<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Silivri Haber Ajansı, SHA, Silivri'nin ilk görüntülü haber sitesi</title>
      <link>https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Silivri Haber Ajansı, Silivri ile ilgili haberlerin yayınlandığı yerel haber sitesi.. Silivri haber, Silivri Haberleri, Silivri son dakika haberleri</description>
      <category>Newspaper - Kahve Molası</category>
      <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 04:17:56 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.sha.com.tr/rss/haberler/kahve-molasi/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Yalanı gerçek gibi yansıtma mecrası.Sosyal medya soytarılığı…]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/yalani-gercek-gibi-yansitma-mecrasisosyal-medya-soytariligi/68723/</link>
            <description><![CDATA[Yalan dolanla, plan programla durumu kurtarma, kelimenin anlamını bilmeden söylenen; Olmazsa olmazları vardır bazı tip insanların, tıpkı aynı insanların olmayanı zorla oldurmaya çalışmaları gibi…]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/yalani-gercek-gibi-yansitma-mecrasisosyal-medya-soytariligi/68723/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Tue, 23 Mar 2021 23:39:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yalanı gerçek gibi yansıtma: Sosyal medya soytarılığı&hellip;</p><p>Yalan dolanla, plan programla durumu kurtarma, kelimenin anlamını bilmeden söylenen; Olmazsa olmazları vardır bazı tip insanların, tıpkı aynı insanların olmayanı zorla oldurmaya çalışmaları gibi&hellip; Çünkü uçmayı beceremeyen bu aynı tip insanlar kanat kırmayı da çok severler&hellip;</p><p>Küçük İskender&#39;in sözleri özetliyor aslında bu durumu:</p><p>&ldquo;En basit yalanları gözümün içine bakarak söyleyen aptallar İnandığımı sandılar, bense onların kuş kadar akılları ve cahil cesaretlerine hayrandım&rdquo; diye!</p><p>Bence utanmamak kadar utanç verici başka bir şey yoktur gerçekten&hellip;</p><p>Ne yapabilirsiniz ki? Yalan dolanı günlük yaşantısının bir parçası haline getirmiş bu tip insanlara?</p><p>Gerçek hayatta yaşadığı yalan dolanla bezeli hayatların,  sosyal medya da gerçek gibi yansıtılması. Korkunç!</p><p>Doğruyu söyleyince kötü oluyorsun, olunursa da olunsun, ne yani yalana alkış mı tutulsun?</p><p>Karşımızda ki sonradan görmüş, ne oldum delisi olmuş insanın küstahlığına çok mu haklısın diyelim? Bu tür insanlara kültürel zayıflığını yansıttığını söylemeyelim mi yani? Tabi ki söylemeliyiz.</p><p>Biliyorum maymunu balın muzdan daha tatlı olduğuna ikna edemeyiz, herkes değerlerine göre hayatı algılar ve öyle yaşar, lakin söylediği yalanlar ortaya çıkmadığı sürece kendini dürüst ilan eden bu korkunç insanlara da bazı şeylerin hatırlatılması gerek!</p><p>Shakespeare bu çağımızı bir cümlede özetlemiş:</p><p>&ldquo;Artık iyi olanların değil, iyi oynayanların dünyası burası&rdquo;</p><p>Evet, güzel insanlar, kötülerin yaptığı şeylerle başa çıkabilmek için iyilerin psikoloğa gitmesi gerektiği değişik tuhaf bir dünyada tatsız tuzsuz yaşamak&hellip; O yüzden güvendiğiniz insanların da bir yanılgıdan ibaret olduğunu anlayınca, görünce, ben gibi köşenize çekilirsiniz&hellip;</p><p>Ve tekrar ediyorum: Bence utanmamak kadar utanç verici başka bir şey yoktur gerçekten&hellip;</p><p>Sevgi ve doğrulukla kalın&hellip;</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2021/03/yalani-gercek-gibi-yansitma-mecrasisosyal-medya-soytariligi_2ccb1.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yalanı gerçek gibi yansıtma mecrası.Sosyal medya soytarılığı… ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2021/03/yalani-gercek-gibi-yansitma-mecrasisosyal-medya-soytariligi_2ccb1.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fısıltıyı dinle veya taşı bekle...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/fisiltiyi-dinle-veya-tasi-bekle/68678/</link>
            <description><![CDATA[Hiçbir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/fisiltiyi-dinle-veya-tasi-bekle/68678/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Tue, 23 Mar 2021 15:15:11 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Genç bir Yönetici, yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir<br />şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti.<br /><br />Sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken de bağırıyordu :</p><p>' Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? Bu yaptığın ne demek oluyor? O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba ve attığın o taşın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya bir sürü para ödemek zorunda kalacağım. Neden yaptın bunu?'<br /><br />Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi. Lütfen, amca, lütfen kızmayın. Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim, bilemedim. Taşı attım çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı. Çocuk, gözlerinden<br />süzülen yaşları elinin tersiyle silerek park etmiş bir aracın arkasına işaret etti. abim orada. Yokuştan aşağı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu kaldıramıyorum.<br /><br />Çocuğun şimdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve şaşkın adama sordu Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardım edebilir misiniz?<br />Sanırım abim yaralandı ve benim için çok ağır.<br /><br />Ne diyeceğini bilemez halde, genç yönetici boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalıştı. Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturttu, cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkartıp, çeşitli<br />yerlerinde oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı. Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, abisinin tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocuğun<br />ardından bakakaldı. Jaguar marka arabasına geri dönüşü yavaş yavaş oldu ve yol ona çok uzun geldi.<br /><br /><strong>Arabanın yan kapısında taşın bıraktığı iz çok derin ve net görülür şekildeydi ama adam orayı hiçbir zaman tamir ettirmedi. Oradaki izi, şu mesajı hiç unutmamak için sakladı :<br /><br />Hiçbir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme. Yaratıcımız ruhumuza<br />fısıldar ve kalbimizle konuşur. Bazen, onu dinlemek için vaktimiz olmuyorsa, bize taş fırlatmak zorunda kalır.</strong></p><p><strong>Fısıltıyı dinle veya taşı bekle...</strong></p><p><strong>Sevgiyle kalın...</strong></p><p><strong>Chenay Kobak</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2021/03/fisiltiyi-dinle-veya-tasi-bekle_35505.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fısıltıyı dinle veya taşı bekle... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2021/03/fisiltiyi-dinle-veya-tasi-bekle_35505.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Açgözlülük ve duyarsızlık çok fazla sorun doğurur!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/acgozluluk-ve-duyarsizlik-cok-fazla-sorun-dogurur/61602/</link>
            <description><![CDATA[Profesör bir öğrenciyi kürsüye çağırıp;Anlat dersi, demiş.Öğrenci başlamış anlatmaya.Şimdi kürsünün üstüne çık, devam et...]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/acgozluluk-ve-duyarsizlik-cok-fazla-sorun-dogurur/61602/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Sat, 16 Jan 2021 23:48:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Profesör bir öğrenciyi kürsüye çağırıp;</p><p>Anlat dersi, demiş.</p><p>Öğrenci başlamış anlatmaya.</p><p>Şimdi kürsünün üstüne çık, devam et.</p><p>Öğrenci kürsüye çıkıp devam etmiş.</p><p>Kürsünün üstüne bir sandalye koy, üstüne çık devam et.</p><p>Öğrenci denileni yapmış.</p><p>Şimdi sandalye üstüne tabureyi koy, devam et.</p><p>Öğrenci artık düşmemek için dengesini kontrol ederek konuştukça dediklerinde tutarsızlıklar başlamış.</p><p>Hoca dersi bitirmiş ve:</p><p>'İnsan yükseldikçe dediklerinde tutarsızlıklar olur, çünkü artık beyin söyleneni değil, bulunduğu yerden düşmemeyi önceler' demiş!</p><p><strong>Buna fazla yorum yapmaya gerek duymuyorum zira sözden ziyade zaten yaşayarak görmekteyiz…</strong></p><p><strong>Alçak yerden doğruları konuşmak ve savunmak, yüksek yerlerde(kime göre neye göre tartışılır) tutarsızca konuşmaktan her daim daha doğrudur! Karakter meselesi tabi…</strong></p><p><strong>Sevgiyle ve alçak gönülle kalın…</strong></p><p><strong>Chenay Kobak</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2021/01/acgozluluk-ve-duyarsizlik-cok-fazla-sorun-dogurur_44abf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Açgözlülük ve duyarsızlık çok fazla sorun doğurur! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2021/01/acgozluluk-ve-duyarsizlik-cok-fazla-sorun-dogurur_44abf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/yavuz-sultan-selim/58843/</link>
            <description><![CDATA[Bir Gün Yavuz Sultan Selim pazarın birini gezmeye karar verir ve saka kuşlarının satıldığı bir tezgâha yönelir.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/yavuz-sultan-selim/58843/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Sat, 19 Dec 2020 19:44:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bir Gün Yavuz Sultan Selim pazarın birini gezmeye karar verir ve saka kuşlarının satıldığı bir tezgha yönelir.</p><p>Bütün sakalar 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 50 altındır.</p><p>Yavuz Sultan Selim sorar:</p><p>-Bunlar 1 altın da bu neden 50 altın?</p><p>Satıcı:</p><p>-Hünkrım 50 altınlık olan ötüşüyle diğer saka kuşlarını kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.</p><p>Yavuz Sultan Selim 100 altını çıkarıp adama verir ve ver o kuşu bana der.</p><p>Herkes şaşkınlık içinde ne yapacak acaba koca padişah bir saka kuşunu diye düşünürken,</p><p>Yavuz Sultan Selim kuşun kafasını tuttuğu gibi gövdesinden ayırır verir ve der ki:</p><p>'KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR!</p><p>Sevgi ve dürüstlükle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/12/yavuz_sultan_selim_h58843_7a4df.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yavuz Sultan Selim ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/12/yavuz_sultan_selim_h58843_7a4df.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bu çam ağacının ismi Rikuzentakata]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bu-cam-agacinin-ismi-rikuzentakata/57264/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bu-cam-agacinin-ismi-rikuzentakata/57264/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Thu, 03 Dec 2020 21:10:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>2011 yılında Japonya&#39;da 9.0 şiddetinde deprem olmuştu.</p><p>19.000 kişi öldü.<br />70.000 ağaçlık arazi yok oldu.Tsunami&#39;den sadece bu ağaç kurtuldu.Japon bilim insanları bu ağacı yaşatmak için seferber oldular.</p><p>Ameliyatla hasar gören kökleri ve omurgasına karbon malzemeden yapay organ nakli yapıldı.</p><p>Tuzlu deniz suyunun çürütmeye başladığı gövdesi iyileşti.</p><p>Şimdi her an izleniyor...</p><p>Bütün her şey;</p><p>Tek bir ağaç için...</p><p>Söyleyeceklerim bu kadar...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/12/bu_cam_agacinin_ismi_rikuzentakata_h57264_a4556.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bu çam ağacının ismi Rikuzentakata ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/12/bu_cam_agacinin_ismi_rikuzentakata_h57264_a4556.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İnsan hiç, sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı?]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/insan-hic-sevdigine-goturdugu-seyi-sayar-mi/56834/</link>
            <description><![CDATA[İki ayak şu yöne ve iki ayaksa bu yöne doğru toprakta izler bırakırken, karşılaşırlar...]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/insan-hic-sevdigine-goturdugu-seyi-sayar-mi/56834/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Sun, 29 Nov 2020 22:24:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hava sıcak... Ve zaman yuvarlanamayan koca bir kaya gibi!.. </p><p align='justify'><br />İki ayak şu yöne ve iki ayaksa bu yöne doğru toprakta izler bırakırken, karşılaşırlar...<br /><br />Tesbihi elinde, dudakları kıpırdayan derviş; başını kaldırıp, güneş tarafından gelen karaltıya bakar, kısılmış gözleriyle...<br /><br />Yazması başında savrulan, alnında ter damlacıkları parlayan bir genç kızdır gelen, al al olmuş yanaklarıyla... Ucundan tuttuğu eteğinin içi doludur ve tepe bayır aşarak hızlı hızlı yol almaya çalışmaktadır...<br /><br />Derviş, meraklanır onu görünce...<br /><br /><strong>-'Nereye gidiyorsun böyle'</strong> diye sorar kıza... <strong>'Ve ne taşıyorsun kucağında?'</strong><br /><br />Durur kızcağız. Şöyle bir soluk alır... Taaa uzaklara bakar sonra. Bir noktaya takılır gözü. Elini uzatarak;<br /><br />-<strong>'İşte orada' </strong>der... <strong>'Oradaki tarlada sevdiğim çalışıyor. Ona elma götürüyorum...'</strong><br /><br />Derviş bir uzağa bakar, bir iyice doldurulmuş eteğe...<br /><br /><strong>-'Kaç tane bu elmalar' </strong>diye sorar...<br /><br />Bir yandan dudağını büküp omzunu kaldırır genç kız; 'nerden bileyim' anlamında... Diğer yandan da heyecan kanatları tekrar açılır sırtında. Yürümeye başlarken büyük büyük gülümser...<br /><br />Fakat bu defa o merak etmiştir; hayret ve şaşkınlık arası, sorar dervişe:<br /><br />-<strong>'İnsan' </strong>der... <strong>'İnsan hiç, sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı?..'</strong><br /><br />Derviş kala kalır orada, öylece...<br /><br />Topuklarından kumlar savrularak ufka doğru gittikçe ufalan genç kızın ardından bakakalır...<br /><br />Yere çöker sonra...<br /><br />Bir büyük taş alıp vurur üstüne ve <strong>Tesbihini kırar…</strong></p><p align='justify'><strong>Sevgiyle kalın...</strong></p><p align='justify'><strong>Chenay Kobak</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/11/_90277.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İnsan hiç, sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/11/_90277.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Eğer;TIP okursan karşına, insan DNA &#039;sının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar.]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/egertip-okursan-karsina-insan-dna-039sinin-sempanze-ile-98-ayni-oldugu-cikar/54227/</link>
            <description><![CDATA[PALEONTOLOJİ okursan karşına, dinozorlar çıkar...]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/egertip-okursan-karsina-insan-dna-039sinin-sempanze-ile-98-ayni-oldugu-cikar/54227/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Tue, 03 Nov 2020 00:47:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>La Edri&#39;nin söylediklerini hatırlamakta fayda var</p><p>EĞER ;</p><p>TIP okursan karşına, insan DNA &#39;sının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar.</p><p>BİYOLOJİ okursan karşına, evrim çıkar.</p><p>FİZİK okursan karşına, BİG BANG çıkar.</p><p>KİMYA okursan karşına, elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar.</p><p>TARİH okursan karşına, dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar.</p><p>JEOLOJİ okursan karşına, dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar.</p><p>ARKEOLOJİ okursan karşına, tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar.</p><p>PALEONTOLOJİ okursan karşına, dinozorlar çıkar.</p><p>EMBRİYOLOJİ okursan karşına, insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar.</p><p>Ama hiçbir şey okumazsan, sana ne söylenirse ona inanırsın .</p><p>Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın.</p><p>Başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın.</p><p>Sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile;</p><p>Kendini çok akıllı zannedersin...</p><p>Sevgiyle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/11/_15d94.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Eğer;TIP okursan karşına, insan DNA &#039;sının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar. ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/11/_15d94.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bilimin-aciklayamadigi-son-derece-kuvvetli-bir-guc-var/54226/</link>
            <description><![CDATA[Einstein`in Kizina ve ölümünden sonra geleceklerini cok iyi bildigi yeni neslin isik Insanlari`na biraktigi mektup...]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bilimin-aciklayamadigi-son-derece-kuvvetli-bir-guc-var/54226/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Tue, 03 Nov 2020 00:35:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Einstein`in Kizina ve ölümünden sonra geleceklerini cok iyi bildigi yeni neslin isik Insanlari`na biraktigi mektup...</p><p>İzafiyet kuramını açıkladığım zaman çok az kişi beni anladı, şimdi insanlığa ulaşması için yazacaklarım da bu dünyada yanlış anlaşılma ve önyargıyla çarpışmaya mahkum.</p><p>Mektupları gerektiği sürece korumanı istiyorum, ta ki toplum şimdi açıklayacaklarımı kabul edecek düzeye gelene kadar.</p><p>Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var. Bu güç herkesi kapsıyor ve yönetiyor , evrenin çalışmasını sağlayan her olgunun arkasında bile o var ve henüz bizim tarafımızdan tanımlanamadı.</p><p>Bu evrensel güç SEVGİDİR.</p><p>Bilim insanları, evren için birleşik bir kuram ararken, görülemeyen en kuvvetli evrensel gücü unuttular.</p><p>Sevgi Işıktır, onu alıp verenleri aydınlatan.</p><p>Sevgi yer çekimidir, çünkü insanların birbirine çekim hissettmelerini sağlar.</p><p>Sevgi kuvvettir, çünkü bizdeki en iyiyi çoğaltır, ve insanlığın kör bencilliklerinde tükenmemesine izin verir.</p><p>Sevgi için yaşarız ve ölürüz.</p><p>Sevgi Tanrıdır ve Tanrı sevgidir.</p><p>Bu güç herşeyi açıklar ve yaşama anlam katar. Bu bizim çok uzun süredir göz ardı ettiğimiz bir çelişkidir, çünkü belki insanın evrende kendi özgür iradesiyle kullanamayacağı tek enerji olduğu için sevgiden korkuyoruz.</p><p>Sevgiye görünürlük verebilmek için, en ünlü denklemimde basit bir yer değiştirme yaptım.</p><p>Eğer E=mc2 yerine, dünyayı iyileştirecek olan enerjinin ışık hızının karesiyle çarpılacak sevgiyle sağlanabileceğini kabul edersek, şu sonuca varıyoruz: sevgi en kuvvetli güçtür, çünkü sınırı yoktur.</p><p>İnsanlığın evrendeki bizim düşmanımız haline gelen diğer güçleri kullanmakta ve kontrol etmekte ki başarısızlığından sonra kendimizi başka çeşit bir enerjiyle beslememiz zorunludur.</p><p>Eğer türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, eğer hayatta bir anlam bulmamız gerekiyorsa, eğer dünyayı ve içinde yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, sevgi tek ve biricik cevaptır.</p><p>Belki bir sevgi bombası, gezegenimizi harap eden açgözlülük, nefret ve bencilliği tamamen yok edebilecek kadar güçlü bir cihaz, yapmaya hazır değiliz.</p><p>Buna rağmen her bireyin enerjisini açığa çıkartmayı bekleyen küçük ama kuvvetli bir jenaratör var.</p><p>Bu evrensel enerjiyi almayı ve vermeyi öğrendiğimiz zaman sevgili Lieserl, sevginin hepsini yendiğini, herşeyin ötesine geçtiğini doğrulayabileceğiz, çünkü sevgi hayatın en özlü kısmıdır.</p><p>Bütün hayatım boyunca kalbimin içinde sana dair sessizce atanları ifade edemediğim için çok derin bir pişmanlık duyuyorum. Belki artık özür dilemek için çok geç, ama zaman göreceli olduğu için sana söylemem gerekiyor : seni seviyorum ve nihai cevabı bulduğum için sana teşekkür ederim.</p><p>Baban Albert Einstein</p><p>SEVGİYLE KALIN...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/11/bilimin-aciklayamadigi-son-derece-kuvvetli-bir-guc-var_94133.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/11/bilimin-aciklayamadigi-son-derece-kuvvetli-bir-guc-var_94133.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dürüstlük, sorumlu davranmaktır!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/durustluk-sorumlu-davranmaktir/53691/</link>
