banner1503

Chp İlçe Örgütü Gazitepe Ve Kadıköy’de

CHP Silivri İlçe Örgütü, seçim çalışmaları kapsamında önceki akşam önce Gazitepe’de ardından da Kadıköy’de ziyaretler gerçekleştirdi.

Chp İlçe Örgütü Gazitepe Ve Kadıköy’de

 

CHP Silivri İlçe Örgütü, seçim çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Gündüz ev ziyaretleri, akşam da köy ve mahalle ziyaretleri gerçekleştiren partililer, önceki akşam Gazitepe ve Kadıköy Mahallesi’ndeydi. CHP Silivri İlçe Başkanı Hüseyin Şahin ve Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın konuşma yaptığı kahve toplantısına; İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Belediye Meclis Üyeleri, İl Genel Meclis Üyeleri, partililer ve mahalleli birçok vatandaş katıldı. Yapılan ziyaretlerde İlçe Başkanı Şahin ve Belediye Başkanı Işıklar’ın konuşmaları sık sık alkışlarla kesildi.

 

ŞAHİN; “AİLE SİGORTASI HALKIN SİGORTASI OLACAK”

CHP Silivri İlçe Başkanı Hüseyin Şahin, gerçekleştirdiği konuşmalarında şu ifadelere yer verdi; “Değerli arkadaşlarım 12 Haziran’da ülke meclis seçimimiz var. Bu seçim yakın gelecekte hayatın nasıl olacağını şekillendirecek. Var ve yok olma savaşıyla karşı karşıyayız. Biz bu akşam Belediye Başkanımızla hem sizin dertlerinizi dinlemek, hem de bizim neler yapacağımızı anlatmak için sizleri ziyarete geldik. Sayın Genel Başkanımız ülke sorunlarını tespit ederek, neler yapacağımızı, neler yapmamız gerektiğini, 12 Haziran’da halkın iktidarında neler yapmamız gerektiğini anlatıyor. Başta herkesin çok iyi bildiği gibi bir Aile Sigortası projemiz var. Ülkede yaşayan tüm yoksul halk ve yandaşlara değil ihtiyacı olan tüm aileler için Aile Sigortasını gündeme getiriyoruz. AKP hükümeti bazı yardımlar yapıyor ve bu yardımlar genellikle yandaşlara gidiyor. Örneğin yeşil kart gibi, yazın kömür kışın buzdolabı dağıtımı gibi. Sevgili arkadaşlar, Aile Sigortası halka verilen bir sigortadır. Önemli olan diğer bir konu da çiftçimizin durumudur. Bu hükümet devletin olanaklarını kendi yandaşlarına peşkeş çekerek, çiftçinin ürünlerini satılamaz duruma, hayvancılığı da ölü bir hale getirdi. Çiftçilik ve hayvancılık ölürse, köylümüz ne yapacak? Buradan bir kanal geçerse ne olacak? Tarlalarınız daha hızlı satılacak, elinizde hiç tarla kalmayacak. 10 yıl sonra hepimiz köle bir halk haline geleceğiz. Genel başkanımız vaad ediyor ve sözünü de veriyor, tarım ve çiftçi desteklenecek, mazotta ÖTV kaldırılacak, mazot fiyatı yarıya indirilecek. Köylü geçimini, yaşamını iyi sağlarsa Atatürk’ün dediği gibi ‘Köylü milletin efendisi’ olur. Eğer köylünün ‘kanal getireceğiz, büyük şehirler yapacağız’ diyerek arazilerini satışa sunarsanız, 10-15 yıl sonra o köylü fakir bir şehirli olarak yaşar. Sayın arkadaşlar, bunun için bulunduğumuz ortamı korumamız lazım. Gençlerimizle ilgili Genel Başkanımız diyor ki; ‘Üniversite harçlarını kaldıracağım, gençlerimize yurt yapacağım, üniversite imtihanlarındaki haksızlıkları kaldıracağım’. Gençlerimize okuma fırsatı vermeliyiz.

