banner1503
Öne Çıkanlar Salih Arda İnce bu tarz benim 25 ekim izle Turhan Şahin Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi İlçeler arası Geleneksel Futbol Turnuvası
banner1952

Yetgin Çavdar; Turan, Karakaş ve Işıklar’ı eleştirdi
banner1782

Silivri Adalet ve Kalkınma Partisi eski yöneticisi Yetgin Çavdar, kendi ofisinde basın mensupları ile bir araya geldi. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen ve yaşanan gerginlik ile birlikte çevik kuvvet polisinin de salona girdiği Silivrispor Olağanüstü Genel Kurulu ve öncesi ile ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Çavdar; özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi İlçe Başkanı Rıfat Kutlu’nun konuyla ilgili yaptığı açıklamaya rağmen kongreye katılan Adalet ve Kalkınma Partisi İl Yöneticisi Metin Karakaş ve Silivri Belediyesi eski Başkanı Hüseyin Turan’a büyük tepki gösterdi. Karakaş ve Turan için Adalet ve Kalkınma Partisi İlçe ve İl teşkilatlarının yanı sıra Genel Merkezi’nde olaya el atması gerektiğini söyledi.

Yetkin Çavdar, sürecin bu noktaya taşınmasında Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın büyük hatalarının olduğunu belirtirken, Silivrispor’un menfaatleri için bir şekilde uzlaşı yolunun da bulunması gerektiğini sözlerine ekledi. Çavdar, basın mensuplarını yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Kongre beni 20-25 yıl öncesine götürdü”

Sizlerle uzun yıllardır zaman zaman bir araya geliyoruz. “Silivri’de yaşamak güzeldir” diyoruz ama kendi adıma rahatsız olduğum, toplumun rahatsızlığını gördüm, görüyoruz, yaşıyoruz. Toplum huzursuz o yüzden açıklama yapmak için sizleri rahatsız ettim.

Gündem belli Silivrispor konusu… Bu konuyla ilgili ben olayın içine çok girmek istemiyorum. Ben biraz daha Silivri’ye yansıyan tarafıyla bakmak istiyorum. Silivrispor şampiyon oldu, İkinci Lig’e çıktı, bunun için şampiyonlukta emeği geçen bütün eski yönetimde bulunan arkadaşlara bir defa huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Silivri halkına bizlere çok güzel şeyler yaşattılar. 31 yıl sonra tekrar rüştünü ispat ederek 2. Lig’e çıktı. Hepimizi sevindirdi çünkü biz Silivriliyiz Silivri’yi seviyoruz. Ama bu şampiyonluk arkasından bu ekibe yapılan bu ekibi üzdüğü gibi beni de çok üzdü. Hele o kongrede yapılan linç girişimi beni 20 -25 yıl öncesine götürdü.

“Silivri adına çok yaralandım”

Ben Silivri’de ilçe ve gençlik kolları başkanlığı yaparken bana yapılanların aynısını gördüm. Silivri eskiye mi gidiyor özgürlüğün, demokrasinin olmadığı, insanların konuşamadığı, sadece bir kesimin konuştuğu başka kimsenin konuşamadığı o yıllar ben Silivri’de yaşadım gençken. Şimdi aynı yere mi gidiyor?  Hâlbuki bizim tek derdimiz Silivri’de herkes konuşsun, her görüş temsil edilsin, her siyasi parti çıksın fikrini açık açık söylesin, saygı çerçevesinde, küfretmeden, hakaret etmeden karşı tarafta bunlara cevap versin ama kongredeki durum beni çok yaraladı. Silivri adına çok yaralandım çünkü 30 yıldır Silivri daha iyi yere gelsin diye çalışan bir ağabeyinizim, kardeşinizim ama görüyorum ki bizim 30 yıllık çalışmamız alınıp tekrar geri götürülmeye çalışılıyor. Buna izin vermemek için, Silivri’ye kötülük yapmamak adına bu toplantıda fikirlerimi açıklamak istiyorum.

“Kötüyse niye getirtirdin, iyiyse niye götürdün?”

