banner2836

Ekmek israfı kötü niyet değil ‘İHMAL VE BİLGİSİZLİK!’

Ferhat Yılmaz Ekmek Üreticileri Federasyonu Trakya Bölge Başkanı… Bir başkan olmanın yanı sıra, kişiliği, karakteri, dürüstlüğü, efendiliği ve ağır başlıyla da bilinir. Fırıncıları koruduğu, elinden gelenin fazlasını yaptığı, üç yıllık başkanlık sisteminde kanıtlamıştır kendisi. Yaptığı konuşmalara geçmeden önce SHA olarak başarılarının devamını diliyor hep böyle “zorda” olsa doğruyu savunan “emekçinin” yanında olan bir başkan kalmasını diliyor, saygılarımızı sunuyoruz.

Ekmek israfı kötü niyet değil  ‘İHMAL VE BİLGİSİZLİK!’
Şenay Kobak'ın özel röportajı

‘İSRAF İHMAL DEĞİL BİLGİSİZLİK!’

Ekmek Üreticileri Federasyonu Trakya Bölge Başkanı Ferhat Yılmaz, ekmek üreticileri ve ekmek israfı hakkındaki düşünceleri sayfamız için paylaştı. Yılmaz, “Bir yıl israfımızla iki ülke yemeğini karşılayabiliriz. 55 okul yaptırabiliriz, 33 adet donanımlı hastane yaptırabiliriz. Bu kadar aç çocuk ve hala iyi bir okulda okuyamayan çocuklarımız varken bu kadar israf olması zoruma gidiyor. Ekmek israfı kötü niyet değil ‘ihmal ve bilgisizlik.’ Bayat ekmeklerden 117 çeşit yemek yapıldığını biliyor muydunuz? Ekmek öyle kolay pişmiyor, sofralarımıza gelene kadar uzun bir süreçten geçiyor bunun emekçisi çiftçidir. Fırıncıdır. Herkes uyur fırıncı uyumaz, fırıncılar aslında semtin bekçileridirler, sosyal aktivitesi yoktur” dedi.
Başkan Ferhat Yılmaz sözlerine şu şekilde devam etti;
“Fırıncılık izni olmayan bir meslektir, özveri sabır gerekir, okulu eğitimi olmayan bir sanattır ekmek yapımı, hamur bir bebek gibidir. Belirli şartlar olması gerekir iyi bir ekmek olması için. Benim babamın hiç izni olmadı, amcamın cenazesine bile zor yetişti… Onun o çalışmasını gördüm ve şartların daha iyi olması için çalıştım çalışıyorum… Haksız rekabet olması can sıkıcı. Çok fazla yük var üstümüzde, ruhsat sorunları, siyasiler, haksız rekabet vs. dolayısıyla doğru enerjimizi kullanmakta zorluk çekiyoruz.
Personel sıkıntısı var, yetişmiyor. Bir ustaya çok ödeme yapılacağına ki onun o emeğini ödemeye para yetmez ama bir iki kişi daha yanında belli ücret karşılığında ödenmesi taraftarıyım ben.
 
‘KATI KURALLAR OLMASI GEREKİYOR’
Fırıncılıkta eski saygınlık kalmadı, insan hayatını önemini bilmeyen ticaretten anlamayanların iki dudağının arasından çıkan kelimelere bağlı olması etik değil… Unlu mamullere ekmek üretimi için ruhsatı verilmesi yanlıştır, mekan körlüğü olan meslektaşlarım var. Kurallar katı olması gerekiyor, ruhsatlar ve yerler denetlenmesi gerekiyor.
Hijyene gelince seminerler düzenliyoruz, geçen sene yaptığımız hijyen seminer sonrası ciddi farklılıklar oldu, bu senede yapacağız, bilinçlenmemiz gerekiyor. Ben sigara içenlere tahammül edemiyorum fırının içinde mesela ya da iş kıyafeti unlu olmasına, boneler şart diyorum.
İlaçlama hijyen en önemli unsurlardır, temizlik malzemesine ilaçlamaya harcanmayan para cezaya verilecek, insan hayatı önemsiz değildir. Her işin bir raconu olduğu gibi bu işinde öyle, temel ihtiyaçtır ekmek. Herkes ona göre saygı duyup çalışacak, doğrusu neyse o şekilde tüketecek.
Yönetmenlik ne diyorsa o olması taraftarıyım. Ruhsatsız iş yerleri gerekirse kapatılsın, diğerlerine haksızlık olmasın.
 


