Hastalık, artık son aşamasındaydı

İŞTE ULU ÖNDERİN GÖZLERİNİ SONSUZLUĞA KAPATMASINA SON 3 GÜNE GİRİLMİŞTİ...

Hastalık, artık son aşamasındaydı
TAKİP ET Google News ile Takip Et

İŞTE ULU ÖNDERİN GÖZLERİNİ SONSUZLUĞA KAPATMASINA SON 3 GÜNE GİRİLMİŞTİ...

Hastalık, artık son aşamasındaydı.
Atatürk 29 Ekimden 7 Kasıma kadar ki 10 günü yarı uyur, yarı uyanık vaziyette geçirdi. Genellikle kendinde değildi. Uyku arasında bazı kelimeleri belli belirsiz tekrar ediyor, ayıldıkça da süt, pirinç suyu ve meyve sularından oluşan mönüsüyle karnını doyurmaya çalışıyordu.
O günlerde canı enginar yemeği istedi. Fakat o zaman İstanbul’da enginar bulunmadığından Hatay’a ısmarlandı. Eginarlar geldiğinde o ölüm döşeğinde, derin bir uykudaydı.
Yemek kısmet olmadı.

5Kasım cumartesi hafif kendine gelir gibi olunca başucundaki Makbule Hanım, Afet hanım ve Sabiha hanım, ince, kemikli elini son kez öperek onunla vedalaştılar.
Karnındaki su iyice artmış ve göğsüne ve kalbine baskı yapmaya başlamıştı. Bu yüzden boğulur gibi oluyor, zor nefes alıyor, ızdırabı, yüzünden okunuyordu.
Sonunda 7 Kasım pazartesi sabahı arka üstü yatarken tükürmeye başladı. Tükürüğünde kan vardı. Hemen doktorlar geldiler. Atatürk, Nihat Reşat Belger’e:
“Doktor” dedi, karnımdan bu suyu çekmek zamanı geldi. Çünkü bu benim nefesime dokunuyor. Soluk almamı güçleştiriyor. Bunu çekin alın.”
Belger “Emri devletinizi yarın ifade edelim.”diyecek oldu. Çünkü su çekme işlemi öncesi kalbi takviye edecek önlemler almak istiyordu. Üstelik üç ponksiyonu yapan Mim Kemal Öke sarayda değildi. Ama Atatürk de dayanacak halde değildi:
“Emrediyorum, bunu bugün çekin” dedi.
Bu, onun son buyruğuydu ve odadaki doktorların hiç biri bu emre direnemedi.

Hasan Rıza Soyak(genel sekreteri)

“Çaresiz kalan doktorlar hazırlık yapmak üzere odadan çıktıktan sonra kaşlarını çattı. Hiddetli bir sesle:
“Niçin tereddüt ediyorlar? Olacak olur” dedi.
Sonra da karnını işaret ederek:
“Bu, insuportable’dır ( dayanılmaz) diye ekledi.

7 Kasım günü saat 12.20’de üçüncü ponksiyon başladı. Bu kez operasyonu Mim Kemal Öke yerine Dr. Mehmet Kamil Berk yapıyordu.

Dr. Nihat Reşat Belger( doktoru)

“Atatürk su çekme esnasında suyun hepsinin çekilmesini ısrarla emrediyordu. Bizlere “Kaç litre var? Sayın diyordu. Sayın bendim. Ve her litreyi sayarak 12 litre dedim. Hakikatte 6 litre su çekmiş bulunuyorduk.
Bu operasyondan sonra Atatürk’ün hafif ateşi yükseldi. Fakat rahatlamıştı. Akşam 20.00’den gece yarısına kadar uyudu.
Gece yarısı uyandı.
8 Kasıma girilirken,kendini bilmiyordu.

Atatürk'ün son 300 günü kitabından