banner3088

Başka ülkelerde böyleymiş!!!


Sayın Gürsel Tekin güya balıkçıların sorunlarını ve sıkıntılarını dinlemiş! Bence önce kendi seçmeninin sorunlarını ve sıkıntılarını dinlemeliler! Malum, görüştüğü kişiler her fırsatta bugünkü iktidarı, kendilerinin iktidar yaptıklarını ve tebliğdeki 24 metre derinlik yasağını geri çekmezler ise iktidarı aşağı çekeceklerini söyleyerek tehdit ediyorlar! Yani bir anlamda “iktidara kim gelirse gelsin bizim dediklerimizi dinlemeliler, bizim istediklerimizi vermeliler” anlamını taşıyor bu hareket! Bu yüzden Sayın Tekin rakip partinin adamlarını (!) bırakıp kendi tabanındaki seçmenlerini elinden kaçırmasın. Zira %10 barajını zor aşarlar bu gidişle!

Ayrıca CHP liler son on yılda o kadar çok sıkıntı dinlediler ki, bu sıkıntı dinlemelerinden sıkılmadıklarını hemen her akşam TV den seyrediyoruz! Sıkıntıların “Çözüm” aşamasında CHP ye fazla iş düşmüyor zaten; hedeflerinin sadece sıkıntı dinlemek olduğuna kendilerini öyle alıştırmışlar ki, iktidar olacak gibi değil. Sanki muhalefette kalmak için çalışıyorlar! Bak, yiğidi öldür ama hakkını ver! Bir derdiniz bir sıkıntınız mı var? CHP ye alo deyin, hemen sıkıntı dinlemeye gelirler. İsterseniz Kandilli de olun fark etmez (!) Sıkıntınızı iyi anlatırsanız, üstüne bir de horon teperler!

Hiç unutmam, dağılan en son koalisyon hükümeti sonrası yapılan ilk yerel seçimlerde, ilçemizdeki CHP li belediye başkanı, mahallemizde halkın “SIKINTILARINI” dinliyordu. Size yemin ediyorum, CHP li belediye başkanımızın yüzünü ilk defa o kahvede gördüm. Seçimlere sayılı günler kalmıştı. Başkan hararetli bir şekilde söz için parmak kaldıran vatandaşlara “ Söyle kardeşim senin ne sıkıntın var?” diyordu.

Ağlamak istiyorum yaaa ne sorumlu bir başkan!

“Yaz” diyor kâtip recep Beyin sıkıntısını...

Yaz kâtip Ahmet Beyin sıkıntısını...

Yaz kâtip Hasan Beyin sıkıntısını...

Zavallı kâtip (!) devamlı yazıyordu...

Sonuç: CHP %05 - AKP%55 İsteyen araştırabilir...

Senelerden beri nerede bir maraz var CHP orada! Maksatlarının sadece sorun ve sıkıntı dinlemekten ibaret (!) olduğunu ülkemizde bilmeyen kalmadı artık.

CHP’nin “Mal bulmuş mağribi gibi” hükümet karşıtı her olayın içinde yandaş medya ile birlikte olması; sadece oy toplama kaygısı içindir. Yani hiç kimse bu CHP nin sıkıntılarına çare olacağına inanıp iktidar ile arasını bozmasın!

&&&

Balıkçı sorunu!

Diğer yandan AKP de dâhil bakıyorum da tüm siyasiler şu ya da bu şekilde hep zengin ve büyük balıkçı tekneleri tercih ediyorlar. Bunların arasından fakir kıyı balıkçıları arasında dolaşanına hiç rastlamadım. Kıyı balıkçılarının oyu işe yaramıyor mu?

Kıyı balıkçılarının takım elbiseleri, şaşalı tekneleri, altında cipleri, kocaman mutfakları ve balık sofraları yok diye mi adam yerine koyulmuyorlar? Zırt pırt Ankara’ya gelip balık getirmedikleri için mi ikinci sınıf insanlar?

Tebliğleri bu kadar kasmanın bir anlamı yok o zaman! 40-50 kişi ne derse siz onu yapın. Onların teknelerine çıkıp onların kornalarını onların havalarını çalın. Yalnız iş oy istemeye geldi mi sakın bu adamların tehditlerine boyun eğmeyin çünkü amatör oltacılar ve kıyıcılar sayıda bunlara bin basar. (!) Şayet iktidarı oy vermemekle tehdit etmek işe yarıyorsa; tüm kıyı balıkçıları ve amatörler hep birlikte "size oy yok" diye eylem mi yapalım? Üstelik kıyı ve olta balıkçılarının bu güne kadar "Para isteriz" vermezseniz katliam yaparız diye tehdit savurdukları hiç görülmemiştir! Hükümet çıkardığı yasanın arkasında üç gün duramıyorsa bu hükümet’te inanırlılığını kaybetmiştir artık!

