banner3088

Erkekler dokunmayı bilir, sevmeyi kadın öğretir…

Hep kadınlar şöyle, kadınlar böyle, deriz… Onların mutlu olabilmesi için çeşitli hediyeler, sürprizler yapılır... Kendilerini yalnız hissetmesinler diye sıkça aranırlar çünkü bir kadın mutsuzsa bulunduğu yerde güneş de doğmaz... Onun huzuru her şeyimize yansır, hasta olursa tüm ev hastadır, hiçbir şeyin tadı tuzu yoktur… İyi olması için anne, koca ve kayınvalide bile devreye girer. Annesi kızı için kayınvalide de oğlunun mutluluğu için birçok kaprisine, nazlanmasına göz yumar…

Erkekler için ne yapılıyor? (Sözüm iyi niyetli insanlaradır!) Onlar kendi yağında kavrulmaya çalışıyorlar, hiç çok şey istemezler, her şeyi en son öğrenirler ve gönül razı olmasa da “Evet” derler ama yanlış! Hem de büyük bir yanlış. Açalım ayakkabı dolabımızı ne demek istediğimi anlarız, keza giyim dolabını da…

Doğru düzgün onlara ait bir gün bile yok yıl içerisinde, haksız mıyım!

Oysa o hep çalışandır, güvendir, doğruluğu ve dürüstlüğü sever ve ister çünkü gün içinde bin bir çeşit insan görünümlü çakallarla uğraşır, dolayısıyla eve gelince ya da sevdiği insanla buluşunca huzurlu bir ortam ister. Komşu perde değiştirmiş, diğeri karısına şunu almış, annen şöyle dedi baban böyle dedi çocuklar şunu istiyor vs. gibi şeylerle onu bunaltabiliyoruz. Yapmayalım! Huzur tek taraflı değildir ki. Önce bir soralım “nasılsın” diye, gününü soralım, güzel konuşup bir derdi var mı onu öğrenelim. Şikâyet eden bir kadın her zaman sıkıcıdır ve erkekler böyle kadınları bir angarya gibi algılarlar fakat neşeli ve tebessüm eden bir kadın insanı dinlendirir, içini ısıtır…

Tutarlı ve dürüst olmak yeterlidir çünkü dürüst olmayan bir kadın erkek için iticidir. Eylemlerinle söylemleri birbirini tutmayan çelişki dolu bir kadın da erkeklere antipati duyacağı bir kadın profili çizer…

Yaşam enerjisi ve pozitif bakış açısı ile yaşanan bu hayata anlam katan kadınlar olmalı. Mızmız olunmasın erkeğin başında, kendinden emin cesaretli ve kararlı konuşanlar olsun…

Pembe dizilerle tutsak etmeyelim akşamımızı, bencil olmayalım bir akşamda futbol izlensin ya da onun sevdiği bir film… Birçok eş bu yüzden tartışma yaşıyor, arkadaşlarınla bir yere gitmek istiyorsa gitsinler, buna engel olunmasın. Bir kere şunu bilmek lazım: Yalnız veya arkadaşlarınla bir yere gitme isteği eşini aldatacağı anlamına gelmez! Bunu bu şekilde düşünmek neden bu kadar zor? Evlilik bir tutsaklık değildir ki! Herkes özgür bir şekilde yaşayabilir, kadın kitap okur, erkek müzik dinler vs. Özgür olma isteği daha öncede dediğim gibi her istediğini yapmak anlamına gelmiyor. Araştırın özgürlük nedir diye, ne demek istediğimi anlarsınız. Erkeğin de hakkı var biraz kendinle kalıp doğrusunu yanlışını sorgulamaya, kendini eleştirmeye, vicdan muhasebesini yapmaya. Erkekleri suçlamak yerine ya da farklı yakıştırmalar yapmak yerine kadınlar da kendilerini bir sorgulasınlar bence daha adaletli olur. Zira çoğu bencillik yapmakta…

Şüphe kadının zayıflığı ve korkusudur, bundan vazgeçmek lazım. Ne yani baskı, hata yapma isteğini mi yok ediyor? Şüphe yerine konuşalım, suçlama yerine soralım, anlatalım, dinleyelim.

Asıl rahat bırakılırsa her şey daha güzel olur. Güven üzerine inşa edelim ilişkimizi şüphe üzerine değil!

Erkekleri kredi kartı gibi görüp ruhsuz, kaba, odun ve duygusuz gibi algılamaktan vazgeçip onlara daha içten olunması gerek. Onlara biraz anlayış ve bolca sevgiyle yaklaşmak gerek, onlar bizim can yoldaşımız, babamız, evimizin direği, güvenimiz ve şerefimizdir…

Akıllı erkek rasyoneldir, ısrar eder, gururu önde tutar, geri adım atmaz; kaybeder. Zeki erkek kurnazdır, alttan alır, tolere eder ve kazanır.

 Latin atasözünü hatırlatayım:

Bir erkek yaşadığı yerde değiI sevdiği yerdedir.

Yazıyı okuyan güzel kadınlar, hemen şimdi arayın ve onun sizdeki değerini hatırlatın, hiçbir şey kaybetmezsiniz çünkü. Erkekler dokunmayı bilir sadece, sevmeyi kadın öğretir… Öğretemezse  o da kadının ayıbıdır!

Sevgilerimle huzurlu haftalar…

 

               

 

 

 

 

YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3549

banner3197