Warning: getimagesize(/home/shacom/public_html/images/banner/Untitled-1_copy.png): failed to open stream: No such file or directory in /home/shacom/public_html/amp/functions.php on line 0
İrfan Değirmenci’ye ayıp ettin(iz)!

İrfan Değirmenci’ye ayıp ettin(iz)!

Dün Silivri Söyleşileri kapsamında gazeteci yazar İrfan Değirmenci Silivri’ye geldi. Yaşar Kemal Sergi Salonu benim gördüğüm kadarıyla en kalabalık günlerinden birini yaşadı. Yoğun bir ilgi ve alaka vardı İrfan Değirmenci’ye. Televizyon macerasından tanınan kimisi için “İrfan Ağabeyim” kimisi için de “İrfan Oğlum” olan kendi değimiyle “Bir garip İrfan” anlattı kendini Silivrililere. Doğan Medya ile yaşadığı sıkıntılı süreci, yol arkadaşı Ertuğrul Albayrak’la olan ilişkilerini saydı da saydı. Twitter üzerinden ilerledi söyleşinin büyük kısmı. Attığı “HAYIR” twittlerinin sebeplerini açıkladı.

Öncelikle söyleşinin en güzel kısmı neydi diye soranlara söyleyeyim. Saat 19.00’da başlaması gereken programa 10 dakika önce gelen İrfan Değirmenci’nin “Sizleri çok bekletmedim umarım” diyerek sözlerine başlaması. Silivri’de saatinden önce hatta saatinde başlayan program yok denecek kadar az. O yüzden güzel bir örnek oldu dünkü program.

Efendim, Değirmenci kendince anlattı referandum sürecini. Dinleyenleri “kışkırtmak” adına da aman aman bir çaba sarf etmedi. Samimiydi de konuşmalarında bana göre. Çalıştığı kanaldan ayrılış süreciyle ilgili “İstifa edemezdim çünkü para lazım bizlere de” dedi. Sonrasında kovulduğu kanalın kendisi ve Ertuğrul Albayrak hakkında “tazminatsız kovma” işlemi yürüttüğünü de belirtti.

Son bölümde kendi yazmış olduğu “BİR UYUYUP UYANALIM” kitabı ile ilgili bilgiler paylaştı. Kitabın karakterlerinin analizlerini ufak tüyolarla yaptı. “Hepsini anlatmam okuyunca öğrenirsiniz” cümlesini de ekledi sonuna.

İşin soru cevap kısmına geçildiğinde ise salonda adeta kıyamet koptu. Hem de öyle bir sessiz kıyamet ki sormayın gitsin. Değirmenci katılımcılardan iki soru alıp cevapladı. Üçüncü soru için genç bir arkadaşımıza söz verecekti ki Ömer Sabahattin Çetin hemen sahneye fırladı. Sonrasında geçen konuşmaları olduğu gibi paylaşıyorum:

-Özür diliyorum ben araya girmek durumundayım. Son soruyu alalım mı? Sonda çünkü imza konusunda siz birkaç tane imza atacağım dediniz ama Sayın Başkan’ımız sizin kitaplarınızdan buradaki tüm izleyenlerimize yetecek kadar hediye etti.

Ömer Sabahattin Çetin’in bu sözlerinin ardından salonda oturan katılımcıların büyük çoğunluğu kapının önünde duran kitapları almak için ayaklandı. Değirmenci’de bu hareketlenme sonrasında insanlar salonda ayrılıyor zannetti ve şunları söyledi:

-Gitmeyiniz. Son iki üç soru alalım. Sohbet hoşumuza gidiyor. Sonra nasıl olsa imzalarız kitapları. Başkanımız da belediyenin bütçesinden kitapları almış, yine olan CHP’ye oldu desenize. Olsun… 1 Nisan’da Beşiktaş’ta da imza günü düzenleyeceğiz. Uzak değil. Yenibosna’da oturuyorum ben olmazsa onunla da döneriz. İçinde soru sorma arzusu kalmasın kimsenin.

İşte bomba burada patlıyor. Daha önce de konuşmaları ile birçok katılımcının suratını asan, kızmasına küsmesine sebep olan Ömer Sabahattin Çetin, İrfan Değirmenci’ye “İnsanlar gitmiyorlar zaten İRFANCIĞIM… Kitap almaya gidiyorlar arka tarafa” dedi ve Değirmenci’nin cevabı sonrası Özcan Işıklar başta olmak üzere herkeste suratlar bir anda düştü.

“Ne güzel böyle samimi bir ortamda, birbirimize birinci tekil şahısla hitap etmemizde çok güzel Ömerciğim. Bakın siz öyle anons yapınca dağıldı ortalık. Ben başka zaman imzalayayım o kitapları olmazsa. Şimdi bir otobüs bulalım Yenibosna’ya doğru giden. Aranızdan ayrılayım. Kitapları okuyun lütfen. İçimden gelerek yazdım çünkü. Fotoğraf çektirme işini de şöyle halledelim. Ben sahneden bir selfie yapıp “Yıkıldı Silivri” diye Twitter hesabımdan paylaşayım.

Şimdi bu konuşmanın ardından Ömer Sebahattin Çetin’in üslubuna kızan ve kitapları imzalamaktan vazgeçen Değirmenci, sahnenin hemen yanında Ertuğrul Albayrak ile konuştuktan sonra kitapları imzalamaya başladı. Ne konuştular, ne dediler birbirlerine çok net duyamadığım için duyduğum kadarını da paylaşmayacağım sizlerle ama Silivri’ye gelen misafirlere artık saygısızlıkta sınırların zorlanmaması lazım.

Kanalındaki işinden kovularak insanlara kanal üzerinden ulaşması engellenen İrfan Değirmenci’ye, Silivri’de insanlarla iletişimin engellenmesi kadar ayıp ne olabilir acaba? İrfan Değirmenci’yi buraya kitap imzalasın diye çağırmadığınızı hepimiz iyi biliyoruz. O yüzden bırakın da insanlar rahat rahat sohbet edebilsin misafirlerle. Neyse koca koca adamlara işlerini öğretecek değiliz ya… Vardır bil bildikleri (!)

Hazır konusu açılmışken de vatani görevini yapan Koray Kurt kardeşimize de selamlarımızı gönderelim.

Sağlıcakla kalın efendim.