banner3088

Geçmişi Yargılamak


Bin dokuz yüz seksen yılında yapılan on iki eylül darbesini yapanlardan hayatta kalan Evren İle Şahinkaya’yı yargılanması için ilk adımlar atılmış bulunuyor. Bu yargılamaya alkış tutanlara sormak gerekir. Bu darbeden önce neler yaşandığını biliyor musunuz? Bilseler bile güçlünün yanında olma alışkanlığı yüzünden o yıllarda yaşanan olayları görmezden geliyorlar. Bana öyle geliyor ki, bu davada birçok kişi kahraman olma sevdasında. O kişilere sormak gerekir. Mademki on iki darbesinden bu denli rahatsız oldunuz. Neden Anayasa oylamasında evet oyu verdiniz?

Gelelim on iki eylül bin dokuz yüz seksen öncesine. Günde ortalama yirmi insanımızın katledildiği ölüm korkusunun kol gezdiği sancılı günlerdi o günler. Lafı evirip çevirip sağ sol çatışmasına getiriyorlar. Oysa birçok insan ne sağa ne de sola yandaş olmadığı halde oturdukları kahvehanede hedefsiz açılan ateşler ile katledilmişlerdi. O günlerin iktidarları ise acz içindeydiler. Başbakan Süleyman Demirel bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsin diyerek yanan ateşi daha da körüklemişti. Partisinde gerektiği kadar disiplin sağlayamamış olan Bülent Ecevit iktidarda olduğu halde Süleyman Genç ve yandaşları yüzünden Muhsin Batur’un Cumhurbaşkanı olmasını sağlayamamıştı. Eğer CHP milletvekilleri ve senatörleri tam bir birlik sağlayabilmiş olsaydı o beş oy yüzünden kaybedilen seçim zaferle sonuçlanırdı. Büyük bir olasılıkla on iki eylül askeri darbesi de yapılmazdı. Muhsin Batur’un seçilememesi, yapılan ara seçimde beş senatörden beşinin de kaybedilmesi, Milliyetçi Cephenin kurulmasına ve Süleyman Demirel’in tekrar başbakan olmasına neden olmuştu.

Bazı kişiler diyorlar ki, on iki eylül öncesi kan muslukları bazı çevrelerin elindeydi. On iki eylül darbesinin yapıldığı gün tek bir kişinin dahi öldürülmediğini söyleyerek darbeyi yapanları suçlu göstermeye çabalıyorlar. On iki eylül darbesini yapıldığı gün sokağa çıkma yasağı konulmuştu. Askeri bir yönetimin başladığı ve o yönetimin koyduğu sokağa çıkma yasağını ihlal etmek olası mı? Sokağa çıkamayanlar cinayet işleyebilir mi?

On iki eylül öncesinde benim kızım da Boğaziçi Üniversitesinde öğrenciydi. Boğaziçi Üniversitesi diğer üniversitelere göre çok sakin olmasına rağmen gözümüz televizyonda, kulaklarımız radyoda öldürülenler arasında bziim çocuğum da var mı diye diken üzerinde oturuyorduk. Nevres Apartmanı üç ana caddenin kesiştiği merkezi bir yerdedir. Bu nedenle apartmanımızın önünde gürültü hiç eksik olmazdı. Gece yarısından sonra saat üç dört sıralarında pavyonlardan dönenler, matah bir işmiş gibi pavyondan döndüklerini duyurmak için olabildiğince gürültü yaparlardı. On iki eylül sabahı uyandığımda caddede alışılmadık bir sessizlik vardı. Nedenini merak ettim ve balkona çıktım. Tam karşımızda iki asker tam silahlı olarak nöbet tutuyorlardı. Hayrola? Darbe mi oldu diye sorduğumda evet diye yanıtladılar. O an duyduğum sevinci anlatmama kelimeler yetmez. Zira o darbe evlat acısı çekmeyeceğimizin garantisiydi. Belki akla Anayasa oylamasında neden hayır oyu kullandın diye bir soru gelebilir. Hayır, oyu vermemin tek nedeni başta sürekli ben imam çocuğuyum diyerek din bezirgânlığı yapan Kenan Evren olmak üzere, İhtilal Konseyi üyelerinin tutumuydu. Halkçı Parti İlçe Başkanı olduğum sırada seçim propagandaları başladığında ilk üç gün adeta polis kordonu altına alındık. Zira benim de solcu olarak namım vardı. Bu nedenle darbecilere çatacağımı düşünüyorlardı. Daha sonra konuşmalarımda orduya çatmayacağımı anlamış olduklarından polis kordonu kalktığı gibi sivil polislerin dışında toplantılarımıza resmi elbiseli polisler katılmaz olmuştu.

Eğer On iki eylül darbecileri yargılanacaksa, darbecilerden önce o olaylara neden olanlar ile işkenceciler yargılanmalıdır.

Özcan Nevres

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3197

banner2250

banner3196