banner3088

Devlet Çözmezse Millet Çözer !

Televizyon da haber izlemekten, gazetelere göz atmaktan, internette gezinmekten kaçınır olduk bu günlerde... her gün çatışma her gün şehit. Anlayacağınız gerginlik, öfke, intikam duyguları hat safhada. Devlet  çaresiz mi? Şanlı Türk Ordusu nerede? 3 - 5 çabulçu dediler. Muhalefet "biz başa gelirsek 3 ayda çözeriz" dedi. İktidar," bıcak kemige dayandı, bu iş bitecek, analar artık ağlamayacak"  vs. dedi. Ancak analar ağlamaya, kardeşler kin ve nefret kusmaya, komşular plan kurmaya başladı. Anlayacağınız bıçak kemiği de sıyırınca vatanaşlarımızında sabrı tükendi. Pimi çekilmiş el bombası gibi patlamayı bekliyor. Belki de istenen de buydu. Terör saldırılarını artırmak, şehit haberleri ile halk üzerinde ki psikolojiyi hat safhaya yükseltmek ve küçük bir kıvılcımla, Türk- Kürt çatışması yaratarak, vatanımızı kan gölüne çevirip, Dünya zirvesinde ki konumundan alaşağı etmek.

****

AB üyesi ülkeler bir bir iflasın eşiğinde kıvranırken, iç ve dış politikaları ve geliştirdiği stretejilerle dünya devletleri arasında dikkatleri üzerine çekerek, adından ve gücünden sıkça söz ettiren Türkiye' de gözü olan ülkelerde kurulan locaların hain ve şeytanca planları işlemeye devam ediyor.  Şehit cenazelerine katılan devlet büyükleri, askerler ve bürokratların yüzüne bakıldığında ise acı bir mahcubiyet ve eziklik var. Şehitlerimizin anne ve babalarının, çocuklarının gözlerinin içine bakmaya çekiniyorlar. Çünkü o gözlerle, göz göze geldiklerinde alacakları mesaj belli. "Kanımız yerde kalmasın, bu acı artık bitsin, vatanımız hakikaten sağ olsun, selametli olsun, kan akmasın. Yoklukla var ettiğimiz, ağladığında ağladığımız, güldüğünde güldüğümüz, büyük emek ve fedakarlıklarla büyüttüğümüz çocuklarımız artık vurulmasın. Vatanımızın sırtına sinsice saplanan her hançerin sahibi yakalanıp bunun hesabını versin."

****

 3-5 çapulcu, dağda yaşayan 3-5 çapulcu...  düşünüyorumda, Silahlı Kuvvetlerimizin elinde bulunan son teknoloji silahlar ve ekipmanlara rağmen, bu 3-5 çapulcu nasıl bu kadar çok can yakabiliyor. Neredeyse havada kuş uçurmayacak teknoloji ve teknik ekibe sahip olmamıza rağmen. Bunca yıldır bu yara hala neden kanıyor? İktidar muhalefetten öneri bekliyor, muhalefet iktidardan çözüm umuyor, vatandaş askerinin polisinin sağ salim eve dönüp dönmeyeceğini merak edip dua ediyor.  Her kafadan bir ses çıkarken, karakollarımızdan havan, roket ve silah sesleri yükseliyor. Sonrasında ise hep aynı nakarat, "karakolumuza yapılan saldırıda 8 askerimiz şehit edildi. Asker, bölgede geniş çaplı operasyon başlattı. Çatışmalar sürüyor. "Orada evladı görev yapan annelerin yüreği ağzında, gözü telefonda kulağı ise kapı zilinde... Acı haber gelir gelmez, feryad figan bütün Türkiye yasda. Büyük bir sessizlik hakim. Hemde öyle böyle bir sessizlik değil. Tv'lerde ise ayrı bir muamma. Yıllardır onarılmayan baraka karakollarımız bir bir teşir ediliyor. Ordunun bölgeye ne kadar asker sevk ettiğinden tutun da ne tür silahlarla hangi dağda, hangi patikada olduğuna varana kadar bütün bilgiler TV ekranlarında ki tartışma programlarında. İzmir' de askeri servise yapılan hain saldırı da ise çaresiz,  aciz bir devlet imajı çizilirken, PKK'nın batı da ki hakimiyetinden de artık söz eder oldular. Yani bilinçli ve bilinçsiz yandaşlar PKK propagandası yapmaya ve onun sözde gücü ile bizi korkutmaya çalışıyorlar.