            <description><![CDATA[Bir taraftan baltalarken, tırpanlarken diğer taraftan orakla temizlik yapıyormuş görüntüsü vermek hiç değildir…]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/durustluk-sorumlu-davranmaktir/53691/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Wed, 28 Oct 2020 06:50:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kralın biri taht odasında otururken,</p><p>pencereden sesler gelmiş.</p><p>&#39;&#39;Güzel elmalarım vaaaaaar!&#39;&#39;</p><p>Bakmış, yaşlı birisi, at arabasında elma satıyor.</p><p>etrafında müşteriler.</p><p>Kralın canı çekmiş ve baş vezirini çağırmış;</p><p>- al sana beş altın, koş bana elma al.</p><p>Baş vezir, vezirlerden birisini çağırmış;</p><p>- al sana dört altın, koş elma al.</p><p>Vezir saray görevlilerinden birisini çağırmış;</p><p>- al sana üç altın, koş elma al.</p><p>Saray görevlisi muhafız komutanını çağırmış;</p><p>- al sana iki altın, koş elma al.</p><p>Komutan nöbetçiyi çağırmış;</p><p>- Al sana bir altın, koş elma al.</p><p>Nöbetçi çıkmış yaşlı ihtiyarı yakasından tutmuş ve;</p><p>- hey sen, ne bağırıyorsun? burası han mı, yoksa saray mı? defol buradan. arabana da elmalara da el koyuyorum.</p><p>Nöbetçi, muhafız komutanına dönmüş;</p><p>- İşte şef, iyi dalavere çevirdim. bir altına yarım araba elma.</p><p>Komutan saray görevlisine dönmüş;</p><p>- işte, iki altına bir çuval elma.</p><p>Saray görevlisi vezire dönmüş;</p><p>- işte, üç altına bir torba elma.</p><p>Vezir, baş vezire dönmüş;</p><p>- işte, dört altına yarım torba elma.</p><p>Baş vezir kralın huzuruna çıkmış;</p><p>- işte kralım, emrettiğiniz gibi. buyurun, beş elma.</p><p>Kral oturmuş taht odasında ve düşünmüş;</p><p>&#39;&#39;beş elma-beş altın. bir elma-bir altın ve halk elmalara hücum ediyor.Demek ki vatandaşın durumu çok iyi .Vergileri hemen artırmak lazım!&#39;&#39;</p><p>Evet, göründüğü gibi dürüstlük sağlam karakter ve güçlü kişilik ister. Dürüstlük, hakka ve hakikate ve de söze bağlı kalmaktır. Dürüstlük, hak yememektir. Dürüstlük rol yapmak, maske takmak, sahte, yapay ve yapmacık davranmak değildir,ki günümüzde en sık rastlanan durum.</p><p> Dürüstlük tutarlı olmaktır. Özü sözü bir olmaktır. Doğrunun değil en doğrunun tarafı olmaktır.</p><p>Dürüstlük laf ebeliği yapmak değildir. Lafı evelemek gevelemek veya dolaylı anlatmak değildir. Kaçak güreşerek bahanelerin arkasına sığınmak hiç değildir.</p><p>Diyeceğim o ki; Bir taraftan baltalarken, tırpanlarken diğer taraftan orakla temizlik yapıyormuş görüntüsü vermek hiç değildir&hellip;</p><p>Yine de hatırlatalım;</p><p>&quot;Ey iman edenler! Allah&#39;a karşı sorumluluk bilincinden uzaklaşmayın ve özü-sözü bir (s&acirc;dıklar) kişilerle beraber olun.&rdquo; Tevbe suresi/119</p><p>Sevgi ve dürüstlükle kalın,adalet ve vicdanla kalın gerisi zaten her türlü olur...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/10/durustluk_sorumlu_davranmaktir_h53691_e04f1.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dürüstlük, sorumlu davranmaktır! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/10/durustluk_sorumlu_davranmaktir_h53691_e04f1.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hiç düşündünüz mü?]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/hic-dusundunuz-mu/52095/</link>
            <description><![CDATA[Tokat atmayı alışkanlık haline getirmiş bir sürü aile gördüm.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/hic-dusundunuz-mu/52095/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Sun, 11 Oct 2020 16:47:44 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Hiç düşündünüz mü?<br />Çocuklarımıza psikolojik ve fiziksel şiddet uygularken neden bu kadar rahat olduğunuzu?<br />Ya da çocuğunuza öfkenizi kusarken yapmış olduğunuz davranışları; rahatça eşinize, dostunuza, ailenize yapabiliyor musunuz?<br />Tokat atmayı alışkanlık haline getirmiş bir sürü aile gördüm.<br />İnanın bana çocuğunuza davrandığınız gibi etrafınızdaki diğer insanlara davransanız yanınızda kimse kalmaz.<br />Peki, çocuğunuza neden bu kadar rahat davranıyorsunuz biliyor musunuz?<br />Çünkü O SİZE MUHTAÇ!<br />Aynı şekilde tepki veremez, sizi terk edemez ya da bağırıp çağıramaz.<br />Sadece susar veya ağlar. 10 dakika sonra gelir hiçbir şey yaşanmamış siz onu hiç üzmemişsiniz kalbi hiç kırılmamış gibi yine boynunuza sarılır.<br />Siz, size kötü davrananları bu kadar çabuk affediyor musunuz?<br />ETMİYORSUNUZ! Size 10 dakika önce hakaret edip tokat atan birine 10 dakika sonra asla sarsılmazsınız. Bağrınıza basmazsınız. Size biran önce sarılsın diye düşünmezsiniz. İçinize dert olmaz kırgınlığınız. Boynunuzu bükmezsiniz. Ama çocuğunuz boynunu büker; siz onu döversiniz ama o sizi affedin diye bekler.<br />Dayağı yer ama yine de sizi üzdüğünü düşünerek içine dert eder.<br />Sizi affetmek için sabırsızlanır.<br />Çocuklar çok masum. Onların bu masumluklarını kullanmayın.<br />Belki beden olarak size bir şey yapamazlar ama düşünce olarak terk ederler. Ruhlarında derin yaralar açarsınız. Telafisi zor durumlara sokarsınız. Vurmak, hakaret etmek kişinin acizliğindendir. Konuşmak anlatmak için erdem sahibi olmak lazım.<br />Dilek CESUR.<br />Seni Anlıyorum Anne kitabından alıntıdır.</p><p >Sevgi ve merhametle kalın...</p><p >Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/10/hic-dusundunuz-mu_b92ce.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hiç düşündünüz mü? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/10/hic-dusundunuz-mu_b92ce.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bu kızlar sınıfta kalacak olurlarsa babaları okuldan alıp 12-13 yaşında evlendirecek]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bu-kizlar-sinifta-kalacak-olurlarsa-babalari-okuldan-alip-12-13-yasinda-evlendirecek/52088/</link>
            <description><![CDATA[Yarım saat kadar sonra okul müdürümüz beni yanına çağırdı.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bu-kizlar-sinifta-kalacak-olurlarsa-babalari-okuldan-alip-12-13-yasinda-evlendirecek/52088/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Sun, 11 Oct 2020 15:35:40 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>'Bir gün öğretmenler odasında sınav kğıtlarını okuyordum. Bir yandan da kız öğrencilerin yanlış olan cevaplarını silip, sınıfı geçecek notu alacak şekilde düzeltiyordum. Öğretmenler odasına giren bir beyin bu durum dikkatini çekmiş. Neden kız öğrencilerin sınav kğıtlarını değiştirdiğimi sorduğunda cevabım şu oldu:<br />&#39;Bu kızlar eğer sınıfta kalacak olurlarsa babaları okuldan alıp 12-13 yaşında evlendirecek. Ama sınıflarını geçerlerse evlilik yaşları en az 15-16 olacak. Hem en tembel öğrenci bile derste mutlaka bir şeyler öğrenir.&#39;<br />Yarım saat kadar sonra okul müdürümüz beni yanına çağırdı. Öğretmenler odasında ne yaptığımı sordu. Sınav kğıtlarını okuduğumu söyleyince müdür<br />&#39;Peki bir bey gelmiş yanına ona ne söyledin&#39;<br />diye sordu. Öğretmen Okulundan yeni mezun olmuştum. İdealist bir yapıya sahiptim. Gençliğin verdiği güçle kızgın bir şekilde<br />&#39;Size beni mi şikyet etti o bey&#39;<br />deyince, müdür; o beyin müfettiş olduğunu yanına gelip kendisine<br />&#39;Müdür bey benim sizi teftiş etmeme gerek yok sizin zehir gibi gencecik öğretmenleriniz var kendisine teşekkürlerimi iletin&#39;'<br />dediğini anlattı.</p><p><strong>Kız çocuklarımız okusun, meslek sahibi olsunlar...Hiç kimseye muhtaç olmadan yaşasınlar! Eğitim güçtür!Ekonomik özgürlük güçtür!Akıl güçtür!</strong></p><p>Sevgi ve bilgiyle güzel bir pazar olmasını dilerim...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/10/bu-kizlar-sinifta-kalacak-olurlarsa-babalari-okuldan-alip-12-13-yasinda-evlendirecek_6cbf4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bu kızlar sınıfta kalacak olurlarsa babaları okuldan alıp 12-13 yaşında evlendirecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/10/bu-kizlar-sinifta-kalacak-olurlarsa-babalari-okuldan-alip-12-13-yasinda-evlendirecek_6cbf4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kim Olduğunu, Ne Olduğunu, Nereden Geldiğini Unutma !]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/kim-oldugunu-ne-oldugunu-nereden-geldigini-unutma-/51646/</link>
            <description><![CDATA[Bir zamanlar Ayvaz adlı bir köle varmış. Takdir bu ya, köle bir gün, Sultan Mahmud&#039;un kölesi olmus.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/kim-oldugunu-ne-oldugunu-nereden-geldigini-unutma-/51646/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Tue, 06 Oct 2020 21:59:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><br  />Bir zamanlar Ayvaz adlı bir köle varmış. Takdir bu ya, köle bir gün, Sultan Mahmud&#39;un kölesi olmus.</p><p>Sultan, köleyi taşıdığı asil karakteri nedeniyle çok sevmiş.<br  />Ayvaz, Sultan&#39;ın öylesine itimadını kazanmış ki, bütün sultanlığın hazinedarı tayin edilmiş ve en kıymetli ve zarif mücevherler, taşlar ona emanet edilir olmuş. Bu gelişmeyi gören saraylılar ise, durumdan pek rahatsız olmuşlar. Hasetleri ve kibirleri yüzünden, sözüm ona basit bir köleye böyle bir mevki verilmesini ve kendi rütbelerine çıkarılmasını bir türlü hazmedememişler. Bu duygular içinde, özellikle Sultan yakınlardaysa, Sultan&#39;ın duyacağı şekilde, Ayvaz&#39;dan şikyet etmeye başlamışlar ve asil ruhlu kölenin itibarını zedelemek için ellerinden geleni yapmışlar.<br  />Bir gün, Sultan&#39;ın huzurunda, bir saraylının, bir diğer saraylıya şöyle dediği duyulmuş: &#39;Köle Ayvaz&#39;ın sık sık hazineye gittiğini biliyor musun? Aslında her gün gidiyor. Hatta izinli günlerinde bile gidip, orada saatlerce kalıyor. Onun mücevherlerimizi çaldığından adım gibi eminim&#39;&#39; Sultan kulaklarına inanamamış, kendi kendine, &#39;işin aslını kendi gözlerimle görmeliyim&#39; demiş. Hazine dairesine gidip, Ayvaz&#39;ı gözlemek istemiş. Duvara küçük bir delik açtırıp, içerde olanları seyretmeye hazırlanmış.<br  />Ayvaz, hazine dairesine bir daha geldiğinde, Sultan kendisini gözetlemeye koyulmuş. Köle Ayvaz, sessizce içeriye girmiş, kapıyı kapatmış ve bir sandığın başına gitmiş. Sandığın önünde diz çökmüş, kapağı usulca kaldırmış ve içinden bir şey çıkarmış. Orada sakladığı küçük bir bohçaymış bu. Bohçayı öpmüş, başına koymuş ve sonra da açmış.</p><p> İçinde köleyken giydiği yırtık pırtık bir elbise varmış. Sonra, elbiseyi giymiş ve aynanın karşısına geçmiş. Kendi kendine: &#39;Daha önceleri bu elbiseyi giydiğin zamanlar kim olduğunu hatırlıyor musun? &#39; diye sormuş. &#39;Bir Hiçtin sen! ... Hepsi hepsi satılacak bir köleydin. Ve Allah, Sultan&#39;ın eliyle sana rahmetinden, belki de hiç hak etmediğin nimetler lütfetti. İşte Ayvaz, şimdi buradasın, ama asla nereden geldiğini unutma! .Unutma çünkü mal mülk, insanın hafızasını uçurur, unutuluşlara sürükler. Şimdi sen de, nimetçe senden aşağı olanlara kibirle bakma ve daima hatırla kim olduğunu. Ayvaz, kim olduğunu hatırla! </p><p>Sandığı kapatmış, kilitlemiş ve sessizce kapıya doğru yürümüş. Hazine dairesinden çıkarken birden Sultan&#39;la yüz yüze gelmiş. Sultan gözlerini Ayvaz&#39;ın yüzüne dikmiş. Yanaklarından aşağı yaşlar süzülüyormuş ve boğazı öyle düğümlenmiş ki, konuşmakta güçlük çekmiş.<br  />'Bugüne kadar mücevherlerimin hazinedarıydın, ama şimdi kalbimin hazinedarısın. Bana, benim de önünde bir hiç olduğum, kendi Sultan&#39;ımın huzurunda, nasıl davranmam gerektiği dersini verdin sen 'demiş göz yaşları içinde.</p><p>Evet, dostlar bu hisseyi de Kim Olduğunu, Ne Olduğunu, Nereden Geldiğini Unutmayanlara armağan edelim…</p><p>Sevgi ve bilgiyle…</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/10/kim-oldugunu-ne-oldugunu-nereden-geldigini-unutma_a6508.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kim Olduğunu, Ne Olduğunu, Nereden Geldiğini Unutma ! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/10/kim-oldugunu-ne-oldugunu-nereden-geldigini-unutma_a6508.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bir ip&#039;in hesabı...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bir-ip039in-hesabi/51360/</link>
            <description><![CDATA[Zenginin biri ölmeden önce şöyle bir duyuru yapmış ;]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bir-ip039in-hesabi/51360/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2020 20:56:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Zenginin biri ölmeden önce şöyle bir duyuru yapmış ;<br />'Ben öldüğümde, kim benimle mezarda bir gece kalmaya razı olursa, malımın yarısı onundur..'<br />Bunu duyan bir hamal :' Şu elimdeki ipten başka kaybedecek neyim var ki..' diye düşünmüş ve teklifi kabul etmiş.<br />Bir süre sonra da zengin adam vefat etmiş..Hamala 'Hadi bakalım..' demişler.. O da yanından ayırmadığı ipiyle beraber zengin adamla birlikte kabre konmuş ve üzerleri örtülmüş..Gece olduğunda, sorgu melekleri gelmiş ve bir de bakmışlar ki, biri ölü biri diri iki kişi..'Ölü nasıl olsa burda, garanti, biz şu diriden başlayalım…' demişler ve hamala sormaya başlamışlar…'O ipi nerden aldın, onunla ne kazandın, kazandığını nerelere harcadın…..' sabaha kadar hamalı doğduğuna pişman etmişler…Sabah olduğunda mezar açılmış ve herkes hamalı tebrik etmeye başlamış :' Helal olsun, başardın…Artık zenginsin, malın yarısı senin…' Hamal : '<strong>Aman' demiş…'Ben almayım, bir ipin hesabını verene kadar akla karayı seçtim….</strong></p><p><strong>Evet, sevgili dostlar yol bu kadar ince işte... Bizler ölümü bilir ölmeyecek gibi de yaşamaya devam ederiz...</strong></p><p><strong>Dünyayı sardı bir virüs, hasta olan olana ölen ölene. Bu hiçte sürpriz değil dünyaya. Tarihe not düşülmüştür zaten, belirli periyotlarda bu virüsler nüksettiği…</strong></p><p><strong>Mesela yalan da bir virüstür. Söze yalan karıştırmak, şahsiyeti çürütecek onu değersiz kılacak zehirli bir virüstür. Bu çağda insan sözüne 'artık 'ne kadar 'güvenilir 'tartışılır zira yalan yapmak çok normal kılınır oldu. Doğru söze yemin gerekmez derim her daim, yemin edilirse bil ki doğru değildir. En rövanşta olan yemin: ekmek kuran çarpsın. Çarpmıyor arkadaş, çarpmadığı için aynı yemini etmeye devam ediyor kitap ekmeği de yalanlarına alet ediyorsun. Kuldan korkuyorsun da Allah&#39;tan korkmuyorsun ! (?)</strong></p><p><strong>'Kişinin kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Dili doğru olmadıkça da kalbi doğru olmaz.'</strong></p><p><strong>Şaka ile de olsa yalan söz, yıkıcı ve yıpratıcıdır. Abdullah b. Amr -radıyallahu anh- anlatıyor:</strong></p><p><strong>Peygamberimiz evimizde bulunduğu bir günde annem beni yatıştırmak için:</strong></p><p><strong>– Yavrum, gel sana bir şey vereceğim diye beni çağırdı. Peygamberimiz anneme:</strong></p><p><strong>– Çocuğa ne vermek istedin? Diye sordu. Annem:</strong></p><p><strong>– Hurma vermek istedim, dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz:</strong></p><p><strong>– Eğer bir şey vermeseydin de çocuğu aldatmış olsaydın sana bir yalan söyleme günahı yazılırdı uyarısında bulundu.</strong></p><p><strong>Pembe Mavi,Beyaz yalanlar yerine tek renk olup sert doğrularla kalın…</strong></p><p><strong>Sevgiyle huzurlu akşamlar dostlar…</strong></p><p><strong>Chenay Kobak</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/10/bir_ip_in_hesabi_h51360_b13d0.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bir ip&#039;in hesabı... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/10/bir_ip_in_hesabi_h51360_b13d0.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Tolstoy Hayatın anlamı]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/tolstoy-hayatin-anlami/45859/</link>
            <description><![CDATA[Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü. Çok fakir bir ailenin evinde bir gün-bir gece geçirdiler.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/tolstoy-hayatin-anlami/45859/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Mon, 10 Aug 2020 21:40:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Unutulmayacak olanlardan:</p><p>Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü. Çok fakir bir ailenin evinde bir gün-bir gece geçirdiler.<br />Şehre dönerken baba oğluna sordu:<br />'Yolculuğumuzu nasıl buldun?'<br />'Çok güzeldi babacığım' diye cevap verdi oğul.<br />'İnsanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi?' 'Evet.' 'Peki ne öğrendin?' 'Şunu gördüm' dedi oğul:<br />'Bizim evde bir köpeğimiz, onların dört köpeği var.<br />Bizim evde bahçenin yarısına gelen bir havuzumuz var, onların kilometrelerce uzunluğunda dereleri var.<br />Bizim bahçede ithal lambalarımız, onların yıldızları var.<br />Bizim terasımız ön bahçeye kadar, onların ki ise ufka kadar uzanıyor.' Ufaklık konuşurken, babası şaşkınlıktan tek kelime bile edemedi. Ve çocuk ekledi: 'Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğiniz için,teşekkür ederim babacığım !'<br /><br />Lev Nikolayeviç Tolstoy<br />Hayatın anlamı<br /><br />Görsel: Tolstoy eşi ve oğlu ile</p><p>Sevgi ve bilgiyle...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/08/tolstoy-hayatin-anlami_49879.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tolstoy Hayatın anlamı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/08/tolstoy-hayatin-anlami_49879.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aptal Puma Sendromu olanlarımız]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/aptal-puma-sendromu-olanlarimiz/45858/</link>
            <description><![CDATA[Birçoğumuzun Farkına Varmadan Düştüğü Psikolojik Hata: Aptal Puma Sendromu]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/aptal-puma-sendromu-olanlarimiz/45858/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Mon, 10 Aug 2020 21:28:23 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Aptal Puma Sendromu, zaman zaman birtakım şeyleri düşünürken, konuşurken, tartışırken veya birçok eylemi gerçekleştirirken aklımıza kazımamız gereken oldukça güzel bir deyim.</p><p>Düşünen akıl diyor ki: Kedilerin uzak atalarından olan pumaları bilirsiniz. Yaklaşık iki metre uzunluğunda benekli bir yırtıcı. Puma birçok özelliği ile ünlüdür ama en çok da hızlı ve kıvrak koşusu ile tanınır. Avının peşine düştüğü andan itibaren giderek hızlanan ve vücudunun tüm eklem ve kaslarını ortaya koyan hareketleri gerçekten de oldukça estetiktir. Bu ölüm koşuları bazen pumanın, bazen ise hayatı için koşan kurbanın zaferi ile sonuçlanır.</p><p>Yazımınızn konusu olan Aptal Puma Sendromu olarak adlandırılan bu fenomene göre pumalar, avlarını yakalamak için gerçekleştirdikleri eylemin yani koşunun süresini avlarının cüssesine göre ayarlamaktadır. Konuyu biraz daha açmak gerekirse; pumaların bir ceylan avını sonuçlandırmak için harcadığı zaman ile, bir tavşanın peşinde geçirdiği süre aynı değildir. Puma, oldukça akıllı bir hayvandır. Bu nedenle de koşarken harcadığı enerji miktarı, avdan elde edeceği potansiyel enerji miktarını aştığı takdirde koşmaktan vazgeçer ve yenilgiyi kabul ederek başka avlar aramaya girişir. Yani kısacası elde edeceği ödülün verdiği emeğe deyip deymeyeceğini kestirir.</p><p>İşte &ldquo;Aptal Puma Sendromu&rdquo;, bunun tam tersini yapan insanların durumunu ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Bir tavşanın peşinden yıllarca koşan, sonra da yakaladığı avı bir çırpıda bitiren aptalları veya bu tip bir ahmaklığı ifade etmek için kullanılmaktadır. Bir başka ifade ile; birçok insan, pozisyonları ile bağdaşmayan küçük şeyler peşinde ömür geçiriyor. Ceylan peşinde olması gerekirken, tavşan peşinde telef oluyor. Yani işin özü insanın kendine şu sormasından geçiyor. &ldquo;Elde edeceğim şey, harcadığım emeğe deyecek mi?&rdquo; Başarı, emek-sonuç ilişkisindeki dengeyi iyi hesaplamakta gizlidir. Plansız ve hesapsız hedeflerin peşinden ısrarla koştuğumuzda; kaybettiğimiz en büyük gücün zaman olduğunu ve yerine başka hiçbir şey doldurmayacağını bilmek.</p><p>Koştuğunuz yollar çiçekli olsun...</p><p>Sevgiyle  iyi akşamlar...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/08/aptal_puma_sendromu_olanlarimiz_h45858_2a302.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aptal Puma Sendromu olanlarımız ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/08/aptal_puma_sendromu_olanlarimiz_h45858_2a302.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Mektubumuz var!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/mektubumuz-var/42800/</link>
            <description><![CDATA[Her gün ne kadar aptal olduğumu daha iyi anlıyorum. Aptal olmak normaldir.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/mektubumuz-var/42800/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2020 22:35:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>50&#39;li yaşlarda iken  bir adamın doğum gününde yazdığı 21 maddelik hayat dersi.</p><p>'Her gün ne kadar aptal olduğumu daha iyi anlıyorum. Aptal olmak normaldir. Ama ben 18 yaşındayken kendimi bir dhi sanıyordum. Şimdi ise tam bir ahmak olduğumu fark ediyorum.'<br />…<br />1) 'Deneyim, her türlü maddiyattan daha değerlidir.'</p><p>2) 'Hayatınızda yapacağınız en önemli kariyer seçimi, eş seçiminizdir.'</p><p>3) 'Parayla ilgili üç yetenek vardır: Onu kazanmak, elde tutmak ve büyütmek. Bunların üçü de birbirinden çok farklı yeteneklerdir.'</p><p>4) 'Çocuk sahibi olmak korkunç bir şeydir. Ama çocuk sahibi olmak muhteşem bir şeydir.'</p><p>5) 'Bu konudaki tüm bilimsel çalışmaları bir kenara bırakarak söyleyebilirim ki, sekiz saatlik bir uyku çok önemlidir.'</p><p>6) 'Yiyip içtiklerinize dikkat edin ve her geçen yıl porsiyonlarınızı biraz daha küçültün. Yaş ilerledikçe ne kadar spor yaparsanız yapın bir faydası olmuyor.'</p><p>7) 'İnsanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü önemsememek için çaba sarf edin. Bu, benim için hl çok zor ama öğreniyorum.'</p><p>8) 'İletişim kurduğunuz herkesi sanki kendi çocuğunuzmuş ve yarın ölecekmiş gibi hayal edin. Böylece dinlemeyi ve nzik olmayı öğrenirsiniz.'</p><p>9) 'Öfke aslında gerçek bir his değildir; onu yaratan korkudur. Öfkelenmeden önce sizi korkutan şeyin ne olduğunu düşünün.'</p><p>10) 'Her beş senede bir hayatınızda radikal değişiklikler yapın. Aksi halde hayat oldukça sıkıcı olabiliyor.'</p><p>11) 'Her gün yaratıcılığınıza belirli bir zaman ayırın. Yaratıcılık bir kas gibidir ve onu geliştirmeniz gerekir. İlhm ise içi boş bir kelimeden ibarettir.'</p><p>12) 'Minnettarlık ve şikayet etmek/suçlamak gibi durumlar bir insanda aynı anda bulunamaz. Hangisini yansıtmak istediğinizi seçin.'</p><p>13) 'Okumak, bir hayata sığdıramayacağınız kadar deneyimi öğrenmenizi mümkün kılar. Bol bol okuyun.'</p><p>14) 'Hayatta en çok yapmak istediğiniz 25 şeyi listeleyin ve sizin için en önemli olan 5 tanesini bunlardan ayırın. Daha sonra kalan 20&#39;yi çöpe atın ve unutun; çünkü onlar sizde yalnızca kafa karışıklığı yaratır.'</p><p>15) 'Başarının %99&#39;u çalışmak, %1&#39;i ise yetenektir. Yetenek ateşleyici güç ise, çalışmak benzindir.'</p><p>16) 'Sık sık komedi izleyin; hatta imknınız varsa her gün izleyin. Çünkü gülmenin hastalıkları iyileştiren bir gücü vardır.'</p><p>17) 'Isaac Newton kalkülüsü icat etti; fakat aynı zamanda simyaya da inanıyordu. Pek çok aptalca şey yapmadan zeki ve başarılı olmanız mümkün değildir.'</p><p>18) 'Akışına bırakmayı bilin. Tüm problemlerinizi bugün çözmeye çalışmayın.'</p><p>19) 'Ne kadar az şeye sahip olursanız, o kadar az şey size sahip olur.'</p><p>20) 'Sizden nefret ettiğini bildiğiniz insanlarla karşılaştığınızda onlara bakın, ellerini sıkın ve içten bir tebessümle karşılık verin.'</p><p>21) 'Kabalık etmek insana hiçbir zaman hiçbir şey kazandırmaz. Karşınızdakileri anlamaya çalışın ve istedikleri her ne olursa olsun bunu başarabileceklerini söyleyin.'</p><p>Okuduklarımızı anlamamız dileğiyle...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/07/mektubumuz_var_h42800_c73ba.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Mektubumuz var! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/07/mektubumuz_var_h42800_c73ba.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bazen hiç hesapta olmayan durumların içine çekiliveririz...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bazen-hic-hesapta-olmayan-durumlarin-icine-cekiliveririz/42799/</link>
