banner3088

Aşk ve Muhabbet Gönüllerinizden Eksik Olmasın

Hayat karşınıza, baş edebileceğiniz sıkıntılardan daha fazlasını çıkarmışsa eğer, bunlardan çıkarılacak derslere odaklanın. Kafanızdaki soruların cevaplarını çok uzaklarda aramaya gerek yok. İçsel sesinizi, yüreğinizin sesini dinleyin. Şüphe yok ki sizi yanıltmayacak tek ses, yüreğinizin sesidir.

Biten bir şey için takılıp kalmayın, üzülmeyin; kader sizin için mutlaka daha iyisini hazırlamıştır. Zihin geçmişe takılıp kalmak ister, düşünceler buna zorlar insanı. Her şeyin farkında olup, her ahvalde şükredip, yolunuza aşk ile devam edin. En sıkıntılı anında, elini ve gönlünü aşkla muhabbetle Allah’a aç ve dua ile iste. Bir şeyi istemek, ona nail olmak demektir. Bir kez dua edip olmuyor diye arkasını bırakmak yerine, yapmış olduğumuz duada ısrarcı olmalıyız. Israrla o duanın devamına müsaade olunmuş olması, o duanın kabul olunacağına dair bir işarettir. Zira Allah, kabul etmeyeceği duaya ısrarla devam imkânı tanımaz.  Allah’ın rahmeti sonsuzdur. O kullarının dualarını duyan ve icabet edendir. Tüm mahlûkatın tınısını bile duyan Allahım bizim sesimizi duymayacak mı sanıyorsun? O ümidini kesmeyenlerle beraberdir.

Çare çaresizlikten, ümit ümitsizlikten doğar. Her ahvalde arayışlarımız biteviye sürecek yaşamın labirentinde… Yeise düşmeden bütün kalbimizle ve inancımızla sırat-ı müstakimde aşkla, coşkuyla yürüyeceğiz. İnsan nasıl bakarsa öyle görür. Yeter ki güzel bak, güzel söyle. Kalp Rahman’a bakınca güzelleşir, sonra insana baktığında ise gerçek sevgi tecelli eder…

Bir gün Musa Aleyhisselam’ın ümmetinden biri Rabb’imizi yemeğe davet etmek istiyoruz dediğinde, Musa Aleyhisselam Allah yemekten, içmekten, mekândan münezzehtir diyerek, böyle bir şeyi düşünmemelerini söyler.

Allah tarafından, Musa Aleyhisselam’a şöyle nida olur. “Ya Musa kullarımın davetini bana neden söylemiyorsun?” 

Musa Aleyhisselam: “Böyle bir daveti size söylemekten hayâ ederim” dedi.

Allah: “Söyle kullarıma davetlerine Cuma akşamı geleceğim” buyurdu.

Musa Aleyhisselam kavmine durumu iletti; bütün hazırlıklar tamamlandı, mükellef bir sofra hazırlandı.  Akşamüstü uzak yoldan geldiği belli, yorgun argın, bitap düşmüş, bir ihtiyar gelip: “Ya Musa! Uzak yollardan geldim açım, bana yemek verin” dedi.

Musa Aleyhisselam: “İhtiyarın eline bir testi verip, biraz su getir. Senin de katkın olsun” dedi.

Yaşlı adam çekip gider ve sabah oluncaya kadar beklenir, hala gelen giden yoktur.

Ertesi gün Musa Aleyhisselam Tur’i Sina’ya gidip; taaccüp (şaşkınlık) içinde Ya Rabbi ümmetime mahcup oldum “Sen bizi kandırdın” dediler.

Allah’tan kendisine şöyle buyruldu: “Geldim ya Musa, açım dedim, beni suya gönderdin, bir lokma dahi vermedin. Ne sen nede kavmin beni ağırlamadı.

Musa Aleyhisselam: “Ya Rabbi, bir ihtiyar geldi, o da bir kuldu” dediğinde, Cenabı Allah: “İşte ben o kulumla beraberdim. Ona ikramda bulunsaydınız bana ikramda bulunacaktınız. Ben ne semalara ne yerlere sığarım, ben ancak bir kulumun kalbine sığarım. Onu aç olarak göndermekle, beni geri göndermiş oldunuz” buyurdu.

Yunus Emre’nin bir dörtlüğü ile yazımı tamamlamak istiyorum:

Gönül Çalab’ın tahtı

Çalap gönüle baktı

İki cihan bedbahtı

Kim gönül yıkar ise.

 

Aşk ve muhabbet gönüllerinizden eksik olmasın.

Hasbi Demirtaş

27.12.2015

YORUM EKLE
YORUMLAR
H.Kocabaş
H.Kocabaş - 4 yıl Önce

Hasbi bey tebrik ederim,harika bir yazı olmuş.
elinize,gönlünüze sağlık.

banner3205

banner3211

banner2251

banner3196