banner2564

Gül baba...

Fatih Sultan Mehmed’in yerine geçen oğlu İkinci Beyazıd avdan dönüyordu.Bir an önce saraya varıp dinlenmeyi düşünürken atını durdurdu,havayı kokladı ve derin derin nefes alıp ferahladıktan sonra sordu:

Gül baba...

Fatih Sultan Mehmed’in yerine geçen oğlu İkinci Beyazıd avdan dönüyordu.Bir an önce saraya varıp dinlenmeyi düşünürken atını durdurdu,havayı kokladı ve derin derin nefes alıp ferahladıktan sonra sordu:

–Bu güzel kokular da nereden gelir böyle?

Yanındaki vezirlerden biri cevap verdi:

–Devletlü Padişahım!İstanbul kuşatmasına katılan gazilerimizden tabiat aşığı biri vardır ki,ona Gül Baba derler.Ak sakallı,nur yüzlü bir ihtiyardır.Şu yamaçları güllerle ve dahi türlü çiçeklerle donattı.Bu hoş kokular,onun bahçesinden gelmektedir.

Padişah vezirin anlattıklarını tebessümle dinliyordu.Sözlerini bitirince kararını bildirdi:

–Merhum babamın bu gazi askerini ziyaret etmek isterim!

Artık yorgunluklar unutulmuştu.Gül Baba’nın kulübesine doğru yürüdüler.Kulübeye doğru yaklaştıkça gül kokuları artıyor,insanın gözü gönlü açılıyordu.Değerli misafirlerin geldiğini gören Gül Baba koştu,onları kapıda karşıladı.Padişah daha atından inmeden sordu:

–Savaşta bastığı yeri sarsan,barışta oturduğu yeri gül bahçesine çeviren yiğit asker,selam sana!

Gül Baba mahçup olmuştu,güçlükle konuşabildi:

–Sizden böyle iltifatlar görmek bizim için ne büyük şereftir Sultanım,sağ olun!

–Sen ki,İstanbul’u fetheden ordunun bir neferi olarak şereflerin en büyüğünü almışsın Gül Baba.O büyük şerefin yanında bizim sözlerimizin hükmü mü olur?

Gül Baba tebessümle başını öne eğerken,Padişah atından indi ve Gül Baba’nın gösterdiği mindere bağdaş kurup oturdu,onun kendi elleriyle pişirdiği kahveyi yudumlayıp yorgunluğunu giderdi.Sonra da şöyle bir teklifte bulundu:

–Dilersen seni saraya alayım.Artık çalışma da,yaşlılık devreni dinlenerek geçir!

–Sağolun sultanım!Burada oturmak benim için daha iyi.Amma bir iyilik yapmak istersen,şu kulübemin bulunduğu yere bir mektep-medrese yaptır ki,memleketimizin çocukları ilim-irfan öğrensinler!

Gül Baba’nın sözleri,padişahı çok duygulandırmıştı.Yerinden kalkarken onu mutlu edecek cevabı verdi:

–Gönlün rahat olsun Gül Baba,dilediğin olacaktır!

Sonra bahçeyi gezdiler..Padişah gülleri okşuyor,eğilip kokluyor ve yanındakilerle konuşuyordu.Bu arada Gül Baba da özenle seçtiği gülleri koparıp demet yapıyordu.Padişah ayrılırken ona bir demet sarı,bir demet kırmızı gül verdi.Padişah gülleri alıp kokladı,bağrına bastı ve atını sürüp gitti.

Kısa zaman sonra ise Gül Baba’nın kulübesi yıkıldı ve oraya büyük bir bina yapıldı.Zaman içerisinde okul oldu,hastane oldu ama hep insanlığa hizmet etti.1868 yılında “Mekteb-i Sultanî” adıyla yeni bir kimliğe bürünen okul,cumhuriyet döneminde de “Galatasaray Lisesi”adını aldı.

Gül Baba’nın Sultan ikinci Beyazıd’a verdiği o güzel kokulu sarı ve kırmızı güller,önce bu lisenin,sonra da Galatasaray Spor Kulübü’nün sembolü oldu.

Gül Baba’nın türbesi bugün de orada,okulun bahçesindeki yeşillikler arasında duruyor.

SEVGİyle kalın...

Chenay Kobak

Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2018, 16:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2575

banner2576

banner2577

banner2578

banner2579

banner2580

banner2582

banner2583

banner2584

banner2585

banner2565

banner2566

banner2567

banner2568

banner2569

banner2570

banner2571

banner2572

banner2573

banner2574