banner1503

Oldum olası özel insanlara özürlü denmesi beni hep rahatsız etmiştir. Kelimenin arkasındaki anlamlarını bilmeden onu kullanmayı hep yanlış buldum. Ya anlamıyorum ben, doğuştan gelen bir yetersizliği için bir insan neden özür dilesin ki?

Hep tartışıldı yıllardır engelli mi özürlü mü diye, hatta devlet bile özürlü demeyi kabul etti ve özürlü memur seçme sınavı(ÖMSS) özürlüler idaresi başkanlığı vs. gibi demeyi tercih etmesi de üzücü. Özürlü kelimesi hiç uygun değil. Türk Dil Kurumu’na göre maddelerin toplam sonucu sakat defolu ve kusurlu gibi hep olumsuz anlamlar taşıyor.

Halk arasında da bu böyle, aşağılayıcı ve alaycı bir şekilde kullanılması hiç hoş değil mutlaka herkes bu anlamda kullanmıyor, pek çok kişide kötü niyetli değil ama yine de özürlü diyerek bir kusur aranıyormuş gibi kullanılan kavram yerine, engelli olarak tanımlamak daha doğru. Çünkü herkes bir neden ve bir sebepten dolayı engeli olabilir. Kötü niyetle denmese bile karşı tarafı incitebiliriz. Kuşkusuz dil, bir anlatım ve iletişim aracıdır. Ona duygularımızı düşüncelerimizi isteklerimizi anlatırız. Zira dil olmasaydı düşünce olmazdı. Bu bildirim aracı doğuştan verilmiştir zaten bize. Çok mu zor düzgün ve dikkatli konuşmak? Birine kutsallık diğerine değersizlik yükleme gibi konuşmak hiç adil değil.

Bedensel engelli olanı var zihinsel engelli olanı var, otizm olan Down sendromu olan ve birçoğu, e genel bir söz kullanımı doğru olur mu? Bana göre hep özel insanlardır onlar! Hiç bir zaman acımadım onlara, sadece onları incitmekten korkarım, onlara yanlış bir davranışımdan çekinmişimdir hep çünkü onlar hassas ve duygu doludurlar. Bizim çoğumuzun bedeni iyi olup yürekleri engelli olanlarımız da az değil hani. Onu ne yapacaksın? Yürek engelli olunca beden sağlıklı mıdır ki? Tartışmasız her anne fedakârdır ama onlara bakan anneler çok daha fedakârdır… Onların o sevgisi, şefkati, sabrı, ilgisi karşısında ben bir anne olarak saygıyla eğilirim… Hiçbirimiz onlar kadar olamayız…

 Denize özel çocuğu olan bir anne gelmişti. Belli ki ilk tanışmasıydı kumsal ve denizle, korkudan bağırmaya başladı çığlık çığlığa. Annenin o sabır dolu çırpınışları, şefkatle öpüp anlatması bile susturamıyordu çocuğu, onlara biraz uzaklıkta olan bir kadın ise kalkıp “sustur şu çocuğu, rahatsız oluyoruz” demesi o an o annenin bir tek hareketi için canını feda edeceği yavrusu için her şeyi bitirmişti. Öfke ve gözyaşı kapladı annenin o umut dolu olan gözlerini, o bakışı hiç bir zaman unutmaz o kadın. Öyle de oldu zaten. Farkına varınca gelip özür dilemek istedi, kabul eder mi o anne o özrü? Asla! Etmedi de zaten… Acımak değil! Biraz anlayışlı ve duyarlı olursak eğer, o annelere bir nebze faydamız dokunursa eğer, inanın onların gücüne güç katmış olacağız. Bu da bizim anne dayanışmasının en kutsal kuralı değil midir?

Okul çağındaki çocuklar bir birlerine kızınca özürlü demeleri çok yanlış. O çocuk diğerine öyle derken özel çocuk onu duyup kırılabilir, bunlar anlatılsın çocuklara! Aileler kesinlikle bu konuda daha hassas olmaları gerek ve anlatmak, öylesine yüzeysel değil ama “Ben söyledim ona demesin diye” değil! Açıklanmalı, o neden o durumda olduğunu anlatılmalı, o çocuk diğer çocuğun durumunun farkını ve hastalığını bilmeli! Kendisi öyle olmayabilir ama olmayacağı anlamına gelmediğini öğretilmeli!