 

“KARANLIKLAR AYDINLANSIN İSTİYORSANIZ CHP’YE OY VERİN”

Yıllardır Cumhuriyet Halk Partililer ezana, camiye karşıymış gibi gösteriliyor. Arkadaşlar bir ülke bağımsız olmasa bu ezan okunabilir mi? İşte Mustafa Kemal Paşanın ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurduğu bu devlet, ezan sesinin her zaman okunmasına fırsat veriyor. Öyle bir yere getirdiler ki, dünden beri Sayın Başbakanımız Siirt’te Sayın Genel Başkanımızın konuşmasında ‘Allah’a laf söyledi işte CHP bu’ diyor. Halka bizi hedef göstermeye çalışıyor. Herkes namazını kılar, orucunu tutar, ibadetini yapar hiç kimse bir şey diyemez. Din bir medeniyet örgütü haline gelebilmelidir, bir baskı aracı olmamalıdır. Bu dönemde hepimize çok önemli görevler düşüyor. Bu düzenin yıkılabilmesi için, 12 Haziran bir fırsat. Sizlere çok şey anlatmamız gerekmiyor, sizler en az bizim kadar her şeyi biliyorsunuz. Eğer bu ülkede karanlıktan aydınlık bir geleceğe gitmek istiyorsak, 1923 yılında Atatürk’ün büyük zorluklarla kurduğu bu devletin devamını istiyorsak, çoluğumuzun çocuğumuzun geleceğinin daha iyi olmasını istiyorsak, 12 Haziran’da CHP’ye evet mührü basmamız gerek. Sizi saygıyla selamlıyorum, iyi akşamlar diliyorum.”

 

IŞIKLAR; “HAVAALANINA DEĞİL, TARIM ARAZİLERİNİN YOK OLMASINA KARŞIYIZ”

Şahin’in ardından konuşma yapan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, hemşerilerini selamlayarak başladığı konuşmasında şunları söyledi; “Yaklaşan genel seçimler öncesi düşüncelerimizi sizlerle paylaşmak üzere bu akşam buradayız. Değerli hemşerilerim, bugün tapuların % 85’i devletin, Türkiye’nin neredeyse tamamı. Hazine arazileri de devletin para vermeden, kamulaştırma yapmadan ve vatandaşın canını yakmadan bu işi yapabileceği yerlerdir. Hepinizin bildiği gibi bölge planlarımızda havaalanı var. Biz havaalanına karşı değiliz, Silivri’nin zenginleşmesine karşı değiliz. Fakat havaalanının alternatif olarak yapılacağı bir yer yok mudur? İllaha Gazitepe köyüne mi yapılmalı? 13 bin, çevre yollarıyla birlikte 20 bin dönüme yakın arazinin kamulaştırılması düşünülüyor. Biz verimli tarım arazilerinin yok olmasına karşıyız. Havaalanıyla bağlantılı olarak açıklanan Kanal İstanbul projesinin de seçimde heyecan yaratmak amacıyla ortaya konduğunu düşünüyorum. Bugün Silivri’de yapılacak bir kanalın, diğer illerde yaşayan hemşerimize bir faydası var mı? Olacak mı? Başlayacak inşaattan bir ekmek kapısı çıkar düşüncesiyle umut yaratır, o kadar.

 

“VAR OLAN ZENGİNLİĞİMİZLE, FAKİRLEŞTİRİLİYORUZ”

