banner3088

Günaydın anneciğim…

Bundan 20 yıl önceydi. Bir kıpırtılar olmuştu içimde. Doktora gitmiştik babanla, Doktor:” Bebeğiniz olacak, tebrik ederim dedi.

“Yüzümde hafif korkunun bulaştığı bir tebessümle: “Nasıl yani, benim içimde bir insan mı yaşıyor şimdi” dedim. Doktorun o an gözlerini unutmuyorum hala,” şanslı bir çocuk olacak, bu çok güzel” demişti. Anlam veremedim o an o sözlere. O sorumluluk ürkütmüştü sanki yüreğimi. Doktor da belli ki onu anlamıştı. Zamanla daha fazla hissetmeye başladım seni. Diyorum ya içimde bir insan büyüyor, saat saat gün be gün. Sonra bir gece saat 03.00 civarları bir gürültü ve korkunç bir sesle gelen bir deprem olmuştu.1999 depremi. Herkes sokaklardaydı, herkes korkmuştu konuşuyorlardı, ilk kez böyle bir sarsıntı görmüştüm, ama biliyor musun hiç korkmadım. Sonra artçılar gece boyunca devam etti, ben sabaha kadar kollarımla karnımı sarıp öylece durmuştum. Bir şey olsa ikimize de olacaktı. Bu beni rahatlatmıştı…

Zaman gelmişti artık ve senle son gecemizdi. Ben yine uymamıştım, son gecemizdi sen en güvenilir yerden artık gidecektin. Ve bir bedende atan iki kalp artık ayrılacaktı. Biliyorum biliyorum doğanın kanunu olduğunu, ama işte bu beni korkutmuştu, hem de çok, bilemezsin… O son geceyi iliklerime kadar sindirmek istemiştim…

Sabah bavulumu aldım son kezmiş gibi arkama, evime baktım ve çıktım hastaneye diye. Hastaneye vardığımda benim gibi anne adayları vardı ama yanları kalabalıktı, anneleri, babaları, kardeşleri. Bir de kendime baktım, baban, bavul birde içimde olan sen. O kadar. Onlar benden çok uzaktaydılar. Olsun seni görmeye artık dakikalar kalmıştı. Ameliyata hazırlığım yapıldı, sonra içeri alındım ve biliyor musun oğlum ilk ameliyatımdı. Buz gibiydi orası buz,”Üşümez mi? Burası çok soğuk dedim doktoruma, gözyaşlarımı sildi elinle, merak etme biz üşütmeyiz onu hemen sarıyoruz, sen lütfen kendini iyi hisset dedi”.Üşümeyeceksin diye rahatlamıştım. Sonra ellerimi kollarımı bağladılar, neden ki dedim kendi kendime, ne gerek var, sonra belli ki bir candan bir canın ayrılması acı verecek dedim, sorun değil ki o acı, sen üşümeyeceksin ya önemli olan buydu bana.

Önce bir siyah boşluğu gördüm, bom boş anlamsız ruhsuz bir siyahlık… Sonra bir ses geldi kulağıma adımı tekrar tekrar ediyorlardı, ne olmuştu ki sık sık bana sesleniyorlardı. Gözlerimi açtım ve üzerimde birkaç yüzle karşılaştım.”Uyan artık bitti, ikinizde sağlıklısınız ”dediler. Meğer 50 dakika geçmiş aradan. İkimizde? Sersem bir şekilde ellerimi karnıma götürdüm ve sen yoktun, orda olmadığını anlayınca ve bu lafı duyunca işte o zaman canım acımıştı oğlum, çok acımıştı… Biz birken iki olmuşuz, ayrılmışız artık. Çok korkmuştum seni orda hissedemeyince. Daha karnımdayken bile bütünleşmiştim senle. Sensizlik söz konusu bile olamazdı.

Sonra seni bana getirdiler. Aldım baktım, dakikalarca baktım izledim saatlerce, dokundum, kokladım, çok başka bir şeydin. Çok başka. Küçücük bir insan, bir can, benim içimden çıkan bir varlık. Mucize gibi bir şey. Başkasında ağlayan bende susan, sana sokulan, sende uyuyan… Mutluluktu evet, bir o kadarda korkuydu, sorumluluktu, çook büyük bir sorumluluk! Ben bir insan yetiştirecektim.

Düşünsene, ne kadar zor. O zorluğu o kutsal sevgi en tatlı hale getirmişti. Bir insan bir insanı saatlerce izler mi? Yüzündeki her noktayı bilir mi? Güneş yüzüne vurunca bir toz tanesini gördüm kirpiğinde ben onu usulca aldım oğlum. Toz tanesini.

