banner1503
“Ne varsa eskilerde var.’’ sözüne hep inanmışımdır ve bu söz gün geçtikçe daha da değerli oluyor sanki.

Eskiden bizim zamanımızda, diye başlarız söze ve o söz saatlerce devam eder yüzdeki tebessümle.

Şimdi öyle mi? Şimdiki zamanın anlatacak bu değerde anıları bile olmadığının kanaatindeyim artık.

Ne güzel insanlar vardı eskiden, seni dinlerken gözünün içine bakan yaşlı insanlar, öğüt verirlerdi bize ve o öğütler zamanla anladık ki yol pusulasıydı bize verilen. Zamanı gelmeden anlayamazdık, şimdiki aklımızla o zamanki yaşımız lazım bize. Hepimizin “haklıymış meğer nerden bildi’’dediğimiz mutlaka vardır. Eskiden her şey çok güzeldi, çocukluğumuzu huzur ve sevinç kaplamıştı, nineler çember çevirir dedeler masal anlatırdı bize, su muslukttan içilirdi, bebek oyuncaklar bezden silah oyuncaklar tahtadan yapılırdı. Hiç kızmazlardı bağırmazlardı sanki ölüm bile uzaktı onlardan…  Geceler ayaz sokaklar karanlık yıldızlar parlaktı… Eskiden ‘yürekten sevme’ diye bir şey vardı, çıkarsız, beklentisiz, sadece seni sen olduğun için seven güzel, aklı başında insanlar vardı.

Eskiden, sabahları uyanınca umut kokardı gün, neşe pencereden hemen girer, güneşe gülümseyerek uyanırdık, saatin bile var olduğunu unutuyorduk zaman zaman, her şeyde bir sıcaklık bir yürek samimiyeti vardı, yağmurun kokusu bile başkaydı, kaçmazdık biz ondan, böyle süslü şemsiyelerimizde yoktu, aslında hiç de ihtiyaç yoktu. Bir sığınak aramazdık biz çünkü…

Eskiden hiç korku yoktu mesela, oyun oynarken annemiz çağırınca gecikme korkusundan başka, eve gelince de “ellerini yıka, üstünü değiştir çabuk’’ stresli bir anne sesi yoktu, çeşit çeşit yemekler de yoktu, ayrı ayrı tabaklar da, pahalı kaşık çatallar, desenli peçeteler de yoktu. Ayrı tabaktan yenmezdi, çünkü aynı tabaktan yemeği yemek büyüklerimize göre bereketti. Bu kadar süs püs yoktu ama huzur vardı, sıcaklık bereket vardı, yemeğini bitirince de karşıdaki yatakta uyuyup kalma mutluluğunu, babamızın paltosu tamamlardı, hele ki ona sinmiş o güven ve güç kokusu yok mu, hiçbir pahalı eşya onun bir ipliği bile olamaz. Tüm dünya markaları bir araya gelse yine o paltoyu tasarlayamaz.

Eski evimizi, baba ocağını hiç kimse inşa edemez. Şimdi büyük binalarda oturuluyor ama ne sıcaklık ne huzur var, herkesin marka delisi olduğu günümüzde bana Hz. Mevlana’nın sözünü hatırlatıyor “Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok’’ diye.

Eskiden şarkılar bile bu kadar acıtmazdı bizi, kardeşlik satılmazdı, kimse çok küsmezdi, insanlar öldürülmezdi, dostluk kutsaldı…

 Eskiden Ramazanlar bolluk içinde olmazdı pek hazırlık yapılırdı tabi ama ne varsa onla tutulurdu oruç, ne huzur doluydu o Ramazanlar, şimdi sofralarda bir kuş sütü eksik yine de lezzet yok… Babamı hatırlarım babaanneme dediğini: “Boş ver be ana gece gece uğraşma, şunları yeriz yeter. Yorma kendini yarın bağda bahçede olacaksın tüm gün” Şimdiyse küçük bir eksik için o kutsal anaların kalplerini paramparça ediyorlar. Hoş tutalım büyüklerimizi, bolca sevgi ve şefkat gösterelim,  bunun maliyeti yok! Onlar yaşlı olabilir ama içlerindeki o çocuğu unutmayalım zira gençler hayallerle yaşlılar hatıralarla yaşarlar.

