banner3088

Aldatmak Sadece Fiziksel Olarak mıdır?

Güvensiz kalplerimizi karaktersiz insanlara borçluyuz…

Ben hep birlikte aldatmayı, ihaneti ve sınırlarını, günümüz şartlarında tekrar değerlendirmek istedim. Günümüz şartlarında aldatmanın tanımı biraz karıştı kanımca ama buyurun konuşup tartışalım.

Aldatmak deyince akla ilk gelen şey kadın erkek arasında ki aldatma mıdır? Sadece fiziksel birliktelik midir? Bana göre aldatmak sadece fiziksel birliktelik kesinlikle değildir. Dolayısıyla ona odaklı yazmayacağımı baştan belirtim. O başlı başına tek konu çünkü. Her şey de olduğu gibi aldatmanın da kategorileri vardır…

Yalan, sevenler arasında aldatmaya girer, keza birine verilen sözün tutulmaması, birilerin umutlarıyla oynamak oyalamak aldatmadır! İnsanlık tarihi boyunca var olan ihanet gerçeği. İhanetle karşı karşıya kalmak her insanı çok üzer, öfkelendirir, yıpratır, hatta hayata bakış açısını kökten değiştirir. Ancak günümüzde başka bir sorunla daha karşı karşıyayız! Neyin ihanet kapsamına girdiğini, hangi davranışı aldatma olarak görüp hangisine hoşgörü göstermemiz gerektiğini belirlememiz gittikçe zorlaşıyor… Nedeni mi?

Örneğin; bir erkek, kız arkadaşı yanındayken geçen bir kız için “çok güzel bir kız” dedi, buna aldatma diyebilen insan türü türedi günümüzde biliyor musunuz?  İşte asıl mesele bu, kızlar vızır vızır yiyorlar beyinlerini sevgililerinin, niye baktın, neden baktın, benden daha mı güzeldi” diye, e güzeldi yani, ne yapalım şimdi, olamaz mı? Sen Kleopatra mı sandın kendini? Aynı şey erkekler içinde geçerli! Şunu anlamıyoruz “niyet” yani gayet masumani “çok güzel gerçekten demek Tanrıya övgüdür arkadaş kötü bir şey değil, tabii ki daha güzeller daha yakışıklılar olacaktır… İdrak!

O BAKTI DİYE İHANET OLUYOR DA, GÜZELE BAKIP YALANDAN ÇİRKİN DEMEK İHANET OLMUYORMU?

Bir de ne var bunda, baktı da ne oldu be gülüm, bu kadar mı zayıfsınız? Baksın, önemli olan onun yanında “senin “olman değimlidir? Eee?

Memleket zaten açık hava tiyatrosu gibi, her yer oyuncu Her yer soytarı, her köşe başında bir yalancı.

Yüzüne gülerek arkanı döndüğün anda şeytanlık peşinde olanlarla dolu her yer. Kültür mantarı gibi her yerdeler anasını satayım. Ulan kim attı bu gübreyi bunlara, anlamıyorum ki…

Bu (gereksiz) varlıklar kendilerini uyanık, atılgan, iş koparan, özgüvenleri yüksek olarak nitelendirirler ve: “hallederiz, yaparız, sorun değil, problem yok” gibi sözleri kullanırlar. Çünkü yapamayacakları ama yapmak istediklerini bu şekilde açıklarlar. Ve nitekim yapmazlar, yapsalar bile zamana yayarlar sonucu da aldatmaya girer. Sonra geçerler klavye başına ve:“ Hiç kimseyi yalan söyleyecek kadar tanımak istemiyorum yazarlar” lanet olsun lan o karaktersizliğinize...

Gerçek konuşan ve iş bitiren insan bu kelimeleri pek ve her saniye kullanmaz. Nedeni ise düşünür sorgular araştırır ve ondan sonra karar verir yapıp yapmayacağına, çünkü verdiği sözü tutmak derdindedir. Diğer türün öyle bir derdi yoktur, olsa da olur olmasa da olur zaten…

Bir de sosyal ortamda bir yabancıyla flört etmek, bu aldatmaya girer mi sizce?

Bence fazlasıyla girer!

Bu çok tartışmalı bir konu tabi ama teknolojinin imkânlarını kullanarak kaçak dövüşenler fazlasıyla var. Gerçekten de bilgisayar hayatımızda yeni bir dönem başlattı; bugun dünyanın öbür ucunda yaşayan, sadece fotoğraflardan gördüğümüz(ki onun olduğu şüpheli) birileriyle görüşülmekte.

Unutmayalım bu kullanımı en yaygın sosyal platformu ciddiye almakta fayda var…

Cuma gelmeye görsün, sanal âlem Mekke Medine. Günahsızlar, masumlar, iyilik isteyenler yaz yaz bitmez. İyi de hoş ta bu nasıl bir ironidir ki sanalda dünyada her insan akıllı ve güzelliği savunuyor da dışarıda ki bu yüzlerce deli ahlaksız kim diye sorasım var, kusura da bakabilirsiniz. Herkes kahve kitap paylaşıyor sanalda, bulgur pilavını turşuyla yiyen bir tek benim galiba. İşte bu aldatmadır, sözelle eylemin bir olup niyetin karakterin bunu doğrulamıyorsa ihanettir!

Challes Bukovski’nin bir sözü vardır hani “Ben Çingeneleri ve.............anladınız siz onu.

Hah işte tam da bu! Niyet ve renk belli olacak arkadaş, bir rengi savunurken gökkuşağını sevemezsin, seversen bu aldatmadır!

İki kadın bir birine ahlak dışı sözler sarf ediyor sonra aynı kişiler oturup çay içebiliyorlar peki ya bu hangi kategoriye giriyor? Veyahut iki erkek BAZI ŞEYLERİN CİNSİYETİ YOKTUR! ALDATMADA, İHANETTE, YALANDA, AHLAKTA, NAMUSTA DA CİNSİYET YOKTUR!

Devir, tilkiyle plan yapan kurt ile avlanan, sonra oturup, koyun ile yas tutanların devri!

Bu devir bizi aşar dostlar, biz sevgi adalet dürüstlük barış diyelim gerisini koyverelim...

Namuslu birini aldatmak kadar kolay hiçbir şey yoktur...

Kendinize çokkk iyi davranın ve sevgiyle kalın...

YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3549

banner3212