Nasıl bir şey biliyor musun? Dünya! Sen yoksan ben yok gibi, güneş yoksa çiçek yok gibi, ağaç yoksa oksijen yok gibi, nefes yoksa ölüm gibi… Nefes yoksa ölüm gibi!

 Sonra yıllar geçtikçe

Nefesim oldun. Yarınım oldun. Umudum oldun. Ve hep ama hep gururum oldun..Yalnızlığıma yoldaşım oldun.Karanlığıma ışığım oldun,bu rezil dünyayı sevme sebebim oldun…O kadının incitmekten korku dolu gözler gitti yerine “sen için” yerle göğü bir edecek bir annenin gözleri geldi…Bilemezsin!

Şimdi büyüdün, ve bugün doğum günün. Artık 20 yaşındasın. Yanında yokum diye üzülme, anneler her daim evlatlarının “ruhundadır”…

Tanrı her daim yanında olsun. Tanrının gücü her daim üzerinde olsun…

Her yaşın sana ve tüm çocuklara güzellikleri altın tepside sunsun çünkü siz altın kalpli insanlarsınız…

Hiç biriniz zarar görmesin diliyorum. Bir anneye hangi annenin doğurduğu fark etmez, evlat evlattır her anne için…

 Bu bağa dünya ve ahrette en güçlü sevgi bağıdır. Hiç kimse seni ben gibi sevmeyecek, üzgünüm bu söz için…Gerçek bu! Ama duacıyım Tanrı öyle birini çıkarsın karşına…

Benim sana çok fazla dileyeceği bir şey yok, zaten biliyorsun. Yirmi yıldır dediklerimi hatırlatıyorum Kılavuzunu cebine koymuştum giderken:

 Her zaman gururla onurla yaşa, eğme başını hiçbir şey karşısında…Merhamet etmek adamlığından hiç bir şey eksiltmeyecek aksine çoğaltacaktır!

Yanlışa doğru deme! Zalime boyun eğme! Hayallerini özgürlüğünü bir maaş karşılığında satma!

Kitap oku. Dünyayı gez. Farklı kültürleri tanı. Hayvanları koru. Çantanda onların mamasını eksik etme. Doğaya ağaç dik.Çiçekleri renkleri için yadırgama. Kızların duygularınla oynama. Büyüklerini say. Bizi hep sev.

ATA’NI ve Taşıdığın kan bir TÜRK kanı olduğunu asla unutma! Bayrağa kalkan eli oracıkta kırmayı unutma. Vatanına dil uzatanın dilini oracıkta koparmayı unutma. Yaradan’a sığınmayı unutma. Öğretmenlerini aramayı unutma. Hakkını hukukun olduğunu untma. Hakkını hukukun olduğunu unutma. Ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan ayrılma... Yolunda hep sevgi çiçekleri açsın, o çiçekleri yetimlerle gariplerle paylaşmayı unutma…Ekmeğini paylaşmayı unutma. Gücün değil doğrunun yanında ol, mezara girene dek…

Her sabah okula giderken insanlık rozetini takmayı unutma.

Ben bebek doğurdum ama ben çocuk büyütmedim çünkü sen hep olgun bir “Adamdın”.

Hayatın hep güzel olsun annecim hep ama hep. Bugün yanında yokum. Çok üzgünüm, ama sakın dert etme bunu. Kanın kanım, canın canım, beynin beynim, ruhun ruhum… Ben senle büyüdüm. Ben senle yaşadım. Ben hep “sen” dedim. Çünkü sen yaşama sevincim, hayata tutunacak tırnağım oldum…

Ruhum…

Ömrüm…

İyi ki doğdun. İyi ki varsın ve en önemelisi iyi ki bu şansı bana verdin ki “senin gibi bir insanın” annesiyim. Bundan daha kutsal bir şey yok bana…

BUGÜN 7 ŞEHİT VERMEMİZİN CAN ACISIYLA ACILARINI PAYLAŞIYOR SABIRLAR DİLİYORUM...BU ACI ÇOK ACI !

Hiçbir anne baba evladından zamansız ayrılmasın…DEDİKÇE AYIRDINIZ.YIKTINIZ YOK ETTİNİZ!

Her anne baba kutsaldır… Her evlat anne babaya kutsaldır… Hepsi bize Yüce Yaradan’ın emanetidir! Koruyalım! Kollayalım! Emanete hıyanet etmeyelim. Yarın onun huzurunda onlar için bize hesap soracaktır bizde bunu unutmayalım!

YORUM EKLE

banner3205

banner2252

banner3211

banner3196