banner1503

Yemişim Sevgililer gününü

Merhaba sevgili dostlar. Öncelikle hatırınızı sormak istiyorum. Nasılsınız? İyi olmak artık mucizeye kalmış olsa da direnmeye devam değil mi? Ülkemizde ki siyasi sorunlar, problemli politikalar, diğer ülkelerle olan diyaloglar, bir yandan terör laneti. TÜRK OLMAK, TÜRK KALMAK, EZELDEN BERİ HEP ZORDU, HERKESİN ZORUNA GİTTİ ZATEN, GİTMEYE DE DEVAM EDECEK ÇÜNKÜ TÜRK DOĞMAK TÜRK OLMAK BİR AYRICALIKTIR ÇÜNKÜ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK GİBİ, DÜNYAYI HİZAYA GETİREN VE TÜRKÜ YÜCELTEN EN BÜYÜK DEVRİMCİ BİR LİDERİ VAR! VAR OLMAYA DA DEVAM EDECEKTİR!
Şuan Afrin’ de yine bu gücün savaşını veren tüm askerlerimize tüm Mehmetçiklerimize dua ederek Yaradan’ın gücü her daim üzerinizde, geceniz gündüz gibi olsun diyor o kansız ve omurgasızlara “ŞEREFLİ NASIL OLUNUR’U” öğretirken dualarımız sizinle diyorum!
Şimdi gelelim şu sevgililer günü adında ki görsel ticaret şölenine. İçinde “Sevgi” kelimesi geçen her söze her olaya her konuya saygıyla eğilirim, bilen bilir. Lakin bu iş ticaret döndü mü kafamın da kalemimin de önüne geçeni alnından öperim.
Dünyada kutlanan birçok olaya hurra dalan bir milletiz, meraklıyız eyvallah. E be güzel kardeşim yok Noel, yok Noel ağacı diye yırtınıyorduk (ki eskiyle yeniyi bile ayırt edemeden) gâvur bayramı diye, e bugün de Sevgililer günü bende soruyorum şimdi bu ne peki diye?
Sorun bakalım dedenize ninenize neymiş bu gün lütfen sorun. Doğrular acıtır ama temkinli olun derim!

Dostlar 14 Şubat günü birçok ülkede kutlanan özel bir gündür kabul. Şimdi birde yoğurdu yemeden nasıl yapıldığına bakalım;
Tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına dayanıyor. İmparator 2.Claudius, Roma’yı kendi katı kurallarını ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Roma’daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius’ün hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius’un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak İmparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat Hıristiyan şehitliğine gömüldü. Bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramı’nın başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başladılar. O gün bugündür her yılın 14 Şubat Sevgililer Günü olarak kutlanmaya devam ediyor Roma Katolik Kilisesi'nin inanışına dayanan bu gün, Valentine ismindeki bir din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkmıştır. Bu sebeple bazı toplumlarda "Aziz Valentin günü diye kutlanır. Buraya kadar tamam mı? Sonra tabi iş ticarete dönüyor.
Yani tıpkı “Kadılar gününün tarihçesine benzer bir tarihçesi vardır Sevgililer gününün”
Meraklıyız ama öğrenip bilmeden merak bir işe yaradığını sanmıyorum ben.
Birçok ponçik dudaklı kızlar hediye bekleyecektir sevgililerinden, ufaktan bir sorun bakalım bu günün özünü ve önemini…
Aranızda vardır yiğit delikanlılar biliyorum ben, sevgilisinin elinden tutup bir buket çiçek alıp “Huzur evinin kapısını çalan” veyahut vardır parfüm yerine “Sevgi emek şefkat kokan kızlar sevgilisinin elinden tutup kimsesiz çocukların kapısını çalan”.

Kızlar, asgari ücretle çalışan o mert delikanlıları borca sokup taş sayısına göre, hediyenin pahalılığına göre ölçmeyin lütfen “sevgisini”,o zaten çalışarak sizin ileriki günlerinizin rahatını düşünerek hareket etmesi bir sevgi ve en kutsal hediyesidir.
“Ben hediye istemedim ki ondan” diyor gibisiniz ama bende size hediye gelmeyince suratınızın asıldığını görebiliyorum merak etmeyin. O yüzden o fabrikalarda ki zor şartlar altında çalışan emek kokan gençleri, şoförlük yaparak ekmeğini tüm gün trafikte pür dikkatle gözleri yorulan gençleri, pahalı parfüm kokan züppelerle karıştırıp üzmeyin. Kaybınız telafi edilmeyecek kadar büyük olur.

