banner1503

CHP'den Demokrasi Manifestosu

Tutuklu yargılanan CHP Milletvekillerinin mahkemelerce salıverilmemeleri üzerine CHP Grubu’nun TBMM’de başlattığı “yemin etmeme” protestosu ile ilgili açıklama yapan CHP Silivri İlçe Başkanı Hüseyin Şahin, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun “demokrasi manifestosu” nu kamuoyuyla paylaştı.

CHP'den Demokrasi Manifestosu

 

HALKIN İRADESİYLE SEÇİLDİLER, MECLİS’E GİREMEDİLER 

12 Haziran genel seçimlerinden sonra, halkın iradesi ve oylarıyla milletvekili seçilen, ancak halen tutuklu yargılandıkları davalardan ötürü Silivri Cezaevi’nde bulunan iki Milletvekili, Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ın mahkemelerce salıverilmemeleri ve meclisteki görevlerini yerine getirememeleri, ülke çapında infiale neden olmuştu. 

Bu karar üzerine, CHP Meclis Grubu, TBMM’de yemin etmemiş, hukuksuz buldukları bu kararı protesto ettiklerini açıklamışlardı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, 5 Temmuz gününde, CHP Grup toplantısında, Meclis kürsüsünde “Demokrasi Manifestosu” okumuştu. 

“AF YADA DOKUNULMAZLIK İSTEMİYORUZ.” 

CHP Silivri İlçe Başkanı Hüseyin Şahin de, partinin sergilediği mücadele ve tutumu kamuoyuyla paylaşarak, Kılıçdaroğlu’nun “Demokrasi Manifestosu” nu, Silivri kamuoyuyla paylaştı. CHP’nin milletvekillerine dokunulmazlık ve af istemediğinin altını çizen Şahin, yaşanan durumun insan hakları ve demokrasi ihlali olduğunu belirterek “Halkın iradesine sahip çıkamayan, demokrasiye de, milli iradeye de sahip çıkamaz.” dedi. 

Şahin’in kamuoyu ile paylaştığı Demokrasi Manifestosu, şu şekilde : 

“1-Milli İrade tutuklu,CHP bu demokrasi ayıbı içine sindiremediği için yemin etmiyor. 

2- CHP,ülkemize çok partili rejimi ve demokrasiyi getiren parti olarak,demokrasinin,hukuk devletinin,güçler ayrılığının ve milli iradenin ayaklar altında alınmasına karşı çıkıyor. 

3- CHP,güçler ayrılığı ilkesine inanıyor. Yargı vesayetine de,yargı üzerindeki vesayeti de kabul etmiyor. 

4- CHP her vatandaşın verdiği oya saygılı olduğu ve her yurttaşın oyuna sonuna kadar sahip çıktığı için yemin etmiyor. 

5- Çok iyi biliyoruz ki,vatandaşın verdiği oya sahip çıkmak demokrasiye,seçme ve seçilme hakkı ile milli iradeye sahip çıkmaktır. 

6- CHP olarak şunu açık ve net olarak söylüyoruz; Kendi yurttaşının oyuna sahip çıkmayan,çıkamayan bir parlamento,ülkesini çıkarlarına da,demokrasiyi de temel hak ve özgürlüklere de,milli iradeye de sahip çıkamaz. 

7- CHP, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin imzaladığı uluslar arası anlaşmalara sözleşmelere saygı duyar. Bu saygının gereği olarak anayasa’nın 90. maddesinin hayata geçirilmesinin, uygulanmasının gerekliliğine inanır. 

8- CHP insan haklarını, demokrasiyi her yerde ve her koşulda savunur. 

9-CHP, milli iradenin sonucu olarak tecelli eden seçme ve seçilme hakkını asklıya alan, uluslar arası hukuk anlayışına ters düşen uygulamalara da karşı çıkar. 

10- CHP Parlamento’nun işlevini el kaldırıp indirme olarak görmemektedir. 

Yürütme organının her dediğini koşulsuz olarak yerine getiren bir parlamento,sağlıklı çalışan bir parlamento değildir. 

CHP, güçler ayrılığı ilkesine inancının gereği olarak yargının,yada yürütmenin yasama organına müdahalesini kabul etmez. 

11- CHP haklarında hiçbir mahkumiyet kararı bulunmayan ve TBMM’ye gelip yemin etmeleriyle ilgili olarak da, hiçbir hukuksal engel bulunmayan milletvekillerinin hapishanelerde tutularak parlamentoya getirilmemesini,yemin etme haklarını kullanmalarının engellenmesini demokrasi ayını olarak görür. 

Soruyoruz, 

Her tür yasal prosedüre uygun olarak halkın oylarınla seçip gelen milletvekillerinin yemin etmeleri engellenerek,hukuksuz bir şekilde tutulmasını hangi vicdanla bağdaştıracağız?

CHP,Recep Tayip Erdoğan’ın parlamentoda olamaması olayında olduğu gibi bu gün de, demokrasi inancının gereği olarak kendisine yakışanı yapıyor ve halkın vicdanı olmayı sürdürüyor. 

12- CHP, seçimlerden önce uzun tutukluluk sürelerinden şikayet edenlerin seçimden sonra bu söylemlerini rafa kaldırarak, hiçbir hüküm giymemiş milletvekillerinin yemin etmemesini olağan karşılayan İKİ YÜZLÜ ANLAYIŞINI şiddetle reddediyor. 

13- Altını çizerek bir kez daha belirtmek istiyorum ki, CHP tutuklu milletvekillerinin yeminden sonra da yargılanmalarına karşı çıkmamakta, dokunulmazlık veya af istememektedir. 

CHP, Sadece ve sadece hukukun üstünlüğünü, TBMM’de halkın iradesinin egemen olmasını, evrensel hukukun gereği olarak seçilen milletvekillerinin yeminlerini ederek yasama görevine katılmalarını istiyor. 

14- Masumiyet karinesi, hak mücadelesinde insanlık tarihin en büyük kazanımlarının başında gelmektedir. Mevcut durum bu en temel insan hakkının en ağır ihlalidir. Biz yasama faaliyetinin saygınlığı bakımından da bu tutumu almaktayız. 

15- CHP, 24. dönem yasama faaliyetinin bu koşullarda, yargının altında kaldığı inancındadır. 

CHP yasama organının ve 550 milletvekilinin bağımsız olmayan yargının hukuk dışı takdirine ve bu takdirin kapsama alanı içinde olmasına karşı çıktığı için haklı ve hukuki tavrını sürdürmektedir. 

16- CHP, Türkiye’nin itibarının sadece içeride değil, dışarıda da zedelenmemesi ve yaşanan sorunların aşılması için tüm çözüm önerilerine açıktır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2252

banner2523

banner2337

banner1875

banner2524