banner3088

Sağlık çalışanlarına kim saldırıyor?

Sağlık çalışanlarına kim saldırıyor?

Gaziantep te Dr.Ersin Aslan öldürüldü.

Gögüs cerrahi uzman olan Ersin, henüz 30 yaşındaydı.

Eşide hekimdi ve 4 aylık hamileydi.

Ersin,hekim olarak 81 yaşındaki kanserli hastası yaşama dönsün diye ekip arkadaşlarıyla hastasının  ameliyatını yapmış ama hastasının ağır tablosu ölümle sonuçlanmıştı.

Çok üzgündü,ama bu ameliyatın hastasını sağlığına kavuşturma olasılığının  zayıf olduğunu hasta yakınlarına sabırla,şefkatle anlatmıştı.

Ersin,olayı 17 yaşındaki ölen şahsın torununa da anlatayım derken,hiç beklemediği,tahmin etmediği bir karşılık görmüş,17 yaşındaki genç torun tarafından kalbinden bıçaklanmış,arkadaşlarının uzun tedavi çabalarına rağmen kurtarılamamıştı.

Ersin in çalışma arkadaşları, televizyon ekranlarında hüngür hüngür ağlayarak Ersin i anlatıyorlar:

‘Çok iyi biriydi,hafta sonları mesaisi dışında dahi hastaneye gelir,sabırla hastalarına bakar,hiçbir zaman bu durumundan yakınmazdı.Hastalarını ve mesleğini çok seviyordu,ona nasıl kıydılar’

Aslında bu acı kayıp çok sürpriz değildi.

Çünkü,

Yon yıllarda sağlık çalışanlarına yönelik giderek artan fiziki şiddet olayları artık ölüme kadar varmıştı.

Peki tüm bunların anlamı ne,neden sağlık çalışanları,hekimler şiddet görüyor,öldürülüyor?

Sağlıkta dönüşüm adıyla yürütülen sağlıkta özelleştirme programı nihayetinde duvara tosladı.

Sağlık hizmetleri aynen bir otomobil üreten fabrika gibi;

Çok araba üretip,ucuza satıp,daha çok kar etme mantığıyla,sağlık hizmeti de çok hasta,çok ilaç,bol tahlil,herkese ameliyat,herkese MR çekmekle, nihayetinde çok uluslu ilaç ve tıbbi teknoloji firmalarına ciddi karlar sağladı.

Yılda ortalama 2 kez doktora giden halkımız,artık 4 kat daha fazla, yani yılda ortalama 8 kez doktora gitmeye başlasın diye kışkırtılmış talep patlaması yaratıldı.

Bir doktor,çok kısa sürede çok hasta bakmaya,daha çok ameliyat yapmaya zorlanınca,sağlıkta hizmet kalitesi düştü,yeterince nitelikli sağlık hizmeti alamayan,şifa göremeyen hastalar soluğu hastanelerin acillerinde aldı.

Sonra

Hekimlere duyulan güven,hürmet duygusu, kızgınlığa ve nefrete dönüştü.

Aslında sağlık hizmetlerinde yanşan görece niceliksel iyilik hali,büyük bir sihiri yok etti.

Güven

Hürmet

Sağlık Bakanlığı,bundan sonra ‘Devlet şeker üretmek için şeker fabrikaları işletmek zorunda değil’ de sembolleşen özelleşirime furyasına,sağlığı da kattı.

Sağlık Bakanlığı,en son 2 Kasım da yayınladığı 663 sayılı Kanun hükmünde Kararname ile Sağlık Hizmetlerinden devletin çekildiğini;sağlık hizmetlerinin, oluşturulan acımasız piyasa kurallarına göre özel sektör tarafından sunulacağı ilan edildi.

Bundan sonra ne olacak?

Maalesef bu olayları daha çok yaşayacağız.

Ne yazık ki, bu politikaların mağduru sağlık çalışanları ve halk olacak

Biz sağlık çalışanlarına şiddet,

Hastalara iyi olmayan,ceplerinden karşılayacakları sağlık hizmeti şeklinde yansıyacak.

Sadece bu hafta İstanbul da İstanbul Tabip Odası na yansıyan birkaç sağlık çalışanın uğradığı saldırılardan bir kaçını sıralarsak,bu olayların aslında bir iki kendini bilmez şahsın yaptığı iş olmadığını anlarız:

Haseki hastanesinde acil hekimine jiletle saldırı,

Beylikdüz’ün de 112 ekibine saldırı,

Dr.Sadi Konuk Hastanesinde acil hekimine saldırı,

İstanbul Hotpital da hekime saldırı,

  Dr.Sadık Ahmet Hastanesi hekim ve çalışanlarına 100 hasta yakını tarafından saldırı,

Nihayetinde Milletvekili Özdal Üçel in Van da Acil Hekimini tekme tokat dövmesi.

Nereye gidiyoruz?

Bunlara dur demek için,TTB ve İstanbul Tabip Odasının çağrısıyla 19 Nisan da 1 günlüğüne aciller hariç iş bırakıp,15 bin kişiyle Çapa dan Sağlık Müdürlüğüne yürüdük.

Yeter mi?

Diner mi?

Sanmıyorum.

Ama tüm bunlara izin vermemek için hepimize görev düşüyor.

En başta,

Sağlık Bakanlığına.

Şiddetsiz günler dileğimle

Sağlıcakla

Dr.Fethi Bozçalı  

  

 

  

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3551

banner3197