            <description><![CDATA[Bazen bazı insanların hayatına yalnızca katalizör olarak gireriz. Onların hayatlarında değiştirmesi gereken durumun düğmesine basar ve sessizce çekiliriz.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bazen-hic-hesapta-olmayan-durumlarin-icine-cekiliveririz/42799/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2020 22:10:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. Hiçbir hissediş, düşünüş, bakış, algılayış, seziş de öyle. Hatta bunların tersi de tesadüf değil. Alışveriş yaptığımız market, yemek yediğimiz lokanta, su içtiğimiz çeşme, yürüdüğümüz kaldırım ve orada yanlarından birer yabancı olarak geçip gittiğimiz insanlar. Tesadüf gibi görünen karşılaşmalar, yolu sorduğumuz herhangi biri, hafifçe çarptığımız insan.</p><p>Bize gülümseyen küçük bir çocuk önümüzden aniden uçuveren kuş…Gün boyu yaşadığımız en basit olay bile herhangi bir zihinsel, fiziksel, ruhsal yada duygusal bir olayın tetikleyicisi olur. Küçük ya da büyük…</p><p>Bazen hiç hesapta olmayan durumların içine çekiliveririz. Hayal bile etmediğimiz olayları yaşarken buluruz kendimizi. Bir martı çığlığı,bir satıcı bağırışı, alır götürür bizi yıllarca ya da yollarca uzaklara… Hem öğretmen hem de öğrenciyizdir her ilişkinin içinde. Doğduğumuz aile, gittiğimiz okullar, sıra arkadaşımız, sevgilimiz , eşimiz, çocuğumuz vs.</p><p>Her ilişki, farklı bir yönümüzün aynasıdır. Ve bizler de onlar için birer aynayız.</p><p>Farkındalığımız yükseldikçe, durumları ve ilişkileri yaşarken, kendimizi ve yaşanılanları gözlemlemeye başlarız. Ve eğer yaşadıklarımıza yüksek idrakle bakabilmeyi başarırsak, o ilişki ya da durumu ne için yaşadığımızı kavrarız. Düğmelerimize en fazla basan insanlar, en iyi öğretmenlerimizdir. O ilişkide kurban olmadığımızı anlar, ilişkinin bize neyi öğretmeye çalıştığını kavrarsak, dersimizi alır ve yolumuza devam ederiz. Eğer bunu yapamazsak, o ilişkide ya da durum içinde tutsak olur, ya daha ağır durumlar yaşar ya da daha travmatik durumları (o dersi alıncaya, eksik yönümüzü tamamlayıncaya, kendimizi düzeltinceye kadar) tekrar takrar yaşamaya devam ederiz.</p><p>Bazen bazı insanların hayatına yalnızca katalizör olarak gireriz. Onların hayatlarında değiştirmesi gereken durumun düğmesine basar ve sessizce çekiliriz. Ve yüksek farkındalık içinde kalırsak, yaşanılan durumdan etkilenmeden, arkamıza bakmadan yolumuza devam ederiz.</p><p>Özet olarak, en büyük düşmanımız en iyi dostumuzdur aslında. Çünkü bizde en büyük değişime neden olur genellikle. Ve her karşılaşma kutsaldır. Karşımızdaki insanın tanrısallığını kabul edip o şekilde yaklaşırsak, nefreti, öfkeyi, suçluluk duygusunu, o insana karşı sorumlu olduğumuz ve o ilişkiye mahkum olduğumuz duygusunu ve kini söküp atarız varlığımızdan.</p><p>Yaşadığımız her durum, tanıştığımız her insan öğretmenimizdir. Ne kadar kısa sürede öğrenirsek öğrenmemiz gerekenleri, karmamızı çözüp, iç huzuruna,mutluluğa,ideal ilişkimize ve ruhsal bütünlüğe ulaşırız…</p><p>Sevgiyle huzurlu akşamlar dilerim...</p><p>Chenay Kobak</p><p>Sprituelkuantum</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/07/_faaa2.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bazen hiç hesapta olmayan durumların içine çekiliveririz... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/07/_faaa2.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakmak görmek midir?]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bakmak-gormek-midir/41862/</link>
            <description><![CDATA[Parkın hemen yanıbaşındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler.Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bakmak-gormek-midir/41862/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2020 13:36:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Adamın biri, ilk defa gittiği küçük bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa: – Buraların yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanıbaşındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler.Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:</p><p>– Ben de buraya ilk defa geliyorum, demiş. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde. Adam, çocuğun da yabancı olmasIna rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez. Çocuk:</p><p>– Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye gülümsemiş. Kuş cıvıltıları da oradan geliyor zaten.</p><p> İyi ama, demiş adam, bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediği ne malûm?</p><p> Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez, diye atılmış çocuk. Üstelik, manolyalar da katılıyor onlara.<br /><br />Hem biraz derin nefes alırsanız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu duyacaksınız.Adam, gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra, cebinden bir kağıt para çıkartıp teşekkür ederken farketmiş onun kör olduğunu. Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış, adamın kendisini farkettiğini. Işığa hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken:</p><p>– Üç yıl önce bir kaza geçirmiştim, demiş, görmeyi o kadar çok özledim ki. Sizinkiler sağlam öyle değil mi?<br /><br />Adam, çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına yönelirken:<br /><br />Artık emin değilim, demiş. Emin olduğum tek şey, benden iyi gördüğündür…<br /><br /><strong>Yani; Bakmak görmek değildir, kalp gözüyle görebilmek; işte bütün mesele bu...</strong></p><p><strong>Kalp gözünüz açık olması dileklerimle...</strong></p><p><strong>Chenay Kobak</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/07/bakmak-gormek-midir_63368.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakmak görmek midir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/07/bakmak-gormek-midir_63368.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sevgimiz eski türk filmleriydi bizim...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/sevgimiz-eski-turk-filmleriydi-bizim/41785/</link>
            <description><![CDATA[Bizler Bozulmuş kasetleri, kalemle tamir eden nesilleriz...]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/sevgimiz-eski-turk-filmleriydi-bizim/41785/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Wed, 01 Jul 2020 14:35:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çok umutsuz zamanlardı eskiler. Ama mutluyduk be SİLİVRİ...<br />Anamız ve babamız başımızda, yaramazlık ve Futbol dolu zamanlar...<br />Kimse bilmezdi severmiyiz yoksa üzülürmüyüz.<br />Mahalle maçları, sahil gezmeleri, bisiklet sürüşleri FALAN, FİLAN...<br />Ne günlerdi.<br />Evde stajer maaşıyla aldığım teypte dinlediğim İbrahim Tatlıses şarkılarıyla, hiç aşık olmamış arkadaşları çekerdim odama...<br />Gelirlerdi yanıma, aşık olmayı sadece el tutması zannederdik bizler.<br />Sevgimiz eski türk filmleriydi bizim. <br />Aşkı, sevgiyi, can ve kan olmayı bizler muhabbetlerde öğrendik. <br />Uzaktan bakmaktı belki yaşadıklarımız, Lakin hemen terkedilmiş moduna girerdik...<br />Bizler Bozulmuş kasetleri, kalemle tamir eden nesilleriz. <br />Çizilmiş CD leri kolonya ile düzeltmeye kalkan nesiliz. <br />Ama güzeldi benim açımdan. <br />ANNEM VE BABAM başımızdaydı. Harçlıklarımız bitince utana sıkıla babamdan para isterdik. Akören&#39;in sert kışında ufacık dükkanında ayakkabı tamirciliği yapan, para istediğimizde, soğuktan donmuş ellerini cebine götüren ve bozukluklarını sayıp veren bir babanın evladıyım. Her sabah saat 4te yola çıkıp, Akörenden Kabakçaya kadar yürüyen ve her akşam da Kabakça&#39;dan, Akörene yürüyen bir babanın evladıyım ben. Gitmek zorundaydı, İstanbul Beyazıtta, Gedikpaşa&#39;da ayakkabıcılık yapan bir babanın evladıyım ben. Ölmeden 2 dakika önce, 'DEDE, ANNEN İLK ÖNCE ALLAHA, SONRA SANA EMANET!' diyen bir babanın evladıyım ben. Şimdi bakıyorum da geçmişe, 'NE GÜZELMİŞ BE ANNE VE BABALI GÜNLERİM...'<br />Keşke yaşasalardı da onları sırtımda taşısaydım. <br />Annem ve Babam...<br />MEKANLARINIZ CENNET OLSUN...<br />Bugün Babamın ölümünün 12. yılı...<br />Hey gidi PALA İSA...<br />Anneme iyi bak...<br />Sizleri çok seviyorum....</p><p>Mekanları cennet ruhları şad olsun...Sevgileri her daim üzerinizde olsun...</p><p>Sevgiyle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/07/sevgimiz-eski-turk-filmleriydi-bizim_09bb5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sevgimiz eski türk filmleriydi bizim... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/07/sevgimiz-eski-turk-filmleriydi-bizim_09bb5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/yoruldum-bulutlari-kirpiklerimde-tasimaktan/40735/</link>
            <description><![CDATA[İçimde bir çocuk, yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru, binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/yoruldum-bulutlari-kirpiklerimde-tasimaktan/40735/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2020 22:34:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İn-cecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce</p><p>bıçak ağzı... ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür</p><p>hanım?</p><p>Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi gör-meden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz dü-şünün ki Ömür hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış, böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa</p><p>başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların</p><p>sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?</p><p>Yağmur yağıyor Ömür hanım...gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına...Ve ben sonsuz bir düzlükte bir küçücük, bir silik nokta gibi eriyip gidiyorum. Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar ka-tından?</p><p>Dönelim...Dönmek yenilmektir biraz da, yarım kalmasıdır çıkışlarımızın, korkaklıktır, alışkanlıkların güvenli küflü kabuklarına sığınmaktır...Olsun dönelim biz yine de. Bilincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var. Evlere dönelim, sırtımızın kamburu evlere, cılızlığımızın görkemli korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dönelim. Ölçüsüz yaşamak bize göre değil Ömür hanım. Büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim. Küçücük avuçlarımızla sınırlarımızı genişletmek istedikçe yaşamın binlerce engeli yığıldı önümüze. Hangi birini yenebilirdik</p><p>bunca olanaksızlık içinde. Umutsuzluğu tanıdık, yenilgiyi öğrendik böylece.</p><p>Yaşama sevinci adına bir tutamağım kalmadı Ömür hanım. Bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir gözbebeklerimden. Sahi nedir yaşamın anlamı? Geriye dönüyorum sık sık</p><p>yanıt aramak adına, yüreğimin silik izler bırakıp, ağır yükler aldığı zamanın derin denizlerine. Bakıyorum umut karamsarlığın, sevinç acının azıcık soluk almasından başka ne ki? Yaşamsa gerçekle düşün umutsuz bir savaşı, her şeyi içine alan kocaman bir yanılsama... Değil mi yoksa?</p><p>Öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim, özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı. Koşullarım beni oluşturdu ben acılarımı buldum. Herkes gibi yaşasaydım</p><p>eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni. Bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise; biryemek lokantalarda; televizyon, halı, masa ve daha nice eşya yeterdi yalnızlığı örtmeye, kendimi göstermeye, va-rolmaya, &#39;dar çevre yitikleri&#39;nde önem kazanmaya...</p><p>Oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine, yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim. Öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir 'ben'e ulaştırırdı beni, kederli dalgınlığımdan her döndüğümde...Bir ben ki tüm ilişkilerin perde arkasını görür de gülerdim sessizce yapay yakınlıklarına insanların. Kim kimi ne kadar anlayabilir</p><p>Ömür hanım?</p><p>Susmak yalnızlığın ana dilidir, Ömür hanım, şiiridir, beni konuşmaya zorlama ne olur. Sözün sularını tükettim ben, kaynağını kuruttum. Geriye bir büyük sessizlik kaldı yü-</p><p>reğimde, kalabalıklar, kalabalıklar kadar büyük...Yalnızım Ömür hanım, geceler boyu akıp giden ırmaklar gibi karanlıklar içre, öyle yitik, öyle üzgün, yalnızım...Sularım toprağa sızıyor bak. Yüzümü geceler örtüyor. Binlerce taş saklanıyor içimde. Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle?</p><p>Kendilerinin olan tek sözcük yok dillerinde, öyle çok konuşuyorlar ki...Bir söz insanın neresinden doğar dersiniz?</p><p>Dilinden mi, yüreğinden mi, aklından mı? Düşlerinden mi yoksa gerçeğinden mi? Ve kaç kapıdan geçip yerini bulur bir başka insanda? Yerini bulur mu gerçekten? Sözü yasaklamalı Ömür hanım yasaklamalı...Kimsenin kimseyi</p><p>anlamadığı bir dünyada söz boşluğu dövmekten başka ne işe yarıyor ki? Olanağı olsa da insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine, her şey daha yalansız, daha içten</p><p>olurdu. Aklı silmeli diyorum insan ilişkilerinden. Yanılıyor muyum? Olsun. Yanıldığımı biliyorum ya...</p><p>Yeni bir şeyler söyle bana ne olur, yeni bir şeyler. Kurşun aktı kulaklarıma hep aynı sözleri, aynı sesleri duymaktan.</p><p>Belirsizlik güzeldir, de örneğin, kesinlik çirkin. Sessizlik sesten -hele de güncel ve kof- her zaman iyidir; düş gücü, iç zenginliği verir insana. Dünyanın usul usul ağaran o</p><p>puslu sabahları ve günün turuncu tülleriyle örtünen dingin akşamları bu yüzden etkiler bizi, duygulandırır, de. Anlık izlenimler sürekli görünümlerden her zaman daha güçlü,</p><p>kalıcı ömürlüdür...Alışkanlıklar öldürür güzelliğimizi, bizi değişmek çirkinleştirir de.</p><p>Kimse düşlerine yetişemez ve kimse geçemez gerçeğini bir adım bile; bu yüzden sıkıntı verir zaman, kısa kalır, sonsuz olur, insanın küçücük ömrünün karşısında. İstemenin kuralı</p><p>yoktur, de, açıklaması sınırı suçu yoktur; istemek yaşamın kendiliğinden sonucudur, ne haklı ne haksız, ne yerinde ne yersiz...</p><p>Biz hepimiz dikenli tellerle sarılıyız, her ilişkide bir parçamız kalır ve bölüne bölüne biteriz de. En büyük hünerimiz kendimize karşı olmak, aykırı yaşamaktır, acı kaynaklarımızı ellerimizle yaratarak...Kıyılarımız duygularımızın boyunda, derinliğimiz aklımızın ölçüsündedir;</p><p>ufuklarımızsa sisler içinde...O kıyısız gökyüzü nasıl sığar küçücük gözlerimize, bir bardak suya, demirli bir pencereye...Nasıl gizleriz ağız dil vermez bir geceye? Ve nedir</p><p>ki gizi, daraldığımız her yerde bir genişlik duygusu verir içimize. Çözemeyiz, de, bu güdük bilinç, bu sığ yürek, bu ezbere yaşamla.</p><p>Dünya bir testidir, de, Ömür hanım, ömür bir su...Sızar iğneucu gözeneklerinden zamanın, bir içim serinlik bir yudum mutluluk için. Ve bir gün ölümün balkonundan...dökülür toprağa el içi kadar bir su. Yerde birkaç damla</p><p>nem, bir avuç ıslaklık...Ölümü bilerek nasıl yaşar insan, geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür; bilmek bütün acıların anasıdır, de...</p><p>Sars aklımın cılız ayaklarını, kuşat beni. Değişik şeyler söyle ne olur, yeni bir şeyler söyle. Yıldım ömrümün kalıplarından. Beni duy ve anla.</p><p>Yağmur dindi Ömür hanım. Gökyüzü masmavi gülümsedi yine. Doğa aynı oyununu oynuyor bizimle. Umudun ucunu gösteriyor usulca, iyimserliğin ışığını süzüyor mavi atlasından. Ne aldanış! Bulutların rengi mavi-beyaz mıdır,</p><p>kurşuni-külrengi mi yoksa?</p><p>Gökyüzünü öpmek isterdim Ömür hanım, gözlerimle değil</p><p>dudaklarımla. Yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan. Delilik mi dedin? Kim bilir...Belki de yerde sürünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. Gökyüzü de olmak isteyebilirdim</p><p>değil mi? Kim ne diyebilir ki?</p><p>Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına,ben geçtim...Yerini bulmamış bir içtenlik, yanılmış bir saygı ve bir hüzün eğrisi olarak ilişkilerin gergefinde, ördüm ömrümün dokusunu ilmek ilmek. Beni cam kı-</p><p>rıklarıyla anımsasın insanlar, savrulan bir yaprak hüznü ve dağınıklığı ile... Yükümü yanlış bedestanlara çözdüm.</p><p>Ezilmiş bir gül hüznü var yüreğimde. Saatlerce dayak yemiş bir sanığın çözülmesi içindeyim. Ürperiyorum. Bir at kestanesi durmadan yaprak döküyor yalnızlığın sokaklarında, örtüyor ömrümün ilk yazını. İçimde bir çocuk,</p><p>yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru, binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek. Sahi yaşlılık, derin bir iç çekiş, yanılmış bir çocukluk olmasın Ömür hanım?</p><p>Ankara, Güz/1983</p><p>ŞÜKRÜ ERBAŞ</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/06/yoruldum-bulutlari-kirpiklerimde-tasimaktan_39758.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/06/yoruldum-bulutlari-kirpiklerimde-tasimaktan_39758.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bu ülkeye bir reçete yaz doktor...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bu-ulkeye-bir-recete-yaz-doktor/40730/</link>
            <description><![CDATA[Sularını yudumlarken bir kapsül hoşgörü, bir kapsül empati alsınlar aç karnına. Mide koruyucu niyetine.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bu-ulkeye-bir-recete-yaz-doktor/40730/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2020 21:48:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bu ülkeye bir reçete yaz doktor.</p><p>Gece yatmadan o gün olan üç güzel şeyi hatırlasınlar. Yazsınlar bir yere.</p><p>Sabah şükrederek açsınlar gözlerini.</p><p>Sularını yudumlarken bir kapsül hoşgörü, bir kapsül empati alsınlar aç karnına. Mide koruyucu niyetine.</p><p>Yedikleri her lokmaya teşekkür ederek bitirsinler kahvaltılarını. Yuttukları ekmeğin buğdayını yetiştiren eller gözlerinin önüne gelsin, çayı yudumlarken Rize&#39;nin o zümrüt tepeleri canlansın zihinlerinde ve zeytin tanesini çatalına takarken Ege&#39;nin o bilge, o güzelim zeytin ağaçları rüzgarda hışırdayıversin kulaklarında...</p><p>Sonra bir kaşık merhamet, bir kaşık vicdan , aman yalnız ; tok karnına. Ve lütfen 'her gün'. Asla unutmadan. Yoksa hayati tehlike var, onu mutlaka söyle, emi doktor? Bu iki şurup çok önemli.</p><p>Bol su içsinler sonra. Bir zahmet içlerinden 'sevgi' kelimesini geçirerek ama...</p><p>Çünkü bedenimizin yüzde altmışı su ya hani; işte ondan. Hani suyun hafızasının olduğu artık bilimsel olarak bir güzel kanıtlandı ya, o yüzden. Varsa bir sevgi eksiği, ancak kendisi tamamlayabilir insanın. Kendi yüreğine sevgiyi ancak kendisi ekerse tomurcuklanıyor çünkü. Başkası gelsin de beni sevsin diye beklemesin hiç kimse.</p><p>Neye mi iyi geliyor bu? Bilmiyormuş gibi durma be doktor; toplumda sevgisizlikten şikayet edenler için birebir tedavi. Önce kendini seveceksin, sevilir bir insan olacaksın, sonrası mutlak şifa zaten.</p><p>Öğlen yemeği sırasında iki doz dostluk. Acaip bir icat bu azizim. Karın bile doyurur tek başına, o kadar yani. Tarihin gelmiş geçmiş en mucize ilacı.</p><p>Yemek sonrası iki doz vefa, bir avuç dolusu da merhamet. Hatta bir de dost varsa yanında, mümkünse birbirlerine içirsinler ilaçlarını. Söyle emi onlara, öyle daha etkili oluyor diye.</p><p>İş yerine dönünce, bir mis gibi köpüklü kahve söylesinler kendilerine. Hah işte, onun yanında gelen su var ya, onunla bir tablet güven. İlk haplar kendilerine güven için. Tedavinin ikinci aşaması etrafa güven. Son aşama ise ne biliyor musun; memleketine güven. Hani şimdi yemekte dostluk almıştınız ya, etkisini iyice artıracak, hiç merak etmeyin diye rahatlat onları.</p><p>Bol yürüyüş yaz reçeteye. De ki yürürken derin derin nefes alsınlar. Sağlarına sollarına iyice baksınlar. İncecik enseli simitçi çocukları, simitlerin susamlarını yiyen kuşları, kıvrılmış uyuyan kedicikleri, soğuktan büzüşmüş dilencileri, elleri poşet dolu zor yürüyen teyzeyi, okuldan çıkmış öğrencileri, kasketi yamulmuş kan ter içinde koşturan amcayı, dertlerden omuzları düşmüş üniversite öğrencisini, su birikintisine atlayıp eğlenen cimcimeyi, ona yan yan çapkın bakan cin gibi oğlanı görsün gözleri. Kuruyan dalları, açan fidanları, kokan kokmayan gülleri, yerdeki şahane renkli yaprakları, denizin değişen renklerini, rüzgarın kokusunu, belediye bankının arkasında yazan şiiri, salıncakta sallanan çocuğu da fark etsinler bi zahmet.