banner1503
banner2254
banner2221

Cumhuriyet Mahallesi’nde Sevgi Seli
banner2252

 

CHP Silivri İlçe Örgütü’nün seçim çalışmaları kapsamında düzenlediği mahalle toplantılarında önceki günkü durak Cumhuriyet Mahallesi oldu. Açık havada düzenlenen toplantıya, tamamı mahalle halkından oluşan geniş bir kalabalık katılırken, AKP iktidarı yerden yere vuruldu. 

ŞAHİN : “AKP İNSANLARIMIZI UYUTUYOR.” 

Toplantıda ilk olarak CHP Silivri İlçe Başkanı Hüseyin Şahin söz aldı. AKP’nin siyasete dini alet etmesini kıyasıya eleştiren Şahin, “Bir Afrika hikayesi vardır. Afrikalılar diyor ki, misyonerler topraklarımıza ilk geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Gözümüzü kapattık, bir açtık ki, İncil bizim elimizde, topraklar onların ellerindeydi. İşte AKP’nin durumu da buna benziyor. İnsanlarımızı uyutuyorlar, mücahitken müteahhit oluyorlar.” Dedi. 

“CHP ÇÖZÜM PARTİSİDİR.” 

Şahin, konuşmasına şöyle devam etti : “Bugüne kadar CHP’nin sürekli eleştirdiği ama çözüm yolu öne sürmediği söylendi. CHP, bugüne kadar sadece ideoloji ortaya koydu, proje ortaya koymadı denildi. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, göreve geldikten sonra bu eleştirileri dikkate aldı. Bilim adamlarıyla, akademisyenler, uzmanlarla toplandı. Ülkenin sorunlarını masaya yatırdı, her gittiği yerde halka sordu, sıkıntılarını dinledi. Sonra da bu sorunlara, uzmanlarla birlikte çözüm yolları geliştirdi. Bu çözüm yollarını Türk halkına 41 Söz olarak yayınladı. CHP sadece eleştiren değil, eleştirirken, doğrusunu, çözümünü de ortaya koyan bir partidir. 

“AİLE SİGORTASI DEMEK, İNSANCA YAŞAMAK DEMEK.” 

Bu projelerden bir tanesi, artık herkesin bildiği gibi, Aile Sigortası. Ne diyoruz, CHP iktidarında, ihtiyacı olan her aileye, ayda en az 600 TL ödenecek. Bu rakam aylık 1200 TL’ye kadar çıkacak. Para, ailede kadının banka hesabına yatırılacak. Böylece insanları rencide etmeden, kuyruklarda bekletip erzak pakedi, kömür vermeden, insanca yaşamalarını, geçinmelerini sağlayacağız. 

“EMEKLİLER RAHAT BİR NEFES ALACAK.” 

İkinci önemli projemiz, intibak yasası. Emeklilerimiz, farklı kurumlardan emekli olup, farklı aylıklar alıyorlar. Çıkacak intibak yasası ile, tüm emeklilerimiz aynı maaşı alacak ve emekli maaşları yükseltilecek. Yıllarca devlete, millete hizmet etmiş emeklilerimiz, geçinebilecekleri, hak ettikleri maaşları alacak. 

“YÖK KALKACAK, ÜNİVERSİTELER BEDAVA OLACAK.” 

Üniversite öğrencileri ile ilgili projelerimiz var. Bunlardan biri, YÖK’ün kaldırılması. Ayrıca üniversite harçlarını da kaldıracağız. Üniversite öğretimi bedava olacak. Üniversiteye giden her çocuğumuz, bulundukları ilde ücretsiz devlet yurtlarında kalabilecek. 

“BEDELLİ ASKERLİK GELİYOR.” 

Askerlik için de projelerimiz var, askerliği kademeli olarak 6 aya indireceğiz, profesyonel askerlik sistemi getireceğiz. Bir defaya mahsus, bedelli askerlik çıkaracağız. Üniversite öğrencileri, yaz tatillerinde, 3 ay olarak askerliklerini yapacaklar, mezun olduklarında, askerlikleri de bitmiş olacak. İşte bütün bu projeleri hayata geçirmek için, sizden 120 gün istiyoruz. Bunun için de bizi iktidara getirmenizi istiyoruz. 12 Haziran ülkemiz için önemli bir viraj. Karanlığa değil, aydınlığa gitmek için, sizden oy bekliyoruz.” 

