banner1503

Sevgili Babacığım....

Öğrencilerin anne ve babalarına yazdıkları mektupları yayınlaması, Aksiyon eklerinin bir klasiği haline geldi. Önümüzdeki pazar günü kutlanacak Babalar Günü için de Özel Silivri Fatih İlköğretim Okulu’nun öğrencileri kâğıda, kaleme sarılıp biricik babalarına mektup yazmış. İşte o mektuplardan bazıları:

Sevgili Babacığım....

 

Selim Semi Kutlu (3. sınıf): Sevgili babacığım, senin bana bütün her şeyi almana gerek yok çünkü senin sağlığın benim için daha önemli. Şimdi 31 yaşındasın, 35 yaşında askere gideceksin. Belki komutan belki er olacaksın. Ne olursan ol ben seninle gurur duyacağım.  

Ayşe Hümeyra Akın (4. sınıf): Beni kendi canından daha çok seven ve önemseyen babacığım, sana her baktığımda içimde havai fişekler patlıyor diyebilirim. Seni gerçekten annemden daha çok seviyorum.

Şevki Şahan Karakaş (4. sınıf): Aslan babam, 5 yaşındaydım, hatırlıyorum da dün gibiydi. “Baban mı daha güçlü, aslan mı?” dediler. Ben “Babam” dedim. Aslan çevik ve güçlü olabilir; ama sen yüreklisin babacığım.  

Ömer Ölmez (6. sınıf): Evimizin direği, bilgisayarımın şifresi, televizyonumun uydusu, sobamın ısısı, saatimin yelkovanı, seni çok seviyorum babacığım.  Baba, matematikte yeni bir kavram öğrendik: Olasılık... Olasılıkta en yüksek birim yüzde 100. Ben seni yüzde 1000 seviyorum babacığım.    

Hatice Melek Doğan (3. sınıf): Değerli babacığım, beni mutlu ettiğinde her şeye inancım daha da artıyor. Kendime daha çok inanıyorum. Kendime inandığım zaman da çok başarılı oluyorum. Ben başarılı olunca da sen çok mutlu oluyorsun. Bir de babacığım o bitip tükenmeyen enerjini nereden buluyorsun?

Ethem Başar (3. sınıf): Sevgili babacığım, Allah’tan en son isteyeceğim şey seni ve beni ayırması. Ve aramızda kalsın, bunu kimseye söyleme, ama seni annemden daha çok seviyorum. Babalar günün kutlu olsun.

Öykü Zeynep Bayraktar (3. sınıf): Canım babacığım, seni çok seviyorum. Bana aldığın oyuncaklar benim en değerli hazinem. Benim babam dünyanın en güçlü adamı. Bazı günler onu göremiyorum. Çünkü işe sabah 05.30’da gidip akşam 22.0’ de eve geliyor ve onu görememek beni çok üzüyor.

Hamza Coşkun (3. sınıf): Sevgili babacığım, seni sevdiğim için seninle aynı mesleği seçtim ve senin gibi işimde patron olacağım. Seni ne kadar sevdiğimi biliyor musun? Sen benim yüreğimdesin.

Zehra Betül Öztürk (3. sınıf): Sevgili babacığım, dünyada en sevdiklerimden birisin. İnşallah senin bize değer verdiğin gibi öbür babalar da çocuklarına değer veriyordur.

Fatma Nur Coşkun (3. sınıf): Sevgili babacığım, seni ne kadar sevdiğimi söylemek istiyorum ve sana kalpten öpücükler gönderiyorum. Canım babacığım bana çok güzel bir babalık yaptın. Sana dünyaları versem hakkını ödeyemem asla. Sen yaşlanınca babacığım, senin bana baktığın gibi ben de sana bakacağım.

Ali Hamza Ayaz (3. sınıf): Canım babacığım, oğlunu okuttun, büyüttün. O güzel lale kokunla beni büyülüyorsun, uzun boyunla gözümü alıyorsun. Seni çok seviyorum. Hani ben daha bebektim ya sen beni kucağına alırdın ve “Canım oğlum, canım oğlum!” derdin. Artık büyüdüm, 9 yaşındayım, seni mutlu etme yarışındayım.