</p><p>Çünkü hayat aslında bunlardan ibaret. Ve yok aslında birbirimizden bir farkımız.</p><p>Bolca yürüyüş yaz reçeteye sen doktor. Ama böylesi yürüyüş yaz.</p><p>Sonra yasakları da yaz mutlaka. De ki televizyondaki o proje diziler yasak. Beline silahı sokan her adamın kahraman , kocası zengin her kadının güçlü lanse edildiği, bir sürü kötünün içinde bir iki zavallı iyinin sürüm sürüm süründüğü o algı operasyonu dizileri izlemeniz yasak de emi. Çünkü Türkiye bu değil de. Türkiye&#39;yi televizyondaki dizilerden öğrenmenize gerek yok. Yaşayarak öğrenin de. Beyaz ekrana bakacağınıza birbirinizle konuşun de. Komşularınızla selamlaşın mesela de. Bunu da yaz reçeteye emi... Emi doktor?</p><p>Sonra de ki, cep telefonlarınızı koyun bir kenara de. Doz aşımı oluyor, zehirleniyorsunuz de.</p><p>Şimdi de, en ama en önemli ilacınızı yazıyorum de : 'Aile'.</p><p>Gözlerinin içine baka baka tekrar et. 'Aile'.</p><p>Akşamları serbest doz aile. Ne demek serbest doz? Yani sınırsız, yani canınızın istediği kadar, yani doyana, doyurana kadar.</p><p>Bir masanın etrafında toplaşın, Allah ne verdiyse yiyin, için, paylaşın, bölüşün, dertleşin, ağlayın, gülüşün. Aile olmanın anlamını kavrayın yeniden de. Kimse odasına çekilmesin de. Herkes salonda buluşsun. Artık çekirdek mi çitlersiniz, karpuz mu kesersiniz, kestane mi közlersiniz, salep mi kaynatırsınız, size kalmış de .</p><p>O reçeteye hatırım için kitap da yaz be doktor, olur mu? Ama güzel, moral veren, insanın içini açan, inancını tazeleyenlerden. Benimkileri de yazabilirsin istersen, hiç itirazım olmaz.  Sonra 'Beyaz Zambaklar Ülkesinde'&#39;yi yaz mesela, 'Toprak Uyanınca'yı yaz, 'Momo'yu yaz, ne bileyim, 'Bir Çift Yürek' olabilir, 'Çalıkuşu' olabilir, sen yeter ki yaz, ben upuzun listeler yaparım sana.</p><p>Bolca kucaklaşma yaz tamam mı? En çok da aile için. Birbirine dokunmayı unuttu insanlar. Serbest doz kucaklaşma yaz sen herkese. Unutmuşlardır belki, tarif et. Şöyle kollarınızı iki yana kocaman açın, karşınızdakinin bedenine sarıverin de. Kalbinizi yaslayın ki onun kalbi de sizin sağ yanınızdaki boşluğu doldursun de. Gözlerinizi de yumun, bir süre kalın öylece de. Gözleriniz mi doldu, amaaan bırakın aksın gitsin, gözlerinize de temizlik olur de. Mevlana&#39;nın sözünü hatırlat onlara, 'Gözyaşının bile görevi varmış, kendinden sonra gelecek gülümseme için temizlik yaparmış'.</p><p>Bu ülkeye bir reçete yaz doktor.</p><p>İnanç yaz emi. Önce kendine, sonra memleketin diğer insanlarına.</p><p>İnsan kendine inanç duymadan insanlığa inanç duyamaz çünkü.</p><p>De ki, tüm ilaçlara rağmen hala iyi hissetmiyorsanız, ne yapın biliyor musunuz de.</p><p>Dönün bir bayrağa bakın, bir Atatürk fotoğrafına bakın de.</p><p>O size en umutsuz zamanlarda bile pırıl pırıl doğan güneşi hatırlatsın de.</p><p>Umutsuzluğun da, umudun da, korkunun da cesaretin de bulaşıcı olduğunu söyle onlara.</p><p>Öyle bir reçete yaz ki doktor, yok olan umutsuzluk ve korku olsun.</p><p>Umutla cesaret bulaşsın hepimize.</p><p>Desinler ki Türkiye&#39;de salgın varmış. Umut salgını... Cesaret salgını...</p><p>Bir reçete yaz doktor...</p><p>Bu ülkeye bir reçete yaz.</p><p>Hepimize şifa olsun .</p><p>Bige Güven Kızılay</p><p>27.10.2019</p><p>Sevgiyle güzel olsun akşamınız...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/06/_37355.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bu ülkeye bir reçete yaz doktor... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/06/_37355.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[El birli ile öldürmüşsünüz...Bir ışığı el birliği ile söndürmüşsünüz...!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/el-birli-ile-oldurmussunuzbir-isigi-el-birligi-ile-sondurmussunuz/40729/</link>
            <description><![CDATA[Ben öldürmedim kızımı. İntihar etmiş kendisi sabahın seherinde. Ne duyduk, ne de gördük. Anası uyandırayım diye odasına girdiğinde asılı bulmuş öyle.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/el-birli-ile-oldurmussunuzbir-isigi-el-birligi-ile-sondurmussunuz/40729/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2020 21:30:19 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ben öldürmedim kızımı. İntihar etmiş kendisi sabahın seherinde. Ne duyduk, ne de gördük. Anası uyandırayım diye odasına girdiğinde asılı bulmuş öyle. Bizler fakiriz ama hiçbir şeyini de eksik etmedim. Her gün aş pişer bu hanede. Bayramda seyranda giyim kuşam da alırdık. Okumak istedi, ona da yok demedik. İstesem, okutmazdım mesela. Hevesini kırmadım bir baba olarak. Liseyi bitirmesine izin verdim. E daha ne? Nasihatlarım olurdu tabi arada. İyiliği için dövmüşlüğüm de vardır. Severdim kızımı ben. Pek konuşmazdık. Zaten anası vardır, ablası vardır; bir derdi oldu mu onlara söylüyordur. Ben muhafazakarımdır. Namazımda niyazımda bir adamım. Bize uymaz arkadaşlığı olsun, çevresi olsun. Ha gençtir, özentisi olur, ama gereğini yapmak baba olarak bana düşer. Gereği neyse yapmışızdır. Çalışmaya yeltendi bir ara; zaman belli, ne işinde çalışacakmış ki,? Korudum kolladım kızımı ben. Kollamak ne zamandır baskı oluyormuş? Yazısı buymuş nihayetinde, Allah rahmet eylesin…<br /><br />-Anayım, içim yanıyor….Niye böyle bir şey yaptı bilmiyorum. Ev işi sevmezdi kızım; yemekti, ütüydü gelmezdi elinden. Gözü dışarıda demeyeyim de, olmaz işleri düşünürdü hep. Okuyayım dedi, çalışayım dedi. Nerede okuyacak da nerede çalışacak? Bir ara tuhafiyeye girdi de laf atan olmuş buna. Tamam, ben de dövdüm, ama iyiliği için. İşsizliği mi, düzeni mi ne, protestoya gitmişti bir kere. Babasının da, abisinin de kan beynine sıçradı. Kapanmıştım kızımın üstüne de yine yara bere olmuştu her tarafı. Baskı yapmadım değil, yaptım. Odasından çıkartmadım. Ama niye? Evlensin diye, evini açsın, yuvasını kursun diye. İster miydim sonu böyle olsun? Kaderi böyleymiş, toprağı bol olsun…<br /><br />-Ben abisiyim. Sonuçta bacımızdır, hayırla anmak gerekir. İçi temizdi, sonra saygılıydı bana. Ama bilirdim ki fikirleri zıttı. Belli etmezdi ama asiydi. Mahallede, adamın biri bir kediyi tekmeledi diye üstüne yürümüştü adamın bu kız başına. Dövmezdim diyemem, ama iyiliği için yani. Bir kere sinemaya gittiğini haber almıştım. Böyle sanat filmi mi ne, bir hafta dedikodusunu yaptılar buralarda. Namusumuz beş paralık oldu. Ha gereken cezayı vermedim mi abisi olarak, verdim. Hanım olsun istedim, çoluk çocuğa karışsın istedim. Beğenmedi kimseleri. Kız kurusu çıktı başımıza. Ama iyi kızdı bence. İyi yapmadı intihar etmekle; büyük günaha girdi yani. Neyse, Allah günahlarını affetsin…<br /><br />– Ben onu daha iyi anlardım ablası olarak. İçini bana açardı. Konuşmaları falan tuhaf olurdu bazen. 'Kendi ayaklarımın üzerinde duracağım ben, beni kimse ezemeyecek' der dururdu. Dayanamadım, bir kere de ben dövdüm. Başına kötü bir şey gelmesin diye, iyiliği için. Evlenmeyecekmiş de, tek başına yaşayacakmış da, anca seveceği, kendisine saygı duyan bir adam bulursa, o zaman belki fikri değişirmiş de… Saçma sapan şeyler işte. Eve gizliden kitap getirirdi. Şöyle bir bakardım da anlamazdım. Şimdi düşünüyorum da, aslında iyi bir insandı, aslında belki iyi şeylerdi yapmak istediği. Ne bileyim ben, bizim namusumuzda olmaz öyle şeyler. Ama namussuzdu da diyemem. Öldü gitti işte,…Bütün elbiselerini, eşyalarını attı bizimkiler. Yaktılar kitaplarını sobada. Yanmış kitap kokusu serpiliverdi sokağa. O kokunun içinde kardeşimin kokusunu hissettim. Kardeşim gibi koktu kitaplar, kitaplar gibi koktu kardeşim… İkisini ayırmıştım kitaplarının. Cengiz Aytmayov diye bir yazar,'İlköğretmenim'; biri de Aziz Nesin, gerçi şeytan derler o adama ama kardeşim şeytana tapmazdı. Kardeşim okumuşsa vardır bir bildiği, 'İnsanlar Uyanıyor'`o kitabın adı da. Özlüyorum kardeşimi aslında, çok özlüyorum aslında…Feminist miydi komünist miydi bilmiyorum ama çok günahkar da olsa cesurdu, saftı aslında. Bağrıma basamadım ölüsünü bile; bu iki kitabı bağrıma basıyorum geceleri… Neyse işte, mekanı cennet olsun…<br /><br />Ergür Altan...</p><p>Sevdiklerinize Sevgiyle Sarılarak Kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/06/el-birli-ile-oldurmussunuzbir-isigi-el-birligi-ile-sondurmussunuz_32796.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ El birli ile öldürmüşsünüz...Bir ışığı el birliği ile söndürmüşsünüz...! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/06/el-birli-ile-oldurmussunuzbir-isigi-el-birligi-ile-sondurmussunuz_32796.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bardak sadece kahveyi tutmak için vardır...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bardak-sadece-kahveyi-tutmak-icin-vardir/40085/</link>
            <description><![CDATA[Üniversiteden yeni mezun olmuş bir arkadaş grubu eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyarete giderler. Sohbet ilerler.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bardak-sadece-kahveyi-tutmak-icin-vardir/40085/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2020 22:22:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Üniversiteden yeni mezun olmuş bir arkadaş grubu eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyarete giderler. Sohbet ilerler. Bir ara konu hayatta karşılaşılan sıkıntılara ve bunların neden olduğu strese gelir. O esnada, misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör mutfağa gider ve büyük bir termos içinde kahve ile beraberinde porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden pahalı görünene kadar değişik kahve bardakları ile gelir. Elindekileri masaya koyar. Herkes bir bardak seçince, profesör şöyle söyler:<br  /><br  />'Eminim fark etmişsinizdir; pahalı görünen bardakların tümü alındı ve geriye ucuz görünümlü, sade bardaklar kaldı. Kendiniz için en iyi olanı istemeniz elbette normal bir durum. Ne var ki aslında sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı tam da bu durumdan kaynaklanıyor. Gerçekte bardağın kendisi kahvenin kalitesine hiç bir şey katmaz. Çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar. <strong>Hepiniz aslında kahve istiyordunuz, bardak değil. Oysa bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız.</strong><br  /><br  />Bir an için hayatınızın 'kahve'; iş, para ve toplumdaki konumunuzun ise 'bardaklar' olduğunu düşünün. Bardaklar nasıl kahveyi tutmak için varlarsa, onlar da hayatı tutmak için varlar. </p><p><strong>Evet,Seçtiğimiz bardak yaşadığımız hayatın kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de. Bazen sadece bardağa odaklanarak bize sunulan kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz... Kahvenizin tadına varın! En mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip değildirler...Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar... Basit yaşamak lazım,basit.Diyeceğim o ki; Birbirinize derinden özen gösterin. Saygılı,samimi ve nazik olun. Cömertçe sevin...</strong></p><p><strong>Sevdiklerinize Sevgiyle Sarılarak Kalın...</strong></p><p><strong>Chenay Kobak</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/06/_daf80.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bardak sadece kahveyi tutmak için vardır... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/06/_daf80.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Köpeğin vasiyeti ve kadı efendi!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/kopegin-vasiyeti-ve-kadi-efendi/39951/</link>
            <description><![CDATA[Zamanın birinde adamın biri, Müslüman mezarlığına ölü bir köpeği defnetmiş. Görenler onu, zamanın Kadısına şikayet etmiş.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/kopegin-vasiyeti-ve-kadi-efendi/39951/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2020 19:22:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Zamanın birinde adamın biri, Müslüman mezarlığına ölü bir köpeği defnetmiş. Görenler onu, zamanın Kadısına şikayet etmiş.</p><p>Kadı adamı çağırıp işin doğrusunu sorar</p><p> Adam:</p><p>-'Doğrudur, öyle yaptım, çünkü köpeğin bana vasiyeti böyleydi, onun vasiyetini yerine getirdim' der.</p><p>Kadı:</p><p>-'Sen bizim aklımızla alay mı ediyorsun' diye çıkışır'.</p><p>Adam:</p><p>-Hayır efendim, aynı zamanda bana:'Kadı&#39;ya da 10 bin dirhem vermemi vasiyet etti' dedi der.</p><p>Bunu duyan Kadı:</p><p>-'Rahmetli köpeğin ölümü bizi fazlasıyla üzdü' der.</p><p>İnsanlar, Kadı&#39;nın değişen bu tavrına hayret ederler.</p><p>Kadı onlara:</p><p>-'Bu durum sizi hayrete düşürmesin cemaat, bu köpeğin geçmişini araştırdım,Ashab-ı Kehf köpeği (Kıtmir)&#39;in soyundan geldiğini keşfettim' diye cevap verir.</p><p><strong>Evet dostlar,aslında bugün çok kimsenin hali budur derim.Katılır katılmlazsınız.</strong></p><p><strong>' Bazı 'insanların; değerleri, duruşları, rağbetleri ve menfaatleri çerçevesinde değişir. 'Hak' elbisesi giydirerek ve sureti haktan görünerek sunmaya çalışırlar..</strong></p><p><strong>Oysaki en önemli olan, adalet çizgisinden sapmadan her dönem adam kalabilmektedir. Hikyedeki kadı efendi gibi fırıl fırıl dönebilen, üç kuruşluk menfaat için kendi karakterini ve mesleğini de peşkeş çekerek onlarca insanı da kandırmak? ?</strong></p><p><strong>Yani Adalet ölürse cehalet yeşerir…</strong></p><p><strong>Asıl mesele ise ; Kişiliğinden, karakterinden taviz vermeden insan öğüten yel değirmenine karşı insan gibi durabilmektedir…</strong></p><p><strong>Ben adaleti çok seviyorum. Adaleti can pahasına da savunurum. İnancım; hayat adil olmayabilir lakin bu bizlerin adi olacağımız anlamına gelmiyor. Üç günlük dünya yahu. Dün bugün yarın! Bu kadar! Değer mi mazlumun ahınla yaşamak? Görmezden gelmek? Hak yemek? Ödün vermek? Sonra da Kün fe yekün demek? Diyebilmek?</strong></p><p><strong> Adaletli olmak kadar güzel başka bir şey göremedim ben.İçinde çok fazla değer barıdırıyor çünkü.Ahlak güven,displin,hak,</strong><strong>Adalet insana güven veriyor güç veriyor. Adalet insana  yaşam hakkı veriyor…</strong></p><p><strong>Hazreti Muhammed&#39;in çok güzel bir sözü vardır,der ki: 'Adaletli sultan, yeryüzünde Allah&#39;ın gölgesi ve mızrağıdır'diye.Bakar mısınız lafın kutsallığına?</strong></p><p><strong>İngiliz doktor ve bilim adamı olan William Watson&#39;un bu sözünü ise,kendimi bildim bileli can pahasına savunurum,der ki: 'Adalet Yerini Bulsun İsterse Kıyamet Kopsun'!</strong></p><p><strong>Kelimelerin arkasına geçin lütfen.Sadece okumayın! Kelimelerin köklerine inin lütfen,orada bir dünya saklıdır! Günümüzde maalesef dilin iletişim boyutu ön plana çıkarılmakta, estetik, zevk boyutu ihmal edilmektedir. Dilin imknlarını iyi kullanmak, kelimeleri sanatsal yönleriyle ifade etmek için sözcüklerin geçirmiş oldukları aşamaları bilmek, onların anlam derinliklerine vkıf olmak gerekmektedir...</strong></p><p><strong>Dil zevki, kelime zevkinden başladığını hatırlatmak isterim; bizlerin dünyası sahip olduğumuz ve kullandığımız kelimelerin dünyası kadardır. İnsanların ruhu gibi kelimelerin de bir ruhunun olduğu, bu ruhun bizim kültürel dünyamızın köklerini oluşturduğunu bilmemiz gerekir…</strong></p><p><strong>Okumak anladım anlamına gelmedi hiç bir zaman insanımız arasında.Okuyup okuduğunu anlayan insan kötülüğe çok çok uzaktır.Peki şimdiki günümüz kötülüğe yakın mı uzak mı?</strong></p><p><strong>Okuduğumuzu anlıyorsak neden bu kadar kötülük?</strong></p><p><strong>Okuyup anlamadıysak da neden bu boş yaşam?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sevgi ve adaletle kalın...Dediğim gibi; Adalet Yerini Bulsun İsterse Kıyamet Kopsun'!</strong></p><p><strong>Chenay Kobak</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/06/kopegin-vasiyeti-ve-kadi-efendi_bc8ea.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Köpeğin vasiyeti ve kadı efendi! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/06/kopegin-vasiyeti-ve-kadi-efendi_bc8ea.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[O sen miydin?]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/o-sen-miydin/39768/</link>
            <description><![CDATA[Adam 48 yıl önceki ilkokul öğretmenini parkta görünce, utanarak yanına yaklaşıp &quot;hocam beni tanıdınız mı?&quot; dedi.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/o-sen-miydin/39768/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2020 11:49:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Adam 48 yıl önceki ilkokul öğretmenini parkta görünce, utanarak yanına yaklaşıp 'hocam beni tanıdınız mı?' dedi.<br /><br />İhtiyar öğretmen:<br />- Hayır tanımadım.<br /><br />Adam:<br />- Hocam nasıl tanımazsınız!.. Ben ilkokul öğrenciniz M....a. Hocam sınıfımızda bir arkadaşın saati kaybolmuştu. Ben almıştım. Siz de 'herkes kalksın ve ellerini tahtaya dayasın, arama yapacağım' demiştiniz. Ben utanmış ve çok korkmuştum. Sizin ve arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakacağım diye soğuk terler döküyordum... Sizden bir komut daha geldi.<br />'Şimdi herkes gözlerini kapatsın.' Ortalarda bir yerdeydim. Aranma sırası bana gelmişti. Saati cebimden sessizce almış, devamla, aynı sessizik içinde son arkadaşa kadar aramayı sürdürmüştünüz. Sonra bizi yerimize oturtup bana ve hiç kimseye hiç bir şey söylemeden saati sahibine vermiştiniz.<br /><br />Büyüdükçe içimde büyüttüm bu davranışınızı... Hocam ben şimdi 60 yaşındayım. Düşünüyorum da şu hayattaki en büyük dersi, o gün sizden almışım. Her aklıma gelişinde sarsıldım ve her aklıma gelişinde kendimi sizden kalan erdemin koruyucu gölgesinde hissettim. 'Utancı bilerek yaşamak korkunç...<br />Daha da korkuncu, bilerek yaşatmak.' der Edip Cansever.<br /><br />Hocam siz bana o utancı yaşatmadınız. Yaşasaydım unutur muydum, doğrusu bilmiyorum. Ama beni utandırmamanızı hiç unutmadım Hocam.<br /><br />Şimdi hatırladınız mı beni?<br /><br />İhtiyar öğretmen yan yana oturdukları bankta öğrencisine yaslanarak:<br />- O olayı ertesi gün unutmuştum ben. Şimdi sen anlatınca hatırladım<br /><br />Sizlere 'gözlerinizi kapatın' dediğimde ben de gözlerimi kapatmıştım. O yaştaki her çocuğun düşebileceği yanılgıya düşen öğrencime karşı içimde bir yargı oluşsun istememiştim.<br /><br />O sen miydin?<br />Bilmiyordum, nasılsın ?</p><p>Meselenin insan yetiştirmek olduğunun farkında olan tüm kutsal öğretmenlerimize sevgi ve saygılarımızla...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/06/o-sen-miydin_24b5c.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ O sen miydin? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/06/o-sen-miydin_24b5c.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[SİZCE GERÇEK HAZİNEDİR NEDİR?]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/sizce-gercek-hazinedir-nedir/39764/</link>
            <description><![CDATA[Eski çağlarda bir krallıkta tek oğlu olan yaşlı bir adam yaşıyormuş. Hayatının sonuna gelmiş ve oğlunu çağırıp ona “Biz fakirlik içinde yaşadık ama sana büyük bir zenginlik emanet ediyorum. Bu sandığı bana bir büyücü hediye etmişti.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/sizce-gercek-hazinedir-nedir/39764/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2020 11:33:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Eski çağlarda bir krallıkta tek oğlu olan yaşlı bir adam yaşıyormuş. Hayatının sonuna gelmiş ve oğlunu çağırıp ona &ldquo;Biz fakirlik içinde yaşadık ama sana büyük bir zenginlik emanet ediyorum. Bu sandığı bana bir büyücü hediye etmişti. İçinde muazzam bir şey var&rdquo; der ve ölür.</p><p> Oğlu sandığı açar ve bir kitap görür. Kitabın başında &ldquo;Hazineye ulaşmak için sayfa atlamadan okuyunuz. Eğer hemen netice kısmına atlarsanız, kitap bir sihirle kendiliğinden yok olacak ve hazineye erişemeyeceksiniz&rdquo; yazıyormuş. Bundan sonra ise hazinenin bir mağarada çok iyi korunmakta olduğu da yazılıyormuş. İlk sayfalardaki Farsça metin bir yerde kesilmiş ve bundan sonrası Arapça devam ediyormuş. Endişeli genç başkaları kendisine yanlış bilgi verip hazineye sahip olmasın diye metni tercüme ettirmemiş. Onun yerine büyük bir şevkle Arapça öğrenmeye başlamış. Sonunda mükemmel Arapça öğrenmiş. Fakat bir noktadan sonra kitap Çince devam ediyormuş. Sonra da başka lisanlar geliyormuş.</p><p>Genç azimle bunların hepsine çalışmış. Bu arada geçimini de öğrendiği lisanlardan temin ediyormuş ve bir süre sonra şehrin en iyi tercümanlarından biri olarak tanınmış. Hayatı toparlanmaya başlamış. Kitapta bu hazinenin nasıl idare edilmesi gerektiğine dair talimatlar varmış. Buraya geldikten sonra genç adam şevkle iktisat ve ticaret öğrenmiş, ayrıca hazineyi bulunca aldatılmamak için kıymetli metallerin, mücevherlerin değerlerini belirlemeyi de öğrenmiş.</p><p> Geçimi içinde öğrendiklerini uyguluyormuş. Hatta çok lisan bilen ve maliyeden iyi anlayan biri olarak şöhreti Kral&#39;a ulaşmış. Ona önceleri ufak vazifeler veren Kral, sonunda onu krallığın genel valisi olarak tayin etmiş. Bir çok önsözden sonra kitap sona doğru teknik konulara giriyor ve kapı nasıl inşa edilir gibi konuları anlatıyormuş. Bu nedenle mühendislik ve şehir planlamacılığı çalışmış. Bilgisinden dolayı Kral onu saraya mimar atamış ve derken sonunda vezirliğe yükseltmiş. Tüm krallıkta hazine kitabını okuyabilecek onun kadar bilgili biri yokmuş.</p><p>Artık son sayfaya gelmiş ve hatta son sayfayı okuyacağı aynı gün Kral&#39;ın kızı ile evlenecekmiş. En son yaprağı çevirip şu son cümleyi okumuş: &ldquo;Bilmek en büyük hazinedir!&rdquo;</p><p>Sevgi ve bilgiyle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/06/sizce-gercek-hazinedir-nedir_14dbb.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ SİZCE GERÇEK HAZİNEDİR NEDİR? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/06/sizce-gercek-hazinedir-nedir_14dbb.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ahlaksızlıkların anası, tembelliktir!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/ahlaksizliklarin-anasi-tembelliktir/39269/</link>
