banner3088

Kadın… Emek demek!

Size çiçekten böcekten söz edemeyeceğim bu yazımda. Çünkü gerçekler bir buket çiçekten ibaret değil ne yazık ki… Gönül isterdi ki ‘hediyeniz pırlantalı yüzük olsun’ demeyi ama, bana göre önemli olan pırlantanın boyutu değil, ekmeğin bayatı ve kazancıdır!
8 Mart gününün güzel bir anı olarak kalması istenirdi elbette ama maalesef dünyamızda zor kullanmadan, gözyaşı dökülmeden, can acıtmadan ve ne yazık ki can vermeden elde edilemiyor bazı şeyler… “Emekçi kadınlar günü” değil de, kadınlar günü” olduğunu iddia etmek 8 Mart’ın ilk olarak önerildiğinde yüklenen anlamını görmezlikten gelmekti. Bu gün, daha en başından bu yana ‘işçi kadınların’ yürüttüğü mücadeleyle doğmuş ve daha sonraki tarihlerde de hep işçi kadınlara ithaf edilmiştir. Hak denince bir dakikalık saygı duruşuna layık kadınlarımız, annelerimiz var...
Saygı duruşu diyorum! Ama ne üzücüdür ki çok şey tam tersine dönmüş durumda. Artık hayatı göğüsleyecek kadınlar değil, göğüsleri büyük kadınlar değer görmeye başlayan dünyamızda haktan bahsetmek biraz zor…
Şımarıkları değil, hırpalanmış kadınlarımızı hoş tutmalıydık, hayatın her alanında savaşanları…
Her meslekte olan kadınlarımızın gününü kutlarken, başta ‘Ev kadınlarımızın’ kutlu olsun, onlar ki birçok mesleği gün içinde yaparlar, aşçılıktan girin psikiyatriden çıkarken, aktarcıya uğrarsınız, sonunda da sıcacık yüreğinde konaklarsınız… Kadınların gururu; İşkadınları, yani erkeğin egemen olduğu bir dünyada topuklu ayakkabıyla meydan okuyan kadınlar… İyi ki varsınız.
Saygı duyalım emektar kadınlarımıza! Hoş tutalım! Evimizin ışıklarını söndürmeyelim, el kaldırmayalım, hırpalamayalım. Onlar naziktir, kırılgandır, bir o kadarda bonkördür. Bir verin beş alın yüreğinden ama dokunmayın! Tabiat anadır o unutmayalım…
Fabrikalarda saatinin dışında mesai yapan kadınlarımız, kızlarımız ve genç erkeklerimiz oldukça fazla, hepinize sevgi ve saygılar… Hak demiştik yazının başında, emeğinizi takip edin haklarınızı arayın! Okuyun! Bilgilenin!

“Emekçi kadınlar gününde’’ işçilerine bir karanfili çok görmeyen fabrikatörler, büyük veya küçük işletmecilere ve işverenlere  bravo, örnek ve saygın bir davranış, vermeyenler varsa oda onların ayıbı olsun…Fedakarlık karşılıklı olana denir. Biri ‘feda’ ederken diğeri, ‘kar’ ediyorsa ona ‘ticaret’ denir.
Çocuklar ne giyecek, akşam yemeği ne olacak, temizlik ne zaman yapılacak, vb. onlarca soruyu bir gün öncesinden kafasında yaşamak, ertesi günü planlamak zorundadır çalışan kadın. Neticede kadın olmanın zor olduğu bir ülkede iş hayatını eklemek ancak kadın olmanın gücüyle açıklanabilecek bir durumdur.

Çalışan kadın olmak çift vardiyalı bir hayatı tek başına çekip çevirmek demektir. En üst makamlardan yöneltilen “kadınlar çalıştığı için erkekler iş bulamıyor” sözüne bende bir açıklık getireyim. Daha önce yani “çalışan erkek” kavramı yokken kadın çalışıyordu. Çalışan anne gibi kavramlar bunun ispatıdır. İşte çalışan kadın bu algıya karşı dimdik ayakta duran kadındır.  Bir kadının çalışmasının günah olduğunu savunanlar önce kendi kızlarınızdan başlamayı tavsiye ederim, zira hepsi çalışıyor. Yanlarında çalışan erkekler android ise bilemem. Neyin sevap neyin günah olduğunu bilecek kadar beynimiz var rahat olun! Kur'ân'da Allah Resul'ünün eşleri ile ilgili özel hükümler dışında, kadınların eve kapatılması, öğrenim görmemeleri ve çalışmamaları ile ilgili hiçbir ayet olmadığı gibi, aksine çalışıp ilim sahibi olunması için birçok teşvik edici yasalar bulunmaktadır. Kadınlarını sosyal hayata sokmayan ülkeler, onların büyük gücünden yararlanamamış, her alanda geri kalarak da gelişememişlerdir. Var olan, var olmasını bilen, yaşadığı topluma katkıda bulunan, bütün bu olumsuzluklara karşın üretmenin, kendini ifade etmenin tadını almış kadındır... Emekçi kadındır.
Ayrıca ekmeği uğruna hayatından olan 129 kadını eğlenerek değil, saygıyla anıyorum…
8 Mart Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun! Sevgi ile üretmeye devam… Allah alın teriyle çalışanın yanındadır!

 

YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3550

banner3212