IŞIKLAR : “KARANLIĞIN EN YOĞUN OLDUĞU AN, SABAHIN EN YAKIN OLDUĞU ANDIR.” 

Şahin’den sonra konuşan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, katılımcıların Regaip Kandili’ni kutlayarak başladığı konuşmasına, Bakara Suresi’nden alıntı yaparak devam etti. Işıklar; “Gece karanlığının en yoğun olduğu an, sabahın en yakın olduğu andır. En karanlık, umutsuz anlarda şunu anlamalıyız ki; umuda çok yaklaştığımız bir yerdeyiz. Zaptiyesi, ilmiyesi, adliyesi, askeriyesi, tamamıyla kavgalı olmuş bir düzenden, umuda, aydınlığa, geleceğe, işe, aşa ulaşmamız lazım. 

“41 TEMEL SORUNU KUCAKLAYAN BİR ANLAYIŞLA YOLA ÇIKTIK.” 

Bu halkın günlük yaşantısına, fakirliğine, çaresizliğine, yoksulluğuna, eğitim alma ihtiyacına, kendini ifade edebilme özgürlüğüne, iş gücüne katılma isteğine, insanca yaşama isteğine, bu ülkenin eşit, ayrımsız, ötelenmemiş eşit  vatandaşı olma talebine, günübirlik yakıcı sorunlarına, 41 temel sorununu kucaklayan bir anlayışla yola çıktık. İktidarıyla, muhalefetiyle güçlü bir devletin, içte huzurlu, dışta onurlu bir Türkiye’nin özlemiyle yaşadık yıllardır. Artık ülkemizin geldiği nokta bir katrilyon gayri safi milli hasıla üretebilecek, 75 milyon nüfusu, Allah vergisi bir zenginliği, güneyi, kuzeyi, doğusuyla bir kültür mozaiği ve nüfusunun %60’ı 39 yaşın altında. Genç bir nüfus, beklentileri yüksek, eğitim almaya hazır, çalışmaya, üretmeye hazır ama gelin görün ki bir tarafta da 8 milyona yakın yeşilkartlı, ülkenin bir tarafında çalışmadan üretmeden yaşamak zorunda bırakılıyor. Tembelliğe alıştırılmış, kendi kendine bırakıldığında yeşil karta sarılacak, onu bir kurtarıcı gibi düşünecek. Onun iradesiyle kullandığı oyla da biz yönetiliyoruz. Kusuru onda mı aramak lazım? Hata onu bu hale düşürende, yeşil karta muhtaç edende, beynini boşaltıp karnını dolduran, sen düşünme biz senin yerine düşünür karar veririz diyendedir. 

“BİR BUÇUK MİLYON ÇOCUĞUN UMUDUNU, ŞİFREYE KURBAN ETMEYECEĞİZ.” 

Bu memleketin bu zenginliğinden herkes payını almalı. Herkesin cebine para koyamaz bu devlet ama şunu yapacağız. Eğitim parasız olacak, üniversiteye gittiğinde, daha hayata atılırken çocuğun karşısına kapı koymayacağız. Sınavların tedricen değil, süresiz olarak kaldırılmasının kesinlikle zorunlu olduğunu biliyoruz. Çünkü yaşıyoruz, çocuklarımızın hayatının bir şifreye, birkaç soruya bağlı kalmasına mümkün değil razı olamayız. Bu sıkıntılar yaşandı. Bir buçuk milyon çocuğun umudu, 17 tane sorunun şifresine kurban edilebilir mi? Emeklilerin çilesi bitecek, Bağkur’dan emekliye 3 lira, SSK’dan emekliye 4 lira, Emekli Sandığı’nınki 5 lira.  Böyle bir emeklilik anlayışı olabilir mi? Bunun da intibakının yapılması gerekir, bu da bizim en temel çözümlerimizden bir tanesi. 

“HAKKIMIZI ALACAĞIZ.” 

Aile sigortasını ilçe başkanımız anlattı, 2B için de ben saatlerce konuşabilirim ama ben size başka bir şeyden bahsetmek istiyorum bu akşam; bir gönül hikayesi var burada. İki yıldır kendini şehrinin gelişmesine, huzur içinde, sosyal bir devlet temeliyle yaşanmasına, sosyal bir belediyecilik anlayışıyla yaşanmasına adanmış ömürlerin hikayesi var. Biz bu yola, bu sebeple çıktık, çok zor bir dönemden geçtik. Ne kadar büyük bir alanda, ne kadar büyük bir hizmet beklentisiyle karşı karşıyayız. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlanmış olmanın getirdiği bir sorumluluk var, 8 tane belediyenin bir araya toplanması, 35 mahalleli koskocaman bir şehir yarattı. Peki kaynak ve imkanlar buna göre arttı mı? Tam tersi kısıtlandı. Peki bizi seçen oy gayri meşru da onları seçen meşru mu? İkisi de halkın iradesinin sandıkta tecelli olmuş sonucudur. Hakkımızı alacağız. 

