banner3088

Kod Adı; İntihar Komandosu


Ötenazi…Sözlük anlamı;”ümitsizlerin daha fazla acı çekmemesi için,ölmelerini sağlamaya yönelik yapılan her türlü faaliyet”tir…Aslında bir bakıma öldürmektir…Tek farkı legal olmasıdır…Ötenaziyi gerçekleştiren kişi ve kişiler bence yasal cellatlardır…

 Anlatmak istediğim şey aslında ötenazi nin sözlük anlamı ve hangi sebeplerle,hangi koşullarda yapıldığı değil…Ben ötenaziyi mecazi anlamda işleyeceğim..Bakın şöyle…

 Yaşadığınız süre içinde kaç kez üzüldünüz,yıkıldınız,kahroldunuz,ağladınız,ölmeyi düşündünüz? Hem de haksız yere,hem de sorgusuz sualsiz,yargısız…Hepiniz içinizden “ooo defalarca”diyorsunuz duyuyorum…Evet hayatımız da kaç defa fişimizi çektiler? Yasal cellatlarımız hala yaşamımızda mı? Bu soruları kendinize hiç sordunuz mu bilmiyorum ama ben çok sordum…Cevaplarımı da gün gelecek, bir bir vereceğim…

 Dünya hayatı gül-gülistan değil her zaman…Kaybetmek var,gözyaşı var,yokluk var,unutulmak var…Ben yaşarken çok kez öldüm mesela…Hakkım yendi,kullanıldım,aldatıldım,kovuldum…Yasal cellatlarım oldu,hem de bir den fazla…Fişimi çektiler,yüreğimdeki şarj aleti olmasa çoktan karanlıklara gömülmüştüm..Hatta bir keresinde (annemi kanserden kaybettiğim de)ölmek istedim,denedim de…Başarısız oldum o başka…O zamanlardaki iş verenim, hep gülerek yüzüme “sana bağıracağım ama,yine intihar edersin maazallah”derdi..Yani aklı sıra,dalga geçerdi yaptığımla…İçimdeki fırtınayı bilmezdi,annesi yaşıyordu,kansere yenik düşen “can parçası”eksikliğini hissedecek kadar vicdani donanıma sahip değildi ve hiç olmayacaktı da…Kendisi “Hayat arkadaşını” kanserle savaşının sonunda,ne kadar özleyecek,ne kadar eksiklik duyacak,hayatının devamı nasıl olacak,yaşama nasıl tutunacak? Bunların hiç birini bilemiyorum ama bir şeyler değişeceği kesindi…Yaptığımı zayıflık,acizlik,acemilik,şov olarak algılayan insan ,şimdilerde eşinin yerini doldurmaya kendini aday sayan, çıyan sarısı dalkavuğu tercih ederek iş yaşamını sürdürme şeklini seçti kendine…Kendince fişimi çekti ,anne yokluğunun zaten ağır geldiği kadını “daha nasıl çaresiz bırakırım”derdine düştü…Aralık kapıların ardında ,istem dışı duyduklarım,dalkavukların adi pazarlıklarıydı…Hiç birine dahil olmadım,mutsuzluklardan sevinç duymadım..Ne diyeyim “çarşıları Pazar olsun”hepsinin…

 Dedim ya ; gün gelecek bir bir anlatacağım size yasal cellatlarımı…Onları hayatımdan nasıl bir bir çıkardığımı…Çünkü onlarla yaşamak,her gün “sırtımdan vurulurum”kaygısı duymaktır..Her şeyden haberleri olsun diye “gammaz maillerim”e kurban seçtiğim herkesten birebir özür diliyorum şimdilerde rastladıkça…Onların hayatlarına ötenazi yapmaya bana zemin hazırlatan o insana,her gece rüyalarımda küfrediyorum…Kazandığım para kadar günah aldım sayıyorum kendimi,sağ omzumdaki meleğin yüzüme bile bakmadığını biliyorum içimdeki sıkıntılardan…Hayat’ın sonunda ,yapılan adi pazarlıkta,kimin tezgahı boş kalacak çok merak ediyorum…Ama sevinç değil,üzüntü duyuyorum inanın…

 Her gece yattığınızda küçük bir zaman ayırın kendinize ve minik bir mahkeme kurun beyninizde…Hayali savcılarınız,hayali davalı-davacılarınız olsun…Gerçek cinayetleri,failini bildiğiniz halde hayali yargılayın…En büyük Hakim Allah’tır.En son kararı,hepimizin hakkında O verecektir…Ne yasal cellatlar,ne yalancı şahitler,ne pazarlıkçı dalkavuklar,hiçbiri yalan konuşamayacağı o an gelmesin diye şimdiden dua ediyorlar emin olun…İyi ki fişimi çekti adı “hükümdar”adam..Yoksa güneş enerjisi ile yaşama nasıl bağlanılır,hiç öğrenemeyecektim…Günahlarına ortak kalacaktım,yoksa ben nasıl “intihar komandosu”olacaktım…?

 DİLEK ALTINKESER

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3552

banner3211