            <description><![CDATA[Dervişin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. ”Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer, ne içer?” diyerek, Allah’ın lütfuna hayran oldu.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/ahlaksizliklarin-anasi-tembelliktir/39269/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Thu, 11 Jun 2020 12:05:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Rızık temini için çalışmak!</p><p>Dervişin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. &rdquo;Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer, ne içer?&rdquo; diyerek, Allah&#39;ın lütfuna hayran oldu.</p><p>Derken bir aslan çıkageldi, ağzında çakal taşıyordu. Görkemli ve korkunç hayvan avının bir kısmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti. Tilki artığa doğru sürünerek yaklaştı ve afiyetle yiyip karnını doyurdu.</p><p>Tilkinin yiyeceğinin ayağına geldiğini gören derviş, kendi kendine: &ldquo;Bir tilkinin rızkını rızkını ayağına gönderen Allah, benimkini neden göndermesin?&rdquo; diyerek, çalışmasına gerek olmadığını, bir köşeye çekilip oturabileceğini düşündü.</p><p>Düşündüğü gibi de yaptı:&rdquo; Rızkım Allah&#39;ın görünmeyen hazinesinden gelir, gayret etmem gerekmiyor&rdquo; diyerek beklemeye başladı. Bekledi, bekledi&hellip; Ne gelen ne giden&hellip;</p><p>Günler geçip gitti. Derviş zayıfladı, eridi, bir deri bir kemik kaldı. Güçsüz ve bitkin bir haldeyken, bulunduğu mescidin mihrabından bir ses duydu:</p><p>&ldquo;Ey tembel adam! Diyordu ses, &rdquo;Kendini ayaksız bir tilkiye benzeterek neden miskin miskin oturuyorsun? Kalk yırtıcı aslan ol! Başkasının artığına göz dikmeyi bırak. Sana yakışan artık yemek değil, artık bırakmaktır! Gücüyle aslan gibi ol! Başkasından yiyecek beklenir mi?</p><p>Haydi kalk! Kolları sıva! Çalış ve rızkını kazan! Hem kendin ye hem muhtaçlara yedir! Kalk!</p><p>Evet dostlar; Boş oturmak pas gibidir, insanı çalışmaktan daha çabuk eskitir. Hani işlemeyen demiri kendi pası mahveder ya insanın da tembelliğe alışması onu &ldquo;Bir sofrada yüz derviş &rdquo;kitabından okuyup, sizinle paylaştığım bu hik&acirc;yede ki dervişin örneği gibi mahveder&hellip;</p><p>Bugün günlerden Perşembe. Bir buçuk saat sonra mübarek   Cuma akşamına geçmiş olacağız. Bayramdan şekerlerimiz kaldıysa, koyalım onları ceplerimize,takalım maskelerimizi ve oturduğumuz mahalle site her neresiyse, etrafta oynayan çocuklara verelim, onlara güzel sözler söyleyerek gülümseyelim&hellip;</p><p>Çocukların masumluğu sarsın evreni&hellip;</p><p>Sevgi ve merhametle kalın&hellip;</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/06/ahlaksizliklarin_anasi_tembelliktir_h39269_c8f12.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ahlaksızlıkların anası, tembelliktir! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/06/ahlaksizliklarin_anasi_tembelliktir_h39269_c8f12.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Okumak bunu! Hemde birkaç kez,okumak! Lale bahçesi!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/okumak-bunu-hemde-birkac-kezokumak-lale-bahcesi/39100/</link>
            <description><![CDATA[Genç adam artık büyüdüm der gibiydi, çıkışır gibi konuştu:

- Benim de dostlarım var baba!]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/okumak-bunu-hemde-birkac-kezokumak-lale-bahcesi/39100/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Tue, 09 Jun 2020 22:43:28 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Genç adam artık büyüdüm der gibiydi, çıkışır gibi konuştu:</p><p>- Benim de dostlarım var baba!</p><p>Baba biliyordu dostun dosttan farkını, alttan aldı:</p><p>- Oğul, gerçek dostu bulmak zordur.</p><p>Delikanlı ısrarlıydı, onun da bildiği şeyler vardı. Hatta bazı şeyleri babasından iyi bilirdi:</p><p>- Benim dostlarım benim için canlarını bile verirler!</p><p>Ne kolay söylenmiş bir sözdü bu! Oysa adam ne bedeller ödemişti bunu anlamak için.</p><p>- Demek bu kadar güveniyorsun dostlarına...</p><p>Oğlunun konuşma tarzı adamın içini burkmuştu biraz, ama renk vermek istemedi. Bir taraftan da onun bu kendinden emin hali hoşuna gitti. Kendisi bu yaşında bile kolay kolay yapamazdı bunu. Bir yandan da oğlunun toyluğunu görüyordu. Elbet herkes gibi o da yaşayıp öğrenecekti. Fakat baba sorumluluğu da vardı, bir şeyler yapmalıydı.</p><p>- Ne dersin, diye sordu, dostların seni ne kadar seviyor öğrenelim mi?</p><p>Delikanlı altta kalmak istemedi. Dostlarına güveni tamdı ama doğrusu biraz da meraklanmıştı.</p><p>- Tamam, dedi, ama nasıl olacak bu iş? Şefkatle oğlunun gözlerine baktı adam:</p><p>- Sen büyükçe bir çuval bul, gerisini bana bırak.</p><p>Adam gidip ağıldan bir koyun çıkardı, bahçeye getirip kesti. Oğlunun meraklı bakışlarının arasında koyunu çuvala soktu. Çuvalı delikanlıya uzatırken:</p><p>- Şimdi en güvendiğin dostuna git, ben bir adam öldürdüm de. Bakalım ne yapacak, dedi.</p><p>Delikanlı sırtına yüklendi kanlı çuvalı. Akşamın karanlığında arka sokaklardan geçerek yürüdü. Bu iş kolay olacaktı. Gidebileceği o kadar çok dostu vardı ki... Rast gele birini seçti. Yürümeye devam etti. Çuvaldan süzülen kan ellerine, boynuna bulaşmıştı. Nihayet dostunun evine vardı. Bir eliyle çuvalı sıkı sıkı tutarken, diğeriyle kapıyı çaldı. Dostu karşısındaydı. Şaşkınlıkla arkadaşının ellerine, yüzüne bakıyor, anlamaya çalışıyordu. Çuvalı fark edince saklanamayacak bir endişeyle sordu:</p><p>- Hayırdır, bu da ne? Delikanlı;</p><p>- Birini öldürdüm, diyecekti ki, daha sözünü ta-mamlayamadan kapı yüzüne kapanıverdi.</p><p>Şaşırdı delikanlı. Elinde kanlı çuval, kapının önünde kalakaldı. Tekrar kapıyı çalacak oldu, vazgeçti. Gidebileceği daha bir sürü gerçek dostu vardı nasılsa. Uzaklaşırken döndü, bir kez daha baktı dostunun evine. Perdenin kenarından biri kendisini izliyordu. Aniden perde çekildi, odanın ışığı söndü sonra.</p><p>Verilen sözler geldi aklına, dostluk yeminleri, yaşanan onca şey geldi. Babası haklı mıydı yoksa? Bir başka dostunun evinin önünde durdu, ümitliydi bu kez. Fakat yine aynısı oldu. Sonra bir başkası, bir diğeri...</p><p>Gece yarısına kadar omuzunda kanlı çuvalla dolaştı durdu delikanlı. Ayakta duracak hali kalmamıştı artık. Kırgın ve öfkeliydi. Çaresiz evin yolunu tuttu. Babasının yüzüne bakmaya utanıyordu. Çuvalı bir kenara bırakırken babasına döndü.</p><p>- Sen haklıymışsın, dedi, dünyada gerçek dost yokmuş!</p><p>- Belki, dedi adam gülerek, belki de vardır. Şimdi de benim bir dostuma gideceksin. Ben falancanın oğluyum, bir adam öldürdüm diyeceksin. Bakalım ne olacak?</p><p>Delikanlı mahcubiyetinden kaçacak yer arıyordu zaten. Seve seve kabul etti. Hem, belki babasının dostuna gittiğinde de aynı şeyler olacaktı. Sanki öyle olmasını istiyordu. Gecenin karanlığına daldı, yeniden sokakları arşınlamaya başladı.</p><p>Babasının yerini tarif ettiği evin kapısına gelince önce çuvalı bir kenara bırakıp biraz soluklandı delikanlı. Dört yanı bahçeyle çevrili büyük bir evdi burası. Kapıyı çaldı, çuvalı omuzuna alıp beklemeye başladı. Kırk beş-elli yaşlarında, irice gözlü, hafif şişman, saçları yer yer ağarmış bir adam açtı kapıyı. Delikanlının halinden kötü bir şeyler olduğunu sezinleyerek;</p><p>- Hayırdır evlat, dedi, sen kimsin?</p><p>Bizimki kendini tanıtıp olan-biteni anlatmaya başlayınca, adam ellerini dudaklarına götürüp:</p><p>- Sus, dedi, aman bir duyan olmasın! Gel içeri gir önce.</p><p>Hemen bir kazma kürek getirdi. Evin arka tarafındaki lale bahçesine aceleyle bir çukur kazdılar. Gecenin karanlığında çuvalı çukura koyup, üstünü toprakla kapattılar. Taze toprağın üstüne de biraz öteden söktüğü lale fidanlarını dikti adam. Delikanlı elini-yüzünü yıkarken ona yatacak yer hazırladı.</p><p>- Bu gece kal evlat, diyordu, ne olur ne olmaz, sabah olsun gidersin...</p><p>Delikanlı adama hayranlıkla bakıyor, kendi dostlarını düşünüp, işte, diyordu, işte gerçek dost!</p><p>Bütün ısrarlara rağmen gitmek için müsaade almayı başardı. Bir an önce eve dönüp, babasına, sen haklıymışsın, demek istiyordu.</p><p>Yorgundu delikanlı. Omuzunda çuval yoktu artık, ama o yorgundu. Bu bir tek gecede bütün dostlarını tanıyıvermişti. Yürüyordu. Bir günde birkaç yıl büyümüştü sanki. Uzaktan evlerinin ışığını gördü. Biraz daha yaklaşınca pencerenin önündeki karaltının babası olduğunu fark etti. Koşarak ellerine sarıldı babasının.</p><p>- Haklıymışsın, dedi, gerçek dost başka bir şey, sen haklıymışsın...</p><p>Olan-biteni gülerek dinledi adam.</p><p>- Dur bakalım, dedi, bu kadar acele etme, hele bir yarın olsun...</p><p>Ertesi gün öğlen vakti baba dostunun evine doğru yürürken utanıyordu delikanlı. Bunu nasıl yapacaktı? Babasının neden böyle bir şey istediğine anlam veremiyordu. Gidip o adama herkesin içinde bir tokat atacaktı! Ses çıkarmazsa biraz daha hırpalayacaktı. İyi ama babası neden böyle bir şey yapmasını istemiş olabilirdi? Böyle yaparak neyi anlayacaklardı?</p><p>Evin olduğu sokağa geldiğinde işinin biraz daha zor olacağını fark etti. Yüzü kızardı birden. Caminin köşesini dönerken, avluda birilerinin oturduğunu görmüştü. Babasının dostu az sonra olacaklardan habersiz, birkaç ihtiyarla sohbet ederek ezanı bekliyordu.</p><p>Cami avlusunda oturanlara doğru yürüdü. Yüzünün, kulaklarının yandığını hissediyordu. Yaklaşıp, oradakilerin şaşkın bakışları arasında adamcağıza bir tokat vurdu. Ama adam bırakın karşılık vermeyi, ses bile çıkarmadı. Bir kez daha kendinden utandı delikanlı ama henüz işi bitmemişti. Tartaklamaya başladı adamı, bir tokat daha vurdu. Adam bir şeyler anlamıştı sanki. Delikanlıyı kollarından tutup kendine doğru çekerek kulağına fısıldadı:</p><p>- Evlat, var git babana selam söyle. Biz öyle birkaç tokada lale bahçesini bozmayız...!</p><p>Serdar Tunçer&#39;e bu düşündürücü hikayesi için teşekkürler...</p><p>Evet,İmkansız gibi de görünse,umut bu ya,dua bu ya  ;Lale bahçesini bozmayacak insanlarla karşılaşmamız dileğiyle...</p><p>Sevgi ve dürüstlükle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/06/okumak_bunu_hemde_birkac_kezokumak_h39100_d714a.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Okumak bunu! Hemde birkaç kez,okumak! Lale bahçesi! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/06/okumak_bunu_hemde_birkac_kezokumak_h39100_d714a.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Adaletin olduğu yerde,silahın yeri yoktur!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/adaletin-oldugu-yerdesilahin-yeri-yoktur/38621/</link>
            <description><![CDATA[Yaşlı adam suçunu kabul edip itiraf eder. Ve yaptığı hatayı şöyle açıklar:]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/adaletin-oldugu-yerdesilahin-yeri-yoktur/38621/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Thu, 04 Jun 2020 23:18:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>.Kanada&#39;da ihtiyar bir adam ekmek çalmaktan tutuklanıp mahkemeye sevk edilir…</p><p>Yaşlı adam suçunu kabul edip itiraf eder. Ve yaptığı hatayı şöyle açıklar:</p><p><strong>'Çok acıkmıştım neredeyse açlıktan ölecektim. 'Hkim şöyle hükmetti: 'Sen hırsızlık yaptığını biliyorsun ve ben senin on dolar tazminat ödemene hükmediyorum. Bu parayı ödeyemeyeceğini bildiğim için senin yerine ben ödeyeceğim.</strong></p><p>Duruşma salonunda herkes susmuştu, hkim cebinden on dolar çıkardı ve ihtiyar adamın tazminatı olarak hazineye götürülmesini istedi. Ardından ayağa kalktı ve salondakilere hitaben:</p><p><strong> 'Hepiniz suçlusunuz, hepiniz! Ve her biriniz on dolar ceza ödemelisiniz zira sizler öyle bir şehirde yaşıyorsunuz ki ihtiyar bir adam açlıktan hırsızlık yapmak zorunda kalıyor. '</strong></p><p>Duruşma salonunda 480 dolar toplandı ve toplanan parayı hkim ihtiyar adama verdi.</p><p><strong>Evet, dostlar 'Adalet' işte böyle bir şey!</strong></p><p><strong>Hep söylerim kıyafette, lüks mekn ve restoranlara, tatil yerlerine gitmekte, bir birimizle yarıştığımız şu yalan dünyada, kendimizi güzel, iyi gösterebilmek için binlerce insanı görmezden geliyoruz…İyi bir yere giderek keşke iyi bir insan olabil inseydi lakin bunun için, cepten önce iyi bir kalp gerekir…!</strong></p><p><strong>Hz. Ali  buyuruyor ki: 'Eğer Müslümanların yaşadığı bir şehirde fakir görürseniz bilin ki o şehrin yöneticileri halkın malını çalıyorlar.'Olması gereken aslında,Dünyanın bütün yöneticilerinin birinci görevi ülkelerinde yoksullukla mücadele ve sosyal adaleti yaygınlaştırmak olmalıdır.Olmalıdır da...da...da...da!</strong></p><p><strong>Sevgi ve merhametli kalın…</strong></p><p><strong>Chenay Kobak</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/06/_d76c6.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Adaletin olduğu yerde,silahın yeri yoktur! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/06/_d76c6.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İki dostun unutulmaz hikayesi !]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/iki-dostun-unutulmaz-hikayesi-/37641/</link>
            <description><![CDATA[Bir süre sonra bizim kurnaz genç, yine arkadaşının yanına gitti ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisinin evlenmek istediğini söyledi. Saf arkadaş bu duruma çok şaşırdı...]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/iki-dostun-unutulmaz-hikayesi-/37641/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Wed, 27 May 2020 23:04:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocukluklarından bu yana birbirini çok seven iki arkadaş vardı. Arkadaşlardan biri atılgan, hareketli, kurnaz ve işini bilen biriyken; diğeri dürüst, kendi halinde ama çok saf biriydi.</p><p>Bir gün kurnaz olan; işlerinin kötü gittiğini, iflas etmek üzere olduğunu söyleyerek arkadaşından para istedi. Samimi dostu, bir dakika bile düşünmeden, biriktirdiği tüm parasını arkadaşına verdi. Arkadaşı bu parayla iflasın eşiğinden döndü ve işlerini düzeltti. Bir süre sonra bizim kurnaz genç, yine arkadaşının yanına gitti ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisinin evlenmek istediğini söyledi. Saf arkadaş bu duruma çok şaşırdı, 'hayır' demek istedi ama aralarında o kadar güçlü bir dostluk vardı ki arkadaşını kırmadı ve nişanlısını arkadaşına verdi.</p><p>Günler ayları, aylar yılları kovaladı. Bizim saf gencin işleri bozuldu, kendi kendine çare ararken aklına en iyi dostu geldi. Arkadaşının iş yerine giderek, kendisine çalışması için iş vermesini istedi. Ama kurnaz arkadaş ona iş vermedi. Bizimki çok üzülse de arkadaşına kızmadı.</p><p>Birkaç gün sonra iş aramak için sokak sokak gezerken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaştı. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyledi. Bizimki yaşlı adamcağıza acıdı, istediği ilaçları aldı ve cebindeki son paranın bir kısmını adama verdi. Kısa bir süre sonra bizimkinin kapısına gelen kişiler, yardımcı olduğu o yaşlı adamın öldüğünü söyledi. Anlattıklarına göre yaşlı adam çok zengindi ama hiç kimsesi yoktu.  Bu nedenle ona yardım eden bu delikanlıya tüm mirasını bırakmıştı. Bizim saf genç artık çok zengindi.</p><p>Kendine hemen bir ev aldı ve güzel bir iş kurdu. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çaldı. Yaşlı kadın çok aç olduğunu söyleyerek kendisinden yemek istedi. Saf genç hiç düşünmeden kadını içeri aldı, karnını doyurdu. Sohbet ettiği yaşlı kadının kimsesi olmadığını öğrendiğinde çok üzüldü ve kendisinin de yalnız olduğunu söyledi. Saf genç: <strong>'T</strong><strong>eyzeciğim bu ev çok büyük, gel bu evde benimle birlikte yaşa, hem bana da yardımcı olur, evin işlerini yapars</strong><strong>ın.</strong><strong>&#39;&#39;</strong> dedi. Yaşlı kadın hiç düşünmeden bu teklifi kabul etti.</p><p>Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, neden evlenmediğini sordu. Saf delikanlı, böyle bir kızı nasıl bulacağını, kendisinin tanıdığı birinin olmadığını söyledi. Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyledi. Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verildi ve düğün davetiyeleri basıldı. Bizimkisi kırgın olduğu halde samimi dostunu yine unutmadı ve ona da davetiye gönderdi.</p><p>Düğün günü geldi çattı. Saf damadımız düğün salonunda eski dostunu görünce daha fazla dayanamadı, bir şeyler söylemek için aldı mikrofonu eline ve yaşadıklarını anlatmaya başladı:</p><p><strong>'E</strong><strong>skiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para iste</strong><strong>di, </strong><strong>elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim. Çünkü biz gerçek dostt</strong><strong>uk, </strong><strong>onun üzülmesini istemedim. Bir gün işlerim bozuldu ve onun fabrikasına gittim. Çalışmak için kendisinden iş istedim. Ama dostum bana iş vermedi. Çok üzüldüm, kırıldım ama yine de arkadaşıma kızmadı</strong><strong>m. Çü</strong><strong>nkü biz gerçek dosttuk.&#39;&#39;</strong></p><p>Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı konuşmak için izin istedi. Mikrofonu eline aldı ve başladı konuşmaya:</p><p><strong>'Be</strong><strong>nim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Bunun için her zaman ona minnettarım. Günlerden bir gü</strong><strong>n, </strong><strong>çok sevdiği nişanlısının aynı zamanda başkalarıyla da birlikte olduğunu ve arkadaşımı aldattığını öğrendim. Dostumun bunu öğrenerek kahrolmasına gönlüm razı olmadı. Bu nedenle ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Ben de bu sayede arkadaşıma layık olmayan bu kadını defettim.</strong></p><p><strong>İ</strong><strong>şleri bozulduğunda gelip benden iş istedi ve ben vermedim. Çünkü çok sevdiğim arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım. İşsiz ve parasız olduğunu öğrendiğim arkadaşımı, bu durumdan kurtarmam gerektiğini biliyordum. </strong><strong>Yolda karşılaştığı</strong><strong> yaşlı adam benim babamdı. Babam çok </strong><strong>hastaydı </strong><strong>ve ölmek üzerey</strong><strong>di. O</strong><strong>nu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım.</strong></p><p><strong>E</strong><strong>vine gelen dilenci kadı</strong><strong>n,</strong><strong> benim annemdi. Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim.</strong></p><p><strong>Ş</strong><strong>u anda evlenmekte olduğu kız </strong><strong>da</strong><strong> benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz.&#39;&#39;</strong></p><p>Ve…</p><p>Sevgili dostlar bu hikyeyi paylaşmak istememin nedeni güzel bir arkadaşlık ve dostluk hikyesi olması değildi aslında.Her ne kadar bizim dünyamızda böyle dostluklar kalmamış olsa da bir zamanlar var olduğunu anlatan bu hikayeden almamız gereken ders bence yaşadıklarımız,evet yaşadıklarımız bazen göründüğü gibi değildir....</p><p><strong>Güvendiklerimize inanmayı, inandıklarımızı sevmeyi, sevdiklerimize güvenmeyi deneyelim…</strong></p><p><strong>Sevdiklerimize Sevgiyle Sarılarak Kalalım...</strong></p><p><strong>Chenay Kobak</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/iki-dostun-unutulmaz-hikayesi_874fe.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İki dostun unutulmaz hikayesi ! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/iki-dostun-unutulmaz-hikayesi_874fe.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bugün, senin son günün...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bugun-senin-son-gunun/36894/</link>
            <description><![CDATA[&quot;Bir gün ölüm adamın karşısına çıktı ve dedi:
- Bugün, senin son günün.
Adam dedi:
- Ama ben hazır değilim.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bugun-senin-son-gunun/36894/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2020 12:14:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>'Bir gün ölüm adamın karşısına çıktı ve dedi:<br />- Bugün, senin son günün.<br />Adam dedi:<br />- Ama ben hazır değilim.<br />Ölüm dedi:<br />- Bugünkü listemde, senin ismin ilk sıradadır.</p><p>Adam dedi:<br />- Peki o zaman… gitmeden önce,gel oturalım beraber bir kahve içelim. Ölüm dedi: - Tabi ki.<br />Adam, ölüme kahve ikram etti. Ve onun kahvesine bir kaç uyku hapı attı...</p><p>Ölüm kahveyi içti ve derin bir uykuya daldı...<br />Adam, ölümün listesini aldı ve ismini ilk sıradan silip listenin sonuna koydu.</p><p>Ölüm uyandıktan sonra şöyle dedi:<br />- Sen, bugün bana çok şefkatli davrandın. Şefkatinin karşılığında işime listenin sonundan başlayacağım.'</p><p>Bazen bazı şeyler kaderinde yazılıdır. Onları değiştirmek için ne kadar çabalarsan çabala, onlar hiç bir zaman değişmezler...</p><p>Sevgi ve güzellikle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/bugun-senin-son-gunun_6001c.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bugün, senin son günün... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/bugun-senin-son-gunun_6001c.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Oysa benim en sevdiğim sade pilavdı....!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/oysa-benim-en-sevdigim-sade-pilavdi/36893/</link>
            <description><![CDATA[Yirmi yıldır hemen her gün pilav yaptım, evdekiler seviyor diye.Kimi gün şehriyeli, kimi gün domatesli, kimi gün bulgur.
