banner1503

Saygıdeğer çiftçilerimiz, eli öpülesi teri silinesi emektarlarımız… Artık son cemre de toprağa düştüğüne göre sizde harekete geçeceksiniz ufaktan. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum, bereketli bir yıl olmasını diliyorum… Bu yazımı da çiftçi bir ailenin çocuğu olan ve annesine olan isyanını demeyim de çevresel faktörlerlerden etkilenip rahatsızlık duyduğu bir konuyu kaleme aldım…

Veli toplantılarına hep babası giden bir çocuğumuzun o gün baba müsait olamayınca anne gitmeye karar verir. Çocuk annesine gerek olmadığını, babası müsait olunca gideceğini belirterek annesini içten yaralamıştır bile. Anne daha çok merak eder, acaba neden onun gitmesini istemiyor diye ama sormaz, çünkü tahmin etmiştir…”Benim oğlum benden utanıyor demek ”diye iç geçirir.

Toplantı sabahı oğlunu geçirmiştir okula. Bir müddet sonra oda yeni başörtüsünü takar, eteğini hırkasını giyer, eşinin bayramda aldığı hediye olan ayakkabılarını siler. Köyün minibüsüne biner ve şehirdeki okula gider. Vardığında çocuğunu göremez, sorduğunda “buralardaydı ”diye cevap alır her seferinde ama yoktur. Neyse, anneler babalar gelir ve toplantı başlar. Kadınlara bakar, ojeli tırnaklar fönlü saçlar renkli rujlar ve ellerini saklar, başörtüsünü ara ara düzeltir, onların topuklu marka ayakkabılarına baktıkça ayaklarını masanın altına gizlemeye çalışır… Öğretmen onun oğlunun velisini sorar, el kaldırır usulca ”hoş geldiniz hanımefendi, oğlunuz örnek bir öğrenci,  çok merhametli vicdanlı bir çocuk yetiştirmişsiniz. Vefayı unutmayan, iyilik yapmak için can atan bir çocuk. Diğer çocukların vurup yere düşürdüğü güvercine iki gün baktı burada ve uçmasını sağladı. Dersleri de iyi, dersler öğrenilir de hanımefendi bu saydıklarımı kitaplar öğretemiyor ne yazık ki, teşekkür ederim size böyle bir evlat yetiştirdiğiniz için” der ve diğer öğrenciye geçer. Kadın diğerlerini de dinler, dinledikçe ellerine masaya koyar,”ne ekersen onu biçersin” lafını anımsayarak ayaklarını rahatça masanın altından çıkarmıştır artık. Toplantı biter ve koridorda oğlunla karşı karşıya gelir, öğretmen çağırır çocuğu ve: “ senin böyle güzel bir anneden doğduğunu tahmin etmiştim oğlum der, seni yetiştiren bu annenin tek bir sözünden dışarı çıkma lütfen, tüm dünya çocukların ihtiyacı olan, ama artık az bulunan bir annen var senin,sevgini ve teşekkürünü asla eksik etme ondan” der ve gider…

Çocuğun gözleri dolar, annesine yaklaşır ve “gidelim anne dışarı “deyip çıkarlar…

Banka oturup çiftçi kadın çocuğuna:”Oğlum sen benden utandın mı gerçekten diye sorar, neden oğul? Neden? “Anne buradaki annelerin hepsi çok güzel, saçları tırnakları üst başları çantaları, ondan sana bir şey derler hor gözle bakarlar diye korktum, onun annesine bak deyip alay ederler diye çekindim, çünkü her toplantı sonrası yapanlar var bunu anne “der…

-Bak oğlum bana ve iyi dinle beni, onların tırnakları uzun ve boyalı olabilir, benim değilse bunda utanılacak bir şey yok. Bazı kadınlar hayatlarını elleriyle kazar oğlum, kazdıkça tırnaklar törpülenir ve uzayamaz, boya durmaz… Birilerin tırnağa kırılmadan birilerin tırnakları uzayamaz…

-Ben ve benim gibiler inek sağmadan birileri süt içemez, ineğin önünde ki ot, bir çocuğun önünde ki süttür, birileri ekmeden kazmadan biçmeden birileri yiyemez…

-Ben ve benim gibiler yardım için hiç kimseyi beklemeyiz oğul, bekleyemeyiz.3 günlük buzağının sütünü vermek için, telefon görüşmem var deyip bekletebilir miyim? Baban yorgun aç gelmiş tarladan, kuafördeyim deyip yemek için bekletebilir miyim? Hayvanlar aç, meraya çıkarmak için daha erken biraz daha yatayım deyip kapının önüne gelmiş çobanı bekletebilir miyim? Ekim zamanında çimlenmiş tohumu, biraz kafamı dinlemem lazım deyip, bir yerlere gidip bekletebilir miyim? Vakti gelmiş hâsılatı biçmek için, tatile gitmem lazım deyip bekletebilir miyim?