‘İSRAFIN ÖNÜNE GEÇMELİYİZ’
İzmit fırıncıları çok güzel çalışırlar bu bağımında, kimsede sigortasız çalışan bulamazsınız, vergi borcu varsa arabasını satar yine öder, kimse kimseye haksızlık yapmıyor yapanda zaten barınmıyor, doğrunun yanında yanlışın ne kadar söz hakkı olabilir ki.
Sarıyer bölgesi de çok dikkatliler, nüfusa göre ayarlanmış fırınlar dolayısıyla haksız rekabette ortadan kalkmış oluyor… Ekmek sadece ekmek değildir, nimettir, berekettir. Tüketimi de dikkatli yapılması gerekir. Bu kadar aç insan varken dünyada israfın önüne geçmeliyiz. Biz kararlıyız, tüketiciyi de üreticiyi de bilinçlendirmeye devam edeceğiz. Birçoğumuz ne deriz? Ekmek teknem, ekmek parası bu zaten yeterli anlamak için…
Yönetmenliğe uyan, ruhsatı tam, gittiğimde ilaçlama yapılması şart, fırına girdiğimde eczane gibi olmasını savunuyorum, boneler takılmış üst baş temiz ilaçlama yapılmış böyle görmek istiyorum.
Bunun için çalışıyorum, mesleğimizde şımarıklık söz konusu, bone istemezler vs. ben doğru olduğunu bildiğim bir şey için çalışırım, haksızlık yok yalan yok, benim doğrum bu.
İnsanlar lezzet arayışındalar aslında, eskiden 5,6 çeşit ekmek varken günümüzde bu 35’e çıktı, dolayısıyla fazla alınıp doz ayarlanmıyor ve israf kaçınılmaz oluyor. Özellikle işletmeciler, lokanta oteller vs. en fazla israfın olduğu yerler.
Lütfen doğru tüketilsin, yeterince alınsın işletmeci takibini yapsın, ekmeğe baktığınızda sadece ekmeği görmesinler, çiftçiyi, unu, gece uymayan bir fırıncıyı, dağıtıcısını ve en sonda sadece ekmeği bulamayıp, açlıktan ölebilen bir çocuğu görsünler…
Bu tek bir halka değildir bu bir zincirdir! Mesleğimde emeğe saygım israfa düşmanlığım vardır ve ‘Ecdadımın kırıntısına hürmet ettiği nimeti çöpe attırmam’ bu böyle biline…
Doğruyu savunan doğrunun yanında olan herkese saygılarımı sunarım…”
 
Yaptığı yardımseverliğinizden dolayı biz teşekkür ederiz, zihinsel bir ailenin sadece ekmek borcu olan yüklü bir meblağı hemen halledebilen, yaşlı bir teyzeyi canınız acıyarak dinleyip, borcunu kapatan, zihinsel engelliler okullarına yaptığınız yardımlar ve birçok iyiliği siz dile getirmekten sıkılsanız da biz biliyoruz. Doğruyu sadece teoride değil asıl olan pratikte savunmanız Alexander Pope’nin bir sözünü hatırlattı bana “Doğru olan haklı olandır” diye…
Umut ediyorum ki sizin böyle çalışan ve her zaman emekçinin yanında olan yardımsever bir başkandan önce bir “duyarlı insan” olmanız birçok duyarsız insanlara örnek olur Sayın Ferhat Yılmaz...
Saygıdeğer eşinizle ve ailenizle uzun bir ömür iş hayatınızda daha nice başarılar dileriz.
 
Güncelleme Tarihi: 08 Haziran 2016, 14:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2915

banner2834

banner2250