Bir kere Silivrispor’u şampiyon yapan ekibe teşekkür ediyorum. Kim getirdi bu ekibi? Belediye Başkanı getirdi güzel bir ekip kurdu onlar da çalıştılar. Çoluğundan çocuğundan, işinden gücünden, parasından fedakarlık yaptı. Bu işler zordur bilirim. Ondan sonra Silivrispor’u şampiyon yaptı. Ne oldu da kardeşim Silivrispor’u şampiyon yapan ekibi sen getirdin sen götürüyorsun? Götürürken de azıcık vicdan, azıcık insaf, azıcık ahlaki değerler, azıcık insani değerler gözetleyerek olabilir. Çalışmak istemeyebilirsin bir Belediye Başkanı olarak ama orası bir dernek. Oranın bir usulü vardır. Sen getirdin…  Kötüyse niye getirtirdin, iyiyse niye götürdün? Götürürken bu usulsüzlük,  haksızlık, zulüm ne böyle? Yakıştı mı Silivri’ye.

“Arkayı biz topluyoruz”

Silivri ikiye bölündü. Siyasi bir ayrım yok orada Silivrispor’un eski yönetimini destekleyenler Belediye Başkanı ve yeni yönetimi destekleyen durumuna geldi. Yaşıyoruz hepimiz Facebook’ta küfür edenler, telefondan birbirine hakaret etmeler, silah çekmek isteyenler… Böyle bir şey olabilir mi? Arkayı biz topluyoruz. Her şeyin bir usulü var.  Yöneticiliğin yönetmenin de bir usulü var. O yüzden ben bir defa burada Belediye Başkanı’nı tenkit ediyorum. Belediye Başkanı çok yanlış yaptı. Bu yanlışı nasıl yaptı hala anlamış değilim. Kim yaptırdı, nasıl yaptı hala anlamış değilim. Böyle bir şeyi yapamaz, yapmaması lazım tanıdığım kadarıyla. Nasıl yaparsın sen ya adamlar şampiyon yapmış borcu arttırmamış, düşürmüşler, çalışmış, gayret etmiş, çoluğundan çocuğundan, işinden evinden fedakarlık etmiş… Kongre ne zaman? Kongreye gelir usule uygun şekilde gelir konuşursun, kimseyi kırmadan üzmeden kimseyi darıltmadan severek anlaşırsın, kenara alırsın. Ondan sonra bir başkasını bu yasal değil ama  -belediye başkanısın olabilir- güçleri elinden bulundurmak isteyebilirsin bu doğal değil, doğru değil ama böyle bir arzusu var arkadaşın, böyle bir hevesi var ama bunu yapmanın bir yolu vardır. Hayret ettim bu davranışı nasıl yaptı.

“CHP, Belediye Başkanı’nı denetleyecek”

Cumhuriyet Hak Partisi buna nasıl sessiz kalıyor? Niye Belediye Başkanı’nı denetlemiyor? Kurum  olarak  teşkilat ne yapıyor? Niye bunu önüne geçmiyor? Yani sonuçta ilçenin, Silivri’nin zarar edeceği, herkesin siyasi parti ayrımı gözetmeden herkesin zarar ettiği bir konuda teşkilat da sesini çıkaracak, denetleyecek Belediye Başkanı’nı.  Diyecek ki “Dur hele, niye böyle yapıyorsun? Yapacaksan da usulü var.” Sonuç olarak çok kötü sonuca geldik. Adaletli olmayan iyi olamayan güzel olmayan sonuçta toplumu geren bir sonuç ortaya çıktı.  Bunlar hoş durumlar değil.

“İl Yöneticisinin oraya gitmesini kınıyorum”

Tabi burada bir diğer konu toplumda “AK Parti’yle CHP birleşti böyle bir şey yaptı” fikri düşüncesi pompalamaya çalışılıyor. Bunun asla doğru olmadığını AK Parti cevap verdi zaten verecek de ama bu asla doğru değil. AK Parti kurumsal olarak burada bir kurumu var. İlçe teşkilatı var, ilçe teşkilatı bu haksızlığın karşısında olduğunu İlçe Başkanı’mızın kamuoyuna açıkladığı açıklama var. Hepiniz biliyorsunuz şu anda önümde açılaması var. “Silivrispor’a oynanan haksız ve çirkin oyunu şiddetle kınıyorum” diyor İlçe Başkanı’mız. Dün ben İlçe Başkanı’mızla yine görüştüm, aynı görüşte.  “Değişen hiçbir şey yok” diyor. Teşkilatımızın değişen hiçbir şeyi yoktur. Aynı görüşte çünkü bir haksızlık, bir adaletsizlik var.  İlçe teşkilatı bunun karşısına çıkmış, duruşunu açık göstermiş ama oraya AK Parti’nin eskilerinden, emek verenlerinden gitmiş olabilir. Şahsi şeyler gidebilir ama bir İl Yöneticisinin oraya gitmesini kınıyorum.