“ÇEKİM MERKEZİ OLUŞTURUYORUZ.” 

Oysa bu güne kadar hakkımızı almadığımızda bile isyanımız olmadı. Taleplerimizi iletiyoruz, olmuyorsa mecburen biz yapıyoruz. İki yıl önce 45 trilyon borçla devraldık Silivri Belediyesi’ni, iki yıl içinde borcu neredeyse sıfırladık, üstüne 46 trilyon da yatırım yaptık. Bu  imkan ve kaynakları, şehrin bu zenginliğini halk için kullanırsanız, adil, eşit, saydam bir şekilde  kullanırsanız bu mümkündür. Şehrimizi çağdaş, yaşanır, modern bir kent yapmaya, bir çekim merkezi oluşturmaya çalışıyoruz. Sekiz tane beldenin tamamına aynı anda meydan yapmaya başladık. Ana caddelerinde, şehre girdiğinizde bir kimlik oluşturmaya çalışıyoruz. Buranın Allah vergisi zenginliğini toplumun her kesimine yaymayı hedefliyoruz. Öncelikle bunda farkındalık yaratacağız. 

“FERT OLMA BİLİNCİNİ GELİŞTİRİYORUZ.” 

Bugün Türkiye’nin geldiği bu şartlarda, kader haline sokulmuş bir fakirlik anlayışı var. Bunu yok etmekle başladık işe. Bunu yok etmek zorundaydık. Beyaz Masa’dan, iftar çadırları kurup gelenleri kamerayla kaydeden anlayıştan, bir sadaka kültüründen, sosyal bir belediye anlayışına dönüştürdük. 13 Bin kişiye doğrudan yardım yapıyoruz. 4 Bine yakın kardeşimizi eğitimden geçirerek işe yerleştirdik. Yetmedi, yaşlısıyla, engellisiyle1900 kişiye el uzatıyoruz. 80 kişiyle başladığımız Kültür Merkezi bugün 4 Bin kişiye yaklaştı. Yetmez, 15 Bine çıkaracağız. Toplumun oluşmuş değerlerini, birey olma isteğini, fert olmak bilincini geliştirmek için böyle bir ihtiyacı da karşılıyoruz. Önce kafasını doyuruyoruz, sadece karnını doyurmakla yetinmiyoruz. 

“ARAZİYİ KİME VERMİŞİZ, ÜNİVERSİTEYE… BİN DEFA HELAL OLSUN.” 

Umarım bu kurumlar hiçbir iktidara bağlı kalmadan, inisiyatif kullanmadan ilelebet sürsün. Ta ki bu yoksulluğun kökü kazınana kadar sürsün. Biz bunların yapısını kurup, kurumsal hale getirdik. Şimdi Silivrimiz’in iki tane üniversitesiyle, bir eğitim kenti olmasını istiyoruz. Haziran’ın ikinci haftasında Kavaklı’daki üniversitenin işlemlerini büyük ölçüde tamamlayacağız . Çavuşlu’dan, Kadıköy’den, Selimpaşa’dan, Gümüşyaka’dan merkeze doğru gelen üst yapıların tamamını bitirmek istiyoruz. Hepimizin ortak malı, ortak zenginliği sayılan bu arazileri üniversitelere tahsis ettik. Arazilerle ilgili çeşitli spekülasyonlar vardı. Hazine arazisi nasıl verilebilir dediler. Orasının kimin olduğu önemli mi? Kedinin siyah veya beyaz olmasının ne önemi var? Yeter ki fare yakalasın. Tapu hazinede mi, belediyede mi boşver, üniversite var mı üzerinde sen ona bak. Biz onu kime peşkeş çekmişiz? Üniversiteye… O da bin defa helal olsun. Bitmek tükenmek bilmeyen bir baca, devamlı tüten, çevreye zarar değil aydınlık getiren bir baca olacak üniversite. Bizim arkamızda durun, bu kenti çağdaş bir yere taşıyalım. 

“CHP’NİN BU ŞEHRİN HER TAŞINDA EMEĞİ VAR.” 