Çok değer verdiğim bir arkadaşım bana, yaşlılarımız bizi var edenlerdir, onlar bizim geçmişimizdir, dünün yaşlıları bugünün gençleridir, demişti ve eklemişti, biz bugün yaşlılarımıza bir genç olarak ne verirsek yarın yaşlandığımızda da gençlerimiz bize onu verecek. Ne kadar doğru bu dediği... Anne olmak, eş olmak, her şey olmak, bir varlığıyla bin parçaya ayrılmak... Unutmamamız gereken bir şey var:

Ana giderse, gerçek ağlayanın gider, nefisin canın ömrün sırtın gider, iki kapılı bu handa menzilin gider. Ana giderse şu dağlanmış yüreğinde çocuk kalan yanın gider. Öpülecek elin bayramın gider.

Baba ne kadar sağlamsa çocukları o kadar dik durur, baba ne kadar gülerse çocukları o kadar hayat saçar, baba ne kadar hayattaysa çocukları o kadar yaşar… Hoş tutalım onları, dünya telaşına değişmeyelim değerlerimizi.

Ramazan sonrası bayram ne coşkulu sevinçle beklenirdi, alınan elbiseye hiç dokunulmazdı birçoğu da basmadandı zaten. Bu basma sözü bir büyüğümüzün eşine dediği sözü hatırlattı bana: Hanım sana güzel elbise alamadım bu basma fistanı aldım. Boncuk gözlü eşi de ona, ‘Olur mu hiç bey baksana üstünde çiçekleri var’ der. Azdır belki ama yürekten olduğu için değeri paha biçilmezdir.

Şimdi her yer pırıl pırıl elbiselerle  dolu ama ya yürekler ???

Eskiden her şey böyle büyük derin ve değerliydi. Kusur arama ya da eksik görme pek yoktu. Olanla yetinmek olmayan için de çalışmak vardı. Hep birlikte ama el ele omuz omuza…

Güzel olsun…

Çok mu zor? O zaman güzel bir şey söyle.

Dilin mi dönmüyor? Öyleyse güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz.

Beceremez misin? O zaman güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun.

Çünkü her insan ölecek yaştadır.

Ramazan ayındayız, herkesin kutsal ayının huzurlu geçmesi dileğiyle, tüm büyüklerimizin ellerinden sevgi ve saygıyla öperim.

‘Değerlerimizin Değerini Bilelim’ çünkü toprak geri vermiyor aldığını…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Black horse 2 yıl önce

Bunun sadece bir başlangıç olduğundan hiç şüphem yok. Eminimki arşivinde daha kimbilir neler saklı.tüm arşivini duygularınla harmanlayıp keskin kaleminle birleştiğinde ortaya harika şeyler çıkacağına eminim. Emeğine sağlık

Avatar
kanatsiz melek 2 yıl önce

Ýüreğine kalemine saglik okadar güzel anlatmişsinki bir anda çok eskilere daldim.o zamanlar saygı ve sevgi vardi.her şeyin bir anlamı vardi.başarilarinin devamini diliyorum .kendi gibi kalbi güzel kardeşim benim

Avatar
Emel Koroglu Kobak 2 yıl önce

Tebrik ediyorum.Gene dokturmussun.Basarilarinin devamini dilerim....

Avatar
YusufNevzat 2 yıl önce

Kalemine yüreğine sağlık, güzel insan...
Ruhunun pırıltısı ışık yaymaya devam ediyor :)

Avatar
Silivrili 2 yıl önce

Gercekten duygulandım eskilere götürdüğün için bizleri teşekkür yüreğinize kaleminize sağlık

Avatar
necdetsevinç 2 yıl önce

degerli arkadaşım... öncelikle bu başarının dewamını yürekten dilerim.. İnsanı büyük yapan kendi azmi ve sabrıdır . we sende herşeyi fazlasıyla görüyorum. yüreğine sağlık güzel insan...

Avatar
Tatlı cadı kızın Merryy 2 yıl önce

Kalemine yüreğine sağlık nede güzel anlatmışsun eskileri değerlerimizi daha güzel dile getirilemezdi helal olsun başarılarının devamını dilerim

Avatar
vediha Kartal 2 yıl önce

Ağzına sağlık canım harika bir yazı

banner948

banner2035