banner1503

Öfke yaratan düşüncelerle ilgili karakteristik çarpıtma akıl okumadır, diğer kişinin neyi niçin yaptığını işinize gelecek şekilde yorumlarsınız.  Bu hipotezler çoğu zaman yanlıştır, çünkü diğer kişinin gerçek düşüncelerini ve algılarını yansıtmaz. Kızgınlığınız yüzünden kendinize söylediğiniz şeyi test etmek aklınıza bile gelmez.

Öfkeye yol açan olumsuz olayın önemini abartırsanız duygusal tepkinizin yoğunluğu ve süresi tümüyle kontrolden çıkabilir.

Mantıksız meli-malı ifadeler her zaman isteklerinizin hemen yapılmasına hakkınız olduğu şeklindeki varsayımınızla ilintilidir. Uygunsuz meli-malı ifadeler öfkenizi besleyen çarpıtmayı tetikler. Diğerlerinin mükemmel olmaları konusunda ısrarcı davranırsanız, çok basit bir şekilde kendinizi mutsuz edersiniz ve hareket edemez hale gelirsiniz.

İsteklerinizin her zaman doyurulması konusundaki ısrarınız, kendinizi yenik duruma düşüren öfkenin temelini oluşturur. Buna bağlı olarak da istediğinizi elde edemediğiniz durumlarda mahrum kalma dürtüsüyle panik yada öfke yaşarsınız.

İnsanların özgür iradeleri vardır. Çoğunlukla hoşunuza gitmeyen şekillerde düşünür ve davranırlar. Onların düşünce ve davranışlarının istediklerinizle örtüşmesi yönündeki tüm ısrarlarınız bu sonucu değiştirmeyecektir.  Öfkeli taleplerle insanları zorlama ve yönlendirme girişimleriniz çoğunlukla bu kişileri yabancılaştıracak ve karşı kutba itecektir. Ve sizi daha az mutlu etmeyi ister olacaklardır. Unutmayın ki sizin dışınızdaki insanlarda sizin gibi kontrol edilmeyi ve yönetilmeyi sevmezler. Bu durumda öfkeniz, çok basit olarak, sorun çözmeye yönelik yaratıcı olasılıkları sınırlandıracaktır.

Haksız yada adaletsizlik algısı, tamamen olmasa bile çoğunlukla öfkenin en büyük nedenidir. Aslında, öfkeyi, size haksızlık edildiği inancınızla birebir örtüşen duygu olarak tanımlayabiliriz. Haklılığınız göreceli olduğundan, içten gelen öfkenizde yanlış bir mantık gütmekte olabilirsiniz. Diğerinin haksızlık ettiğine ikna olmuş hissediyor olsanız da, onun sadece sizin değer sisteminize göre haksız davrandığını fark etmelisiniz. Çünkü oda kendi değer sistemine göre hareket ediyordur.  Çoğunlukla o kişinin hareketi, kendisine mantıklı ve haklı gözükecektir. Bu yüzden, onun bakış açısıyla – ki eylem için olası tek temeli budur – yaptığı şey haklıdır.  Öfke rüzgar gibidir. Bir süre sonra diner;  ama birçok dal kırılmıştır bile… (Mevlana)

Kendimiz dışındaki tavırları değiştirmeye ve sonucunda da standartlarını ve hareketlerini kesin olarak farklılaştırmaya ikna etmek yerine hoşlanmasanız bile, nasıl davranması istiyorsa öyle davranmasını istemelisiniz. Unutmayın ki “haksız davranıyor “ dediğiniz sürece kendinizi kandırıyorsunuz ve bir serabı kovalıyorsunuz!

Öfkeyi yaşamınızın bir parçası olarak kabul edebilirsiniz; fakat bunun faydalı bir amaca hizmet etmediğini de fark etmeliyiz. Öfke, mutlu ve iyi hissetmeye ilişkin hiçbir amaca hizmet etmez, diğer insanları değiştirme konusunda hiçbir işe yaramaz. Evrensel olarak kabul edilmiş bir adalet ve haklılık kavramı yoktur. Bir kültürde kabul edilmiş sosyal kurallar ve ahlaki sınırlamalar başka bir kültürde farklılık gösterebilir.  Durumun böyle olmadığını iddia edebilir, ahlaki sisteminizin evrensel olduğuna ısrar edebilirsiniz; ama durum bu değil…

Öfkesini yenen kimsenin kusurunu Allah örter(Hz.Muhammed)  “Mutlak haklılık “ olmamasına rağmen bireysel, sosyal ve ahlaki kurallar önemli ve gereklidir. Aynı gök kubbenin altında bir ve beraber sevgi dolu yürekle; öfke ve kinden soyutlanmış, gönüllerin ve gözlerin güldüğü yarınları kucaklamak ümidi içimizde hiç solmasın.

Hasbi DEMİRTAŞ

04.08.2012

 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner948

banner2035