Bir çok insan söyleyebilir, neden politik bir malzeme gibi kullanmıyorsunuz yaptığınız yardımları diye. Bizim inancımız bu, sağ elin verdiğini, sol el görmeyecek. Sonucu ne olursa olsun, insanların yüzüne vurmayacağız bunu. Devlet bunu için var. Ben Silivri’de bunu 13 bin kişiye yapabiliyorsam, CHP iktidarında tüm ülkeye yapılabilir. Buna niyet etmek önemli. Bundan beslenmeye kalkmamak önemli. Yoksulluk, fakirlik, çaresizlik, işsizlik, bizim oy bahçemiz gibi düşünülmemeli. Nerede yaşadığı, nerden geldiği, neye inandığı, ne yediği, bunun ne önemi var? Açık, saydam, dürüst, peşkeş çekmeden, rantı adil paylaşıp, zenginlik yaratıp paylaşmak amacını hiçbir zaman terk etmeyeceğiz. CHP’nin 30 senedir emek verdiği, 50 senedir yaşadığım bu şehirde kurduğumuz hayal bu. 

“SİZİN YOLUNUZU YAPMADILAR, GİDİP ŞAHIS ARAZİSİNE YOL YAPTILAR.” 

Şu geldiğimiz yol için Büyükşehir’in iki senedir kapısında yatmadığımız kaldı. Şimdi kendim yapıyorum. Peki bu yol yapılana kadar neresini yaptı Büyükşehir? Yeni alınan bir araziye gittiler, yol yaptılar. Karasinan’dan Fener’e giden, 2-3 tane araç geçen yolu yaptılar. Ama sizin yolunuzu yapmadılar. Değerli hemşehrilerim, biz Büyükşehir’den sadaka, lütuf istemiyoruz. Buradaki insanın hakkının, hukukunun korunmasını istiyoruz. Bu hak verilmedi, gasp ediliyor. 

“MUHTAR ARKADAŞIMIZ VEHMETMİŞ, TEBESSÜMLE KARŞILADIM.” 

Geçenlerde bir muhtar arkadaşımız, sanki ben İçişleri Bakanıyım, Ulaştırma Bakanıyım gibi köylere gelir getiren bir şey yapamamışım diye beni eleştiriyor. Tebessümle karşıladım arkadaşı. Beni bakan zannediyor herhalde, ona  buradan teşekkür ederim, öyle bir yetkim yok ama öyle vehmetmiş demek ki. Oysa biz iki yıldır, 13 tane köyün temizlik ihtiyacını karşılıyoruz. Büyükşehir bunun için bize bir kuruş vermezken, AKP’li  Şile Belediyesi’ne ayda 112 milyar veriyor. Aynı işi yapıyoruz, Şile’yle yüz ölçümümüz de aynı. Böyle bir adalet olur mu? Biz bunun sıkıntısını yaşatmamak için en çok köylere zaman harcadık. Uzaktır, mahrumiyet kalmasın diye elimizden geleni yaptık. Bunları sizinle paylaşmak istedim, şikayet, karalama amacım yok. Gerçekler karınca misali bile olsa hedefine varır. Yeter ki doğru dürüst bir iş yapalım. 

“KORKMAYACAĞIZ, SUSMAYACAĞIZ.” 

Projelerimiz ortaya çıktı. Kaynağını da buluyoruz, projeyi de üretiyoruz, insanı da yetiştirdik, tek bir takım haline getiriyoruz belediyemizi. Şimdi ilçemizde olan bütün gelişmeleri tek tek fark edeceksiniz. Kaynak yokluğunda, imkansızlıklar içerisinde olsa da niyetimiz, irademiz, hak, hukukumuz, gitmek istediğimiz yol bu. Burada cami varsa cemevi de olacak, bütün ihtiyaçları karşılayacak, hepsini yaşatacağız. Bunlara saygı olacak, Cumhuriyet değerlerini de koruyacağız, üniversitesine de yer verdik, İmam Hatip Lisesi’ne de yer gösterdik. Bu kentin demokratik yapısı bu. Bunu bir zenginlik haline çevirip umuda gideceğiz. Karamsarlık bizim işimiz değil. Bizim bu Cumhuriyet’i değiştirmek gibi bir düşüncemiz de yok, bunu korumak gibi bir irademiz var. Korkmamak, susmamak, bu iradeyi sandığa yansıtmak lazım.”

Önerilen Haberler

Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner948

banner2166