banner3088

Eğer Bir Çocuk

Bedenimiz farkında olsakta olmasakta içsel duygularımızı yansıtır. Kişiden kişiye değişen duyguların, yansımasıda farklıdır. Örneğin, biri sıkıldığında parmaklarıyla değişik hareketler yapıp oynarken, bir diğeri tırnaklarını yer, bir diğeri ise gözlerini kırpıştırıp saçı ile oynar.  Bu hareketleri, bu belirtileri tanımlayan ve anlamlandıran kişinin, çevresindekilerle kurmuş olduğu iletişimde bilinçli olur.

Küçük çocuklar duygularını her ortamda çekincesiz yansıtırken, büyüdükçe dış çevreden gelen uyarılar, baskılar ve anne baba sınırlamaları, yaptırımları çocuğun dış dünyasında etkin olmaya başlar. Dışındaki otoriterin çokluğu çocuğun iç dünyasında ikileme dönüşür. Her ortamda doğal duygularını dışa yansıtan çocuk, büyüdükçe benler arasında ilişkide farklılık kazanır. Benler arasında sağlıklı ilişki kurmak için, diğer benler arasındaki çatışmaların nereden kaynaklandığını araştırmak ve tespit yapmak gerekir. Aksi halde benler arsındaki mücadele şiddetli derece olursa, davranış ve kişilik bozukluklarına yol açabilir. “Dürüst ve ahlaklı ol, yalan söyleme”,  Büyüklerinin yanında oturmana dikkat et.” , “Çalışkan ol tembel olma.”

Çocuk duygularını, ağlamasını, gülmesini ve üzüntüsünü bütün bedeniyle ve saflığı ile yansıtırken, büyüdükçe duyguların bu doğal ifadesi, çevresi ve büyükleri tarafından engellenir. Bu engellemeler bazı kimselerde öylesine büyük olmuştur ki, yetişkin olarakda iç dünyalarıyla doğrudan duygu ve düşünceleriyle ilişki kurmada zorlanmıştır.

Aşırı engellenmiş ve bastırılmış bir çocukluk dönemi geçirenlerin kafaları karmakarışık, yüz ifadeleri ise donuktur.  “Ne ekersen onu biçersin” çocuk eğitiminde geçerli en güzel darbımeseldir. Çocuklarını sürekli olumsuz yönde eleştiren, kısıtlayan, her davranışını kontrol eden, duygu ve düşüncelerini özgürce ifade etmesini engelleyen anne baba içine kapalı, alıngan, çekingen, karasız ve pısırık bireyler yetiştirirken; çocuklarının duygu ve düşüncelerini kendi doğası içinde kabul eden anne babalar ise öz güvenli, girişimci, kendisi ve çevresi ile barışık,  insan ilişkilerinde başarılı bireyler yetiştirirler.

“Eğer bir çocuk sürekli eleştirilmişse,

                Kınama ve ayıplamayı öğrenir.

Eğer bir çocuk kin ortamında büyümüşse,

                Kavga etmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse,

                Kendini suçlamayı öğrenir.

Eğer bir çocuk desteklenip, yüreklendirilmişse,

                Kendine güven duymayı öğrenir.

Eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse,

                Adil olmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk güven ortamı içinde yetişmişse,

İnançlı olmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse,

                Kendini sevmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa,

                Sıkılıp, utanmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk öğülmüş ve beğenilmişse,

                Takdir etmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk hoş görüyle yetiştirilmişse,

                Sabırlı olmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse,

                Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.” (Nolte)

 

Bireysel ilişkilerin kurulmasında sözlü ve sözsüz iletişim etkindir. Akıl, mantık ve düşünce sözlü iletişimi, duygu ve ilişkileri sözsüz iletişim ifade eder. (Zihnin mesajı sözle, gönlün mesajı sözsüz ifade edilir.)

Günlük iletişim içinde benlik tanımlarını reddeden kişiler arasında kafa ve gönlü zenginleştirecek doğru iletişim kurmak mümkün değildir. Bireylerin birbirlerini önemsememeleri iletişimi psikolojik bakımdan temelden sarsan etkendir.

“Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek, Dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez.”(E.E.Cummings)

Hasbi Demirtaş

 

Merhaba, çocuklar.

    Bir geniş, bir büyük <Merhaba> demek,

        Sonra bitirmeden sözümü

Yüzüne bakıp gülerek

     -kurnaz ve bahtiyar-

           Kırpmak gözümü…

Biz ne mükemmel dostlarız ki

       Kelimesiz yazısız anlaşırız…

           Merhaba, çocuklar,

                 Merhaba cümleten…

Nazım Hikmet

YORUM EKLE

banner3205

banner3197

banner3152

banner3196