“İstifa edersin gider istediğin gibi hareket edersin”

Bir il yöneticisi teşkilata rağmen; teşkilatın açık görüş belirtmesine rağmen; kınadığı, çirkin oyun dediği haksız oyun dediği bu oyuna gidip teşkilatın kınadığı oyunun karşı tarafında yer almasının ilçe yöneticisinin kınıyorum böyle bir şey olamaz sen nasıl orda yer alırsın? İlçe teşkilatına, ilçe başkanına, ilçeye rağmen teşkilata rağmen sen nasıl oraya gidersin? Neymiş efendim açıklaması bir vefa borcu varmış. Öyle mi? Kime vefa borcun var senin?  AK Parti’ye, Recep Tayyip Erdoğan’a vefa borcun yok bir vatandaşa vefa borcun var. Buna gülerler. Milletin aklıyla dalga geçmesin. Bunu nefretle kınıyorum. İlçe Başkanı’nın kınadığı, çirkin dediği olaya gitmiş karşı tarafta açıkça yer almış, tarafını belli etmiş, vefa borcum var. Efendim kimi kandırıyorsun? Senin vefa borcun bu teşkilata var. Senin vefa borcun ilçe yönetimine var, onun temsilcisi AK Parti İlçe Teşkilatı’na var. Sen bunlara rağmen oraya gidemezdin. Gittin, ilçenin belirlediği şekilde hareket etmek zorundasın. İlçenin görüşünün karşısında yer alamazsın. İlçeye rağmen hareket edemezsin. O zaman il yöneticisi olmazsın. İstifa edersin gider istediğin gibi hareket edersin serbest vatandaş olarak.

“Onların yanında yer almak utanç verici”

İnanıyorum il bu işe müdahale edecek, ilçe bu işe müdahale edecek, Genel Merkez bu işe müdahale edecektir. Bir haksızlığın yanında yer almak -ilçe teşkilatına rağmen- hakkın, adaletin yanında yer alacak yerde sen git ilçe başkanının “Haksız bir iş, adaletsiz bir yapı, çirkin bir oyun, şiddetle kınıyorum” dediği olayda o çirkin oyunun yanında yer al. Böyle bir şey olabilir mi? Tabi bunlar işte ahlak, vicdan, insanlık, dürüstlük… Gerçekten bu erdemleri ön plana çıkarmamız lazım. Silivri’nin bu güzel erdemlerini devam ettirmemiz lazım. Yani siyaset adına siyasete kurban etmeden -herkes siyasetini yapacak elbette- inandığı değerler üzerine siyasetini devam ettirecek ama o linç girişimini yapanların yanında yer almak insanlık adına da utanç verici. Usulünü, yolunu, yordamını bulursun anlaşırsın, hizmet eden arkadaşları takdir edersin, onlara şiltlerini verirsin, ödüllerini verirsin, gönderirsin. Kimi istiyorsan getirirsin.

“Silivri’yi katıp karıştırıyorsun”

Kaldı ki Belediye’nin ne işi var yıllardır dernekle, Silivrispor’la uğraşıyor. Rant sağlamaya çalışıyor. Bir sürü dedikodulara sebep oluyor. Belediye Başkanı niye bu işin içine girer, onu da anlamış değilim. Yardımcı olmak istiyorsan yardım ediyorsun zaten. Bitti, senin görevin bu. Kamunun malını bir şekilde kullandırıyorsun, usulsüz olarak kullandırıyorsan da bırak onun denetlemesi artık Dernekler Masası’nın. Orada bir hakimiyet oluşturmaya çalışıyorsun. Silivri’yi katıp karıştırıyorsun. Çok kötü bir tablo yaşadık arkadaşlar, üzgünüm. Sonuç bu. Ben çok girmeyeyim oralara ama zannedersem idari olarak, hukuki olarak bu iş çevik kuvvet geldi, polis adliyeye intikal ettirecektir. Ondan dolayı idari olarak zaten ibra edilmediği için, temizlenmediği için, arkadaşları onaylamadıkları için şimdi olay Dernekler İl Müdürlüğü’ne yansıyacak. Onlar gönderip denetleyim inceleyecekler ama biz hep söylüyorum, Cuma günü hutbede okunur “Allah adaleti, iyiliği, yakınlara yardım etmeyi emrediyor. Hayasızlığı, fenalığı ve insanlara zulüm etmeyi de yasaklıyor.” Hani Müslüman’ız hani insanız nerede bunlara kulak vermek, bunları yapmak?

