banner3088

Hayalini Gerçekleştirmek İstiyorsan

Düşüncenizde neye odaklanırsanız, yaşamınızda onu çoğaltır ve gelecekte ön görmüş olduğunuz istediklerinizin temelini atmış olursunuz. İçinizde neyi daha çok istediğinize odaklanıp, o noktada düşüncelerinizi beslerseniz, dışınızda (yaşamınızda) onu bulursunuz. Bu nedenle; başaralı, mutlu ve huzurlu olmak istiyorsanız yapmak istediğiniz her ne varsa, duygularınızı, davranışlarınızı, düşüncelerinizi ve dikkatinizi bu noktada odaklamanız gerekir.  Şayet yapmayı istemediklerinize odaklanırsanız, kuvvetle ihtimal ki  “odaklandığınız gerçeğiniz olur” ilkesi gereği istemediğiniz sonucu gerçek yaparsınız. Bir olayı ve durumu nasıl görüyorsanız, muhtemelen oda öyle var olur. Olaya bakış açınız ve yüklediğiniz anlam trajik ve olumsuz ise, onun sizin için ifade ettiği anlam odur. Olayı müspet ve heyecan verici olarak bakar ve değerlendirirsek, bizim içinde onun anlamı öyle olacaktır.
Hayatta kazananların, kaybedenlerin yapmak istemedikleri şeyleri yapanlar olduğu gerçeği yadsınamaz. Çoğu zaman kişinin başarı yolunda yenilgi ile karşılaştığında alacağı tavır ve atacağı bir adım, işte o bir adımı atma cesaretini gösteremeyenler başarısızlığı, gösterenler ise başarıyı tadarlar. Mutlaka hayata dair bir hedefimiz olmalı. Hedefinizi hayal edin. Hedefinizi hayal etmeyi de hayal edin. Zira bir hedef belirlemek başarının en önemli tarafıdır. Kendinize realist bir vizyon seçmeniz gerekir. Kendinize çok yüksek, ulaşılması imkansız hedef koyarsanız, bu vizyon değil illüzyon olur. İdeal hedef: somut, ölçülebilir, başarılabilir, gerçekçi zaman sınırlı olmalıdır. Aksi halde sükûtu hayal olur, kendi içinde mağlubiyeti yaşar. Kendine mağlup olan insan, zafer çığlıkları atacağı başarılar kazanamaz. Unutulmamalı ki inci, denizde bulunur ama denizin en derin yerlerinde. Bu sebeple; denizin en derinlerine dalmazsan ve tehlikeyi göze almazsan, alamazsan incinin en büyüğüne sahip olamazsın. Değerli bir şeyi göze almanın bedeli gemileri yakmayı gerektiriyorsa, gemileri de yakın.
Başarılı olan kişi başarısız olanların en son yaptığı şeyi büyük bir cesaretle, azimle, tutkuyla ve uğruna birçok şeyden vazgeçerek, fedakarlık ve feragat göstererek kendinden emin bir şekilde her zaman en başta yapan kişidir. Kontrolsüz cesaret, cesaret değildir. Cesaret korkuyla baş edebilmek, kontrol edebilmek ve yönetebilmektir..  Hedefinizle bulunduğunuz nokta arasındaki süreçte yolunuza çıkacak her zorluğa göğüs gerecek, yeise ve yılgınlığa düşmeyeceksin. Bu uğurda çalışman gerekiyorsa çalışacaksın, adanman gerekiyorsa adanacaksın, günlük birçok zevkten mahrum kalman gerekiyorsa mahrum kalacaksın. Lakin sonunda hedefine, göze aldığın değerli şey her ne ise kavuşacaksın. Hayalini gerçekleştirmek için kendi içinde ve/veya dışında karşılaşabileceğin olası engellerle savaşmayı bileceksin. Ola ki süreç uzun sürerse seni yılgınlığa düşürmesin. Bu yolculukta düşersen eğer, kalkmayı ve kaldığın yerden devam etmeyi de becerebilmelisin. Her şeye rağmen asla kendinden şüphe etmeyecek ve korkarak yaşamayacaksın. Korkarak yaşayanlar hayatı seyredenlerdir. Başarmak için bazen defalarca denemek gerekir. Onu da şu şekilde fomülize edebiliriz.  Düşünmek - Planlamak - Denemek - Yapmak - Tekrar yapmak - Yenisi yapmak - Yapmaya devam etmek = BAŞARMAK     “Başarınızın büyüklüğünü, inancınızın büyüklüğü belirler” Seneca.   
