banner2836

Cami ve Kilise

Hazreti Fatih İstanbul’u fethettikten sonra, Avrupa’da fütuhata devam ediyordu.

Cami ve Kilise

Hazreti Fatih İstanbul’u fethettikten sonra, Avrupa’da fütuhata devam ediyordu. Bir seferinde Sırbistan hududuna gelmiş ve Sırbistan’ın fethi artık an meselesi idi. Sırp Kralı Brankoviç bir yanda Macaristan bir yanda da Türkler olduğu için arada zor durumda kalmıştı. Her iki büyük devletten birine sığınmak, ondan yardım istemek düşüncesiyle, her iki tarafa da elçiler gönderdi.

“Sırbistan elinize geçer ve burayı fethederseniz nasıl muamele edeceksiniz?” diye fikirlerini öğrenmek istedi.

Sırplılar Ortodoks mezhebine mensup olduklarından, Katolik Macar Kralı Hünyad tarafından şu cevabı aldı:

-Eğer Sırbistan bizim elimize geçer ve biz oraları istilâ edersek, bütün Sırplıları Katolik edinceye kadar mücadele ederiz ve bütün kiliseleri yıkar, yerlerine Katolik kilisesi inşa ederiz…

Fatih Sultan Mehmet Hazretlerine giden elçi şu cevapla dönmüştü:

-Biz Sırbistan’ı alırsak, İslamiyet’in Allah indinde tek din olduğunu ilân ederiz. Ve bu arada hiç kimseyi, kendi dininden dönmeye zorlamayız. İsteyen eski dininin icabı olan kiliseye gider, isteyen Allah indinde tek din olan İslamiyet’i seçer, dünya ve ahiret selâmetine kavuşur.

Ömrümüz boyunca varoluşsal sorulara kafa yorduğumuz dönemler bulunur dostlar. Bir yanımızla (ifade etsek de etmesek de) bu sorulara yanıtlar arar ve buluruz. Bazen yanıtlar değişir ve dönüşür. İçeride başka başka haller alır. O yüzden en güzeli gene Kafirun Suresi’ne ulaşmak: “Sizin dininiz size, benim dinim banadır” deyip hoşgörüyle davranmak...Birlik beraberlik içinde herkese saygıyla yaklaşıp davranmak...

SEVGİyle kalın...

Chenay Kobak

Güncelleme Tarihi: 04 Mart 2019, 12:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2833

banner2253