banner3088

DEĞER

Değer kelime anlamı itibarıyla:  bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet; üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.

Bir şeyin parayla ölçülebilen karşılığı, eder, paha; yaşama yön veren düzenleyiciler.
Yüksek ve yararlı nitelik; kişinin isteyen, gereksinme duyan bir varlık olarak nesneyle bağlantısında beliren şey olarak  ifade edilir. Değer, farklı bir yaklaşımla “kutsallığı olan, kutsallık atfedilen” bir kavram olarak da tanımlanabilir. Doğruluk, namuslu olma, iyilikseverlik... kutsallığı olan, sahip olunduğu takdirde insanı yücelten; bunlara sahip olmayanlarla kıyaslığında kendi varlık

alanında ona bir ayrıcalık ve erdem kazandıran ilkelerdir.



Bir kişiyi önemsiyorsanız onun için her şeyi göze alabiliyorsanız ona değer veriyorsunuzdur. Bazen öyle bir an olur ki özlemeyi, beklemeyi hatta onu her şeyden daha fazla istemeyi ve bazen de onun için onun hayatından çıkabilmeyi göze alabilmektir, değer vermek.

 

Değer vermek, kimi niçin önemsediğimizi bilmek olarak algılanmalı, değer verdiğimiz kişide nasıl bir yük oluşturduğuna bakmak demek. Zira, sevdiğimiz kişilere değer veririz.  Değer vermek, sadece düşünmekle, hissetmekle olmaz; değer verdiğimiz insana da bu duyguyu yansıtabilmek ve hissettirebilmektir. Yoksa ne varlığımızın nede yaşadığımız hayatın hiçbir kadri kıymeti kalmaz.

Hayatı ve yaşamı kolaylaştırıp zorlaştıran bütün varlıkların yaşadığımız hayata kattıkları bir değer vardır.  Bu nu yadsımak veya yok saymanın kazanımı yoktur. Bazı insanlar hayatımıza kattıkları değer ile yaşadığımız hayatı anlamlandırıp, mana katarlar. Onlar yaşadığımız hayatın sürekli akışını sağlayıp, kolaylaştırırlar. Hayatın içinde her ne varsa yaşanmışlık adına bir kazanım, bir değerdir. Tünelin sonunda karşılaşmayı umduğumuz ışık misali.  

 

Bir insan için düşünmek en büyük değerdir.  Değer akıl ve yüreklilikle üretilir.

 

Değer konusuna ilişkin bir hikayeyi paylaşmak istiyorum;          

                                                                                                           

İyi bilinen bir konuşmacı, seminere 100 dolarlık bir banknotu göstererek başlar ve 200 kişinin bulunduğu odaya,”bu parayı kim ister” diye sorar ve bütün eller havaya kalkmaya başlar.  Konuşmacı “bu parayı sizlerden birine vereceğim fakat öncelikle bazı şeyler yapacağım” dedikten sonra parayı buruşturur ve dinleyicilere “hala bu parayı isteyen var mı?” diye sorar, eller yine havadadır. Bu sefer konuşmacı “peki bunu yaparsam” dedi ve 100 $ ı yere atar ve onun üzerine basarak ezer , pisletir ve para şimdi pis ve buruşuktur, fakat eller yine havadadır ve o parayı herkes istemeye devam eder.

Konuşmacı şöyle der:

“Arkadaşlar burada çok önemli bir şey öğrendiniz, burada paraya ne yaptıysam hiç önemli değil onu yinede istiyorsunuz, çünkü benim ona yaptığım şeyler onun değerini düşürmedi o hala 100 dolar.

               

Hayatımızda çoğu kez verdiğimiz kararlar veya hayat şartları nedeniyle hırpalanır, canımız acıtılır, yerden yere vuruluruz, kendimizi kötü hissederiz fakat ne olduğu ya da ne olacağı önemli değil, hiçbir zaman değerimizi kaybetmeyiz, temiz ya da pis, hırpalanmış ya da kırılmış, bunların hiç biri önemli değildir.

Seni Sevenler Senin Ne Kadar Değerli Olduğunu Her Zaman Bileceklerdir.

 

Hasbi DEMİRTAŞ

07.06.2014

  

YORUM EKLE
YORUMLAR
merve
merve - 6 yıl Önce

değer yargılarını çok güzel anlatmışsınız. herşeyin ve herkesin , dünyadaki herkes için değeri farklıdır.

banner3205

banner3211

banner2250

banner3196