“Silivri’de adam yetişmiyor”

Aynı şeyler Mustafa Saral zamanında da geldi arkadaş başarılı, çalışkan; şu andaki arkadaş başarılı, çalışkan. Allah aşkına size soruyorum şu 15 senede siyasi makamlar ayırmadan kaç insan yetiştirmiş? Yetiştirdiler mi? İyi güzel insanlar bulup getiriyorsunuz, Mustafa Saral-Ümit Kalko, getirmişsin. Mustafa Saral tutmuş amatörden profesyonele çıkarmış takımı ondan sonra bırakmış gitmiş adam. Niye? Bir sürü dert yanıyor. Bırakın başarılı olmuş insanlar başarılarını devam ettirsinler.

Ümit Kalko gelmiş ikinci lige çıkarmış. Başarılı olmuş. Bırakın Silivri’de insan yetişsin. Parti ayrımı gözetmiyorum. İnsan yetişsin. Yetişen insanlar bizi idare etsin, iyi insanlar yetişsin. Hala biraz sivrilenin kafasına vuruyorlar. Adam yetişmiyor Silivri’de 15-20 senedir. Kısır bir döngüye girdik. Nasıl yetişecek sen bunu yaparsan? Bir daha kim gelir Silivri’de bir sivil top0lum kurumunun başına dışarıdan geçer ya da kim gelip hizmet eder? Silivri’ye soruyorum kim cesaret eder?

“Belediye Başkanı nasıl bunları düşünmez?”

Ümit Kalko’yu ben tanımam. Tanışmıyoruz. Bir masada oturup konuşmuşluğumuz yok. Konuşacağım ama çağırıp konuşacağım. Bugüne kadar tanışıp konuşmamışız ama adam başarılı bir iş adamı. Başarılı bir iş adamı. Kabul etmiş Silivrispor’un başkanlığını gelmiş, başarmış, İkinci Lig’e çıkarmış… Sen onun elinden tut daha başarılı olsun. Yok tam tersi kafasına vur, yok et. Mustafa Saral’ın arkasından entrikalar… Bak şimdi bir kulübü aldı başarılı bir hale getirdi. Bu insanları tutmamız lazım. Silivri’nin bunlar nimeti. Yarın Kalko da gider daha başarılı bir yerde yer alır. Yazık değil mi? Silivri kaybetmiyor mu? Kim kaybediyor? Soruyorum Silivri kamuoyuna. Belediye Başkanı nasıl bunları düşünmez? Hadi düşünmüyor, Cumhuriyet Halk Partisi nasıl bunları düşünmez? Silivri’yi düşünmüyor muyuz arkadaşlar?

“Bu işi düzeltmelerini tavsiye ediyorum”

Bunları tatlıya bağlamak lazım. Nasıl bağlayacaklar? Adamları hırsız ilan ederek maalesef götürdüler. Bu kırılan kalpleri nasıl toparlayacaklar. Kırılan insanları, beyinleri, o dürüst, çalışkan adamları nasıl toparlayacaklar, bunu bilmiyorum ama bir şekilde bunu yapmaları lazım. Kamuoyuna şunu söylemek istiyorum. Kesinlikle herkes itidallı olsun. Hiç kimse kimseye küfür, bu sebepten dolayı hakaret asla yapmasın. Burası Silivri… Biz hepimiz kardeşiz. Solcusu, sağcısı; Alevi’si Sünni’si; Kürt’ü Türk’ü herkes kardeş burada, Türkiye’de hepimiz kardeşiz. Bunun için herkesin buna göre davranması lazım. Büyük bir hata olmuştur. Büyük bir hata yapılmıştır. Bunu kabul ediyoruz. Olmuş artık. Onun için idareciler nasıl geri adım atacak, nasıl barıştıracaklar Silivri kamuoyuna itidal telkin ediyorum. Arkadaşlara da bu işi düzeltmelerini tavsiye ediyorum. Aksi takdirde seçilenler de rahat edemez.

