banner3088

Sağlık Turizmi


Birkaç gün önce önüme bir genç çıktı. Afyon’da kurulmuş olan bir termal tatil sitesi için anket yapıyormuş. Anketimize katılırsanız beni sevindirirsiniz dedi. Tabi ki katılırım dedim. Sormaya başladı. En son ne zaman tatil yaptınız? Her zaman evimde tatil yapıyorum. Peki, ileride tatil yapmayı düşünmüyor musunuz? BAĞKUR emeklisiyim. Hangi parayla tatile çıkmayı düşünebilirim ki? Afyon’daki termal tesislerimizden bir devre mülk almayı düşünür müsünüz? Bana o tesiste o bir haftalık devre mülkü armağan etseniz bile oraya tatile gidemem. Biz emekliler tatili değil, günü nasıl kurtarırız diye kara, kara düşünmekten başka bir şey düşünemiyoruz. Sizi anlıyorum bey amca. Şuraya sizinle anket yaptığımı kanıtlamak için bir imza atar mısın dedi? Memnuniyetle deyip gösterdiği yere imzamı attım.

Bu gün cep telefonum çaldı. Açtığımda karşımda çok tatlı sözlü bir hanım vardı. Özcan Nevres ile mi görüşüyorum dedi? Evet deyince anketörlerimiz sizinle bir anket yapmışlar. Sizinle bu konuda görüşebilir miyim diye sordu? Elbet de deyince görüşmemiz başladı. Özcan Bey termal tesisimizden bir devre mülk almak ister misiniz? Anketörünüze söylemiştim. Hangi para ile diye. Biz emekliler bırakınız devre mülk almayı tatil için bile bir program yapamıyoruz. Yalnızca ben mi? Hangi emekli bu günkü şartlarla tatil yapmak için bütçesinden para ayırabilir? Ayırabilen varsa mutlaka kredi kartları ödemelerinde çok büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Anlıyorum sizi, zira ben de emekli kızıyım. O da maddi sıkıntılarla dolu, dolu bir kızımızmış ki. Dertleşecek birini arıyormuş ki bana uzun, uzun dertlerinden ve ülke sorunlarından söz etti.

Bu konuşmanın ışığında yarınını, çocuklarını ve torunlarını düşünenler için sorunlara bir göz atalım. Mecliste bir milletvekilinin ki ona milletvekili demeye dilim varmasa da seçilmiş olduğu için milletvekili demek zorunda kalıyorum. Bu vekil Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün mucizeler yaratarak kurduğu bu büyük devlet için milletimizin meclisinde bakınız ne diyor? Atatürk’ün kurduğu korku ve diktatörlük cumhuriyeti. Her zaman konuşmalarını takdirle izlediğim Yalova milletvekili Muharrem İnce büyük bir öfke içinde bu kişinin sözünü geri alması gerekiyor diyor. Aynı tepkiyi MHP li milletvekili Oktay Vural dile getiriyor ama o Atatürk düşmanı milletvekili geri adım atmıyor. Ne yazık ki bazı milletvekilleri Türkiye’yi bir kardeş kavgasına sürükleme çabası içindeler. Geleceğe karşı hiçbir öngörüsü olmayan bazı vatandaşlarımız bu milletvekillerinin söyledikleri yüzünden akıllarınca kendi devletini kuracaklar. Bu düşünceye sahip olanlardan birine sordum. Eğer siz devletinizi kuracak olursanız İstanbul’u terk edip kurduğunuz devletin topraklarına taşınacak mısınız? Yok diyor, niye taşınayım ki? Sen mübadele diye bir kelime duydun mu diye soruyorum? Yok, duymadım diyor. O halde ben sana mübadelenin ne olduğunu anlatayım. Devletinizi kurduğunuzda siz, kurmuş olduğunuz devlete istemeseniz de gönderileceksiniz. Karşılığında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşamak isteyenler buraya taşınacaklar dediğimde yok vallahi ben bizimkilerin devlet kurmalarını istemem. Hiçbir güç beni buradan alıp o ayrıldığım memleketime geri döndüremez diyor.

Asıl amaçları bölünme olanlar sıkıştıklarında federasyondan söz ediyorlar. O bölücüler bölünmenin ne gibi sonuçlar doğuracağını o aldattıkları insanlara anlatsınlar. Yurdumuzun en güzel yerlerine yerleşmiş olan bu yurttaşlarımızdan kaç tanesi yaşadıkları ortamdaki huzurlarını bozup terk ettikleri topraklara geri dönmeyi kabul eder. Bu ülkenin insanları yüzlerce yıldan beri kardeşçe yaşamaktadırlar. Kız alıp vererek bir bütün olmuşlar. İş güç sahibi olmuşlar. Aklı başında olan hiçbir kimse bu birlikteliğin bozulmasını kabul edemez. Bölünmeyi ikballeri için hayal edenler ülkemizin bu gerçeğini görmezlikten gelemezler. Görmezlerse faturası ağır olur.

Özcan Nevres    

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3552

banner3211