Ayşe Sude Güner (3. sınıf): Canım babacığım, seni çok özledim. Keşke yanımda olsan. Gösterimizi yaptık. Gelmeni çok isterdim. Orada hep bizi düşünüyorsun. Seni orada görmek beni üzüyor. Seni evde görmemek garibime gidiyor. Sadece bize daha çok zaman ayır. Zaten seni fazla göremiyorduk, artık hiç göremiyoruz. Sabah 08.15’te çıkıp gece 01.00’de geliyordun. Senin özlemini çekmek canımı acıtıyor. Kendimi tutamıyorum, hep ağlıyorum. Ama bir daha böyle bir şey olmayacak. Çünkü bizim mutluluğumuzu kimse bozamaz. Hiçbir şey bizi ayıramayacak. Çünkü sen benim mutluluğumsun (Babası bir süreliğine şehir dışına gitmiş).

Nazlı Sekizkardeş (4. sınıf): Sevgili babacığım, her gece sen gelmeden uyumazdım. Seni beklerdim başımı okşa diye. Senin ne hissettiğini bilmem ama ben seni çok seviyorum.

Mustafa Tüzel (4. sınıf): Babacığım seni sevmekten hiç vazgeçmedim. Sen hep bizim yanımızda oldun. Ben seni bana bir şeyler aldığın için değil, seni sen olduğun için seviyorum. Sen bana göre dünyadaki en saygılı ve en iyi babasın. Seni sevdiğim için her akşam senin resmine bakıyorum.

Elif Tolga (4. sınıf): Canım babam, sen emlakçısın, bu yüzden çok fazla yere gittin. Ben seni hep bekledim ve çok özledim. Hep seni merak ettim. Senin başına bir şey gelir diye öyle korkuyorum ki yatmadan önce her gece Kuran okuyor ve dua ediyorum.

Abdulkadir Sandal (4. sınıf): Baba sen bana göre dünyanın en güzel babasısın. Benim için her şeyi yaparsın. Benim çiçeğimsin, evimizin patronusun. Her gün bizim için çalışırsın. Bir keresinde oğluna doğum gününde istediği şeyi alamadığın için ne kadar üzülmüştün. Benim için para değil, senin yaşıyor olman önemli babacığım.

Eslem Gözüpek (5. sınıf): Canım babacığım, sen hep benim iyiliğimi düşündün. Bana annemle birlikte doğru yolu gösterdiniz. Annem küçükken bana çok baktı ama senin emeğin de yok değil üzerimde. Hatırlıyor musun baba, anneme bir kere mektup yazmıştım. Sen de “Hep annenize mektup hep annenize şiir dimi off!!!” demiştin. Bak bu mektubu sana yazıyorum, hem de içten sevgi ve duygularımla.

Beril Su Beşağıl (5. sınıf): Sevgili babam, sen her zaman benim yanımdaydın. Farkında olmasam bile seni kırdıysam binlerce defa özür dilerim. Sen her zaman ben okula giderken çantamı taşıdın ama ben sana bir teşekkür bile etmedim. Sen işten yorgun argın geldin, benim yüzümü görmek için bekledin. Ben ise bilgisayarda oyun oynuyordum. Senden binlerce kez özür dileyebilirim. Ama artık bunun gibi şeyler yapmayacağıma söz veriyorum. Hep senin sözünü dinleyeceğim, değerini bileceğim ve sen işten gelince kapıyı hep ben açacağım.

Berk Yiğit Demirkaya (5. sınıf): Canım babam, biliyor musun ben yatarken sen olmadığında çok korkuyorum. O anahtar sesini duyunca derin bir “Ohhh” çekiyorum. Biliyor musun baba, o sakallarından öptüğümde içimi bir huzur kaplıyor. Sen o kadar güçlü ve fedakâr bir adamsın ki tüm günün şifresini bir öpücükle alabiliyorum.

Ece Kilercioğlu (5. sınıf): Sevgili babacığım, sen bir gülden daha güzel, yıldızdan daha parlak ve doğrulukların en doğrususun. Sen bana her zaman destek veren ve beni koruyan bir yıldızsın.

Selin Nur Dalgıç (5. sınıf): 11 sene beni büyüttün. Bilmem kaç tane oyuncak, kaç tane elbise, kaç tane kalem aldın. Beni sabahlara kadar salladın. Bilmiyorum ki hakkını nasıl öderim? Sadece ben değil, gökteki melekler de alkış tutsun sana.

Samet Demir (5. sınıf): Baba sen beni büyütürken sana hiçbir zaman sevgimi gösteremedim çünkü içimdeki sevgi o kadar çok ki anlatılmaz. Şimdi bile içimdeki sevgiyi nasıl anlatacağımı bilmiyorum. İçimde şimşekler çakıyor ve sevgi olarak ortaya çıkıyor.