Beyler, bu günleri fırsat bilip pahalı hediyelerle kızların gözlerini kamaştırıp duygu hırsızlığı yapmayalım olur mu? Zaten şan şöhret, kolay para kazanmak lüks konforlu bir hayat sürdürme isteği, görsel şölen had safhada, bunu destekleyen TV programları vs.lütfen oynamayalım kızlarımızın duygularınla. Onları kandırarak değil, aydınlatarak bilgilendirerek kazanalım. Şimdi sevgili gördüğünüz sıradan normal kız gördükleriniz geleceğin annesidir, istatistiklere bakın lütfen, bakın da görün kadınlarımız ne halde. Ne yaparsak yapalım ama lütfen “vicdanımızla hareket ederek yapalım” işte o zaman kimseye zarar vermeyiz…
Ve evli çiftler özel mekanlara çoktan rezervasyon yaptırmışınızdır, çünkü işletmeler yer kalmadı diyorlar da. O gece kibar olup incelik göstereceksiniz diye yemediğiniz israf ettiğiniz o yemek parasını gidip bir çocuğun servis ücreti olarak değerlendirmenizi de alın programınıza. Sizlere ömür arkadaşınızla uzun bir birliktelik dilerken bir aylık servis ücreti yakın mesafe maximum 200 TL olduğunu da hatırlatıp sevgilerimi sunuyorum!

İşte o yüzden tekrar söylüyorum yemişim sevgililer gününü diye
Çünkü
Sevmek bir gün değildir…
Sevmek taş ağırlığına göre büyüyüp küçülmez, taş sayısına göre anlam kazanmaz…
Sevmek hediyenin ücretine göre değer biçilen bir duygu değildir…

Sevmek Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşama döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin soluklanacağı limanı olmaktır…
 Sevmek sevdiğinin canı olmaktır…
Sevmek sabırla iyi ve kötü anında ona destek olmaktır…
Sevmek canı yansa içinden bir şeylerin koptuğunu hissetmektir…
Sevmek üzmemektir, gözyaşına sebep olmamaktır…
Sevgi denince akla, nedense hep iki karşı cinsin arasındaki duygusal çekim gelir. Değildir!
Sen hiç aç olduğun halde yemek yiyen birine bakarken doyduğunu hissetin mi?

Sen hiç çok susadığın halde, su içen birine bakarken susuzluğunu giderebildin mi?
Sen buz gibi havada tir tir titrerken birini örtünce ısındığını hissetin mi?
Sen aç bir hayvanı doyurup sevgiyle gözlerine bakıp sarıp sarmaladın mı?
Sen hiç solan bir çiçeğe sevgiyle bakıp lütfen kuruma dedin mi?
Sen hiç yoksulun karnını doyurup sevgiyle elini sıktın mı, gördün mü o bakışını hiç?
Sen bir yetimin başını okşadın mı, sevgiyle sarıldın mı, hissettirdin mi varlığını?

Evet, dostlar beş harften oluşan SEVGİ kavramı böylesine çok yönlü, tüm canlıları bünyelerinde bulunan var olma kaynağımız olan sihirli bir duygudur. Her şeye sevgiyle yaklaşmamız gerekmektedir yaşamın hiçbir evresinde, hiçbir döngüsünde mutlu olmak mümkün değildir.
Sevgiyi ancak, sevgiyle bakan gözler görebilir, ancak yüreğiyle sevgiyi hissedebilen anlayabilir, zira sevgiyi barındıranlar asla başkalarına kötülük edemezler çünkü SEVGİ kötülüğün panzehiridir.
Seviyorum derken laf olsun diye değil anlam ve önemini bilerek, anlayarak, hissederek demeliyiz aksi halde kandırmaya duygu hırsızlığına girer…;
Ruhu aydınlatan sözler, elini ihtiyacı olana uzatmak, beton yığın içinde unutulan anne babalarla, kimsesizlerle vakit geçirmek tüm mücevherlerden daha değerlidir…
Sevgiyle kalın… Bir gün değil ama her gün…

YORUM EKLE

banner2252

banner2587

banner2588