&&&

Efendim Sayın Gürsel Tekin ne diyor:

“Dünya kriterleriyle aynı kriterde uygulama olması gerekiyor. Arkadaşlarımızın istedikleri bu, Başka ülkelerde böyleymiş. ‘Yunanistan’da ya da başka bir ülkede nasıl bir uygulama yapılıyorsa burada da yapılsın biz buna karşı değiliz’ diyorlar. ‘Ama orada nasıl bir para yardımı yapılıyorsa burada da yapılsın’ diyorlar. Biz arkadaşların çalıştığı koşulları gördük. Çok zor koşullarda çalışıyorlar. Bugün açılamadılar. Masa başında balık yemek çok kolay... O balığı tutmanın ne kadar zor olduğunu gelip görmeleri gerekiyor”

&&&

Yani hem para versinler, hem Yunanistan ve ya başka ülkelerin uygulamaları olsun. Neden? Çünkü bizim hükümetimizin ve Üniversitelerimizin açıkladığı raporlar ve çıkardığı yasalar bu balıkçı kardeşlerimizin istediği şekilde olmadığı için! “Başka ülkelerde böyleymiş” yani Sayın Gürsel Tekin (CHP olarak) “Başka ülkelerde böyleymiş” diyerek konuyla alakalı partilerinin hiçbir fikirlerinin olmadığını mı ima etmiştir?

&&&

Madenlerden kömür çıkarmak ta zor, yıllarca insanlar çöken ocakların altında can verdi! Ormandan ağaç kesmekte zor; yıllardır orman köylülerinden birçok kişi tomruk veya ağaç taşırken traktörlerin altında kalmıştır! Yıkılan tomrukların altında kalarak ölen veya sakat kalanlar da az değildir. Çiftçilikte zor; yaz kış vakti saati geldiğinde toprağı sürersin, tırmıklarsın ekersin sularsın; güneşin altında cayır cayır yanarak mahsulü toplarsın; sonra piyasada para yapmadığını görünce yıkılır ürünü ya yakar ya yollara saçarsın!

Bir sene kurak olur, mahsul yanar, bir sene sel gelir mahsulü alır gider. Köylü aç kalır vatandaş ürünü pahalı yer! Esnafın işi de zor enflasyon, devalüasyon, dünya krizi olur; günlerce, aylarca siftah yapamazsın. Sessizce kepenkler kapanır insanlar bu kriz yüzünden icralık olurlar ve devlete borçlarını nasıl ödeyeceklerini kara kara düşünürler.

Dolmuş ve Otobüslerinde işi zor, yaz kış yollarda insan taşırlar maksat insanlarımıza hizmet (!) yollarda kalıp kurda kuşa yem olmasınlar! Yani kısaca sadece balıkçılık değil tüm işler zordur. Kimseye silah zoruyla sen bu işi yapacaksın demiyorlar. Geçen sene devlet 20 cm altında balık tutmayacaksın dedi ama tam aksine çarşı Pazar parmak kadar balıklarla doluydu! Devleti dinleyen kim? Her fırsatta bu milletin balık ihtiyacını biz karşılıyoruz diyenler sanki “bedava” balık dağıtıyorlarmış gibi kasılmaları çok komik! Çok şükür 15 Nisandan beri bizim balık ihtiyacımızı kıyı balıkçıları ve Norveç balıkçıları karşılıyor. Kimse balıksızlıktan ölmedi! Denizle o kadar iç içeyiz ki isteyen kendi yiyeceği kadar balığını tutma lüksüne her zaman sahiptir.

Ayrıca şimdiye kadar “çok zor durumdayız” diyerek, Devlete karşı ayaklanıp “tehdit” eden ne bir kömürcü ne bir oduncu ne bir rençper, ne bir esnaf gördük! Madenciler ölüyor diye kömürsüz kalmadık. Köylüler yaptıkları işin tehlikesi arkasına gizlenip devletten kesmediği ağacın parasını istemediği gibi; bizleri bu senelere kadar hiç odunsuz bırakmadılar! Güneşten yandı diye veya sel aldı götürdü diye hiç birimiz aç kalmadık. Esnaflar iflas ediyor diye hiçbir şeyin yokluğunu hissetmedik!.

Belki ufak tefek hadiseler olmuştur ama hiç kimse bu şekilde devletin karşısına çıkıp posta koymadı! Hiç kimse haksızlığa uğradı sanısı ile devletine, hükümetine, sahil güvenliğine, ağız dolusu küfür etmedi! Hiç kimse tek kuruş menfaati olmadan balıkları korumak adına yaptığı eylemler yüzünden bu kadar aleni küfür yemedi!

Zaten bu milletin balık kültürü tükettiği balığın çok çok altında! Balıkçıya aldığı balığı temizlettirirken Lüferin kafasını koparttıran, lüferin küçüğüne istavrit diyen, köpek balığını mersin balığı diye yiyen, vatozları kalkan diye satın alan, orkinos yavrularını boyuna göre palamut ve torik diye evine götüren... Tirsileri sarıkanat diye yiyen, kolyozu uskumru diye pişiren, gölde çapari çeken, deniz kenarında denizden çıktığı sanısı ile yayın balığı alan bir milletiz!

Ama balık baştan kokarmış, bakın Sayın Gürsel Tekin’in bile hiçbir fikri yok. “Başka ülkelerde böyleymiş” diyor.

&&&

Deniz ve balık kültürü olmadığı için bugüne kadar denizlerimiz sahipsiz kalmıştır. “Hükümet” çıkardığı yasaların arkasında duramıyorsa; Denizlerimiz hakikatten sahipsizdir. “Denizden babam çıksa yerim” diyen zihniyet; saçı bitmemiş yetimin hakkını “benim hakkım” diye yemeye devam eder!

Biz ne dersek diyelim son sözü Mehdi Eker söyler...

Ama unutmasınlar ki, arkalarında çıkardıkları tebliğ için kendilerini destekleyenler; karşı çıkanlardan binlerce fazladır!

M.Talip Girgin

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3551

banner3197