banner3088

Hey patron baksana!

Ülkemizde çalışma saatleri olması gerekenden çok fazla hepimiz bunun bilincindeyiz değil mi?

Ne kadarını ailelerimizle geçirebiliyoruz ve ne kadarını kendimize ayırıyoruz? Tüm bu soruların cevabı yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıyor.

Çok fazla çalışıyoruz evet bu doğru! Peki, emeğimizin karşılığını geçtim, ona verilen, biçilen bir değer var mı onu merak ediyorum? Ve yaptığım bazı araştırmalar sonucunda pek de verilmediğinin kanaatine vardım. Şöyle ki:

Büyük fabrikalarda çalışan emekçiler, robottan farkları yok inanın, bunu yazarken bizzat kendim çalıştığım ve bildiğim için dile getiriyorum.

İşverenler neden bu kadar katı acaba diye çok düşündüğüm oldu. Çok saat çalıştırılmak çalışanın verimliliğini düşürmez mi? Neden emeğe saygı yok? Neden çalışanlar bir köle gibi görülüyor?

Oysaki şunu bilmek ve ona göre davranmak ne kadar adil olurdu değil mi?

Mesela o çalışanların sayesinde değil mi, sizin bir işadamı olmanız, belirli bir statüye gelmeniz, belli bir unvana sahip olmanız, hatta ödül bile almanız, hatta yurtdışına bile açılmanız değil de açılabilmeniz?

Yani bunları biliyorsunuz da neden yine hak ettikleri değeri vermiyorsunuz? Ha para veriyorsunuz değil mi (!)Pardon…

Şunu söylemek istiyorum: Yılda bir defa aktivite düzenleseniz, mesela yeni yıla bir hafta varken bütün personeli toplasanız, bir eğlence düzenleseniz, ailelerinle bir arada eğlenseler, güler yüzle “Bak bizim patron o işte” diye gururla söyleyebilseler eşlerine, çalıştığı yerin ona ne kadar değer verdiğini gösterebilseler, o markanın bir parçası olduğunu gururla söyleyebilseler… Mesela bayan çalışanların doğum günlerinde onlara bir buket alıp sadece on beş dakika zaman ayırıp kutlansa. O kadar işin içinde bunu nasıl düşünebiliriz demeyin! Sizin o müdür ve müdür yardımcılarınız var ya hani? Ha işte, onların ona buna kızacağına size şikâyet edeceğine güzel şeylere de el atmaları lazım. Onlar ilgilenebilir. Hani o insan kaynakları görevlileri var ya emekçinin yüzüne “Ben üniversite mezunuyum, bana işimi öğretme” diyen… Diploma gerekli evet, eğitim şart evet ama İŞİ DİPLOMA YAPMIYOR KIZIM! Bilgine!

Mesela çalışanların arasında onarlı bir grup insanı belirleseniz ve ayın en çok çalışanlarını bildirip çeşitli hediyeler verseniz? Çalışma isteğini, çalışanın isteklenmesini ve iş verimliliğini arttırmış olmaz mısınız?

Özel şirketlerde patronlardan herkes çekiniyor hatta korkuyor, neden?

Çünkü “kapı orada” diyor değil mi? Oysaki o çalışanlarla iç içe olmalı bir arkadaş gibi. Sanki üç kolu varmış ve farklıymış gibi odalarında yemek yiyeceğine, çalışanlarıyla birlikte yemeli. Onlar olmasa o da o odada olamazdı değil mi? Bırakalım egoları, bırakalım paraya olan köleliğimizi, insanlığımıza geri dönelim. İnsanlığımızın önüne geçti statü ve para koltuk unvan davası... Beş on çalışanı olup da kendini patron sayan insanlar, bırakın bu ayakları nereden geldiniz ona bakın bir önce…

Holding sahibi insanlar var, o kadar ağır başlı ve anlayışlı, çalışanlarıyla tek tek ilgilenen yardımcı olan…Onları kutluyorum, ve takım elbise insan kalitesini artırmıyor,sadece işindeki mecburiyeti ve işine olan saygını gösteriyor…

Siz siz olun çalışandan emekçinin yanında olun herdaim…

Çünki karakterin kadar konuş desek,sonsuza kadar susacak takım elbiseli adamlar çok var!

Tüm emekçilere gecesini gündüzüne katanlara sonsuz saygılarımla…

YORUM EKLE

banner3205

banner2251

banner3212

banner3196