“Başkan emretti ne yapayım” diyorlar

Ben konuşuyorum eski yönetim kurulundan istifa eden arkadaşlar rahatsız. “Ne yapayım ağabey, Başkan emretti, ne yapayım?” diyor. Aynen böyle diyor istifa edenler. Bunu biz biliyoruz. Bunu kamuoyundan gizlemenin anlamı yok. Başkan çağırır, talimat verirse herkes istifa edecek. Sen ne karışıyorsun, sana ne ya… Hadi istifa ettiriyorsun, yeni yönetim oluşturuyorsun. Yeni yönetim nasıl rahat çalışacak. Dikenli tarla satın aldılar çocuklar. –Onlara da bu arada hayırlı olsun diyelim- Ama nasıl çalışacaklar? Silivrispor’a nasıl hizmet edecek. Kamuoyu ikiye bölündü. Bunu nasıl telafi edeceksiniz? Onun için adalet, vicdan, sevgi, ahlak… Terazimiz bunlar olmalı. Eğer böyle davranırsak, insan ayırmadan kim başarılı olursa…

“Ey Belediye Başkanı…”

İdarede esas, çalışmadır, liyakattir, ehliyettir. İdarecilikte esas budur. Fikir düşünce… Neymiş efendim Ümit Kalko teknik direktör değiştirirken Cumhurbaşkanı forsunun önünde resim çekinmiş. Aman Allah’ım ya… Cumhurbaşkanı senin Cumhurbaşkanın değil mi ey Belediye Başkanı? Forslu bir resmin önünde teknik direktörle tokalaşmış, ne var bunda ya? Cumhurbaşkanı bu… O zaman daha partinin başına da gelmemiş. Allah’tan kork ya…

Başarı, eğer Belediye Başkanı liyakat, ehliyet, başarıyı ödüllendirmezse bilin ki o ilçede hiçbir şey olmaz. Hiçbir şey olmaz. “Ben” derse tek başına hiçbir şey yapamaz ama “Başarılı Ekip” olursa o ilçe uçar. Sen ne yapıyorsun? Tam tersi. İnşallah bundan sonra Başkan’ımız da, diğer sivil toplum kuruluşlarımız da siyasi partilerimiz de bu konuda daha dikkatli davranırlar diye düşünüyorum. Biz Türk’üz… Türk’ün has kitabı Kutadgu Bilig’de Yusuf Has Hacip diyor ki: “ Devlet yönetimin temelini adalet, doğruluk, iyilik ve faydalı olmak oluşturur. İyi bir yönetici ise erdemli, cesur ve haya sahibi olmalıdır.” İyi bir yöneticinin vasfını Türk’ün temel kitabı Kutadgu Bilig böyle tarif ediyor.

“Belediye Başkanı kendine gelecek”

Şimdi kongre günü yapılan zulüm neydi? Hepimiz seyrettik, kahrolduk. Bana Silivri’de bu zulüm 30 sene önce yapıldı iki üç defa. Aynı şeyi o gün de gördüm. 30 senedir yapılmıyordu Allah’a çok şükür kaldırmıştık. Şimdi tekrar başladı. Bunu başlatanları tekrar tenkit ediyorum, şiddetle kınıyorum. Silivri bu değil arkadaşlar. Silivri siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin kardeşçe kucaklaştığı bir kent. Bunu bozmaya kimsenin hakkı yok. Onun için Belediye Başkanı kendine gelecek. Gelmiyorsa da Cumhuriyet Halk Partisi ona sahip olacak.

SORULARI CEVAPLANDIRDI

Yetkin Çavdar, yaptığı açıklamaların ardından basın mensuplarınca sorulan soruları cevaplandırdı. Toplantı soru cevap faslı sonrasında sona erdi.

Eyüp Can BALABAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
aynur 3 ay önce

Huseyin turana laf soylemeyin adam yapti yapacagini gorunen koy klavuz istemez

banner948

banner1797

banner1876

banner1875