banner3088

Cahiliye devri sanki…

Ülke olarak çok zor günlerden geçiyor, bunu her gün acıyla görüyor ve paylaşıyoruz ne yazık ki. Ben hiç kötü bir şey yazmak istemedim ve istemiyorum. Hep güzel şeylerin yazılması taraftarıyım, olaylara güzel açıdan yaklaşıyorum, zaten günümüz üzücü ve sıkıcı çoğunlukla. İsterim ki duygulara hitap edip, şiirsel, estetik, sanatsal konulardan dem vurayım. Ama gel gör ki bazı olayları hangi yönden yaklaşırsan yaklaş güzel düşünemiyorsun… Yazamıyorsun… “İnsanı çıldırtmak” için resmen bunun için çaba serf eden insanlar var… Hepimizin ortak şikayeti güzel haberler duymak, güzel şeyler görmek istememiz elbette ki ama yok! Yok! Endişe korku kötülük her yer… Ruh sağlımızı bozan emeği geçen herkesin huzuru bozulması dileğiyle…
 
Geleceğe dair hayaller yerine kaygılar yer aldı artık ve korkarım biz çocuklarımızdan “özür” dileyeceğiz bu gidişle, böyle bir dünyaya getirdiğimiz için onları…
Sanki Cahiliye Devri’yle benzer dönemde yaşıyoruz. O zamanlar çocukları diri diri toprağa gömüyorlardı şimdi ise elim varmıyor yazmaya :(
Ne farkı var? Soruyorum? Bu vahşetler bu vahşilikler insanlara ait. Ruhsuz duygusuz gözlerinden kin nefret çıkan kötülük saçan bir insan olduk.
Sevgi saygı hoşgörü birlik beraberlik diyoruz, dedikçe her gün bu duyguların insandan uzaklaştığına tanıklık ediyoruz…
Terör zaten göz açtırmıyor Ülkemizde, Devletimiz onları bir yok ediş çabasında, Şehitlerimiz gözyaşıyla uğurlanırken duyulan acı, bütün bunlar olurken çocuklara dikilen o kötü gözler ve uzanan o pis eller. Din evi altındaki o pis düşüncelerin barınağı yıktı hepimizi… Kronikleşmiş bir olayın geçiciymiş gibi hem de bir aile bakanından lanse edilmesi de çabası…
Görevi aile bakanı! Ben ona hayretle baktım bir anne olarak! Bu ülkede tek bir düşünce var, “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.” Umut ediyorum ki ve istiyorum ki bir anne olarak o yılan bütün kötü düşünceli insanları sokar, sokmazsa da oda onun ayıbı olsun…
 
Çoğu görevli yönetici bu ülkede olmaması gerektiği yerlerde görev yapıyor ve dinin arkasına sığınıp, çocukların gülüşünü söndürüyorlar… Cezasız kalmamalıdırlar! Çocuk hakları sözleşmesine göre 18 yaşının altındaki her insan “Çocuk” sayılır. Bunların çocuk hakları sözleşmesinden haberleri yok her halde? Ama nasıl olsun ki onların kafaları pantolon içinde! Yazıklar olsun!
Her şey ama her şey çocukları korumakla başlar… Devletimizden de bir anne olarak ricam, derhal o aile bakanın işine son verilmeli ve diğerlerinin hepsinin, çocuklara her kalkan el en ağır cezayla cezalandırılmalı. Bu ne din, ne siyasi bu bir insanlık suçudur! Cezasız kalmamalıdır!
:(
Canımız sıkıldığında en temiz olan çocukluğumuza sığınırız, oraya kaçarız. Huzur bulmak için büyüklükten kaçmak için… İnsan her alanı yakıp, yıktı. Bir orası kalmıştı onu da yok ediyor. Nedir bu zulüm? Hazineler dolusu bir servetten daha değerli bir şey varsa eğer, oda iyi bir çocuk yetiştirmektir.
Çocuklar ve kadınlar sizin pis düşüncelerinize eylem aracı değildir!!!
Din; doğru olan şey ne olursa olsun, emredilen şeyi yapmaktır.
Ahlak; emredilen şey ne olursa olsun, doğru olan şeyi yapmaktır!
Kimse suçuna kılıf bulmaya veya bir şeye sığınmaya kalkmasın suç suçtur! Yargılanmalı!
Ahlakınızla kalın…

YORUM EKLE

banner3205

banner3212

banner2252

banner3196