İnsan Psikolojisinde Bugün: Doğal Afet ve Travmalar

Ülkemizde özellikle son zamanlarda yaşanan pandemi ve doğal afetlerin ne yazık ki insan yaşamını derinden etkilediğini görmekteyiz. Ani mal ve can kayıpları, kazalar, savaşlar, taciz ve tecavüzler, şiddet gibi yaşantılar; bireyleri psikolojik açıdan oldukça zorlamakta ve travmalara sebep olmaktadır. Olağan dışı her durumda olduğu gibi insanların rutin yaşamlarını değiştiren ve travmalara sebep olan her durum bir kriz olarak değerlendirilebilir. Yaşanan kriz durumlarında bireyler yeni duruma uyum sağlamada ve yaşanan olayların etkileriyle başa çıkmada zorlanabilirler. Özellikle çocuklar böyle zamanlarda çevresinde gördükleri olayları anlamlandırma ve duygularını kontrol etmede zorlanabilirler. Son günlerde ülkemizde yaşadığımız sel ve yangınlarda çocukların güven ortamından mahrum kaldığını, ebeveynlerin çocuklarının “Anne/baba bizim evimiz de yanacak mı?, Biz ölecek miyiz?” gibi sorularına verecek yanıtlar aradığını görüyoruz. Bu gibi durumlarda çocuklara basit ve anlayacakları bir dilde sakin bir şekilde açıklama yapmak, onları kaygı düzeylerini artıracak haber ve yıkıcı görüntülerden uzak tutmak önem taşıyor. Çevresinden görüp duymakla kalmayıp bu olayların içinde olan çocuklarımız için ise ebeveynlerin bir uzmandan yardım almalarını sağlamaları gerekmektedir.

Yaşanan her travmatik olayda kişi travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor diyemeyiz. Çünkü meydana gelen stres tepkileri; olağan dışı yaşantılara verilen olağan, hatta olması gereken tepkilerdir. Travmatik yaşantılar sonucunda kişiler belirli bir süre sonra yeni duruma adapte olabilir ve günlük yaşam işleyişinde hayatlarına devam edebilirler.

PEKİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kişi yaşanılan travmatik olaydan bir ay sonra hala günlük yaşantısına dönmekte zorlanır, günlük iş ve sorumluluklarını yerine getiremez, sosyal ilişkilerini yürütemez hale gelmişse travma sonrası stres bozukluğundan bahsedebiliriz.

Yaşanılan olayı tekrar tekrar yaşıyormuş hissi, olayla ilgili yineleyici rüya ve kabuslar görme, “an”da kalmakta zorlanma ve geçmişte zevk alınan aktivitelerden zevk alamama, gelecekle alakalı karamsar ve ümitsiz olma, olumsuz düşüncelere kapılma, özellikle travmatik olayın hatırlanmasıyla alakalı hafıza sorunları belirtilerden bazılarıdır. Bu belirtilerin yanı sıra kolayca korkma ve ürkme gibi aşırı uyarılma, öfke patlamaları, ağlama nöbetleri, uykuya dalmada ve konsantre olmada güçlük hatta intihara meyilli olma gibi belirtiler de görülebilir. Altı yaş ve altındaki çocuklarda sık sık ağlama, huzursuzluk hali ve oyunlarında travmatik olayı canlandırma görülebilir.

PEKİ BU KRİZLE NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ?

Öncelikle birey yaşanılan durumu yaşayanın yalnızca kendisi olmadığını; yani yalnız olmadığını bilmelidir. Bu kişiyi güvende hissettirecek ve travmatik olayın etkilerini hafifletecektir. Kişi üzüntü verici bir olay yaşadığından verdiği üzüntü ve stres tepkilerinin de doğal ve geçici olduğunu bilmelidir. Hayatındaki bazı sorumluluklarını günlük rutininden başlayarak zaman içerisinde yavaş yavaş yerine getirmeye devam etmesi, hayatını kontrol altına alması yolundaki ilk adım olacaktır. Birey böylece başa çıkma becerisinin geliştiğini görecektir. Her psikolojik süreçte olduğu gibi bireyin aile ve arkadaşlarının desteği bu süreçte de çok kıymetlidir.

Travmatik olayın etkileri bir ay sonrasında hala günlük yaşantı ve sorumlulukların önüne geçiyorsa psikolog veya psikiyatr desteği almak çok önemlidir. Travmanın etkilerini ve bizlere yaşatabileceklerini bilelim, unutmayalım ki tek başımıza  başa çıkamadığımız durumlar olması çok doğal bir süreçtir. Bu süreçte bir uzmandan yardım almak, fizyolojik olarak hastalandığımızda doktora gitmek gibi doğal ve gereklidir. Ancak bunu geciktirmek “erken teşhisin hayat kurtarır” mantığının tam tersine stres ve sorunları daha karmaşık ve içinden çıkılması zor hale getirebilir. Psikolojik sağlığımızı ikinci plana atmadığımız, travmasız ve güzel haberler alacağımız mutlu günler dilerim.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Oğuz Özkan
Oğuz Özkan - 2 ay Önce

Hocam çok yararlı bilgiler bunlar. Teşekkür ederiz.

Hacer Y.
Hacer Y. - 2 ay Önce

Doğal afetlerle uğraştığımız bu dönemde bilgilendirmeniz için teşekkür ederiz hocam.

Ayşe T
Ayşe T - 2 ay Önce

Sağlığımızın temel kaynağı aslında psikolojimizdir. Böylesi zor günlerde bu denli paylaşımlar ne yapmamız gerektiği konusunda bizlere yol gösteriyor. Kaleminize sağlık hocam.

banner4391

banner4325

banner3841