Ateşe dayanmayan toprağın tuğla olamayacağı gibi kızgın güneş altında yanabilme iradesi olmasaydı başakta, buğday olamazdı. Olmasını çok arzu ettiğimiz hedefe ulaşabilmek kararlılık ve cesaret ister,  cesaret dolu bir yüreğin göstergesi olarak inanarak adanmayı, adanarak çalışmayı ve adanmış bir yüreği gerektirir. Hayalini gerçekleştirmek istiyorsan eğer, düştüğünde ayağa kalkmalısın ve aynı irade ile yola devam etmelisin. Kendine asla yenilmemelisin. Kendine yenilen insan, kendi dışında zafer kazanamaz. Pes etmeden ve yenilgiyi düşünmeden çalışılmalıdır. Hiç kimse sizin için sizden daha fazla çalışamaz, hiç kimse sizi sizden fazla düşünemez. Hiç kimse sizin hedefinize ulaşmak için göstermiş olduğunuz çaba kadar çaba sarf ederek, hedefe ulaşmanıza hizmet edemez. Herkes kendi zaferinin komutadır. Ne siz başkasının kazanmış olduğu zaferinin komutanı olabilirsiniz nede bir başkası sizin kazanmış olduğunuz zaferinizin komutanı olabilir. Sizin başkası adına zafer kazanamayacağınız gibi, başkası da sizin adınıza zafer kazanamaz.
Ancak hayal gücünüz kadar özgürsünüz. Hayal kurmaktan korkmayın ve hayallerinizin çalınmasına izin vermeyin. Şartlar ne olursa olsun kalbinizin sesini dinleyin. Hayalinizi gerçekleştirmek için gereksinim duyulan güç ateşlenmiş insan ruhudur. Yüksünmeden, yılgınlığa düşmeden hayallerinizin gerçekleşmesi için her zamankinden daha fazla çaba sarfedin. Kelebek bir defa kanatlandımı bir daha asla tırtıl haline gelmez. Bilgi insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlılık korkudan kurtarır.  Hayalini gerçekleştirmek için kararlı ol, önüne çıkan engellerin seni durdurmasına, yavaşlatmasına izin verme.
Bir gün kurbağalar, aralarında bir yarış yapmaya karar verirler. Yarışmaya on kurbağa katılacaktır. Yarışmanın hedefi ise şimdiye kadar defalarca denenmesine karşın hiç bir kurbağanın çıkamadığı tepeye kadar çıkmaktır. Yarışmaya deneyimli ve deneyimsiz bütün kurbağalar katılır. Yarışma başlar ve on kurbağa zıplayarak tepeye doğru hamle yaparlar. Bu arada  bu kurbağaları izleyen seyirci kurbağalar hep bir ağızdan “Şimdiye kadar o tepeye çıkmayı kimse başaramadı, sizde başaramayacaksınız.” diye mırıldanırlar. Bunu duyan yarışmacı kurbağalar imkânsız bir şey yaptıklarını düşünerek o tepenin zirvesine varamadan daha yarı yolda yarışı terk ederler. Tüm kurbağalar yarışı bırakırken ancak bir genç ve deneyimsiz kurbağa azimle zirveye doğru çıkmaya devam eder.  Bütün olumsuz tezahüratlara rağmen bu genç kurbağa kimsenin başaramaz dediği şeyi başarır ve zirveye ulaşır. Herkes şaşkınlık içindedir. Genç kurbağa zirveden aşağıya indiğinde yarışmadan çekilen diğer kurbağalar onun yanına gelerek sorarlar; “Herkes yarışmayı tamamlayamayacağımızı söylediği halde sen devam ederek imkansızı başardın. Bunu nasıl yaptın?” diye sorarlar.
Genç kurbağa soruya cevap vermeden sessiz bir halde durmakta ve olan biteni seyretmektedir. Cevabı genç kurbağanın annesi verir; “O sağırdır. Hiç bir şey duymaz. Onun için burada yapılan olumsuz tezahüratı duymadan, sadece hedefine odaklanarak zirveye doğru koştu.”
Hedefiniz varsa ve o hedefinizi gerçekleştirmek istiyorsanız çevrenizden gelen sizin enerjinizi düşürecek bütün olumsuz seslere bazen kulaklarınızı tıkamanız gerekebilir. Gideceğiniz yön rüzgârın gücüne değil, yelkenlerin yönüne bağlıdır.
“Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.”
Mustafa Kemal Atatürk
 
Hasbi Demirtaş
21.03.2016

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3551

banner3197