banner3088

Öğretmenler Kandile Benzer…

Evet, kendini tüketerek başkalarına ışık verirler…
Eskiden söylenen bir söz vardı bilenler hatırlarlar “Hiçbir şey olamadın, öğretmen de mi olamadın?” diye. En büyük korkulu yer halk arasıdır zaten. Aile gururlanarak bir cerrah ya da bir avukat demek ister çünkü herkese…
Öğretmenlik hep böyle bilinirdi ne üzücü ki, zira herkes onu kolay, garanti ve basit bir meslek gibi görürdü. Ne olacak al kitabı eline gir derse, sabah sekiz akşam beş hafta sonu tatil keza yaz tatili öyle, ohh rahatlık garanti iş…
Değil işte o öyle değil! Haddim değildir onların ağzından yazmak ki en büyük korkum haddimi aşmak oldu hayatım boyunca. Sadece bunu yakın arkadaşlarımdan çok iyi bildiğim için sizlerle paylaşıyorum.
Öğretmenin birtakım özellikleri olması lazım, en basitini söyleyeyim “Sabır ve sevgi”
“Fedakârlık ve fedakârlık…”
“Çocuğunuzun notu bu deyince toplantıda” ama nasıl olur veya ayy bravo ona” demesini biliyoruz değil mi? Ha işte o notlar nasıl ortaya çıkıyor adaletli bir şekilde biliyor muyuz? Ama o bizi ilgilendirmez o öğretmenin işi.
Altı yedi farklı sınıfa giriyorsunuz, her ay 300 sınav kâğıdı okuyup değerlendireceksiniz, itina ve titizlikle ama… Öyle elimize geçen bir dergiye bakar gibi değil yani. Çok yanlış çıkınca ne oluyor? Önce kendine soruyor “neden” diye. Sonra o yanlışları tekrar işliyor tekrar öğretiyor. En az 200 öğrenciyi tanıyacaksınız, en az bizim kadar, korku ve endişelerini, psikolojilerine varana kadar…
 Derse katılıp anlayıp anlamadığını gözünden anlayacaksınız…
Biz bir konuyu çocuğumuza maksimum iki defa anlatırız, üçüncü kez neden anlamıyor diye kızarız kabul edelim…
Ama onlar düşünsenize bir konuyu kaç çocuğa ve ne kadar sıklıkla anlatıyorlar, sadece düşünelim. Gerçek öğretmenler öğrencilerini çok severler, malum her meslekte  “en” ve “cik”ler var, ondandır “gerçek” kelimesini kullanmam.
Öğretmen, taze ruhları işleyen ustadır. Nesiller yaratır; ülkeler değil gönüller fetheder “ der Arif Hikmet Par. Ne kadar derin ve düşünülmesi gereken bir ifade.
Öğretmen, doğan güneşe benzer etrafını aydınlatarak karanlıklara “meydan” okur.
Şimdi ben bu kadar yazıyorum ya, sadece okumak için okunmasın lütfen, kelimelerin arkasına geçilsin. Aldous Huxley’in dediği gibi; Kelimeler, tecrübelerimizi dizdiğimiz ipliktir.
Kelimeler gücünü bilmeden, insanı anlamak imkânsızdır çünkü.
 Tüm öğretmenlerimizin başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, bu değerli günü en içten duygularımla kutlar sevgi ve saygılarımı sunuyorum…
Ne olur sevgi ve bilgi ışığınız hiç sönmesin… Söndürülmesine de izin vermeyin!
 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3550

banner3211