Az önce ilçe başkanımız da söyledi, mazotun her gün değiştiği için fiyatını söylemek mümkün değil. Peki, buğday ne kadar? Ortalaması 500 TL civarı, ayçiçeği de 800 TL civarında. Şimdi yağlı tohumlar yeni bir şey çıkardı, yağ oranına göre ürün seçeceğiz. 400 kilodan aşağısı külliyen zarar. Yaşanan sel felaketinden sonra çiftçimizin ne durumda olduğunu biliyoruz. Hayvancılık zaten öldü, Cumhuriyet tarihinde ilk defa koca koca danalar yerine Angus’lar geldi ve kesildi. Allah vergisi verimli topraklarda yapılır tarımda yapılır, ayçiçeği de buğday da ekilir, ikinci tarım da yapılırdı. Bunları unuttuk artık.  Çok güçlü bir tarım ülkesiyiz, bir ülkeyi de buradan fakirleştirebilirsiniz. Tütün üretimi yok denecek kadar az, fındıkta dünyada fiyat belirleyen ülke olmak varken, Amerika’nın tekeline bırakıldı. Ayçiçeği yetiştiren bir bölge olmamıza rağmen ham yağ ithalatıyla birinci olduk. İşte fakirleşme böyle olur, bir ülkede fakirleşme soygun vurgun talan nasıl yapıldı diye millet merak eder, işte belgesi bunlar. Toplumumuz böyle fakirleştiriliyor. Güçlü bir tarım ülkesi, kendine yeter, demokratik, laik, hoşgörü içinde, yıllardır birbirine tahammül ederek, Alevi’siyle, Sünni’siyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Türk’üyle, Kürt’üyle beraber yaşamış bu toplum, şimdi birileri tarafından çomak sokularak bölünmek isteniyor.

 

“BU ANLAYIŞ İNSANLARIMIZI ZENGİNLEŞTİRİR Mİ?”

Biz en büyük sıkıntıyı tarımdan çekiyoruz. Çiftçimiz buğdayı, ay çekirdeğini ekmesi biçmesi toplam da 23 gün çalışıyor. 340 gün boş insanlar. Peki, bundan daha büyük verim alınamaz mı? Baktığımızda bunun 2- 3 katını alan var, bir dönümden 56 ton domates alan var. Peki, aklımız mı yetmiyor? Gücümüz mü yok? Hayır, hepsi var ama bunu güçlendirecek, tarımı bir zenginlik kapısı sayabilecek anlayış yok, hükümet yok. Tam tersi fakirleştirecek, muhtaç bırakacak, 8 milyon yeşil kartlıyla beraber çalışmadan, üretmeden bekleyip, onun yokluğundan, fakirliğinden, muhtaçlığından beslenip bunun üstüne iktidar kurma ihtiyacı olan bir anlayış var. Bu durumdan, insanın fakirliğinden fukaralığından beslenen bir anlayış, bunu değiştirmeye, insanları zenginleştirmeye çalışır mı?

 

“İLÇEMİZDE ÇİFTÇİMİZİ ÜRETİME TEŞFİK EDİYORUZ”

Göreve geldiğimizden bu yana planlarla ilgili ciddi sorunlar yaşıyoruz. Biz de planlarımızın geçmesini bekliyoruz. Tek istediğimiz, hakkımız hukukumuz olan bölgemizin zenginliğini,  geleceğini belirleyen planların onaylatılması. İki senedir bekletiliyoruz, sizlerin de tedirgin olduğunu, havaalanı gelecek mi? Arazilerimizin durumu ne olacak? Şeklinde endişeler taşıdığını biliyoruz. Yapacağımız tek şey var, burada birbirimize kenetlenmek. Tarımı geliştirmeye, bu topraklardan ürün almaya bakacağız. Bunu yapmanın en kolay yolu da çiftçinin yanında olmaktır. Yapmamız gereken halkımızın yanında olarak, onu teşvik etmektir.  Biz ilçemizde bunu yapıyoruz. Gümüşyaka’da oluşturduğumuz serada çiftçimizi özendirmek adına bu çalışmayı gerçekleştiriyoruz, sonuçlarını çok yakında sizlerde göreceksiniz.

 

“İŞSİZE, ÇİFTÇİYE DESTEK OLACAĞIM DİYEBİLİRLER Mİ?”

