banner3088

Komşuluk

Hayatın zor şartları insanların bir arada yaşamasını zorunlu kılmıştır. Bir arada yaşamanın önemi, birlikte yaşayan insanların dayanışma ve paylaşım içinde olmasıdır. Bu nedenle, aileden sonra en yakın sosyal çevremiz komşularımızdır.  Bu noktada komşuluk ilişkilerimiz birlikte yaşadığımız alanlarda hayatı kolaylaştırın sevgi, saygı, özveri, hoşgörü ve dayanışmayı ön plana çıkarır. 
Küçük yerleşim alanlarında komşuluk ilişkileri daha sağlam temeller üzerinde olup, dayanışma ve paylaşımın da üst düzeyde yaşandığı sarihtir. Aynı kültürden gelen insanların bir arada yaşadığı  ve geleneksel yapıya bağlı örf ve adetlerin yaşandığı, yaşayanların birbirini tanıdığı veya aşina olduğu yerleşim birimidir. Böyle ortamda akraba ve komşuluk ilişkileri daha sağlam ve dayanışma içindedir. 
Büyük şehirlerde ve kentlerde komşuluk dayanışması ve iletişim yok olmaya yüz tutmuştur. Buralarda oturanlar ekonomik bağımsızlığını kazanmış olmanın rehavetini yaşarlar. Kimseye ihtiyaç duymadan, kendi kabuğunun içinde yaşamaya çalışır. Kırsal alan kültürü ve geleneği buralarda yok olmuştur. Bireyselcilik egemendir. Adeta komşuluk anlamını yitirmiştir.
Ailemizden sonra en yakın sosyal çevremiz komşularımız olduğuna göre, komşu yaşamın vazgeçilmez bir unsurudur. İyi günde kötü günde, sevincimizi  ve acımızı paylaştığımız kimseler genellikle yakın komşularımızdır. Sabahları aile fertleri dışında ilk karşılaştığımız ve merhabalaştığımız onlardır. İhtiyaç halinde ilk onların kapısını çalar, onlarla paylaşırız. Komşularımızla iyi ilişkiler içinde olmalıyız. Rahatsızlık verici davranışlarımızdan kaçınmalıyız. Onların hak ve hukukuna riayet etmeliyiz. "Allah'a ibadet edin ve ona hiç bir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanımızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünmeleri sevmez." (Nisan, 36)
Vaktiyle duyduğum bir söz ile yazımı noktalamayı diliyorum. Dostlarınız üzerinde yürümeniz gereken yollar gibidir, eğer yıllarca o yollardan geçmezseniz diken tutar, çakıl tutar ve bir gün gelir de o yollardan geçmek istersiniz o dikenler ayaklarınıza batar, çakıllar sizi incitir. Onun için sıkça o yollarda yürüyün, yürüyün ki dost yolları diken tutmasın. Dostlarınızı arayın, diken tutturmayın aranızdaki yollara. 
Gerçek dost olmalıyız; yıldızlar gibi olmalı, karanlık Çökünce ortaya çıkmalı. Sizce de öyle değil mi?
Hasbi Demirtaş
10.08.2013

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3550

banner3211