-Ama şu var oğlum, saçımın uzamasını bekleyebilirim, çünkü kimseye zararı olmaz. Tatilimi erteleyebilirim çünkü kimseye engel olmaz… Dedim ya sana birileri yapmadan birileri yapamaz diye. Benden utanma oğul, şikâyetçi değilim ben sen görüyorsun, huzurlu ve mutluyum…

-Kimseyi hiçbir şey için beklemeyen kadındır çiftçi kadın, o neyi ne zaman saat kaçta yapacağını bilendir. Düşer de kalkar da, acısını kimse bilmez, akşamları ördüğü örgüye akıtır o gözyaşlarını…

-Asıl utancı sorayım ve söyleyeyim sana:

-Kimin elinden ekmeğini almışız? Kimin dedikodusunu yapmışız? Kimin ahını almışız? Kimin elini eteğini öpmüşüz? Bir yerlere gelebilmek için kimin üzerine basıp geçmişiz? Kime iftira kime yalan kime söz verip te tutmamışız oğul? Bir civciv hasta diye, ayrı yer yapıp gece bile dolaşıyoruz babanla iyi olmuş mu diye… Kusuruma bakma oğlum, kremli ellerle seni okşayamamış olabilirim, üzerine parfümüm sinmemiş olabilir. Bir elimde kahve bir elimde kitap görememiş olabilirsin belki. Ben sana yüreğimi ellerime sürerek sevdim, anne kokusunu sana parfüm değil belki ama merhamet sevgi ve şefkat olarak bıraktım. Kitap okumaya vaktim olmadı ama ben yaşayarak öğendim… Bende kadınım oğlum o beğendiğin kadınlar gibi, sadece ben çiftçi bir kadınım, yani birkaç kişiye değil ilgim ve alakam, onlarca canlıya, birkaç yere değil ayırdığım zaman, birçok yere. Benim sadece bana zamanım yok oğlum,bana, kendime!!!Hiç de olamadı!

-Mevlana’nın bir sözü vardır” Aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi kötülük düşünmeye vakit bulamaz” diye. Asıl utanılması gereken şey bunları yapanlardır oğlum, nasırlı ellerim, fönsüz saçlarım topuksuz ayakkabılarım, çatlamış dudaklarım, güneşten yanmış yüzüm değil, unutma bunu! Der ve oğlunun başını göğsüne bastırır, birden çocuk “anne en yakın arkadaşımı tanımanı istiyorum “der ve annesinin elinden çekip okul bahçenin ortasına gider. Bağırır “Yiğit, Eylül bakın annemle tanışın “der. Sohbetten sonra kadın izin ister ve oradan eve gitmek için yola koyulur…

Çocuk sabırsızlıkla akşam olmasını bekledi ve evine koştu. Babasına seslenerek “Arkadaşlarım ve öğretmenim annemden bahsettiler bugün, çok beğenmişler annemi, hatta her anne benim annem gibi olamazmış dediler baba diye annesine sarıldı… Baba da “doğru evlat, zorluktan kolaya geçmek mümkündür, ama kolaydan zora geçmek her insanın harcı değildir, senin annen gurur duyulacak bir insandır öncelikle “çiftçi emektar, eli öpülesi teri silinesi bir kadındır ”der ve çayını yudumlar huzurla!

Çocuklara doğruyu ve yanlışı anlatarak göstererek öğretmeli eğitmeliyiz!

Her kadına saygı duymalıyız, yaptığı işten, yaşadığı yerden dolayı yadırgayıp, yargılamamalıyız!

Çiftçi kadının dediği gibi” birileri ayakta olmadan birileri oturamaz” !Kabukta dolaşan böcekler meyvenin tadını alamazlar. Emek verilmeden elde edilen hiç bir şeyin tadı olmaz! Aşk sevda, bu her şeyde böyledir!

Amma velâkin şımartılmış ukala kadınlar daha çok sevildi bu dünyada! Hayatı göğüsleyen kadınlar değil de, göğüsleri büyük kadınlara değer veridi…

NE OLURSA OLSUN, KİM OLURSA OLSUN HER KADIN SEVİLMEYE HERŞEYİN EN GÜZELİNE LAYIKTIR.

YOKSA CİVCİV YUMURTADAN ÇIKMIŞ KABUĞUNU BEĞENMEMİŞ veyahut KÖKÜNÜ BEĞENMEYEN DAL, DALINI BEĞENMEYEN MEYVE, DAHA OLGUNLAŞMADAN ÇÜRÜR DERİM SİZE   ;)

Her şey gönlünüzce ve adaletçe olduğu, bol kalp kazançlı bir hafta diliyorum…

Sevgiyle kalın!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
berna 4 ay önce

abla be bi an beni mi yazmış diye düşündüm :(

Avatar
Onur 4 ay önce

Kaleminize saglik şenay hanım

Avatar
Şamil Bayram 4 ay önce

Tebrik ediyorm sizi.Yazılarınızı mümkün oldukça okumaya çalışıyorum.Bir çoğumuzun başından geçmiş söylemeye cesaret edememiş yada sıradan gibi gelen konuları değerlendiriyorsunz.Bu yazınızda kendimi buldum.Teşekkür ediyorum size rahmete kavuşmuş annemden bir kez daha özür dilememe vesile oldğunuz için teşekkür ederim :(

Avatar
Ayşe Şerefli 4 ay önce

şenay hanım,yazınızı 3 defa okudum her seferinde annneme yaptığım hakısızlıktan dolayı gözyaşlarımı silerek okuyabildim.Allah annelerimizi başımızdan eksik etmesin.yanı başımızıda otursunlar nefes alsınlar o bile yeter

Avatar
Aynur 4 ay önce

şenay abla,resmen beni anlatmışsın :((
çok haklısın bu yazıyı okuduktan sonra annenim nasır bağlamış ellerinden bir kez daha öptüm (güzel annem ne oldu diye sorsa da cevap vermeedim)
teşekkür ederim bana bu fırsatı hatıtlattığın için

banner1572

banner948

banner1797

banner1798

banner1799

banner1800