banner3088

Kazancımız Kaybımızı Karşılar mı?

Her gece yarının güzel olacağı umuduyla yatıyoruz, sabah uyandığımızda kaldığımız yerden devam ediyoruz… Planlar planlar ve planlar… Kaçıncı umut, kaçıncı bekleyiş ya da kaçıncı hayal kırıklığı bilinmez…
Hangimiz sabah kalktığımızda şöyle bir derin nefes alıp gülümser, önce kendimize bir günaydın deriz? Başarı ve güzellik dileyerek güne başlarız? Yatağımızda da birkaç dakika kalıp sabah uyanmanın tadına ve şükranımızı sunarız?
Hangimiz rahat rahat hazırlanırız güne? Mutfaktan gelen mis gibi ıhlamur çayı, köyden gelen peynirimiz sofrada, zeytinyağındaki kekik, kızartılmış ekmeğin kokusu bizi sarmasına izin veririz.
Hangimiz kahvaltı yapmanın tadına varırız? Ben dediğinizi duyar gibiyim, kendimizi kandırıyoruz değil mi? Yaşanması gerektiği gibi yaşamaktan bahsediyorum ama ben, geçiştirmekten değil üzgünüm…
Hep bir koşuşturma, neden bu kovalamaca, nereye yetişiyoruz biz? Kim veya kimler bizi bu hale getirdi? Biz neden android olduk? Annelerimize bile “Anne müsait değilim seni sonra arayacağım.” der olduk biz. Biz ne ara bu kadar duygusuz kaldık? Soruyorum ve nedenini araştırmaktan yorulmuyorum… Biz paranın esiri olduk, biz azla yetinemez olduk, biz bu modernleşme adındaki yalnız çağı çok sevdik farkında mısınız?
Sosyal paylaşımlara bakıyorum da yağmurlu havalarda kitap okumak kahveni alıp bir köşeye çekilmekten bahsediyoruz. Hiç inandırıcı değil, genelleme yapmıyorum tabi ki ama kendimizi kandırmayalım lütfen. Yağmurlu havalarda asılı olan çamaşırlarımızı hızla gidip toplama telaşındayız. Çocuk okuldan nasıl gelecek kaygısını yaşamaktayız, akşama ne yemek yapacağım derdindeyiz. Bir telaştır gidiyor… Şairin dediği gibi “yaşamak değil, bu telaş öldürecek beni” Öyle bir telaş ki, bırakın sabahları kendimize bakıp şükretmeyi, sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile edemiyoruz çünkü vaktimiz yok. Gözümüz hep saatte. Hayatımızı yarış gibi yaşıyoruz. “Sevgileri yarına bıraktınız” der Behçet Necatigil. Evet… Biz ertelemeyi çok sevdik ve ısrarla sevmeye devam ediyoruz ne yazık, hem de çok yazık!
Çalıştığımız işimizde çok önemli bir telefon beklediğimizi varsayalım, saydık mı? Tamam, şimdi de bir yandan eşimiz arıyor veya sevdiğimiz, bizim için çok önemli biri. İkisi de aynı anda arıyor hangisine öncelik tanırdık? Ama lütfen düşünerek cevap verelim olur mu?
Önce ben buna cevap vereyim izninizle siz düşünürken. Ben öncülüğü her zaman sevdiklerime veririm. İsterse o an o telefondaki görüşme dünyaya bedel olsun hiç önemli değil…
Biz şunu unutmakta kararlıyız: Bu evrendeki hiçbir şey sevdiklerimizin sesi, nefesi ve kendisi kadar önemli değil! Ne annemizi ne babamızı ne çocuğumuzu ne de sevdiklerimizi ertelemeliyiz. Nasıl olsa o benim ve nerde olduğunu biliyoruz, tamam rahatız. Değil işte, bu değil! Bir de şu açıdan bakalım:
İki tarafta arıyor aynı anda. Çok önemli düşündüğümüz o görüşmeyi açtık ve konuşuyoruz, diğer yandan eşimizin bizi araması, görüşme bitti kapattık sonuç ama olumlu ama olumsuz sonuçta bitti. Artık o belki de hiç bilmediğimiz kişiyi sonsuza dek görmeyecek veya göreceğiz önemi yok. Eşimize bir müddet sonra döndük ama açmıyor çalıyor çalıyor ve açılıyor nihayet ama o değil, başka bir ses ve ismiyle hitap ederek kalp krizi geçiriyor” diyor… Kazancımız kaybımızı karşıladı mı? Asla! 
Çok pesimist olduğumu düşünmüş olmalısınız. Ama hayat bu kadar acımasız ve kısa işte. Bizim her şeye vaktimiz var ‘’sevmek ve ilgi göstermek dışında… Birilerine kendimizi kanıtlayacağız diye paraladık kendimizi, paraladık da ne oldu? Üzülünce kim var yanımızda?
Hiçbir güç gideni getirmez dostlar, hepimiz biliyoruz bunu gayet net ve açık. Hiçbir şey sevdiklerimizden daha değerli ve önemli değil… Ertelemeyelim sevgimize ihtiyaç duyanları. Gözlerinin taaa içine bakmayı, dokunmayı hissetmeyi ertelemeyelim…
Yürümüyoruz, koşuyoruz ve yanımızdaki güzelliklerin farkına varmadan, bilmediğimiz bir sona hızla koşuyoruz… Çalışmak güzel kazanmak güzel amma velâkin: KAZANCIMIZ KAYBIMIZI KARŞILARI MI? Yapmaya çalıştığımız günlük hırslara boğulan hayatlarımızı papatyalar gibi koparıp vazoda yaşatmaya çalışmaktır aslında…
Sevdiklerinizle sevgiyi paylaşmak ümidiyle…
 
YORUM EKLE

banner3205

banner3211

banner3153

banner3196