.

Sürekli eğitim eğitim diyoruz, hay hay lakin eğitimde bir yere kadar. Bu kızlarımızın teşvik edilmesi gerektiğine inanıyorum. Kız çocukların cesaretlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kendilerine dayattığı rollerin dışına çıkmaları gerekir…

Meslek seçimini erkek toplumdan uzak olarak seçilmesi bir zayıflık bir kaçış bir teslimiyettir. Buna asla izin verilmemelidir. Oranlara bakacak olursak yükseköğrenim görenlerin yüzde 74’ü kadınken, bu oran mühendislik fakültelerinde yüzde 25’e düşüyor...Bu kız çocuklarının hayal dünyalarına destek çıkılmalı, meslek seçimini kendileri seçmeleri için destek verilmeli. Tabulaşmış bir beyinle, dar bir bakış açısıyla ve az olan eğitimimizle onlara yön veremeyiz. Nice yetenekli kızlarımız sönüp gidiyor…

Bir kızın hayali sadece gelinlik değildir!
Olmamalıdır!
Masallara inanmaları yerine kendi masalların kahramanları olmalıdırlar! Burada ailelere ve özellikle öğretmenlere çok iş düşüyor.
Lütfen destek olun…
anlatın bilinçlendirin...
Kan görünce kendini kötü hisseden çocuklarımızın hemşire veyahut doktor olmaları için zorlamayalım, bir maaş karşılığı özgürlüklerini ellerinden almayalım, egomuzu tatmin etmek için sevmediği bir işi yapmasına izin vermeyelim.
İnsanların ellerinden hayallerini çalmak bir suçtur…
Anne de olsa Baba da olsa bu sonuç değişmez.

KIZ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ, KADINLARIN GÜÇLENMESİ VE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN SAĞLANMASI DEMEKTİR!

Buradan Sevgili Anneleredir sözlerim;
Lütfen kızlarımızın dolaplarını kıyafetle dolduracağımıza kütüphanelerini kitapla dolduralım. Lütfen onları yetişkin gibi giydirip düğün derneklere götürmekten vazgeçelim, istisnalar dışında. Nekadar güzel bir kızınız var yerine “ne kadar akıllı aklı başında bir kızınız var” ‘ı duyalım! Bunu da eğitimle ve kitaplarla sağlayacağımızı bilmeliyiz.

Bakın! Her anne kızınla gurur duymak ister, zira bunu saç rengiyle, al yanak bal dudakla DEĞİL! Aklıyla! Bilgisiyle! Zekâsıyla!
Edebi ve terbiyesiyle olmalıdır!
Ayakları yere sağlam basan, ne istediğini bilen, hakkını hukukunu savunan, egemen erkek toplumunda bilgi gücüyle ayakta kalıp insanca yaşayabilmesiyle olacaktır! Özgürlüğü elinden almak için her türlü kötü yakıştırılmalar yapılmakta kadınlarımıza. Bunun önüne geçilmesi için kızlarımızı okutup bilinçlendirmeliyiz, bunu da okuyarak BİLEK gücüyle değil AKIL gücüyle gerçekleştirmeliyiz.

BİLİNECEK! KADIN ÖNCE BİR İNSANDIR! DİŞİ DEĞİL KİŞİ OLDUĞU BİLİNECEKTİR!

RUJUYLA DEĞİL! BİLGİ VE BİRİKİMİNLE, AYDINLIĞI VE KÜLTÜRÜYLE ERKEĞİN ARKASINDA DEĞİL! ÖNÜNDE DEĞİL! YANIBAŞINDA SAYGIYLA YAŞAMASI GEREKTİĞİ BİLİNECEK!

Her kız çocuğu geleceğin annesidir, önce kendini yetiştirmesi gerekir ki çocuklarını da ona göre yetiştirebilsin
Anne demek dünyanın en büyük görevini üstlenmiş bir insan demektir
.
Görevi bir insan doğurup yetiştirmektir. Asla ama asla küçümsenecek bir durum değil… Artık lütfen prens bekleyen prensesler gibi yetiştirmekten vazgeçelim onları… Eğitimli kızların daha sağlıklı olmaları, daha geç evlenmeleri ve daha az ve sağlıklı çocuk sahibi olmalarını sağlamamız bir insani görevimizdir!

Bırakalım masallara inanan kızlar yetiştirmeyi, kendi masalların kahramanları olmaları sağlayalım! 1930 YILINI ASLA UNUTMAYIN VE BUNUN ELİNİZDEN ALINMASINA ASLA MÜSAADE ETMEYENİZ!

Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok; ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır! Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacağı aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Sevgiyle kalın …

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner948

banner1876

banner2035