Bir tek gün bile sade pilav pişirmedim.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/oysa-benim-en-sevdigim-sade-pilavdi/36893/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2020 12:03:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kırmızı elbisesi gardrobunda asılıydı, Annem ölürken,<br />O tüm yaşamı boyunca giydiği,<br />Dizi dizi koyu renkli, eski elbiselerin yanında,Adeta sırıtıyordu.<br />Beni çağırmışlardı, Ve annemi gördüğüm anda<br />Çok fazla ömrünün kalmadığını anlamıştım.<br />Kırmızı elbiseyi görünce ,ona ;<br />'Anneciğim, ne kadar güzel bir elbise bu böyle!' dedim.<br />'Hiç üzerinde görmemiştim'<br />'Hiç giymedim ki ' dedi usulca.<br />'Otur yanıma Millie, Eğer ölmeden önce başarabilirsem<br />Sana bir ders vermek istiyorum.'<br />Yatağın kenarına ilişiverdim.<br />Annem derin bir soluk aldı,<br />Hiç tahmin edemeyeceğim kadar derin bir soluk.<br />'Çok fazla vaktim kalmadı ama, artık bazı şeyleri görebiliyorum,<br />Size hep iyi şeyler öğrettiğime inanırken,çok yanlış şeyler<br />öğrettiğimi fark ettim.'<br />'O nasıl söz öyle anneciğim ?'<br />'Öyle,her zaman , iyi bir kadının asla önce kendisini düşünmemesi gerektiğine inandım, Hep başkalarını düşünmeliydim kendimden önce. Onun, bunun, her zaman herkesin isteklerini yerine getirmeliydim, Benim isteklerim ise, başkalarının isteklerinin altında<br />ezilip kaldı hep. Belki günün birinde benim isteklerim de gerçekleşirdi. Ama o gün hiç gelmedi. Tüm yaşamım böyle geçti, fedakarlıklarla. Baban için, erkek kardeşlerin ve kız kardeşlerin için, senin için yaptığım fedakarlıklarla.'<br />'Evet , anneciğim, bir annenin yapabileceği her şeyi yaptın.<br />'Ah, Millie ah, ne senin için, ne de onlar için yaptıklarımın bir yararı olmadı. Anlamıyor musun? Sizlere hataların en kötüsünü yaptım.<br />Kendim için hiçbir zaman hiçbir şey istemedim.!'<br />'Baban şimdi yan odada,öfkeyle duvarlara bakıyor.<br />Doktor ona öleceğimi söyleyince,<br />Yanıma geldi ve ölmeden önce öldürdü beni.<br />'Ölemezsin, beni işitiyor musun?<br />Bana ne olacak sen ölünce?.'....<br />Evet, çok zor olacak , biliyorum.<br />Mutfakta tavanın bile nerede olduğunu bilmez , biliyorsun.'<br />'Ve sizler, çocuklarım, her zaman, hepinize koştum.<br />Haftanın yedi günü... Evde ilk uyanan, son yatan hep ben oldum.<br />Yanık ekmekleri ve en küçük çöreği hep ben yedim.'<br />Bir kadının verici olmaktan öte bir görevinin olmadığını,<br />Hatta bir kadının verici olmazsa, var olmadığını öğrendiler.<br />Biriktirdiğim her kuruşu, giysilerinize, kitaplarınıza harcadım,<br />Çoğu zaman gereksiz bile olsa. Yaşamımda bir kez bile , alışverişe çıkıp, kendime güzel bir şey satın almadım. Sadece geçen yıl, gördüğün o kırmızı elbiseyi aldım. Sakladığım bir yirmi dolarım vardı. Tam çamaşır makinesini tamir ettiririm o parayla derken,<br />Eve o koskoca paketle döndüm o gün. Baban çok üzdü, yıktı o gün beni.<br />'Böyle bir elbiseyi nereye giyeceksin ki?<br />Operaya mı gideceksin yoksa?<br />Sanırım haklıydı. O elbiseyi hiç giymedim,<br />Mağazada denemek için giymekten başka.<br />'Ah Millie, eğer bu dünyada kendini düşünmezsen,<br />Öbür dünyada mutlu olunur sanırdım.<br />Ama artık inanmıyorum buna. Bence Tanrı, isteklerimizi bu dünyada<br />Ve şimdi gerçekleştirmemizi istiyor bizden.<br />'Millie, şimdi bir mucize olsa<br />Ve bu yataktan kalkabilsem,annen çok farklı bir insan olurdu.<br />Ama ben sıramı böyle savdım.<br />Belki zor olurdu öğrenmem,<br />Ama öğrenirdim Millie, ÖĞRENİRDİM!<br />Annemin bana son sözleri şunlar oldu;<br />'Millie, benim yolumdan gitme,söz ver bana.'<br />Anneme söz verdim. Annem ise sırasını savdı.. Ve son nefesini verdi.<br />Buna benzer pek çok şey okumuşuzdur. Hemen hepsi de yaşamı ertelemememiz gerektiğini ve her günü yaşamın son günü gibi yaşarsak, yaşama anlam katacağımızdan söz eder. Ben bunu okurken çok sevdiğim bir dostumu hatırladım. Yirmi yıllık evliliğini ihanet nedeni ile bitirme noktasındayken yanındaydım ve ağlıyordu. 'Biliyor musun?' dedi, 'Ben niye ağlıyorum?'<br /><strong>'Yirmi yıldır hemen her gün pilav yaptım, evdekiler seviyor diye.Kimi gün şehriyeli, kimi gün domatesli, kimi gün bulgur.<br />Bir tek gün bile sade pilav pişirmedim.<br />Oysa benim en sevdiğim Sade pilavdı....!</strong></p><p><strong></strong></p><p>Sevgiyle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p><p>(spirituel kuantum)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/oysa_benim_en_sevdigim_sade_pilavdi_h36893_cc19f.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Oysa benim en sevdiğim sade pilavdı....! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/oysa_benim_en_sevdigim_sade_pilavdi_h36893_cc19f.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[&quot;Koklamaya kıyamadığım biriciğim&quot;...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/quotkoklamaya-kiyamadigim-biricigimquot/36892/</link>
            <description><![CDATA[Salondaki takımı alabilmek için günlerce kocanın başının etini yedin ama, takımı aldıktan sonra instagram sayfandan, &quot;Kocişimin evlilik yıldönümü hediyesi&quot; yalanını söyledin.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/quotkoklamaya-kiyamadigim-biricigimquot/36892/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2020 11:53:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Eşinizle hemen her akşam, kulağımızı tırmalarcasına yaptığınız tartışmaları, kapıyı vurup çıkmalarınızı bilmesek. Sosyal medya hesabında evliliğinizi pembe dizi tadında anlatmana, kocasının kraliçesi yazmana, kocişkomla kahve keyfim hikayelerine inanırdık belki...</p><p>Toplum içinde, küçücük yavrunu sudan sebeplerle nasıl azarlayıp aşağıladığını, hatta parkta oynarken üzeri toprak oldu diye, suratında patlattığın tokadı bilmesem, sosyal medya hesabında 'Koklamaya kıyamadığım biriciğim' demene, benim için en önemlisi çocuğumla kaliteli zaman geçirmek deyip, büyük büyük laflar etmene inanırdım belki...</p><p>Kocanın seni defalarca aldattığını bana anlatmasaydın, yazdıklarına bakarak dünyanın en mutlu kadını sensin, dünyanın en sadık erkeği senin kocan sanırdım belki...</p><p>Salondaki takımı alabilmek için günlerce kocanın başının etini yedin ama, takımı aldıktan sonra instagram sayfandan, 'Kocişimin evlilik yıldönümü hediyesi' yalanını söyledin.</p><p>Siz Yalanlarını insanlarla paylaşarak tatmin ediyorsunuz kendinizi. Deşarj olmak için nice insanları aldatmayı tercih ediyorsunuz.</p><p>Özellikle genç kızlar, evliler inanıyor bu yazdıklarınıza. Dünyanın en iyi kocası senin kocan, en iyi anne-eş sensin, en mutlu yuva sizinki sanıyorlar. Size imreniyorlar...</p><p>Çoğu ufak bir tartışmada nefret ediyor kocasından. İstediği hemen olmazsa dünyası başına yıkılıyor...</p><p>Sizin evlilik lerinizle kıyaslıyorlar evliliklerini...</p><p>Gerçek veya değil, makyajlayıp ortalığa saçtığınız özel hayatınız, her daim balayındaymış gibi anlattığınız evliliğinizin kimlerin huzurunu kaçırıyor, kimleri ümitsizliğe sevk ediyor farkında mısın?</p><p>En başta kendine, sonra sizi takip edenlere ve topluma ne büyük bir zarar verdiğinizin farkında mısınız?</p><p>Spiritual kuantum</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/koklamaya-kiyamadigim-biricigim_0ced9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ &quot;Koklamaya kıyamadığım biriciğim&quot;... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/koklamaya-kiyamadigim-biricigim_0ced9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Beyinsizlere ezdirme kendini...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/beyinsizlere-ezdirme-kendini/36885/</link>
            <description><![CDATA[Kafalarında yarattıkları saçma bir dünyayı senin kafana geçirerek enerjini çalmalarına izin vermeyeceksin.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/beyinsizlere-ezdirme-kendini/36885/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2020 11:25:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çevrene pozitif enerji yayan biriysen eğer daha dikkatli olacaksın.<br />Kafalarında yarattıkları saçma bir dünyayı senin kafana geçirerek enerjini çalmalarına izin vermeyeceksin.<br />Hayatta sadece sorunları olduğunu düşünenleri anlamak zorunda bırakmayacaksın kendini.<br />Hayatın gerçek bir mucize olduğunu, şiir gibi güzellikleri bağrında taşıdığını, hayatın her insana bir şekilde gülümsediğini anlamayanlarla uğraşmayacaksın.<br />İlişkilerinde sadece sorunlarını dile getiren, yaşadıkları onca güzelliği yok sayan insanlara bir dakikanı bile ayırmayacaksın.<br />Hakkında hiç bir şey bilmedikleri halde konuşmaya kalkanları susturacaksın.<br />Değerinin farkında olmayanlardan uzak duracaksın.</p><p> Değerini bilerek yok saymaya çalışanlara ise haddini bildireceksin.<br />Fındık kabuğunu doldurmayan işlerle boğuşmanı sağlamaya çalışan insanları sileceksin defterinden.<br />Gülüşlerini çalmaya kalkanları çıkaracaksın hayatından.<br />İlişkileri bir yük haline getirenleri uzaklaştıracaksın yanından ve ilişkinin mutluluk getirmesi gerektiğini yazacaksın kafana.<br />Velhasıl, onca yılını vererek ışıl ışıl bir enerji deposuna çevirdiğin beynini düşünerek, beyinsizlere ezdirmeyeceksin kendini...</p><p>Frank Sinatra</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/_6ed99.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Beyinsizlere ezdirme kendini... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/_6ed99.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Güven, her şeyi bilme ihtiyacı hissetmemektir !]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/guven-her-seyi-bilme-ihtiyaci-hissetmemektir-/36825/</link>
            <description><![CDATA[Birisine güvenmek ona verebileceğiniz en narin hediyeyi, kalbinizi vermek gibidir. Güven değerli bir mülk, dikkatle dağıtılması gereken bir hazinedir .]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/guven-her-seyi-bilme-ihtiyaci-hissetmemektir-/36825/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Wed, 20 May 2020 19:12:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Birisine güvenmek ona verebileceğiniz en narin hediyeyi, kalbinizi vermek gibidir. Güven değerli bir mülk, dikkatle dağıtılması gereken bir hazinedir çünkü arkadaşlığın en güzel yanı, ilişkinin en güçlü bağıdır. Güveninizi verdiğiniz kişinin her şeyini bilmeniz gerekmez. Sahip olduğunuz bağ istisnaidir çünkü. Samimiyetin gelişmesi için güven gerekir.</p><p>Bu konu psikoloji alanının da ötesine geçer. Sosyal davranışlarımıza şekil veren duygusal bir güçtür. Öyle ki psikoloji ve sosyoloji bilimlerine göre insanlarda görülen güven diğer canlılara kıyasla daha sahicidir ve saklı şeyleri açığa çıkaran bir yapısı vardır. Diğer canlılar kendi türlerinin üyelerine basit içgüdüsel davranışlar aracılığıyla güvenir. İnsanlar da sıklıkla deneyim süzgeçlerini kullanarak bilinçli olarak güven duyar.</p><p>&ldquo;Herkese güvenmek saçma, hiç kimseye güvenmemek ise deli sakarlığıdır.&rdquo;</p><p>&ndash; Juvenal</p><p>Bağlarımıza güç veren olumlu bir duygudur güven. Pek az şey, bireyin spesifik kişilik türünü diğer insanlara duyduğu güvenden daha iyi tanımlar. Düşük özgüven, travmatik çocukluk ya da ihanete uğramış olmak bu hediyeyi vermekten alıkoyabilir insanı.</p><p>Güven sorunları duygusal anlamda çok yorucudur</p><p>Güvenin psikolojik ve evrimsel faydalarından biri de kendimizi koruma, belirsizlik ve korku içgüdülerimizi geçici olarak askıya alma fırsatı vermesidir bize. Yara almaktan ya da sırtımızdan bıçaklanmaktan korktuğumuz zamanlarda olduğu gibi pek az şey sürekli savunma halinde bulunmaktan daha büyük duygusal bozukluğa sebep olabilir.</p><p>Birine güvenmek, kişisel ilişkimizi sadeleştirmek için belirsizliği yok etmeyi içerir. Karşınızdaki insanın davranışlarına bir tehdit olarak bakmayı bırakıp gelecekte birbirinize olumlu davranacağınızı ve karşınızdakinin size zarar vermeyeceğini, size el uzatacaklarını, ışıklarını sizinle paylaşmaya hazır olacaklarını ve size rehberlik edeceklerini varsaymaya başlarsınız.</p><p>Güven, partneriniz, aile üyeniz ya da arkadaşınız hakkında her şeyi bilmek zorundasınız demek değildir. Bir açıklamaya ihtiyacınızın olmaması demektir. Gözlerine baktığınızda samimiyet görmeniz demektir. Zihinleriniz ahenk içinde demektir. İkiniz arasında talep, kontrol veya sürekli onay ihtiyacı yoktur.</p><p>Unutmayın, beynimiz gündelik işleri risk olmadan yapmayı tercih eder ve olayları basitleştirmeye ihtiyaç duyar. Beynin yeterli duygusal dengeye ihtiyacı olduğundan güven en iyi silahtır. Bir düşünün, kendimizi adeta otomatik pilotun ellerine bıraktık ve kötü bir şey olmayacağına güvendik.</p><p>Hepimizin doktorun ne yaptığını bildiğine ve bize yardım edeceğine olan güveni tam. Hepimiz evden çıktığımızda her köşe başında ölümle burun buruna gelmeyeceğimize güveniyoruz. Eğer bu otomatik pilotu işlerin başında bırakmasaydık bizi gerçeklikten tamamen koparacak ve denge anlayışımızı alt üst edecek bir sinir hastalığına yakalanırdık.</p><p>İnsanların size güvenmesini istiyorsanız onlara güvenmelisiniz</p><p>Biri bizi yarı yolda bıraktığında onlara yeniden güvenmenin çok zor olduğunu kabul ediyoruz. Sanki Venedik Taciri&#39;ndeki Shylock ödeme olarak etimizi kabul etmiş de bizden bir parça koparmış gibi. Yarı yolda bırakılmak, bizi başkalarına tekrar güvenmekten alıkoyan derin, kalıcı bir yaradır.</p><p>&ldquo;Birine güvenip güvenemeyeceğinizi öğrenmenin en iyi yolu ona güvenmektir.&rdquo;</p><p>Ernest Hemingway</p><p>Çoğumuzu en derinden yaralayan hayal kırıklıkları bize en yakın insanların ürünüdür. Ama en kötüsü de bu güvensizlik duygusunun hayatımızın tüm alanlarına yayılmasıdır. Herkesten korkan, dinmek bilmez üzüntünüz tarafından toplumun sessiz köşelerine itilmiş bir hayalete dönüşene kadar insanlara olan güveninizi kaybedersiniz.</p><p>Yeniden güvenmek hayati zek&acirc;nın anahtarıdır</p><p>İnsanlar sırtından bıçaklandığında, &ldquo;Bir daha asla kimseye güvenmeyeceğim. İnsanlar canımı acıtıyor. İnsanlar kıymet bilmez ve bencil,&rdquo; gibi şeyler düşünürler.</p><p>Bu şekilde düşünmek hayatınızda isteseniz de istemeseniz de geri dönülmez bir kaosa sebep olur. İnsanlar hem kalıtımsal hem de evrimsel olarak birbirleriyle bağ kurmaya programlanmıştır. Bağ kurmak için, psikolojimizi, zihnimizi ve duygularımızı güçlendirmek için, hayati zek&acirc;ya ulaşmak için güven duyarız.</p><p>Hayati zek&acirc;, bizi hayatta kalmaya ve kendimizi gerçekleştirmeye iten bilinçaltıdır. Kendimize ve insanlara güven en güçlü cesaret kaynağıdır burada. İsteyin ya da istemeyin, önünde sonunda içimizi birisine açmalı, onları olduğu gibi kabul etmeliyiz ki kendimizi bulabilelim yine.</p><p>(Öne çıkarılmış görsel Pierre Mornet&#39;e aittir.Aklınızıkeşfedin)</p><p>Sevgiyle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/guven_her_seyi_bilme_ihtiyaci_hissetmemektir_h36825_f6fbd.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Güven, her şeyi bilme ihtiyacı hissetmemektir ! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/guven_her_seyi_bilme_ihtiyaci_hissetmemektir_h36825_f6fbd.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sirke ve  bal satıcısı...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/sirke-ve--bal-saticisi/36590/</link>
            <description><![CDATA[Hatırlayalım ve unutmayalım ki gülmek ile tebessüm çok ayrı şeylerdir!]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/sirke-ve--bal-saticisi/36590/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2020 22:15:24 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çok eski zamanlarda, bal satan bir adam varmış. Petek petek balını, sevimli eşeğine yükler, sokaklarda dolaşarak satmaya çalışırmış. Ne hikmetse, kimse kendisinden bal almazmış. Balını satamayan adamcağız üzülür, üzüldükçe kaşlarını çatarmış. Sesi sertleşir, yüzü asılırmış. Onu, o h&acirc;lde görenler hemen yollarını değiştirirlermiş. Aynı mahallede bir de sirke satıcısı varmış. Sirkeci, bir sokağa girince çocuklar arkasından koşarlarmış. Mahalleli hemen çevresini sarar, gülüp şakalaşarak sirkesini alırlarmış. Balcı, bu adamın acı sirkeyi nasıl böyle çabuk sattığını bir türlü anlayamazmış. Bir gün, iki satıcı bir sokakta karşılaşmışlar. Hiç satış yapamayan balcının yüzü yine asıkmış. Yavaşça sirkeciye yaklaşarak:</p><p>- Bre sirkeci kardeş! Bunca zamandır seni gözler dururum. Ben tatlı mı tatlı bal satıyorum. Kimse gelip benden bal almıyor. Senin acı sirkeni ise herkes kapışıveriyor. Bunun hikmeti nedir? Söyle de beni bu düşünceden kurtar, demiş. Sirkeci, elini balcının omuzuna koymuş. Sevgi dolu bakışlarını onun gözlerine dikmiş ve:</p><p> - Balcı kardeş, senin elin bal satıyor evet ama yüzün sirke satıyor, demiş.</p><p> Evet,başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmek için güler yüzlü, tatlı sözlü olmak gerektiğine inanmışlar.<br />Res&ucirc;lullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:</p><p>&ldquo;Din kardeşinin yüzüne gülümsemen sadakadır. Allah güler yüzlü kimseyi sever&rdquo;</p><p>Tebessüm eden kimse, başkalarına ikramda bulunuyor demektir. Gülümsemenin, bir maliyeti, bir külfeti yoktur ama, insana çok şey kazandırır. Tebessüm, vereni fakirleştirmeden, alanı zenginleştiren bir güce sahiptir...</p><p>Alemlere rahmet iki cihan serveri Efendimiz bize sadakayı çok vermemizi telkin etmektedir. &quot;Verecek bir şeyimiz yok Ya Rasülallah&quot; diyenlere de &quot;İnsanlara tebessüm etmeniz de bir sadakadır&quot; buyurmuşlardır.</p><p>Elbette ki herkes malını satar sevgili dostlar. İnsanda iyilik varsa iyilik gösterir. İçi kin ve nefretle dolu ise kötü davranır.</p><p>Tebessüm, satın alınmaz, rica, minnet ve mihnetle de elde edilemez ve hiç kimse de ödünç vermez. Tabi çalmak da mümkün değildir. Tebessüm eden kimse, başkalarına ikramda bulunuyor demektir. Netice olarak tebessüm, iç dünyamızın güzelliklerinin, dışa yansımasıdır ve evde sa&acirc;det, iş yerinde ise, muvaffakiyet meydana getirir. Ayrıca tebessüm, sevginin, insan olmanın da anahtarıdır.</p><p>Hatırlayalım ve unutmayalım ki gülmek ile tebessüm çok ayrı şeylerdir!</p><p>Sevgi ve güler yüzle kalın&hellip;</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/_f1cc7.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sirke ve  bal satıcısı... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/_f1cc7.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[”Cehalet her zaman köleliği getirir”.]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/cehalet-her-zaman-koleligi-getirir/36255/</link>
            <description><![CDATA[Kristof Kolomb, gemilerin zorunlu tamiratı için Jamaika'ya uğrar. Oradaki yerliler tamirata yardımcı olur, gemi tayfasına yiyecek içecek verir. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen tamirat bitmez.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/cehalet-her-zaman-koleligi-getirir/36255/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2020 22:28:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Haziran 1503</p><p> Kristof Kolomb, gemilerin zorunlu tamiratı için Jamaika&#39;ya uğrar. Oradaki yerliler tamirata yardımcı olur, gemi tayfasına yiyecek içecek verir. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen tamirat bitmez. Üstelik gemi tayfası, yerlilerin yiyeceklerini yağmalamaya başlamıştır... Bu duruma kızan yerliler, yardımı ve yiyeceği keser. Çaresiz durumdaki Kolomb, o dönemlerde gemilerde bulunan ve yıldız pozisyonlarını da içeren takvimi karıştırırken, ertesi gün Ay tutulması olduğunu öğrenir.</p><p>Aklına parlak bir fikir gelir ve hemen yerlilerin şefine gider... Şefe, Tanrı ile haberleştiğini ve Tanrı&#39;nın yardımın kesilmesine çok kızdığını, bu kızgınlığını da Ay&#39;ı kan kırmızıya çevirerek göstereceğini söyler.  Ertesi gün akşam Ay tutulması başlar ve Ay&#39;ın rengi tutulmadan dolayı kızıla döner. Kolomb&#39;un oğlu, o anı günlüğüne şöyle yazmış:</p><p> &quot;İnleme ve feryatlarla birlikte, her yerden gemilere doğru geldiler, yiyecek ve içecekler getirdiler, Tanrı&#39;ya onları affetmesini söylemesi için amirale yalvardılar&quot; . Kolomb kum saatine bakar, 48 dakika süren tutulma bitmek üzeredir. Onlara Tanrı&#39;nın kendilerini affettiğini ve Ay&#39;ınbirazdan normal rengine çevireceğini söyler...</p><p>Tutulma biter, Tanrı tarafından affedilen yerliler de mutludur, evrenin işleyişini bilen Kolomb şu notu düşer:&rdquo;Cehalet her zaman köleliği getirir&rdquo;.</p><p>Sevgiyle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/cehalet-her-zaman-koleligi-getirir_57f2e.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ”Cehalet her zaman köleliği getirir”. ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/cehalet-her-zaman-koleligi-getirir_57f2e.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Beyninde bir godamanı beslediğini biliyor musun?]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/beyninde-bir-godamani-besledigini-biliyor-musun/35960/</link>
            <description><![CDATA[Anlayacağın benim güzel kardeşim; sen bilgiye ulaştıkça nöronların da canlanıp coşuyor...]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/beyninde-bir-godamani-besledigini-biliyor-musun/35960/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Wed, 13 May 2020 22:59:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Beyninde 'korteks' adında bir godamanı beslediğini biliyor musun?..<br />Ve yine beyninin içinde o büyük patrona getir götür işleri yapan 'nöron' isminde milyonlarca nakliyeci işçin olduğunu?<br />Korteksinin Hulusi Kentmen tadında bir işveren olması için de; ona gerekli malzemeyi taşıyacak Halit Akçatepe kıvamında nöronlara sahip olman gerektiğini?<br />Nöronlarının bu nakliye eylemini gerçekleştirmek için tek gereksinim duyduğu enerji kaynağının sadece 'bilgi' olduğunu?<br />Anlayacağın benim güzel kardeşim; sen bilgiye ulaştıkça nöronların da canlanıp coşuyor...</p><p><br />Haliyle ne kadar çok sayıda enerjik nöronun olursa o kadar zıpkın bir korteksin oluyor...<br />Peki bu 'korteks' denilen zımbırtı yaşaman için şart mıdır?<br />Sırf nefes almaksa yaşama anlayışın, şart değildir...<br />Parazit gibi, ot gibi yaşamak istiyorsan şart değildir.<br />Peki nöronlarını 'eğitim'le beslemezsen ne gelir başına bunu biliyor musun?</p><p><br />Nöronların aç kaldıkça hayatta kalman ve yaşamaya devam etmen için beyninin 'amigdala' bölgesi devreye girer...<br />Yani hayvani içgüdülerini kontrol eden karanlık bölge...<br />Sahneyi devralan bu 'amigdala' bölgen; kalkıp da sana 'oku, araştır, aşık ol, şiir yaz, eğlen, tatil yap, güzel bir film izle, balkonundaki saksıda biber yetiştir, hayvanları sev' filan demez...<br />Bilakis; 'yaşamını tehdit eden her şeyi yok et, seninle aynı kümeyi paylaşmayan her canlıyı imha et' diye dikte eder...<br />Eğer kendini eğiterek 'Korteks' bölgeni geliştirmezsen; işte bu 'amigdala' bölgen darbe yapıp yönetimi ele geçirir ve sen de cehaletinin verdiği cesaretle; sığ tartışmaların gölgesinde, kendini bir kümeye dahil edip, seninle aynı safta saf tutmayan her canlıyı yaşamın için tehdit kabul edersin...<br />Teröristlerin kafası da budur, partizanların kafası budur, holiganların kafası da budur, köktendincilerin de kafası budur, satanistlerin de kafası budur...<br />Haliyle ne hacı hocalar çözer bu kördüğümü, ne de papazlar hahamlar...<br />Ne tütsü yakarak dağıtabilirsin bu lağım kokusunu, ne de parfüm sıkarak...<br /><strong>Bu kaosun tek çıkış yolu; OKUMAK...</strong><br />Dr. Taner Akman </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/beyninde-adinda-bir-godamani-besledigini-biliyor-musun_6433f.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Beyninde bir godamanı beslediğini biliyor musun? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/beyninde-adinda-bir-godamani-besledigini-biliyor-musun_6433f.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bir ağacın yanından geçerken durun ve şarkısını dinleyin!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bir-agacin-yanindan-gecerken-durun-ve-sarkisini-dinleyin/35920/</link>
