banner3088

Hayatı Daha Yaşanılır Kılmak

Hayatı Daha Yaşanılır Kılmak

Günlük hayat içerisinde olumlu veya olumsuz yaşadıklarımızdan her ahval ve şartta etkileniyoruz. Genellikle olumlu etkileşimler o an yaşanır, keyif alır ve mutlu oluruz. Fikirsel ve bedensel ağırlığı yoktur. Bir gün sonrasında etkisi nötrleşir.

Olumsuz olayların getirdiği sıkıntı ve stresin etkisi bir günde sürebilir, birkaç günden de uzun sürebilir. Bu kişinin ruhsal durumuna bağlıdır. Bedensel ve ruhsal sağlık açısından stresi uzun süreli devam ettirmemek gerekir.

Günlük hayatımızda yaşadığımız olumsuzluklar sıkıntı ve stres olarak ortaya çıkar. Çalışma halimizi, aile durumumuzu ve ruhsal durumumuzu olumsuz etkiler/etkileyebilir. Bu sıkıntılar, kişiden kişiye boyutları faklı olmakla birlikte psikosomatik ve patolojik hastalıklara zemin oluşturabilir.

Bu gibi durumda sıkıntı ve stresi yaratan ortamdan ve insanlardan kendimizi soyutlamamız gerekir. Bu gibi insanlarla aramıza ne kadar mesafe koyarsak, ne kadar uzaklaşırsak ruh sağlığımız açısından o kadar bizim için iyidir. Kim yaptı, neden yaptı, ne söyledi - niçin söyledi,  moralim bozuk, çok üzgünüm, yalnızım, neden böyleyim, neden beni kimse anlamıyor vb. gibi olumsuz düşünceler derinleşerek insanı daha da kendi içine döndürür. Kendi içinizde olumsuzluklara mahkum olmayın.

Olumlu düşünceler, kötü duygulardan kurtulmak için kayıtsız şartsız zorunludur. İyi düşünceler kötü düşünceleri kovar. İyi ve doğruya düşüncelerimizi yoğunlaştırmak gerekir. Duygularda, bir anlamda öğrenme aracıdır. Duygularınızı olumlu yönde kullanırsanız, size geri dönüşü olumlu olacaktır. Yaşanan olumsuz olayları mizah kullanarak, karikatürize ederek sorunlar karşısında gülüp geçiniz. Geçmeliyiz de…

“Hayat ile bütünleşmek için yaşamaya zaman ayırmak gerekir. “Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için yaratılmıştır. Çalışmaya zaman ayırın, başarının bedeli budur. Düşünmeye zaman ayırın, güçlü olmanın kaynağı budur. Çevrenize nazik davranmaya zaman ayırın, mutluluğa giden yol budur. Etrafınıza bakmaya zaman ayırın, günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır. Gülmeye zaman ayırın, ruhunuzun müziği budur. Çocuklarınızla oynamaya zaman ayırın, zevklerin en büyüğüdür. İnsan olmanın sembolü, terbiyeli olmaktır.”   (Goethe)

Elimize alıp havaya kaldırdığımız bir bardak suyun ağırlığı ne olabilir?  40- 50 gram. Önemli olan bu su dolu bardağın ağırlığı değil, bardağın bu şekilde ne kadar süre tutulduğudur. Bardağı bu şekilde bir dakika boyunca tutabilirsin, sorun değil bir şey olmaz. Bir saat boyunca tuttuğumuzda, kol ağrımaya başlar. Bir gün boyunca tutulursa ağrılarından kurtulmak için muhtemelen hastaneye gitmek gerekebilir. Bardağın ağırlığı sabitken, hiç değişmezken elde tutulan süre arttıkça insana verdiği ağırlık ve sıkıntıda artıyor.  Bize sıkıntı veren şeyleri de sürekli aklımızda tutarsak, aklımızı sürekli onlarla meşgul edersek er ya da geç bize taşıyamayacağımız kadar ağır gelmeye başlar. Ve taşımakta zorlanırız.

Yapmamız gereken, bardağı bir süre elimizden bırakmak, biraz dinlendikten sonra tekrar almak. Sıkıntılarımızı da bir süre aklımızdan çıkarmak ve kafamızı, enerjimizi topladıktan sonra tekrar ele almaktır. Sağlıklı düşünce ve sağlıklı karar alabilmek açısından elzemdir.

Omuzlarınızdaki yük ne kadar ağır olursa olsun, bir süre için onu bir kenara bırakın. İyice dinlenip, daha zinde bir şekilde zihninizi toparladığınızda tekrar ilgilenirsiniz. Unutmayın ki hayat statik (durağan) değil, sürekli değişken (hareket) halindedir.

Gün (iş) bitiminde işinizden evinize dönerken sıkıntılarınızı iş yerinizde bırakın. Yolda yaşadıklarınızı yolda, trafikte yaşadıklarınızı trafikte bırakın. Kafanızdaki bu sorunları, olumsuzlukları evinize taşımayın. Sizinle birlikte etrafınızdakiler de mutsuz olmasın. Dingin bir şekilde eve dönüşünüz olsun.

İyi anların zevkini çıkarabilmek için kendinizi fiziksel ve ruhsal açıdan iyi hissetmeniz gerekir. Kendinizi iyi hissettiğiniz sürece kötü anların baskısıyla kolaylıkla başa çıkabilirsiniz.  Kendinizi güçlü hissetmediğiniz zaman sorumluluk strese dönüşür.

Hayatı daha yaşanılır kılmak bağlamında; düşüncelerimizin kalitesini yükseltmemiz gerekir, çünkü düşüncelerimizin kalitesi yükseldikçe yaşam kalitemizi de yükseltmiş oluruz.

Hasbi Demirtaş

01.08.2018

YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3551

banner3197