****

Vatandaş ne yapsın... Çaresiz.  Çaresiz çünkü bin bir türlü vaadlerle gelen siyasi otorite, binbir bahane uyduruyor. Ha çözdük, ha çözeceğiz derken, arap saçına dönüyor iş. Çünkü sorun Kürt meselesi adı aldıtında PKK meselesi. Bu sörunu Devlet çözmese, millet çözecek. Millet çözerse hainlere gün doğacak..  Anlayacağınız PKK sorununun meclisteki adı kürt sorunu. Bunu Devlet çözmeli. Fakat bu sorunun Kürt sorunu olduğunu iddia edenlere, Devlet tarafından verilen onca tavize rağmen istekler bitmiyor. İstekler arttıkça PKK' nın saldırıları da artıyor. Ve dağdaki çapulcularına güvenen meclisteki kravatlı çapulcuların ağzından tükürükler saçılıyor. Birde utanmadan ahkam kesip, Türk Milletini simgeleyen mecliste tehditler savuruyorlar.  Öz başkanları kodeste olan eş başkanlar, TSK silah bıraksın diyor. TSK silah bıraksın!. Bu ne cürrettir. Kurtuluş savaşında atalarımız canına, malına, namusuna daha da kıymetlisi vatanına göz diken düşmanlara karşı o yoklukta bile silah bırakmazken, eli kanlı VATAN HAİNLERİ' ne karşı mı silah bırakacak!  PKK vekili bu hainlerin meclise girmeyi bir kenara bırakın, köpek kulübesinden çıkmaması lazım.  PKK'nın maske olarak kullandığı vatansever kürt kardeşlerimizin durumu ise hepten vahim.  Köylerinde PKK karakol basarken çaresizler. PKK bir gece evine girip, ambarlarını boşaltırken sessizler, evlatları dağa götürülürken elleri kolları bağlı. Tehdit, baskı, kan dökmek, can yakmak bu hainlerin en iyi yaptığı iş.

****

PKK'nın son olarak CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün' ü kaçırma cürretini gösterdi. Tepkiler yine hat safhaya ulaştı ve PKK açıklama yaptı. 48  saat içinde Aygün'ü salacaklardı ve saldılarda. Gerekçe olarak' da toplum baskısını öne sürdü hainler. Yani kendi memleketinde PKK'lı anarşistler tarafından kaçırılan T.C.' nin bir Milletvekili toplum baskısı ve oluşan tepkiler nedeni ile serbest bırakılmış. Açıkcası bu bana pek inandırıcı gelmedi. Hüseyin Aygün' ü kaçırıp toplum tepkisi nedeni ile serbest bırakan teröristler, daha geçtiğimiz günlerde 8 askerimizi şehit etmedi mi!. İzmir' de canlarına kast ettikleri askerlerimizin servisine bomba patlatıp 1 askerimiz şehit edilmedi mi! Doğu Anadolu ve civarında yol kesip araç yakan, devletin hizmet araçlarına benzin döküp cayır cayır tutuşturan. Bu zamana kadar yüzlerce, binlerce asker, polis memuru, devlet memuru, sivil vatandaşımızın hatta ve hatta bebek denecek kadar küçük yaştaki çocuklarımıza kurşun sıkmadı mı! Bütün bunlara Türk milleti, Aygün' ün kaçırılmasından daha mı az tepki gösterdi de PKK eylemlerinden vaz geçmedi ve eylemlerine hala devam ediyor.  PKK' nın yağlayıp balladığı Aygün'ün dönüş konuşması da çok ilginç. Hüseyin Aygün açıklamalarında dağda ki 18-25 yaş arasında ki teröristlerin evlerine dönmek istediklerini, Kürt sorununun çözülmesi ve ateşkes istedikleri mesajını vermiş. Ayrıca PKK nın Suriye' deki yöneticilerinden Bahoz Erdal isimli eşkiya başı da Aygün' ü kaçıran ekibi arayarak "Kılına zarar gelmesin" talimatı vermiş ve güvenliğinin sağlanarak serbest bırakılmasını istemiş. Vay be lutfetmişşş... "Ne iyi adammış.. Helal olsun" falan mı dememiz gerekiyor!  ya da böyle düşünmemizi ve PKK cici örgüt olarak görmemizi mi istiyorlar! Her birinin ALLAH bin kere belasını versin! PKK - Aygün diyaloğunda dikkatimi çeken bir başka husus da, Aygün' e salıverilmesinin öncesinde düzenlendiğini düşündüğüm veda törenindeki şu konuşmalar; Aygün'ün açıklamasına göre, PKK' nın kendisinden "Bağımsız kimlikle" siyaset yapmasını istemiş. Ayrıca PKK' lı vatan hainleri Aygün' e ; "Burada ki kardeşlerini unutma" demiş, sarılıp öpüşerek uğurladıkları Aygün ise onlara cevaben onları unutmayacağına dair söz vermiş. Oldu, madem bayram yaklaşıyor ya orda ki kardeşlerine 3 - 5 bayramlık da gönderirsin artık. İnsan kardeşlerini unuturmu hiç! Yazıklar olsun... Bu vatanın sana ve senin gibilere verdiklerine yazıklar olsun. Haram zehir olsun... Evlerine dönmek isteyen PKK' lı hainleri tutan yok. Buyursunlar insinler dağdan.  Şehitlerimizin kemikleri sızlarken, Şehit analarının gözlerinde ki her damla yaş da boğulacaksınız!.  Hani güzel bir söz var ya onunla bitirmek istiyorum yazımı.. "BU VATANA HİZMET EDENLERDE, İHANET EDENLERDE ASLA UNUTULMAZ!"

Saygılarımla...

 
YORUM EKLE
YORUMLAR
murat engin
murat engin - 7 yıl Önce

sayın servet kardeşim sen nerelerdesin yav beni ara konuşalım beya ha bu arada çok güzel özetlemişsin yine türkiye gerçeğini teşekkür ederim kardeşim allahaemanetol grz.

ibikli

banner3205

banner3196

banner3551

banner3211