banner4352

Gezi Parkı davasının yeniden görülmesine başlandı

banner4243

Gezi Parkı Davası’nda verilen beraat kararlarının bozulmasının ardından yeniden görülmesine başlandı.

Gezi Parkı davasının yeniden görülmesine başlandı
banner3909

Gezi Parkı Davası’nda verilen beraat kararlarının bozulmasının ardından yeniden görülmesine başlandı.

Gezi Parkı davasında verilen beraat kararlarının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden görülmesine başlandı. İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuksuz sanıklar Ayşe Mücella Yapıcı, Can Atalay, Tayfun Kahraman ile avukatları ve İçişleri Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü avukatları hazır bulundu. Sanık Osman Kavala, duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmada CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun da aralarında bulunduğu bazı milletvekilleri ile yabancı ülkelerin konsolosluk yetkilileri izleyici olarak yer aldı.

Duruşmanın başında konuşan mahkeme başkanı, "Daha büyük bir salon istedik. Ancak mümkün olmadı. 10 dakika sonra tekrar geleceğiz. Bizim açımızdan sadece sanık yakınları önceliği var. Ben bu duruşmayı yapmak istiyorum. Sanık yakınları haricinde izleyiciler aralarında anlaşıp salonda kimin kalacağına karar verin. Sakin bir şekilde huzurlu bir şekilde duruşmayı icra edelim" ifadelerini kullandı.

Ardından heyet, mahkeme salonundan çıktı ve duruşma salonunda kalabalığın azalması sonrasında geri gelerek duruşmaya başladı.

Duruşmada mahkeme başkanı, Çarşı davası olarak bilinen ve Yargıtayca bozulmasının ardından bu davayla birleştirilmesi talep edilen, Gezi eylemleri sırasında Beşiktaş Dolmabahçe Sarayı’ndaki Başbakanlık çalışma ofisine yönelik eyleme ilişkin dosyanın İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildiği ve dosyanın incelemede olduğunu bu nedenle tensibinin yapılmadığını belirtti.

Bozma ilamını reddettiğini söyleyen tutuksuz sanık Ayşe Mücella Yapıcı, "Daha önce beraat ettim ve kesinleşti. İkinci kere yargılandım yine beraat ettim. Bu kararın derhal geri alınmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

Tutuksuz sanık Can Atalay ise bozma ilamına karşı yaptığı savunmasında, "Ben buna uymak zorundayım yargılamayı bu şekilde yapacağım dediniz. Bozma sonrası serbestlik uyarınca bu dosyadan beraat kararı verilmesi gerektiği açık. Bozma kararına uymak zorunda olabilirsiniz ama bu dosyadan beraat kararı vermek zorundasınız. Bu dosya TCK 220 kapsamında görüşülmüş dosya. Mücella ablalar daha önce yargılandılar 33. Asliye Ceza Mahkemesinde. Beraat ettiler ve karar temyiz edilmeden kesinleşti. Tayfun Kahraman arkadaşım ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararı var. Bu dosyadan başka hiçbir şeyi beklemeden beraat kararı vermeniz gerekir. Biz yorganı başımıza çekip tir tir titreyip beraat beklemiyoruz. Biz Kavala gibi cezaevinde olabilirdik. Gerekçesiz ceza alabilirdik. Biz hakkınca beraat istiyoruz " dedi.

"Yeniden beraat kararı verilmesini bekliyoruz"

Tutuksuz sanık Tayfun Kahraman savunmasında, "Bu dosyada hukuka dayanan bir iddia bulunmamakta. Hukuka dayanmayan delillerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan iddianameyle ağırlaştırılmış müebbetle yargılanmaktayız. Verilen beraat kararının bozulması da bu iddianamenim hukuka dayanmadığınız göstergesi olmakta. Biz yeniden beraat kararı verilmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.

"Bozma kararı farklı davaları birleştirmenin önünü açmaktır"

Bozma ilamına karşı savunma yapan tutuklu sanık Osman Kavala, "Anladığım kadarıyla bozma kararının altına yatan asıl gerekçe farklı kararları birleştirmenin önünü açmaktır. Gezi iddianamesi FETÖ üyeliğinden suçlananların hazırladığı uydurma bir iddianamedir. Çarşı davasıyla birleşirse eğer dediğim gibi olacaktır" diye konuştu.

Sanık avukatları ise bozma ilamına karşı yaptıklarını savunmalarında, ilama uyulmamasını talep etti.

Mahkeme, ara kararının açıklanması için duruşmaya ara verdi.

Öte yandan duruşma öncesinde Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.

Grup adına açılama yapan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, “Gezi Davası’nı bugün üçüncü versiyonu sergilenmeye başlanacak. Bu dava delilsizdir, varsayımsaldır, şüphe bile söylemeyen kanaatlerin ifadesini taşıyan cümlelerin kanıt diye tartışıldığı bir davadır" dedi.

Taksim Dayanışması adına açıklama yapan Akif Burak Atlar da davada beraat kararı verilmesi gerektiğini savundu.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4391

banner4324

banner3841