banner3088

Korku Tüneline mi Sürülüyoruz

Bir doktorun sunduğu sağlık programını izliyorum. Eskiden kirlilik yüzünden mide kanseri olayı çok oluyordu
Zira o yıllarda buzdolapları yoktu. Yiyeceklerimiz tel dolaplarda saklanıyordu. Tel dolapları yiyeceklerimizi tozdan koruyamadığı için başta mide kanseri olmak üzere birçok hastalıklara neden oluyordu. Son olarak da evimizde ölümcül hastalıklara neden olan on aletin sunumunu yaptı. Kullanmakta olduğumuz diş fırçalarından, kaşığımızdan ve elektrik süpürgemize kadar en sık kullanılan aletleri ölümcül hastalıklara neden olmakla suçladı. Bu ölüm saçan aletleri sağlıklı olarak nasıl kullanacağımızı açıklamaya gerek görmedi. Yalnızca ellerimizi nasıl yıkamamız gerektiğini gösterdi. Doktorumuz belli ki çok steril bir ortamda yaşamamızı istiyor. Çok yakında sağlıklı bir yaşam için, sizler için birçok deneyden sonra hazırladığımız gıda takviyesi şu ürünü kullanmalısınız derse hiç şaşmam. Zira bazı doktorlar görmüş olduğu tıp eğitimini bir kenara iterek sözde bitkisel gıda takviyesi ürünlerin üreticisi ve reklamcısı oldular. Vücudumuzu her türlü yabancılara karşı koruyan antikorlardır. Vücudumuza giren virüs veya mikroba antikorlar hızla saldırıya geçerler ve yabancıları etkisiz hale getirirler. Vücudumuzdaki savunma sistemimizin her an görevini yapabilmesi için tetikte olması gerekir. Bir ordu nasıl ki manevralarla tatbikatlarla düşmana karşı hazır tutuluyorsa antikorların da sürekli vücudumuzun düşmanlarına karşı tetikte olmalıdır. Bunu sağlayacak olan ise vücudumuza antikorların baş edebileceği kadar mikrop ve virüsün girmesi gerekir. Aksi halde antikorlar yabancılara karşı vücudumuzu koruyamayacak bir duruma düşerler. Vücudumuzun savunma sistemini güçlendirmek için hastalıklara karşı aşı yaptırmamızın nedeni antikorların hastalığa karşı hazırlıklı olmalarını sağlamaktır. Yalınayak başıkabak dolaşan kırsal alan çocuklarının el bebek gül bebek belenen ve bakılan çocuklardan daha sağlıklı olmalarının nedeni nedir? Kırsal alanda yaşayan çocukların bünyelerindeki antikorlar her türlü hastalığın mikroplarını tanıdıkları için gerekli müdahaleyi hemen yapabilmektedir. Mikroplara karşı çok iyi korunan çocuklarda antikorlar daha pasiftir. Bu yüzden çocuklar çok çabuk hastalanırlar. Bu da bize şunu göstermektedir. Aşırı temizlik fayda değil zarar getirir. Dört çocuğumdan ortanca oğlum en sağlıklı olanıdır. Nedeni ise ne yemekte ne de meyvelerde hiç seçici değildir. Onun bebeklik dilinde tüm yuvarlak meyveler mahmumdu. Zira ilk öğrendiği meyve mandalinaydı. Henüz bir buçuk yaşındaydı. Babam bostana gel de arabanı karpuzla doldur. Bol, bol yersiniz dediğinde oğlum Özgür’ü de arabamı alıp tarlaya gittik. Babam çocuğu görünce sen buraya çocuk bakmaya mı karpuz toplamaya mı geldin dedi. Oğlumu arabadan alıp bir üzüm asmanın gölgesine yüzünün hizasına gelecek şekilde bir üzüm salkımının karşısına oturttum. Hemen üzüme saldırdı. Üzüm salkımından kopardığı tanelerin yere düşenleri de toplayıp yiyordu. Babam arada bir torununun ne yaptığına bakıyordu. Babam, bu ne biçim çocuk böyle? Hiç sesi sedası çıkmıyor dediğinde onun önüne meyve koy sonra onu unut dedim. Özgür yere düşen üzüm tanelerini de toplayıp yediğinden ağzı çamur içindeydi. Bir gün de onu kayısı bahçesine götürmüştüm. Kayısı ağaçlarındaki kayısıları gördüğünde üüüüü mahmum diyerek sevinç çığlıkları atmıştı. Onu omzuma almıştım. İlk kayısı ağacının altına gittiğimizde iki eliyle birer kayısı koparıp yemeye başladı. Çocuğum o kayısıları yıkanmadan yediği halde hiç hastalanmadı. Zira onun bünyesindeki antikorlar hastalık mikroplarına yeteri kadar hazırlıklıydı. Özgür yeteri kadar antrenman yapamadığı halde Türkiye bisiklet yarışmasında on ikinci olması ne kadar sağlıklı olduğunun göstergesidir. Torunum Can henüz sekiz aylıkken Foça’daki yazlık evimize on metre mesafede olan sahile getirip kumsala oturturdum. İlk yaptığı bulduğu taşları ağzına koymaktı. Bitişiğimizdeki komşumuz çocuk hastalıkları profesörüydü. Benim çocuğa ağzına taş koymaması için baskı yaptığımı görünce bırak o bebeği gönlünce yaşasın. Taşların mikroplu olabileceğini söylediğimde iyi ya, çocuğun savunma mekanizması güçlenir dedi. Haklıydı. Zira dalgalar o taşları sürekli yıkıyordu. Dolayısıyla taşlarda aşırı bir kirlilik yoktu. Bu nedenle sağlık sorununa neden olmazdı. Yaşamımızda temiz olmak gereklidir. Ama aşırı temizlik hastası olmamamız gerekir. Aşırı temizlik savunma sistemimizi çökertir. Her türlü hastalığa açık bir duruma düşmemize neden olur. Sağlıklı yaşamamız için de çok hareketli olmalıyız ve doğal ürünlerle beslenmeliyiz.

Özcan Nevres 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3550

banner3211