banner3088

Aydınlığa Yürümek

Bir grup sinek ile bir grup arıyı şişeye koyup, şişeninin açık olan ağız kısmını karanlığa, şişenin kapalı olan dip kısmını aydınlığa gelecek konumda yerleştirmişler.  Şişenin içindeki bütün arılar kapalı olmasına rağmen aydınlığa doğru üşüşmüşler. Şişenin dip kısmı kapalı cam olduğundan, camın da arıların yabancı olduğu bir nesne olmasından, sürekli dışarıya çıkmak için dip tarafta cama çarparak, dışarı çıkmayı başarmaya çalışmışlar. Şişenin içindeki bir grup sinek ise karanlığa açık olan şişenin ağızından dışarı çıkarak kaybolmuşlar. Her şeye rağmen arılar şişenin karanlığa açık olan ağzından dışarı çıkmıyorlar, tüm arılar camın önünde –yani kapalı olan dip tarafta- ışığa ve aydınlık olan tarafa doğru tekrar tekrar kanat çırparak ışığın kaynağına ulaşmaya çalışıyorlarmış. Kıssadan hisse: Işığa ve aydınlığa doğru yürüyenlerin önünde her daim engeller olacaktır kuşkusuz. Arıların aydınlığa ulaşabilmede verdiği kesintisiz mücadele, taşı delen su taneciklerinin gücü değil sürekliliğidir ifadesiyle nasıl da örtüşüyor. Işığa ve aydınlığa meftun olanların bütün engellemelere rağmen ışıktan ve aydınlıktan vaz geçmemeleri, arılar veya arı gibi olan örnek çalışkan insanların çabalarını daima sürdürebilmelerindendir.

Sinekler ise karanlığa, belirsizliğe ve umutsuzluğa sıvışan kaçanlardır. Şişenin ağızının karanlığa bakmasının bir önemi yoktur. Sadece kendi yaşamları ve çıkarları söz konusu olduğundan, ilkesiz, inançsız, yüreksiz ve korkak varlıktırlar. Sinekler, fırsatçı ve parazit ruhlu insanlar gibidir.

Örnek ve çalışkan insanlar; ülküleriyle, ilkeleriyle, sevgileriyle, muhabbetleriyle, azim ve dürüstlükleriyle arı gibidirler. Onlar kendilerine ve yaşadığı topluma saygılıdırlar.

Arılar gibi farklı kokuların, farklı renklerin, farklı özlerin, polenlerin ve güzelliklerin taşıyıcısı, bütünleyicisi ol. Sinekler gibi asalak, günü kurtarıcı, elindeki çarçur eden olma.  Kovanındaki peteklerin her daim dolu olsun. Topladığın polenleri ve özleri biriktir ki; dimağındaki kültürel, insani ve vicdani kipler dolu dolu olsun. 

Unutmayınız ki; Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla kendi ışığından bir şey kaybetmez.

“Uykuya dalmış bilgisiz kişiye öğüt vermek, çorak yere tohum saçmaktır.”  (Mevlana)

                                                                                                                                                                                                                                

Hasbi Demirtaş

 30.11.2014   

YORUM EKLE

banner3205

banner3211

banner2252

banner3196