banner3088

Değerli Okurlarım

Yıllardan beri köşe yazılarımın, şiirlerimin ve öykülerimin yayınlanmakta olan sitemde yenilikler yapılmaktadır. Bilgisayar mühendisi olan Oğlum M. Özgür Nevres yenilikler üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir. Bir terslik olmazsa sitem ile ilgili çalışmaları önümüzdeki hafta tamamlanmış olacaktır. Yapılan bu yenilik sayesinde yazılarıma, öykülerime ve şiirlerime yorum yapabileceksiniz. Yeter ki yorumlarınız hakaret içerikli olmasın. Hakaret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Siteme göstermekte olduğunuz ilginize teşekkür ederim.

Değerli okurlarım. Sitemde yayınlanmak üzere yaşadığınız beldeye ait tarihi ve turistik değerleri olan fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz. Özellikle tarihi değeri olduğu halde ihmal edilmiş eski eserlerle ilgili olanlar tercihimdir. Bunları gündeme taşıyıp restore edilmesini sağlarsak hep beraber mutlu oluruz.

***

Dün TEM oto yolunda yaşanan dünyada bir emsali dahi olmayan bir kaza oldu. Bu kasada yüz dört araba birbirlerine çarparak hurdaya döndü. Haberi sunan çok şükür bu büyük kazada fazla can kaybı olmadı diyor ve kazada bir kişinin öldüğünü, yirmi kişinin de yaralandığını belirtiyor. Bu kazanın neyine şükrettiğini anlayamadım. Bir ölü ve yirmi yaralı olmasına mı? Şükredilmesi gereken böyle bir kazanın olmamasıydı. Neymiş efendim. Hava çok sisli ve yol buzlandığı için çok kayganmış. Kabahati gelin yapmışlar kimse almamış derler. Belli ki bu kazada da kimse kendisinde kusur bulmuyor. Kusur havanın sisli ve yolun buzlu oluşunda. Bu kişilere sormak gerekir. Gaz pedalı sizin yönetiminizde değil mi diye?

Bin dokuz yüz yetmiş yedi yılının soğuk bir kış gününde Ankara’daki Türkiye’nin tek Fen lisesinde okuyan kızımı görmeye gitmiştim. O yıllarda Türkiye’de bir tek Fen Lisesi vardı. O liseye Türkiye genelinde sadece doksan altı başarılı öğrenci alınıyordu. O doksan altı öğrenciden biri de benim kızımdı. Akşam karanlığı bastığında İzmir’e dönüş için yola çıkmıştım. Şansa bakın ki arabamın kaloriferi bozulmuştu. Afyon’daki Köroğlu dağına vardığımdı müthiş bir sis bastırdı. İki metre ilerisini dahi göremiyordum. Sis lambalarının bile faydası yoktu. Bu da yetmiyormuş gibi kaloriferim çalışmadığı için camlar buzlanmıştı. Yola devam edilmesini sağlayan yolun ortasındaki çizgilerdi. Yol boyunca hiçbir araba birbirini sollayıp geçmiyordu. Açık olan bir benzin istasyonuna saptım. Ön camdaki buzu eritmek için tuz aradım ama tuzları yoktu. Az ötedeki yeri göstererek geçenlerde şuraya bir arabadan tuz dökülmüştü. Belki işine yarar dedi. Hemen gösterdiği yerdeki toprakla karışmış olan tuzları ön cama attım. Bir miktar da yanımdan eksik etmediğim bir gazete içine koyarak yanıma aldım. Yolun uygun olduğu bir anda yola girip yoluma devam ettim. Afyon’a vardığımda bir bakkal önünde durup iki şişe ispirto ve üç paket de tuz aldım. Bakkal bunları sis ve buzlanma için alıyorsan alma. Zira buradan sonra ne buzlanma nede sis olur dedi. Ben yinede yanımda bulunsun diyerek aldım ve yoluma devam ettim. Bakkalın dediği gibi yol boyunda ne sis vardı ne de buzlanma. Ertesi günkü gazetelerde yoldaki sis ve buzlanmanın neden olduğu kazalarla ilgili hiçbir haber yoktu. Hiç kaza olmamıştı ki neyi yazacaklardı? Her sürücü yolun şartlarına göre arabalarını sürdükleri için hiçbir kaza yaşanmamıştı.

Günümüzdeki kazaların yüzde dosan dokuzu aşırı hız yüzünden olmaktadır. Gazetelerde sık, sık okuyoruz. Aşırı hız yüzünden direksiyon hakimiyetini kaybetti. Refüjlere çarparak arabası takla attı. Ya da aşırı hız yüzünden direksiyon hakimiyetini kaybederek durakta bekleyenlere çarptı. Daha da kötüsü aşırı hız yüzünden yaya kaldırımında yürüyen insanlara bile çarpıp ölmelerine neden oluyorlar. Peki, bu aşırı hız delilerine kim dur diyecek? Her yer kameralarla donatılsa bile yarar sağlanamaz. Bunun tek bir çaresi var. Bırakınız aşırı hızı, hız limitini aşarak kaza yapmış olan araçlara ne kaskonun ne de taşıt sigortasının ödeme yapmamasını sağlamak gerekir. Aşırı hız tutkunları bilecekler ki kaza yaptıklarında ceremesini kendileri çekeceklerdir. Aşırı hız yap. Tüm trafik kurallarını ihlal et. Aşırı hız yüzünden arabası parçalandığında kasko sorgusuz sualsiz parasını ödesin. Hal böyle olunca da kimse kazaların sonlandırıla bileceğini umut etmesin.

Özcan Nevres

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3551

banner3212