banner3088

Dilin Kemiği Yok

Dün gerçekleşen Silivri Belediyesi meclis toplantısında Ak Parti grubunun verdiği önergeler günlerdir yazdığım köşe yazılarımın başlıklarıydı adeta. Birincisi Silivri’deki yol sorunu ve ikincisi İstiklal Marşı konusu. Haberdin detaylarını hemen yan satırlardan okuyabilirsiniz. SERTLEŞME SORUNU VARMIŞ Önce yol olayından başlayacağım. Daha yapıldığı günden çökmeye başlayan yeni yolları yazmıştım dün. Konuyla ilgili Ak Parti gurunu önerge sundu ve sebebini sordu. “Neden çöküyor bu yollar?” dedi ve Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar sorunu özetledi. Efendim yollarda sertleşme sorunu var imiş. Sertleşememiş bizim yollar. Çünkü kamyonlar, yolların üzerinden geçtikleri ve su döktükleri için taşlar çöküyormuş. 20 cm çökmesi gayet doğalmış. Zaten çökme olan yerlerde yapılan yeni tadilatlarda göze çarpmıyormuş. Bana çok mantıklı gelmedi ama Başkan taşları öyle bir methetti ki meclis sonrası gazeteye gelirken taşlardan bir parça koparıp başıma koyasım geldi. Bağıra çağıra getirtmişler bu taşları meğer. Aydın’dan İzmir’den özel olarak bulmuşlar. Taşlar som altın sanmayın. Bildiğin Arnavut kaldırımı ve granit. Bu kadar zormuş bu taşları bulmak. Madem zor muş, bu kadar emek de sarf etmişler ben bu yollarla ilgili daha bir şey yazamayacağım. Bizim başkan yolların sertleşme sorununa çare bulsun; yollar çökmesin de başka bir isteğimiz yok. Eline sağlık şimdiden... TEKRARINI GEREK GÖRMEMEK VE KÜÇÜK ŞEYLER Ak Parti gurunun verdiği bir diğer önergede İstiklal Marşı ile ilgiliydi. Biliyorsunuz Ekim ayı meclisinin 3. Oturumuna şehitlerimiz için bir dakikalık saygı duruşunda bulunmuştuk. Hemen sonrasında İstiklal Marşına başlamıştık ki Silivri Belediye Başkanı “Gerek yok” diyerek kestirmişti marşı. Çoğu kişi bunu köşe yazımda kaleme aldığımda inanmamıştı ama meclis ses kayıtlarında bu konuşma saniye saniye geçti. Hemen ertesi gün de SODEV ve Silivri Belediyesi iş birliği ile düzenlenen “Nasıl bir anayasa” konulu panelde yine İstiklal Marşı okunmadı. Bu panalde BDP’li Abdullah Levent Tüzel konuşmacı olacağı için katılmamıştım. Kendisini anaysa ile ilgili söyleyecekleri beni çekmeyecekti. Tam da bu konuyla ilgili Ak Parti gurubu önerge verdi ve bu seferde “Neden panelde İstiklal Marşı okunmadı” dedi. Başkan Işıklar’ın bu önergeye de cevabı vardı tabi. İlk olarak “Tekrarını gerek görmedik" dedi. Meclisten sesler yükseldi. “Zaten mecliste de marşı okutmadınız ki” Sonra özür diledi ve sadece saygı duruşu yapıldığını hatırladı. Herhalde basının yazdığı yazılara takıldı (ki bu konuyu sanıyorum ben ve Cihangir Davutoğlu yazmıştı) “Küçük şeylerle bu önemli toplantıyı ıskalamayın” dedi. O küçük dediği şey bizim tahmin ettiğimiz şey miydi? İKİNCİ KESİM KİM? Ha bir de ikinci kesim olayı var. Bazen ben mi art niyetliyim diyorum, ama Başkan Işıklar ya düşünmeden cümle kuruyor ya da ben de anlama bozukluğu var. Bakalım bu ikinci kesim sözlerinden siz ne anlayacaksınız… Söz konusu İstiklal Marşının okunmadığı panelde “İki kesimin de insanları” varmış. Başkan Işıklar aynen böyle söyledi. Dolayısıyla hassas davranılması gerekmiş. Şimdi birinci kesim biz oluyoruz otomatikman. Peki ikinci kısım? Kürtler mi? E onlar içinde yine meclis toplantısında “Sonuçta birlikte yaşadığımız, yeri geldiğinde kız alıp verdiğimiz kardeşlerimiz, hemşerilerimiz. Artık bütünleştik” demedi mi Özcan Başkan? E dedi. Yani onları da ikinci kesimin içinde tutmadığımıza göre? Öyleyse ikinci kesim Kürt kesmi de değilse, kimdi o zaman? Siz kim için okumadınız İstiklal Marşı’nı? 
YORUM EKLE

banner3205

banner3212

banner3152

banner3196