            <description><![CDATA[Siz de bilirsiniz ki “yaşlı köpeğe yeni oyunlar öğretilmez.” “Yaşlı kurda yol öğretilmez.”]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bir-agacin-yanindan-gecerken-durun-ve-sarkisini-dinleyin/35920/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Wed, 13 May 2020 15:29:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>1-Ağaç yaş iken eğilir ya da doğrulur. Her şeyin bir zamanı<br />vardır. Hayat öğrenme sürecidir ama zamanlaması çok önemlidir. Siz de bilirsiniz ki 'yaşlı köpeğe yeni oyunlar öğretilmez.' 'Yaşlı kurda yol öğretilmez.'<br /><br />2-Düşen ağaca balta vuran çok olur. Onun için hayatta düşmemeye dikkat etmek gerek; güçlüyken gölgene sığınanlar düşerken baltayı alıp sana koşarlar.<br /><br />3-Bizi yok etmeye çalışan baltanın sapı bizdendir. Her zaman<br />dış düşmandan korkmayın. İç düşman daha tehlikelidir. Sizin gibi görünüp size hainlik edecek insanlara dikkat edin. Dişi kıran pirince en çok benzeyen beyaz taştır.<br /><br />4-'Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir' İnsanı<br />geliştiren mükemmelleştiren zorluklardır. Büyük adamlar büyük engellerle karşılaşıp onu aştıkları için büyük adam olurlar. Büyük devletler büyük badireleri atlatarak büyük devlet olurlar. Uçurtma rüzgr engelini aşmak için yükseğe çıkar. Engelleri fırsat bilmelisiniz.<br /><br />5-Bir ağacın kökü ne kadar derinse boyu o kadar yükseğe çıkar. Kökleri zayıf olan büyüklüğü taşıyamaz. Onun için kökünüze sahip çıkmalısınız. Kökünü unutan ya da yok sayan bir ağaç ayakta kalabilir mi? Bir ağaç tüm gücünü kökten alır. Sizin de tarihiniz olmazsa nasıl geleceğiniz olacak? Tarihinizi yok sayar ya da unutursanız nasıl geleceği inşa edebilirsiniz?<br /><br />6-Ağaç yapraklarıyla gürler. Bir insan da ailesiyle, sosyal çevresiyle güzel olur; onlarla tamamlanır. Onlarla varlığını hissettirir. Onun için sosyal ilişkileriniz önemlidir.<br /><br />7-Hiçbir ağaç acaba bahar gelecek mi, çiçek açacak mıyım diye düşünmez. Kök, gövde ve dallar görevini sessizce ve sabırlıca yaparlar. Siz de baharın gelmesini bekliyorsanız görevinizi şamata yapmadan sessizce, hakkıyla ve sabırla yapmalısınız.<br /><br />8-Meyveli ağacı taşlarlar. Bilgili, becerikli, başarılı insanlara<br />haset eden çok olur. Bir işe yaramayan, niteliksiz, silik insanlar kimsenin umurunda olmazlar. Onun için başarılı insanlar atılacak taşlara mukavemet edemezlerse başarılarını sürdüremezler.<br /><br />9-Her ağaç kendi toprağında büyür. Ağaç ancak uygun toprağı<br />bulması halinde gelişmesini sürdürür. İnsan yetenekleri de öyledir; ağaç tohumu gibidir. Uygun zemin bulursa gelişir, yoksa çürür gider.<br /><br />10-Beşikten mezara kadar ağaca muhtaçsınız. Çocukken beşikte, ölünce tabutta bizimle berabersiniz. Bize hep odun gözüyle bakmayın. Biraz da ibret gözüyle bakın. Sözü şöyle bitireyim, insanların kulağına küpe olsun. 'Her şey bir ağacı sevmekle başlar.' Bundan sonra bir ağacın yanından geçerken durun ve şarkımızı dinleyin.</p><p>(Bitkilerle Sohbet isimli kitaptan)</p><p>Doğa bekçi ile değil, sevgi ile korunur. Biz insanlar tabiatı örnek alırsak asla yanılmayız...Bahar geldi bastığımız yerlere dikkat edelim zira tabiat ana gebe...</p><p>Sevgiyle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/bir_agacin_yanindan_gecerken_durun_ve_sarkisini_dinleyin_h35920_6a54c.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bir ağacın yanından geçerken durun ve şarkısını dinleyin! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/bir_agacin_yanindan_gecerken_durun_ve_sarkisini_dinleyin_h35920_6a54c.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[En yabancısı olduğumuz konu; gönül almak !]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/en-yabancisi-oldugumuz-konu-gonul-almak-/35919/</link>
            <description><![CDATA[Kazak almak için bir mağazaya girmiştim sanırım kış aylarının başıydı. Ben bakarken yanıma bir kadın geldi o da bakmaya başladı. Onun arkasından da bir adam geldi kadını beklemeye başladı.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/en-yabancisi-oldugumuz-konu-gonul-almak-/35919/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Wed, 13 May 2020 15:23:28 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kazak almak için bir mağazaya girmiştim sanırım kış aylarının başıydı. Ben bakarken yanıma bir kadın geldi o da bakmaya başladı. Onun arkasından da bir adam geldi kadını beklemeye başladı. Kadın döndü 'şunu mu deneyim şunu mu' diye sordu. Adam hayatımda duyduğum en iğrenç kahkahayı patlatıp 'ne fark eder ikiside yakışmayacak sana' diye cevap verdi.</p><p>Kadın ile göz göze geldik o an. Kızardı, gözleri doldu, elindekileri bırakıp oradan gitti. Peşinden gidip sarılmak istedim kadına, 'üzülme ne olur çok güzelsin' diye teselli etmek istedim ama yapamadım işte.</p><p>Bir arkadaşım anlatmıştı yine. Eşinin kendisini devamlı başka adamlar ile kıyasladığını, dizilerde gördüğü adamları örnek gösterip 'bak şunlar gibi ol' dediğini, en ufak hatasında onu beceriksiz, işe yaramaz ve kötü baba olmak ile suçladığını ve bunun kendisini çok yorduğunu söylemişti.</p><p>Evliliklerin bitme sebeplerinin temel nedenlerine baktığım zaman hep 'beklenti' eşiğinin fazla tutulmasından dolayı olduğunu görüyorum. İnsanlar artık 'en iyisini' kendisinin hak ettiğini düşündükleri için evin içinde de en iyisi (!) dolaşsın istiyorlar.</p><p>Koridorda Adriana Lima ile karşılaşmak isteyen adamların hint Şebeğinden hallice olmaları ayrı ironi, Vehbi Koç gibi başarılı adam bekleyen kadınların da en büyük başarısının biten şampuana su koymayı akıl etmesi ayrı ironi.</p><p>Bir çocuğun çizdiği resime 'bu ne kadar kötü bir resim, hiç o dağlar kırmızı olur mu, kalem öyle mi tutulur, hem sen neyi becerebiliyorsun ki zaten' dediğiniz zaman mı yoksa, 'dağların kırmızı olabileceği hiç aklıma gelmemişti ne güzel hayal gücün var, kalemi şöyle tutsan sanki daha güzel şeyler ortaya çıkacak' diye motive etmek mi onun başarısına katkı sağlar?</p><p>Biz genelde birinciyi seçiyoruz. Karısının fazla kilosundan şikayetçi olan 'hayvan gibi oldun' diyerek ona kilo verdireceğini zannediyor. Ya da kocasının sorumsuz olmasından şikayetçi olan kadın 'bi işi de düzgün yap' dediği zaman adama o gün bir aydınlanma geleceğini falan düşünüyor.</p><p>İletişim kurmayı bilmiyoruz toplum olarak. Okullarda yabancı dil dersinin yanına gönül dilini de eklemek lazım belkide. Çünkü en yabancısı olduğumuz konu artık gönül almak oldu.</p><p>Spirituel kuantum</p><p>Sevgi ve güzellikle,ince düşünce ve hoşgörü ile  Kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/en-yabancisi-oldugumuz-konu-gonul-almak_a5dde.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ En yabancısı olduğumuz konu; gönül almak ! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/en-yabancisi-oldugumuz-konu-gonul-almak_a5dde.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[1958 yılında kürtaj illegaldi...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/1958-yilinda-kurtaj-illegaldi/35084/</link>
            <description><![CDATA[Yaklaşık 1 ay sonra Edi hastaneden taburcu edilse de yıllardır bekledikleri bebekleri için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Birçok doktor tarafından muayene edilen Edi’nin aldığı kahreden cevap değişmez; bebekleri engelli olarak dünyaya gelecektir.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/1958-yilinda-kurtaj-illegaldi/35084/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Wed, 06 May 2020 23:05:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İtalya&#39;nın kuzeyindeki küçük çiftliklerinde şarap üretimi yapan Alessandro ve Edi çifti, uzun suredir bekledikleri güzel haberi 1958 yılında alırlar, Edi, hamiledir.<br />Ancak gebeliğinin 4. ayında büyük bir sancıyla hastaneye kaldırılan Edi&#39;ye apandisit iltihabı teşhisi konulur ve yan etkileri hayli fazla olan güçlü antibiyotikler uygulanır.</p><p>Yaklaşık 1 ay sonra Edi hastaneden taburcu edilse de yıllardır bekledikleri bebekleri için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.<br />Birçok doktor tarafından muayene edilen Edi&#39;nin aldığı kahreden cevap değişmez; bebekleri engelli olarak dünyaya gelecektir.<br />Belki kolları ya da bacakları işlevsiz olacaktır, belki de gözleri ya da kulakları.</p><p>İtalya&#39;nın koyu Katolik bir ülke olmasından ötürü kürtaj 1978 yılında ancak yasal zemin bulabilmiştir, bu nedenle 1958 yılında kürtaj illegaldir.</p><p>Ancak ceninin durumu öylesine vahimdir ki katı İtalyan yasaları bile kürtaj için aileye serbesti tanımaktadır.<br />Doktorların aileye kürtaj tavsiyesinde bulunmasına karşın bu duruma direnir Alessandro ve Edi çifti.</p><p>Yıllardır bekledikleri çocuklarının olmayan elleri, bacakları, gözleri ya da kulakları olmayı kabul eder ve bu tavsiyeyi reddederler.</p><p>1958 Yılının Eylül ayında büyük bir cefaya hazır olarak bekledikleri bebeklerini kucaklarına alırlar.<br />Andrea ismini verdikleri bebeğin gözlerinden biri tamamen işlevsizdir, diğeri ise ancak %20 kapasite ile görebilmektedir. Buna rağmen risk altındadır küçük Andrea. En ufak travmada güçlükle görebilen gözünün de kapanacağı uyarısı yapılır doktorlar tarafından.</p><p>Aslında beklenen bir akıbettir bu, zira Andrea&#39;nın göz damarları daha annesinin rahmindeyken fazlasıyla yıpranmıştır.</p><p>Bu tarihten itibaren çocuklarını olanca gücüyle destekleyen aile Andrea&#39;nın Braille(kabartma) alfabesini öğrenmesini sağlar.</p><p>Andrea 18 yaşına geldiğinde hukuk fakültesine girmeye hak kazanır ve parmaklarındaki dokunma yetisiyle binlerce sayfalık kitapları okumayı başarır.<br />İlerleyen yıllarda bir süre avukatlık da yapan Andrea&#39;nın asıl yeteneği ise bundan farklıdır.</p><p>Babası Alessandro tarafından 8 yaşından itibaren çok büyük bir özveriyle müzik eğitimi alması sağlanan Andrea görmeyen gözlerine rağmen birçok enstrümanı kullanma yetisi kazanır.</p><p>1992 Yılında tesadüf eseri yollarının kesiştiği ünlü tenor Pavarotti&#39;yi kendisine hayran bırakacak kadar iyi bir müzisyen olduğu ortaya çıkar.</p><p>Celine Dion o&#39;nun için &ldquo;Eğer Tanrı insan suretine bürünse sesi kesinlikle Andrea&#39;nınki gibi olurdu&rdquo; der.</p><p><br />Henüz annesinin rahminde çok büyük bir sınavla karşılaşan ancak pes etmeyerek inanılmaz engelleri aşan bu kişi şu an dünyanın en büyük 5 tenorundan biri olan Andrea Bocelli&#39;dir.</p><p>Uluslar arası şöhret kazanmasını sağlayan &ldquo;Con te Partiro(veda etme zamanı)&rdquo; isimli bestesi Avrupa ve Amerika listelerinde aylarca liste başı kaldıktan sonra Sarah Brightman&#39;la yaptığı Time to Say Good Bye düet versiyonu dünya genelinde yaklaşık 15 milyon adet sattı.</p><p>Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmadığı hayat hikayesinin en büyük motivasyon kaynağı ise çocukluğunda olduğu gibi müzik. Ve tabi ki bugünlere gelmesinde emekleri tartışılmaz olan annesi ile babası...</p><p>Buna söylenecek çok fazla şey olmadığını düşüncesiyle Sevgi ve inançla kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/1958-yilinda-kurtaj-illegaldi_76428.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 1958 yılında kürtaj illegaldi... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/1958-yilinda-kurtaj-illegaldi_76428.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Padişah emridir;]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/padisah-emridir/35080/</link>
            <description><![CDATA[Tüm diyardaki 50 yaş üstündekiler toplanacak ve infaz edilecektir...]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/padisah-emridir/35080/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Wed, 06 May 2020 20:47:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><br />Tüm diyardaki 50 yaş üstündekiler toplanacak ve infaz edilecektir. Gençlerden biri, Babasını samanların altına özel yaptırdıkları sığınağa saklar. Diyardaki tüm 50 Yaş üstündekiler toplatılır ve infaz edilir.<br /><br />Padişah uyanıktır. Bakar ki bir direniş olmamıştır, hatta babalarını ve annelerini kendi elleriyle teslim edenler bile olmuştur.<br /><br />Aradan bir süre geçtikten sonra, padişah 'kırk ile elli yaş arasındakileri deniz kenarına toplayın' der, toplarlar.<br />Padişah; 'size üç gün süre. Üç gün sonra geleceğim bana kumdan tespih yapacaksınız eğer beceremezseniz hepinizin başı kesilecek' der.<br /><br />Bir gün geçer kumdan tespih yapmak ne mümkün.<br /><br />İkinci gün geçer hiç bir şey yapılamaz.<br /><br />Üçüncü günün akşamı babasını/annesini sakladığını bile ölüm korkusundan unutan genç adam, koşar babasının/annesinin yanına durumu anlatır. Baba/Anne oğlunu dinler ve mevcut durumdan çıkış yolunu söyler.<br /><br />Süre bitmiştir. Deniz kenarına toplanırlar<br />Ortada tespihten eser yoktur.<br />Cellatlar hazırdır. Ahali korku içinde kimisi eşinin, kimisi babasının, kimisi abisinin, kimisi en yakınının infaz kaygısı içinde…<br /><br />Padişah alana infaz emri için gelir.<br />'Verilen süre doldu görevi yerine getiremediniz' der ve tam cellatlara infaza başlayın diyecekken;<br />Babasını gizleyen adam, padişaha tüm ahalinin duyacağı ses tonuyla seslenir;<br />'Padişahım biz bu görevi yerine getirirdik, lkin bir sorun niye getirmedik' der.<br /><br />Padişah olmayacak bir şeyin cevabı da olamayacağını bildiği için, alaycı bir edayla 'söyleyin bakalım neden yerine getiremediniz' der.</p><p>Genç adam cevap verir:</p><p>'Hünkrım biz çok düşündük kumdan tespih taneleri yapmak zor değil.<br />Lakin bunun imamesi nasıl olacak? Padişahımız ya beğenmezse dedik…Siz bu konuda tüm diyarın en iyisisiniz, imameyi siz varken bizim yapmamız ne haddimize…<br />Siz imameyi yapın biz de taşları etrafına hemen diziverelim' der.<br />Padişah çok zor durumda kalmıştır.<br />İnfaz emrini veremez mecburen. 'Tamam, sizleri afettim' demek zorunda kalır.</p><p>Anlamıştır durumu.Yaşlı bir insanın kaldığından emindir artık ve kurmaylarına dönerek :<br />'Sizler, hani hepsini öldürmüştünüz bunların? Hani öldürmüştünüz? Saklanan tecrübeli birini gözden kaçırmışsınız!' diye kükrer…</p><p><br /><strong>Evet, üretilen veya üreyen, veya mutasyona uğrayan, adına ne derseniz deyin, bir virüs yaşamımızı ve dünyamızı alt üst ederken diğer tarafta hedef aldığı kitle, yaşamımızın aslında en kıymetlilerimiz olan, hafızamız olan, bir sözleri ile bizi yaşatacak ya da kırk yıl ileri götürecek olan tecrübelilerimizi hedef almakta. Hep dediğimi bir kez daha tekrarlamak isterim:</strong></p><p><strong>'Yaşlılık, bu hayatı yaşamış tecrübedir, rehber kılavuzdur, gidilen yolun haritasıdır 'diye...</strong></p><p><strong>Büyük şehirlerde dört duvar arasına sıkıştırmamız yetmedi mi? Lüks döşediğimiz evlerde onlara ayak bağı deyip çok güzel bakılan 'Huzur evi 'adında ki hapishanelere bıraktığımız yetmedi mi?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ve şimdi! Öyle bir duruma geldik ki; neredeyse virüsün sebebi ilan edeceğiz onları…</strong></p><p><strong>Tıpkı babasını gizleyen evlat gibi onlara çok kıymetli olduklarını, onlara çok ihtiyacımız olduğunu, onların bize  bu karanlık yolda ışık olduklarını, onları çok sevdiğimizi hatırlatalım…</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Onlar bizim gibi olamayacaklar artık belki lakin, bizler onlar gibi olacağız…!Unutmayalım ki bizler hayallerle onlar ise anılarla yaşarlar...</strong></p><p><strong>VE; Sanmayın sıra bize gelmeyecek, onları onlara feda edersek sıradaki hedef bizler olacağız…!</strong></p><p><strong>Sevdiklerinize Sevgiyle Sarılarak Kalın…</strong></p><p><strong>Tüm büyüklerimize sonsuz sevgi ve saygılarımla…</strong></p><p><strong>Chenay Kobak</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/padisah-emridir_a55e7.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Padişah emridir; ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/padisah-emridir_a55e7.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cevizin içinde ki kurtçuk olmayalım...!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/cevizin-icinde-ki-kurtcuk-olmayalim/34707/</link>
            <description><![CDATA[Ceviz kurdu, cevize gireceği kadar bir delik açar ve cevizin içine girer…]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/cevizin-icinde-ki-kurtcuk-olmayalim/34707/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Sun, 03 May 2020 16:37:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ceviz kurdu, cevize gireceği kadar bir delik açar ve cevizin içine girer&hellip;<br />Cevizin içi insan beynine benzer, kurt başlar cevizi yemeye.<br />Elbette ki buraya kadarı normal. Yedikçe şişmanlar şişmanladıkça karnı büyür.<br />Yeterince doyunca yükünü tutunca! Gitmek ister.İster ama girdiği delikten çıkması mümkün değildir, istese de çıkamaz artık&hellip;<br />İçi yenilen cevizin kabuğu artık kurumuş ve iyice sertleşmiştir... Artık o deliği genişletmek te imk&acirc;nsızdır.<br />Delikten geçip çıkmak için tek çaresi vardır; Zayıflamayı beklemek!<br />Aç kaldıkça zayıflar, zayıflar eski cılız haline döner. Ve bir gün bitap düşmek üzere ilk başladığı gibi cevizden çıkacak hale gelir&hellip; Çıkar da.<br />Ne üzücüdür ki; Çıktığında mevsim artık bitmiş, ortada aç ve cılız bir kurtçuk ile bir içsiz bomboş bir ceviz kabuğu kalmıştır&hellip;</p><p>Evet, dostlar  kimi insanlardaki para ve mal, mülk hırsı da ceviz kurduna çok benziyor değil mi?<br />Zamanla yorulup o hırsı yenip, artık yeter, dediğinde de baharlar ve yazlar bitmiş olur&hellip; En önemli şey olan &ldquo;Zaman &rdquo;geçip gitmiş olur,insan hırslarına yenik düşmüş çaresiz bir ruh, yorgun düşmüş bir bedenden ibarettir artık&hellip;<br />Geriye sadece, ömrünün sonbaharı ve belki de çeşitli hastalıklar, ilaçlar ve diyetler ile geçirmek zorunda kalacağı, koskoca bir kara kış kalmıştır&hellip;</p><p>O sebeple ihtiraslarımıza kapılmadan, &quot;kendi zamanımızı&quot; yıkıp yok etmeden yaşamaya çalışalım&hellip; Helal para az olur ama &ldquo;Çok bereketli olur&rdquo;. Onu har vurup harman savurmadan, onda o var bunda şu var deyip, az şeye çok para vererek tüketmeyelim&hellip;</p><p>Haklı kazanç elde ederek Dürüst yaşayarak, para hırsı gözümüzü bürümesine izin vermeyerek,cevizin kurdu gibi olmadan yaşayalım...</p><p>Yetimlerin başını okşayalım,gözlerinin içine sevgi ve şevkatle bakalım...Dokunalım.Hissettirelim sevgimizi...Birkaç kilo meyve alıp huzur evlerine ziyarete gidelim,garibanları görmezden gelmeyelim...Yaradan cüzdanlarımıza kılık kıyafetimize değil,ruhun ve kalbin biriktirdiklerine bakacağını her daim hatırlamamızla...</p><p>Sevdiklerinize Sevgiyle Sarılarak Kalın...Çünkü en büyük kazanç,en büyük servet &quot;Sevdiklerimizi sevmektir!</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/cevizin_icinde_ki_kurtcuk_olmayalim_h34707_647d8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cevizin içinde ki kurtçuk olmayalım...! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/cevizin_icinde_ki_kurtcuk_olmayalim_h34707_647d8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Lütfen ! Yavaş oku !]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/lutfen--yavas-oku-/34627/</link>
            <description><![CDATA[İlk adımınızı attığınız andan itibaren, o dönüm noktasını, yol ayrımını sonsuza kadar unutun yoksa kendinize daima şu faydasız soruyla eziyet edersiniz: “Acaba doğru yolu mu seçtim?”]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/lutfen--yavas-oku-/34627/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Sat, 02 May 2020 21:53:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><br />Yol bir dönüm noktasıyla, yol ayrımıyla başlar. Oradayken durup hangi yönü takip edeceğinizi düşünebilirsiniz. Fakat düşünmekle çok zaman harcamayın, yoksa o noktayı asla bırakamazsınız. İlk adıınızı attığınız andan itibaren, o dönüm noktasını, yol ayrımını sonsuza kadar unutun yoksa kendinize daima şu faydasız soruyla eziyet edersiniz: 'Acaba doğru yolu mu seçtim?'</p><p><br />Yol sonsuza kadar sürmez. Yolda bir süre seyahat etmek bir nimettir, fakat bir gün yolun sonu gelecektir, bu nedenle onu her an bırakmaya daima hazırlıklı olun.<strong> Hiçbir şeye çok alışmayın. Ne mutluluk sarhoşu olduğunuz saatlere, ne de her şeyin çok zor göründüğü ve gelişimin çok yavaş olduğu, bitmeyecekmiş gibi görünen günlere. Er ya da geç bir meleğin ortaya çıkacağını ve yolculuğunuzun bir sona varacağını unutmayın.</strong><br />Yolunuzu onurlandırın. Bu sizin seçiminizdi, sizin kararınızdı. Ayak bastığınız toprağa saygı duyarsanız, toprak da sizin ayaklarınıza saygı duyacaktır. Her zaman yolunuzu muhafaza etmek ve sürdürmek için en iyisi ne ise onu yapın, yol da sizin için aynısını yapacaktır.<br />İyi donanımlı olun. Küçük bir tırmık, kürek ve çakı taşıyın. Çakıların kuru yapraklar için bir işe yaramayacağını, tırmıkların ise köklü bitkiler için bir işe yaramayacağını anlayın. Her nınızda, hangi aleti kullanacağınızı iyi bilin.</p><p><br />Yol hem ileri, hem geri gider. Bazen geri dönmeniz gerekir çünkü ya bir şey kaybolmuştur ya da iletmeniz gereken bir mesaj cebinizde unutulmuştur. İyi bakılmış bir yol size büyük zorluklar çıkarmadan geriye dönme imknı verir.<br />Etrafınızdakilerden önce yolunuzla ilgilenin. Yol kenarındaki kuru yapraklar, ya da başkalarının kendi yollarıyla nasıl ilgilendiği sizin dikkatinizi dağıtmasın. Enerjinizi sizin adımlarınızı kabul eden toprağın bakımı ve muhafazası için kullanın.<br />Sabırlı olun. Bazen yabani otları ayıklamak ve aniden bastıran yağmur sonrası oluşan çukurları kapamak gibi, aynı görevler tekrarlanmak zorundadır. Bu durumun sizi rahatsız etmesine izin vermeyin – bu yolculuğun bir parçasıdır.</p><p><br />Yollar kesişir. İnsanlar havanın nasıl olduğunu söyleyebilir. Nasihatleri dinleyin ve kendi kararınızı verin. Size emanet edilen yol için yalnızca siz sorumlusunuz.<br />Doğa kendi kurallarını izler. Böylece, sonbaharın ani değişimleri, kışın kaygan buzu, baharın baştan çıkarıcı çiçekleri, yazın harareti ve yağmurları için hazırlıklı olmak zorundasınız. Her mevsimin tadını çıkarın, ve karakteristik özelliklerinden şikayetçi olmayın.<br />Yolunuzu kendinizin aynası hline getirin. Hiçbir şekilde başkalarının kendi yollarıyla ilgilenme biçimlerinin sizi etkilemesine izin vermeyin. Dinleyeceğiniz bir ruhunuz ve ruhunuzun söylediklerini size anlatacak kuşlar var.</p><p>Hikyelerinizin çevrenizdeki herkes ve her şey için güzel ve keyifli olmasını sağlayın. Her şeyden önce, yolculuğunuz esnasında ruhunuzun anlattığı hikyelerin yolun her bir nında yankılanmasına izin verin der Paulo Coelho...</p><p>Sevgi ve güzellikle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/lutfen-yavas-oku_1fe3e.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Lütfen ! Yavaş oku ! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/lutfen-yavas-oku_1fe3e.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İmtihan bu ya;balığın gönlü çöle vurur!]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/imtihan-bu-yabaligin-gonlu-cole-vurur/34544/</link>