Ceyda Kum (5. sınıf): Sevgili babacığım, sen benim dünyadaki en büyük destekçimsin. Evimizin direğisin. Bana nasıl yaşayacağımı, nasıl iyi bir öğrenci olacağımı, hayata nasıl olumlu bakabileceğimi öğrettin. Tüm bu soruların cevap anahtarı sensin. Sen benim için çok değerlisin, hayatın anlamısın.

Nida Korsan (6. sınıf): Benim saygıdeğer babacığım, ben küçüklüğümden beri senin kanatların altında büyüdüm. Sana saygıda kusur etmemek için çalıştım. Seni üzmemek için ve senin üzüldüğünü görmemek için seni her zaman sevindirmeye çalıştım. Sen benim en değerli varlıklarımdan birisin. Sen benim örnek aldığım insansın. Bu yüzden senin dürüstlüğün, cesaretin ve onurun bana mirastır. Yılda iki kez çocuklar babalarını hatırlayıp onu el üstünde tutarlar: Babalar Günü ve kendi babalarının doğum gününde. Fakat ben seni her zaman el üstünde tutuyor, baş tacı ediyorum kendime.

Dilara Usta (6. sınıf): Bana dünyanın en iyi babası kim diye sorsalar kesinlikle vereceğim cevap; “benim babam” olur biliyor musun? Bana içtenlikle yaklaşan tek insansın sen. Şu koca dünyada en değer verdiğim varlık sensin. Ve şimdi senin ve dünyadaki çocukları tarafından bu kadar sevilen tüm babaların “Babalar Günü” kutlu olsun.

Oğuz Koyuncuoğlu (6. sınıf): Yeri gelir döversin, yeri gelir yerersin; ama beni her zaman seversin benim canım babam. Sen bizim evimizin mutluluk kaynağı, gücüsün, yöneticimizsin ama en önemlisi “baba”sın.

Rıdvan Çapa (6. sınıf): Ben dünyaya geldiğimden beri beni hep korudun, kolladın, besledin, büyüttün. Erkek ya da kız ayırmadın, sevgini hepimize bölüştürdün. Doğruyu öğrettin, yanlıştan sakındırdın. Babalar Günü geldi diye bunu sana yazmıyorum. Senin kıymetini bildiğim için bu mektubu yazıyorum. Çünkü seni seviyorum. Canım babam beraber nice mutluluklara…

Orçun Yılmaz (6. sınıf): Baba, o ne bitip tükenmez sabırdır ki bir kelimeyi on kere, yüz kere tekrar ediyorsun. Kim bilir benim için ne çileler çektin. Sen beni karşılıksız seven sayılı kişilerdensin. On kere, bin kere öpmek istiyorum o mübarek elini. Bil ki sen bir insanın sahip olabileceği en güzel babasın. Peki ya ben iyi bir evlat olabildim mi?

Hande Nur Çöpür (6. sınıf): Benim yakışıklı babam, sen evden gittiğinde çok huzursuz oluyorum, işten gelmeni dört gözle bekliyorum. Anahtarının sesini duyduğumda içime bir huzur doluyor, çok mutlu oluyorum.

Rıdvan Karaca (6. sınıf): Senin en çok sevdiğim yanın, her şeyde başarılı olman. İnanamıyorum, oynadığın oyunlarda bile başarılısın. Çünkü sen yüzde 100 babasın babacığım.

Ecem Eteş (6. sınıf): Allah herkese senin gibi ahlaklı, dürüst bir baba versin. Bazen bana “Kızım bir an önce kocaya git de senden kurtulayım.” dersin -tabii şakasına- bazen de “Siz gidince ben ne yaparım?” dersin. Baba yüreği işte. İyi ki varsın benim canım babacığım.

Şeyma Nur Eker (6. sınıf): Yufka yürekli babacığım, kız çocuklarının küçükken sevdiği ilk erkek, babası olur ya hani… Benim de küçükken, şimdi ve her zaman gönlümde yer alacak olan kişi sen olacaksın. Evimizin direği, gönlümüzün neşesi babacığım, seni çok ama çok seviyorum.

Mert Sömek (8. sınıf): Baba, çınar ağacına benzer. Meyvesi yoktur ama yaz-kış gölgesi vardır. Diğer ağaçlara benzemez. Yaprakları dökülmez babanın. Gövdesi serttir ama kalbi tam aksine pamuktan daha yumuşaktır. Baba bir yıldızdır. Etrafında bir sürü gezegen vardır. Ama o gezegenlerin içinde sadece birinde hayat vardır. O gezegen ilk evladıdır, ilk göz ağrısıdır. Dayanamaz ona bir şey olmasına.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2252

banner2587

banner2588