banner3088

İçe Dönüş

Yine yaz sonu geldi. Zaman öyle bir hızla akıp gidiyor ki yaz nezaman başladı, nezaman geçti çözemiyor insan. Geceler gündüzleri, aylar ayları mevsimler mevsimleri kovalıyor ve öyle böyle derken hayat göz açıp kapatıncaya kadar akıp gidiyor. Geriye kalan belleğimizde salt bir kaç anı...
Büyük şehirlerde yaşamak zordur. Nasıl ki insanları çevreleyen bir aura varsa, şehirlerin de etrafını çevreleyen bir aurası vardır. Büyük şehirlerde yaşan insanlar stresli, hoşgörüsüz, tahammülsüz ve rekabetçi olduğu için ürettikleri düşük frekanslı düşünceler şehrin üstünü kalın bir sis tabakası gibi örter. Böyle yerlerde yaşayan insanlar başlarında bir basınç hisseder ve ister istemez depresif ruh haline bürünürler. Menfi düşüncede yoğunlaşan İnsanın dışa yansıyan davranışları da bittabi olumsuz olacaktır. Doğaya yakın, doğayla iç içe olan köy ve kasabalarda insanlar kendilerini daha huzurlu ve mutlu hissederler. İçinde yaşadığı doğayla bütünleşen insanlar dışa dönük enerjisiyle hayatın paylaşımcı yönünü sergiler. Birlikte yaşamanın asgari coşkusu, yaşamsal dinamizme dönüşür. Yaşanan ortama sevgi egemen olur. Sevginin egemen olduğu gönüller huzur doludur. Sevgi egemenli insan özgürdür. İnsanın özgürlüğü; istediği her şeyi yapabilmesi değil, istemediği hiç bir şeyi yapmak zorunda olmamasındadır.

Yaşamda her şey nasıl zıddıyla mevcut ise yaşadığımız çevrede de her şey zıddıyla var oluyor. Bir yanda bedeli müphem otomobiller, diğer yanda ayağında ayakkabısı bile olmayan çocuklar; bir yanda gökdelenler, ulaşılmayan yaşantı, öte yanda barınmak için bir çatıya muhtaç varoşlar; bir yanda tarihe tanıklık etmiş korular, çay bahçeleri, gece kulüpleri, bir diğer tarafta yatırlar, camiler... Yaşam, değişimden ibarettir. Zıtların bir arada yaşandığı, yeninin eskinin yerini alarak, onun eksik olduğu yanları tamamlayarak var olduğu, her şeyin belirli bir değişim sürecinden geçtiği bir yaşam döngüsü içinde yaşıyoruz.

 "Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için yaratılmıştır. Çalışmaya zaman ayırın, başarının bedeli budur. Düşünmeye zaman ayırın, güçlü olmanın kaynağı budur. Çevrenize nazik davranmaya zaman ayırın, mutluluğa giden yol budur. Etrafınıza bakmaya zaman ayırın, günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır. Gülmeye zaman ayırın, ruhunuzun müziği budur. Çocuklarınızla oynamaya zaman ayırın, zevklerin en büyüğüdür. İnsan olabilmenin sembolü, terbiyeli olmaktır." Goethe

Modern yaşam, teknoloji ve hızlı yaşamımız bizi mutluluk ve tatmini kendi dışımızda aramaya yöneltiyor. Kendi içimize bakamaz ve özümüzle bir araya gelemez oluyoruz. Yaşamsal gücümüzü ancak içimize dönerek, özümüzle buluşup kendimizi tanıyarak yeniden bulabiliriz. İçsel sesimizi susturmak yerine ona kulak vermeliyiz. Sükûtu ve huzuru içimizde aramalıyız.

Hasbi DEMİRTAŞ

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
Nâzım HİKMET

  

YORUM EKLE

banner3205

banner2250

banner3212

banner3196