            <description><![CDATA[Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğu otlardan birinin dalında, küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/imtihan-bu-yabaligin-gonlu-cole-vurur/34544/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Fri, 01 May 2020 23:33:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğu otlardan birinin dalında, küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi.</p><p>Adam, bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez diye düşündü ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi.</p><p>Dakikalar dakikaları kovaladı, saatler geçmeye başladı, ama henüz kelebeğin küçük bedeni o delikten çıkmadı. Sanki kelebeğin dışarı çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü.</p><p>Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış da, artık yapabileceği bir şey kalmamış gibi geldi ona. Bu yüzden, kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi: cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği bir cerrah titizliğiyle büyütmeye başladı.</p><p>Böylece, bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük, kanatları buruş buruştu. Adam kelebeği izlemeye devam etti; çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.</p><p>Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek, hayatinin geri kalanını, kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de, asla uçamadı.</p><p>Adamın bütün iyi niyetine ve yardımseverliğine rağmen anlayamadığı şey, kozanın kısıtlılığı ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten dışarı çıkmak için gereken çabanın, Allah&#39;ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede kozanın kısıtlılığından kurtulduğu anda onun uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olduğuydu.</p><p>Bu gerçeği öğrendiğinde, hayat boyu unutamayacağı bir şeyi de öğrenmişti: Bazen, hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey, çabalardır. Eğer Allah, hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi, o zaman, bir anlamda sakat kalırdık. Olabileceğimiz kadar güçlenemezdik o zaman. İşte acılarımız çabalarımız, çırpınışlarımız olmasaydı bizde asla uçamazdık&hellip;Ekmek pişmeden sofraya gelmez ki...İmtihan dünyası burası ,vaade dolunca herkes gibi kağıdı bırakıp,biz de çıkacağız...</p><p>Yine de şükürler olsun &ldquo;her şeye rağmen&rdquo; hala  alabildiğimiz nefese, hala içebildiğimiz suya&hellip;Yaradan onun yolundan döndürmesin biz kullarını...</p><p>Sevgi ve dua ile&hellip;</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/imtihan-bu-yabaligin-gonlu-cole-vurur_ed0a5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İmtihan bu ya;balığın gönlü çöle vurur! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/imtihan-bu-yabaligin-gonlu-cole-vurur_ed0a5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bayraklı Baba...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/bayrakli-baba/34537/</link>
            <description><![CDATA[Osmanlı'nın ilk yıllarında orduda bayraktarlık yapan Karacabey, Bizans ile yapılan bir savaşta esir düşeceğini anlaşınca bayrağın düşman eline geçmemesi için “namus” olarak gördüğü bayrağı küçük parçalara böler ve yutar...]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/bayrakli-baba/34537/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Fri, 01 May 2020 21:34:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çanakkale&#39;nin Gelibolu ilçesinde bulunan ve Türkiye&#39;nin dört bir yanından tarihi yarımadayı ziyarete gelenlerin uğrak yerlerinden olan &quot;Bayraklı Baba Türbesi&quot;ni biliyor muyduk?</p><p>Bayrağı düşmana vermemek için yuttuğu rivayet ediliyor</p><p>Asıl adı Karacabey olan Bayraklı Baba ile ilgili  rivayet:</p><p>&quot;Osmanlı&#39;nın ilk yıllarında orduda bayraktarlık yapan Karacabey, Bizans ile yapılan bir savaşta esir düşeceğini anlaşınca bayrağın düşman eline geçmemesi için &ldquo;namus&rdquo; olarak gördüğü bayrağı küçük parçalara böler ve yutar. Ancak kısa bir süre sonra durum Türk askerlerinin lehine döner ve Karacabey arkadaşları tarafından kurtarılır. Karacabey&#39;e arkadaşları ve komutanları sancağı ne yaptığını sorar. Karacabey, düşmana vermemek için parçalara ayırarak yuttuğunu söyler fakat kimseyi inandıramaz. Karacabey, yalan söylemediğini ispatlamak için midesini parçalar ve karnındaki bayrağın ortaya çıkmasını sağlar. Midesini kesmeden, yani ölmeden önce ise :&rdquo;Benim yerim burasıdır. Beni buraya gömün ve üzerimi bayraksız bırakmayın&rdquo; diye vasiyet ettiğine inanılır.&quot;Ziyaretçi akınına uğrayan Bayraklı Baba kırmızılar içinde yatmakta.Ziyaretçi bayrakla gidip bayrağını asıp dua ederek ayrılır...Genellikle Çanakkale Savaşları&#39;nın yaşandığı alanları ziyaret edenler, Bayraklı Baba Türbesi&#39;ne uğramadan geçmiyor.</p><p>Evet,yaşadığımız Vatanımızın her karışı tarihi değerlerle dolu. Bu ülke kolay kurulmadığının bir kanıtı daha, Bayraklı Baba.Bu virüs dünyayı terkettikten sonra gezi rehperinize eklemek istersiniz düşüncesiyle...</p><p>Sevgiyle kalın...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/05/bayrakli_baba_h34537_df75b.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bayraklı Baba... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/05/bayrakli_baba_h34537_df75b.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hiç taş topladınız mı?]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/hic-tas-topladiniz-mi/34443/</link>
            <description><![CDATA[Hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/hic-tas-topladiniz-mi/34443/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Thu, 30 Apr 2020 21:38:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ruhlarla insanlar arasında iletişim kurulabileceğine inanan şamanlar çoğu zaman bize ürkütücü gelmiştir. Törenlerde kullandıkları maskeler, giydikleri kıyafetler ve taktıkları aksesuarlarla oldukça farklı görünüme ve inanışa sahip olan şamanların günümüzde hala geçerliliğini koruyan altın değerinde ki öğütler:</p><p>1- Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir. Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!</p><p>2- Günde en az bir saat sessizliğe zaman ayırın. Buna en az iletişime olduğu kadar ihtiyacınız var.</p><p>3- Bir hayale ulaşmak için bazen tüm gereken bir adım atmaktır. Zorluklardan korkmayın, her zaman vardırlar ve olacaktırlar. Hepinize amaçlarınız doğrultusunda temiz yollar!</p><p>4- Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: 'Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.'</p><p>5- Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz.</p><p>6- Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır.</p><p>7- Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çalış. Eğer mutluluk veremiyorsan en azından zarar verme.</p><p>8- Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabilirseniz siz kendiniz en mutlu olursunuz. Ve başkalarına acı çektirirseniz siz kendiniz de acı çekersiniz. Düşünün!</p><p>9- Sevebilme yeteneği Dünya üzerindeki en önemli yetenektir. Herkesi sevmeyi öğrenin, düşmanlarınızı bile.</p><p>10- Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt yada para atabilirsiniz.</p><p>11- Genelde geçmişimizi 'altın çağ' yada 'altın günler' olarak adlandırırız. Bu bir hatadır. Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır.</p><p>12- Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev.</p><p>13- Eğer Dünya&#39;yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız.</p><p>14- Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.</p><p>15- Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz.</p><p>16- Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın, ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın.</p><p>17- Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister.</p><p>18- Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, Tanrı&#39;ya ulaşmak!</p><p>19- Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.</p><p>20- Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hak ettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz.</p><p>21- Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Ancak sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlıyabilir. Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da en sonunda size geri gelecektir.</p><p>22- Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik, kötülük içinse bu kötülüğü yoksaymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yoksaydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.</p><p>23- İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!</p><p>24- Asla pişmanlık duyma! Ne olursa olsun bu ruhların isteğiyle olur ve bu her zaman en iyisidir.</p><p>25- Hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız.</p><p>26- Güzel bir müziği dinleyerek kendinizi gün içerisinde aldığınız negatif enerjiden arındırırsınız. Müzik meditasyon gibidir. Sizi kendinize ve hayata geri getirebilir.</p><p>27- Kalbinizde her hangi bir baskı olmadan rahat nefes alabilmek için, ağlamayı öğrenin.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/04/hic-tas-topladiniz-mi_facc4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hiç taş topladınız mı? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/04/hic-tas-topladiniz-mi_facc4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ŞU ALTINLARI ÇAMURA ATIN !]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/su-altinlari-camura-atin-/34442/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/su-altinlari-camura-atin-/34442/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Thu, 30 Apr 2020 21:16:40 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Günlerden bir gün Selçuklu sultanlarından biri kabul etmesini arzu ederek Hz. Mevlana&#39; ya bir kaç kese altın göndermişti. Hz. Mevlana&#39;nın talebelerinden biri altınları alıp Hz. Mevlana&#39;ya verince, Mevlana talebesine döndü ve:&rdquo; Beni gerçekten seviyorsanız bu altınları dışarıdaki çamura atınız! Buyurdu. Talebesi Mevlana&#39;nın bu isteğini hiç bir sual dahi sormadan yerine getirdi. Bu olaya şahit olan bazı kimseler, çamurun içine atılan altınları toplamak için hiç vakit kaybetmeden çamurun içine dalmışlardı. Fakat kısa süre sonra üstleri başları, yüzleri çamurdan görünmez hale geldi&hellip;</p><p>Mevlana talebelerine onların bu vaziyetlerini göstererek;</p><p> &ldquo;Bu altınlar şu gördüğünüz dünya ehlinin, üstünü başını batırdığı gibi, ahiret ehli olanların da kalbini kirletir. Çeşitli günahlara sevk edip ibadetten alı koyuyor, bunun için dikkat edilmesi gereken nokta; hırs yapmadan kanaat üzere bulunmaktır&hellip; Dünyada ahiret saadeti için çalışılmalı kazanılmalıdır. Çünkü İslam insanlara faydalı olmayı emreder. Dünyadaki saadetlerden biride helal kazanmaktır. Bu kazancını hayır yaparak ahirete göndermektir... Asıl sermaye ise amel, ihlas ve güzel ahlak sahibi olmaktır buyurdu. &#39;&#39;</p><p>Evet, Yüce Mevl&acirc;, kıyamet vaktine kadar dünyayı insanoğluna mek&acirc;n olarak takdir etmiş, dünya nimetlerinin de onun süsü olduğunu bildirmiştir.</p><p>Dünya-insan ilişkisini, gemi-su ilişkisiyle dile getiren Hz. Mevl&acirc;na&#39;ya göre geminin hareketi için suyun varlığı nasıl gerekli ise, insan için de dünyev&icirc; imk&acirc;n ve ihtiyaçlar o derece lüzumlu ve hayat&icirc;dir. Menziline ulaşabilmesi için nasıl ki geminin yolu denizden geçer; uhrev&icirc; hedeflerine ulaşabilmesi için de insanın yolu dünyadan geçer.</p><p>Ancak bu yolculukta geminin altında olması gereken su içine dolarsa gemi batar. Aynı şekilde dünya denizinin suyundan yani mal, mülk, evlat, hırs, şöhret gibi ziynetlerden insanın içine, yani kalbine sızma olursa insan gemisi batar, helak olur.</p><p>Kalbe girmemesi şartıyla dünya nimetlerinin az veya çok olması önemli değildir. Zira nefsine t&acirc;bi olmuş, onun arzularının peşinden koşan kimse hiçbir şeye sahip olmasa da dünyaya aldanmış demektir.</p><p>Sevgi ve dua ile&hellip;</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/04/su-altinlari-camura-atin_3ef4f.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ŞU ALTINLARI ÇAMURA ATIN ! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/04/su-altinlari-camura-atin_3ef4f.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Mahyacılık sanatı...]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/mahyacilik-sanati/34175/</link>
            <description><![CDATA[Mahyacılık sanatı İstanbul'da ortaya çıkmıştı ve ilk mahyalar minareler arasına gerilen iplere kandillerin dizilmesiyle kuruluyordu.]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/mahyacilik-sanati/34175/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Tue, 28 Apr 2020 22:39:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Her yıl Ramazan ayının gelmesiyle birlikte hayatımızda yaşanan kıpırdanmaların tatlı esintisi yıllar yılı bizi sarmalayıp durmakta. Kimi zaman tezgahlardaki hurmalar, kimi zaman fırınlar önündeki pide kuyrukları, kimi zamansa bir pastane vitrinindeki güllaç tepsisi...</p><p>Şüphesiz bunlardan bir tanesi de Ramazan aylarında sel&acirc;tin camileri süsleyen mahyalardır. Kökeni bize ait olan mahyacılık sanatının çıkış noktası neydi? İlk mahya ne zaman kurulmuştu? Mahyacılık sanatı nasıl ortaya çıkmış ve nihayetinde bugünkü halini almıştı?..</p><p>İlk Mahyanın Kuruluşu</p><p>Mahyacılık sanatı İstanbul&#39;da ortaya çıkmıştı ve ilk mahyalar minareler arasına gerilen iplere kandillerin dizilmesiyle kuruluyordu. İslam dünyasının genelinde mübarek kabul edilen gecelerde kandil yakma geleneği yaygınken mahyacılık sanatının İstanbul&#39;da ortaya çıkmış olmasının sebebi ise padişahların yaptırdığı 2, 4, ve 6 minareli sel&acirc;tin camilerin bu şehirde bulunuyor olmasıydı.</p><p><br />Sultanahmet Camiinde Osmanlı mahyalarına bir örnek.</p><p>Mahyada yazılı ibare: Ya Hazret-i Fahr-i Alem</p><p>Fotoğraf: Beşir Ayvazoğlu Arşivi</p><p>İlk mahyanın kuruluşuna dair kaynaklarda yer alan en yaygın rivayet ise şu şekildedir; Sultan I. Ahmed döneminin meşhur hattatlarından Fatih Camii müezzini Hafız Kefev&icirc; son derece sanatk&acirc;rane işlemiş olduğu bir levhayı padişaha sunar. Levhayı çok beğenen Sultan I. Ahmed Kefev&icirc;&#39;den levhayı ışıklandırarak kendi yaptırdığı Sultanahmet Camii&#39;nin minareleri arasına asmasını ister. Kandillerle ışıklandırılan levhanın Sultanahmet Camii&#39;nin minareleri arasına asılmasıyla da ilk mahya kurulmuş olur.</p><p>Kaynaklarda bu olayın geçtiği tarihe dair bilgi yoktur ancak yine tarihi kaynaklarda yaptığımız bir iz sürme ile 1616 ve 1617 tarihlerine ulaşıyoruz.</p><p>Sultanahmet Camii&#39;nin inşası 1616 tarihinde bitirilmiştir. Sultan I. Ahmed&#39;in vefat tarihi ise 22 Kasım 1617&#39;dir. Caminin açılış tarihi olarak kabul edilen 2 Haziran 1616 Cuma günü de o yılın Ramazan ayının hemen öncesine denk gelmektedir. 1. Ahmed&#39;in vefat tarihi de 1617 yılının Ramazan ayı sonrasına tekabül ediyor. Dolayısıyla yukarıdaki rivayeti de dikkate aldığımız takdirde ilk mahya ya 1616 ya da 1617 yılının Ramazan ayında kurulmuştur.</p><p>İlk mahyanın kuruluşuna dair başka bir rivayet de vardır. Bu rivayet ise devrin padişahı III. Ahmed&#39;in sadrazamı Damat İbrahim Paşa&#39;nın yayınladığı bir emirnameye dayanır. Lale devrine ait olan bu emirname mahyalarla ilgili en eski belge niteliği taşır ancak onun bizi ilk mahyanın kuruluşuna götürdüğü söylenemez. Çünkü belgede aynı anda bütün sel&acirc;tin camilere mahya kurulması emredilmektedir. İstanbul&#39;da sayıları artık çoğalan sel&acirc;tin camilerin her birine aynı anda mahya kurulması için de elbette bu sanatın artık olgun bir hale gelmiş olması ve ustalarının da yetişmiş halde olması gerekmektedir. Bir anda mahyaların icat edilip, tüm sel&acirc;tin camilere aynı anda kurulacak donanım ve birikimin oluşamayacağı da açıktır. Zira devrin teknik şartları göz önünde bulundurulduğunda mahya kurma işinin ne denli zor olduğu ve beceri gerektirdiği aşik&acirc;rdır. Bu zorlu sanatın bir olgunlaşma, eskilerin tabiriyle tekamül sürecinin olması gerektiği göz önünde bulundurulduğu takdirde mahyaların tarihinin daha eskilere dayandığı sonucuna varılır.</p><p>Bir çıkma olarak şunu da söylemeliyiz ki mahyacılık o dönemin teknik imkanları dahilinde çok güç bir sanattı. Ancak mahya ustaları ise bunun aksine işlerine tutku derecesinde bağlı insanlardı.</p><p>Mahya Kelimesinin Kökeni</p><p>Mahya kelimesinin etimolojik kökenine dair net bir bilgi olmasa da Ahmed Rasim ve Şemseddin Sami&#39;nin bu konudaki görüşlerini paylaşılmaya değer buluyoruz. Ahmed Rasim &quot;mahya&quot; sözcüğünün Farsça &quot;mahiye&quot; kelimesinden türemiş olabileceğini söyler. Mahiye ise Farsçada &quot;aya özgü&quot;, &quot;ay gibi&quot; anlamlarına gelmektedir. Yine m&acirc;h kelimesinin Farsçada ay anlamına geldiği ve Osmanlı edebiyatında aydınlığı, güzelliği, yüz aydınlığı ve güzelliğini temsil eden bir mazmun olarak çokça kullanıldığı göz önünde bulundurulursa Ahmed Rasim&#39;in bu konudaki fikirlerine hak vermek yerinde olacaktır. {mosimage}</p><p>Şemseddin Sami ise Kamus-ı Türk&icirc; adıyla bilinen sözlüğünde kelimenin m&acirc;h ismine Arapça y&acirc; nispet ekinin getirilmesiyle oluşturulmuş galat bir tabir olduğunu söylüyor. Gramatik açıklamalar içerisinde boğulmadan kısaca söyleyecek olursak (1) Şemseddin Sami&#39;nin tarifi de bizi Ahmed Rasim&#39;in varsayımına götürüyor. Yani Şemseddin Sami&#39;nin verdiği tarif de kelimenin kuruluşunda &quot;aya özgü&quot; anlamının yer aldığını söylüyor.</p><p>Ahmed Rasim&#39;e göre bir diğer ihtimal de mahya kelimesinin Farsçada &quot;sıralanmış&quot; anlamına gelen &quot;müheyy&acirc;&quot; kelimesinden Türkçeleşmiş olabileceğidir.</p><p>&quot;Bizim Neden Mahyamız Yok?&quot;</p><p>Zamanla İstanbul&#39;daki sel&acirc;tin camilere yayılan mahya kurma geleneği halk tarafından da büyük ilgiyle karşılanmıştır. Öyle ki artık her semtin halkı kendi camilerinde de mahya kurulması için padişaha arz-ı halde bulunmaya başlamışlardır. Tüm sel&acirc;tin camilere mahya kurulması için ferman çıkarıldığında Eyüp Camii&#39;nin minareleri henüz mahya kurulacak kadar yüksek değildir. Mahya kurulması için camiye daha sonra iki şerefeli yüksek minareler inşa edilmiştir.</p><p>Üsküdar&#39;daki Mihrimah Camii de ilk zamanlar tek minareli olduğu için buraya mahya kurulamıyordu. Üsküdar halkının semtlerinde mahya olmamasından şikayet etmeleri üzerine Mihrimah Camii&#39;ne de sonradan bir minare daha eklenmiştir mahya kurulabilmesi için.</p><p>Dünden Bugüne Mahyalar</p><p>Mahyacılık sanatı günümüzde teknikleri ve uygulamaları farklılaşsa da devam etmektedir. Teknikleri farklılaşmıştır çünkü artık yağlarla yakılan kandiller yerine elektrik lambaları kullanılmaktadır. Uygulamalar farklılaşmıştır; eskiden mahyalarda sadece sözlü ibareler yazıya dökülmez aynı zamanda hünkar kayığı, savaş topu, kız kulesi ve köprü gibi şekiller de ipler arasında yakılan kandillerle resmedilirdi. O dönemlerde halkın sabırsızlıkla beklediği bir mahya şöleni de minarelere kaftan giydirilmesiydi. Minarelere kaftan giydirme uygulamasında ise ipler arasına gerilen kandiller iki minare arasına asılmaz, minarelerin alemlerinden aşağıya dikey olarak sarkıtılırdı. Şerefelerden yanlara doğru açılan iplerdeki kandillerden minarelerin renkli kaftanları gökyüzünü ve şehri aydınlatır; büyük küçük herkesi başka &acirc;lemlere taşıyan mahya seyirleri saatler sürerdi. Dünden bugüne mahyacılık sanatında bir estetik aşınmanın olduğu söylenebilir belki. Bunlar apayrı tartışma konularıdır. Ancak görülen o ki mahyalar sel&acirc;tin camilerin kalem misali minareleri arasına dizilen inciler olarak daha uzun zaman dünün şehirlerine olduğu gibi bugünün kentlerine tebessümü öğreteceklerdir.</p><p>Kaynak:sonpeygamber</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/04/mahyacilik-sanati_dcf58.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Mahyacılık sanatı... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/04/mahyacilik-sanati_dcf58.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Selamı nasıl verir ve alırsınız?]]></title>
            <link>https://www.sha.com.tr/selami-nasil-verir-ve-alirsiniz/34039/</link>
            <description><![CDATA[Resuli-Ekrem (.s.a.s)’in eşi Ayşe, Resul-i Ekrem (s.a.a)’ın huzurunda oturmuştu ki...]]></description>
            <guid>https://www.sha.com.tr/selami-nasil-verir-ve-alirsiniz/34039/</guid>
            <category domain="https://www.sha.com.tr/haberler/kahve-molasi/">Kahve Molası</category>
            <pubDate>Mon, 27 Apr 2020 16:57:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Resuli-Ekrem (.s.a.s)&#39;in eşi Ayşe, Resul-i Ekrem (s.a.a)&#39;ın huzurunda oturmuştu ki, Yahudi bir adam içeri girdi. Girdiği anda Selam un aleykum yerine</p><p>- Essamu aleykum&#39; yani &#39;ölüm üzerinize olsun&#39;dedi. Uzun sürmedi, başka biri daha geldi. O da selam yerine</p><p>- Ölüm üzerinize olsun&#39; dedi. Bunun tesadüf olmadığı malumdu. Resul-i Ekrem (s.a.v)&#39;i dille incitmek için yapılan bir plandı. Ayşe çok öfkelendi, ve</p><p>- Ölüm sizin üzerinize olsun…&#39; diye bağırdı.</p><p>Resul-i Ekrem (s.a.s) buyurdu ki:</p><p>- Ey Ayşe küfür etme, küfür şekillenirse en kötü ve çirkin bir biçimde mücessem olur. Yumuşaklık ve sabırlı olmak, her neyin üzerine konursa, onu güzelleştirir, süsler ve her şeyin üzerinden kaldırılırsa güzelliğini azaltır. Niçin sinirlenip öfkelendin?</p><p>Ayşe:</p><p>- Görmüyor musun ya Resulullah&#39;ın, bunlar küstahlık ederek, utanmadan selam yerine ne diyorlar?</p><p>- Evet, görüyorum onun için bende, &#39;Aleykum&#39; yani &#39;sizin üzerinize olsun&#39; diye cevap verdim, bu kadarı kafiydi.&#39;</p><p>SEVGİ VE DUA İLE...</p><p>Chenay Kobak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sha.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/2020/04/selami-nasil-verir-ve-alirsiniz_5ccd7.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Selamı nasıl verir ve alırsınız? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sha.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/2020/04/selami-nasil-verir-ve-alirsiniz_5ccd7.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Silivri Haber Ajansı ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Silivri Haber Ajansı</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>