banner3088

Gemileri Yakmak !

Hayallerimizi gerçekleştirme için belirlemiş olduğumuz hedeflerimize kilitlenip, azimli ve karalı bir şekilde yürümemiz gerekir. Kararlılık gösterdiğimiz konularda yolumuza çıkan engelleri ve engellemeleri aynı kararlılıkla göğüslemek gerekir. İşimizi şansa bırakmamak adına yapmak istediğimiz işleri önceden planlayıp bir program dahilinde davranmalıyız.  İşin akamete uğraması ve keşke dememek, sukutu hayal yaşamamak adına önemli… her “keşke” acı bırakır. Deneme yanılma ile öğrenilenler kolay unutulmazlar. Çünkü bedeli –bazen- pahalı ödenmiştir.

Her öğrenme sürecinin bir bedeli vardır. Birikim ve deneyimler kazanırken mutlak bedeli ödenmiştir. Her yürüme düşe kalka öğrenilmiştir. Düşme ve kalkma süreçlerinde bazen canımız fazla yanmış da olabilir. Ayakta kalmak ve yürümek için bu süreci yaşamak zorundayız. Kararsız kaldığımız her eylem başarıya vurulmuş darbedir. En kötü karar kararsızlıktan evladır. Kimi zaman sonuç istenildiği gibi olmasa da, kararı vermiş ve aksiyon almış olmanın verdiği iç huzur rahatlığı bambaşka olur.

İş konusunda, ev konusunda, çocuk konusunda vb. günlük karşılaştığımız sorunlar karşısında ve hayata dair birçok konuda karar vermek için bazen günlerce düşündüğümüz olur. Ne hikmetse bir sonuca ulaşamayız. Yapmak istediğimiz şeyleri bir türlü yapamayız. Ve sürekli öteleyerek açmaz içinde sıkışır kalırız.  Gemileri yakarak almış olduğumuz karar ile yaşamış olduğumuz problemi lehimize ve fırsata çevirebiliriz. “Rüzgar’sanız esip geçersiniz, Tayfun’sanız alıp götürürsünüz.”

Tarık Bin Ziyad, 19 Temmuz 711’de, 12 bin kişilik ordusuyla İspanya’ya geçtiğinde, İspanya Kralı Rodrin’in de 100 bin kişilik ordusuyla üzerine geldiği haberini alır. Gemilerden inip karaya çıktıklarında askerlerine emir vererek bütün gemileri yaktırır. Tarık Bin Ziyad askerlerine dönerek şu tarihi sözü söyler: “Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzde deniz gibi düşman. Nereye kaçacaksınız? Sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır.  Düşmanın silahı, teçhizatı, donanımı ve erzakı bizden çok fazladır. Ancak sizin silah olarak kılıçlarınız, cesaretiniz, kararlılığınız ve erzak olarak da düşmanın elinden alacaklarınız vardır.”

Bu ruh haliyle, Tarık Bin Ziyad’ın ordusu kendi ordusundan sekiz kat fazlası olan İspanya ordusunu yenmiş, tüm İber yarımadasını fethederek buraya yerleşip Endülüs Emevi Devletini kurmuştur.

Karar verilen bir konuda artık geri dönüşü olmadığını bilmek, zafere giden yolda ilk adımdır. Kaç kez gemileri yakma noktasına geldiğiniz halde gemileri yakmayarak neleri kaybettiğinizi hiç düşündünüz mü?

Başarı, isabetli karar vermede ve bu karar da ısrar edebilmede gizlidir. İyi ve doğru düşünmek, bu düşüncede ısrar etmek ve davranış biçimine dönüştürmek; gemileri daha hızlı yakabilmenizi sağlar. Bu nedenle beklentilerinize, taleplerinize yüklediğiniz duygular ne kadar yoğun olursa, hedefe ulaşmak için harcanacak emek o kadar azalacaktır. Karar vermede öncelik özgüvendir.  Kendinize olan güven duygusunu yitirmeyin; güven duygusunu kaybeden insan bağlanma ve umut yeteneğini yitirir. Ruhsal doyum yaşamayan insan yaşama duyarsızlaşır.

Hasbi Demirtaş

19.08.2018

YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3552

banner3197