Bu gençlerimizi küçük yaşta askere alıyoruz. 2 yılda orda kalıyor, yedek subay olursa 2 yılda öyle geçiyor, hayata atılacak iş kuracak yaşı geçiyor. 30 yaşından sonra ev bark peşinde, elinde diplomalı işsiz sınıfına katılıyor. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun en önemli vaatlerinden biri, bu gençliğin böyle heba olmasını önlemek. Orada acemi, silah tutmamış çocuğu bir aylık eğitimle teröristin karşısına çıkarmak yerine; bu işi profesyonel olarak yetişmiş, eğitimini almış kişilerin yapması gerektiğini Cumhuriyet Halk Partisi söyledi diye tek bir söz söylemek istemiyorlar. Dikkat ederseniz, işsizliğe şöyle çözüm üreteceğim diyemiyorlar, tarıma şu desteği vereceğim diyemiyorlar. Diyebilirler mi? 9 yıldır niye demedin, neredeydin diye sorarız. Kanal projesinin altında yatan bir diğer neden de, son çare olarak dikkatleri başka yöne kaydırmak.

 

“ONURUMUZLA, ÇALMADAN, ÇIRPMADAN HİZMET EDİYORUZ”

Değerli hemşerilerim, Silivri’ye bağlandıktan sonra muhtarımızla belirli günlerde bir araya gelip konuşuyoruz. Köy tüzel kişiliği kaldırılıp, mahalle olduktan sonra ilçemizde 35 tane mahallemiz oldu. 35 mahallesi olan, 900 km’lik bir şehir haline geldik. Neredeyse 50 km uzaklıkta köylerimiz var. Ekonomik ve sosyal olarak hiçbir yardım almıyoruz. Biz mahallelerimizin ihtiyaçlarının tümünü kendi imkânlarımızla karşılıyoruz. Biz bunun altından kalkabilecek güçteyiz. Zorlandığımız yerler var ama onurumuzla, çalmadan, çırpmadan, kaynakları toplum yararına kullanarak hizmet ediyoruz. Silivri bu zenginliğe sahip. Türkiye’nin de kendi zenginliği, kendi gücüyle hareket etmesi lazım.

 

“ÜLKEMİZİ KENDİ ZENGİNLİKLERİYLE YÖNETMEYE HAZIRIZ”

CHP bu dönem sadece altı oku, onuncu yıl marşını söylemiyor, tabi ki onlardan da asla vazgeçmiş değil. Sosyal demokratların yönetimle, iş ile aş ile ilgilendiğini, bunlara kafa yorduğunu ve başarı sağladığını göstermek zorundayız. Bunu da insanların yokluğunu, çaresizliğini fırsat bilip, al sana bir paket makarnayı, al bir torba kömürü demeden yapıyoruz. Silivri Belediyesi olarak 13 bin kişiye her ay düzenli yardım yapıyoruz. Yatağına aç giren hemşerimiz yok. Müracaat edeni ayırmadan, kayırmadan, nerede olduğuna bakmadan, malı mülkü derecesine göre yardım yapıyoruz. Bizim bunu yaptığımızı bütün Silivri biliyor. Bunu da gözünüze sokmadan yapıyoruz. İşsiz hemşerilerimize kurduğumuz ayrı bir birimle iş buluyoruz. Yaşlı engellilerimiz için ücretsiz hizmet veren ayrı bir merkezimiz var. İnsana değer veren, insanı insan yapan bütün her şeyi korursanız, bu hizmetler yürür. Hem de öle çok paraya değil masraflı değil. Türkiye bu yerüstü, Allah vergisi zenginliklerini kullanmaya niyet etsin yeter ki bunu hep birlikte yaparız. Partimiz de, bizler de bu konuda hazırız.” Gerçekleşen konuşmaların ardından, İlçe Başkanı Hüseyin Şahin ve Belediye Başkanı Özcan Işıklar, beraberindeki partililer ile birlikte Gazitepe ve Kadıköy’de bulunan kahveleri ziyaret etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2252

banner2587

banner2588