O annelerin inanın kendilerine ayıracak bir saatleri bile yok, her dakika onlarladırlar, alışverişe gidemezler, çay bahçesinde oturamazlar, kuaförde zaman harcayamazlar vs. çünkü onlar gitse de akılları hep onlarda kalır, hele ki bazılarını fizik tedaviye götürmesi gerektiğindeki o telaş, her tedavi bir umuttur onlar için… Böyle bir çocuğa sahip olan bir annenin sözü çok etkilemişti beni “Temizlik yapmayı özledim hiçbir şeyi düşünmeden alışveriş yapmayı özledim” deyip yüzündeki o ifade asla unutulmaz.

Son zamanlarda bir AVM çılgınlığı yaşanmakta ülkemizde, beton olmayan yer kalmadı, gölgesinde oturulmayacak ağaçlar, deprem tehlikesi olan yerlerde bile gökdelenleri inşa ettiler… Evet, olası bir depremde kaçabilecek boş bir alan bile bırakmadılar, afet sırasında da onlara sığınırsınız artık sığınırsın artık!

Ben soruyorum neden o çocuklar için bir bölüm yapılmıyor? O kadar çok şefkatli gençlerimiz var ki onlara yardım etmek için eğitim alan, neden bu imkân sağlanmıyor? O anneleri biraz olsun düşünmek, aklı onda kalmadan bir nebze de olsa onları dinlendirmek… Çocuğunla uzman eşliğinde ilgilenen varken oda kuaföre gitse, sinemaya girse, alışverişini rahat yapabilse... Bunları onlara sağlamak çok mu zor? Devasa binada yer mi yok? Otoparkı mı küçülür ya da sorumluluk almaktan mı çekiniliyor? Korkmayın! İnsanların acılarına merhem olmaktan, duruşu kederli ama gülen yüzden, mutlu olunca o gülüşünden korkmayın! Bilakis o gülüşü sağlamanız ona sebep olmanız, onun yüreğine dokundunuz demektir. O yüreğe dokunabildiyseniz siz gerçekten onun kahramanı olursunuz… Bu siz sağlığınızın şükran borcunuzu ödemişsiniz demektir. Bundan mı korkuyorsunuz? Herkes sağlığının şükran borcunu ödemek zorunda. Doğadaki yaşamda bile, öncelik savunmasız olanlarındır, koruma altına alınması gerekenlerindir, biz insanlar doğaya karşı çıkmakla ve doğanın kanunlarını yıkmakla hiçe saymakla bunu kahramanlık sanır olduk…

Silivri’miz buna evet der! Onlar için uygun görülen bir evde olabilir bu, sırf onlar ve o kutsal anneleri için dizayn edilmiş olan, kendi evinden çıkıp biraz temiz hava ve arkadaşlarınla oyun şeklinde vakit geçirmek onları motive eder, bu onların hastalığında yararlı olacaktır, biliyoruz ki moral birçok hastalığı yok edebilir. Annelerin biraz başka annelerle vakit geçirmesi, onların yükünü hafifletebilir…

Ojesiz yapamayız, kahvemiz filtredir, rimelimiz çift efekt, o özel anneler bizi hiç affetmeyin olur mu? Ne alaka diye düşünenler olursa, o kadınlar kendinden vazgeçen kadınlardır da ondan. Bilmem anlatabildim mi? Sadece empati!

Tartışmasız oyun onlar için çok önemli ve bundan adım gibi eminim ki herkes o eve katkıda bulunacaktır… Önce sevgi, sonra sevgi en sonunda kafamızda ve yüreğimizdeki engelleri kaldırmak, bu çok da zor değil çünkü sevgi kromozom saymaz! Engelli bir balağa bile suda dik durması için ‘’tekerlekli sandalye’’ yapan bir insanlık, bunu da yapar…’’ Silivri’de yaşamak güzeldir’’ sloganı asıl bununla! Böyle bir özel evi gerçekleştirdiğinde güzel olacaktır. Şu an hala güzel değil! Artık birçok şey bir telefon uzaklığında değil miydi?

“Anne bu insanlar neden dikkatli bakıyor bana” yerine, “Anne çok güzel vakit geçiriyorum” demesi sağlanmalı!

Şunu unutmayalım: Evimizden sağlam çıktığımız bir yolun sonunda, engelli olarak evimize dönebiliriz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner948

banner2035