Dikkat !Sahte kozmetik yüzünden tanınmaz hale geldi!

Sahte ruj yüzünden dudağı enfeksiyon kapan 18 yaşındaki Rachel McLaughlin tanınmaz hale geldi. Rachel McLaughlin'in kardeşi, sosyal medyada bu fotoğrafları paylaşarak, bireyleri sahte kozmetiğin vereceği zararlara karşı uyardı.

Dikkat !Sahte kozmetik yüzünden tanınmaz hale geldi!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Sahte ruj yüzünden dudağı enfeksiyon kapan 18 yaşındaki Rachel McLaughlin tanınmaz hale geldi. Rachel McLaughlin'in kardeşi, sosyal medyada bu fotoğrafları paylaşarak, bireyleri sahte kozmetiğin vereceği zararlara karşı uyardı

Sahte güzellik ürünleri, ciddi sorunlara yol açtığından yıllardır uzmanlar tarafından uyarı yapılan konular arasında bulunuyor. Bazen ekonomik nedenlerden bazen de farkına varmadan bu ürünleri kullanıyoruz.

Ancak kullandığı ürün sonrasında alerjik reaksiyonla karşı kaşıya kalan 18 yaşındaki Rachel McLaughlin, tanınmaz hale geldi. Başına gelenlerden sonra fotoğraflarını sosyal medya hesaplarında paylaşan genç kız, amacının başka insanlarında böyle problemlerle karşılaşmasının önünü kesmek olduğunu söyledi.

FOTOĞRAFLARI SOSYAL MEDYADA PAYLAŞTI!

Ünlü bir kozmetik markasının sahte rujunu alan genç kızın dudağı morardı, ardından tamamen şişti, talihsiz kız soluğu hastanede aldı.

McLaughlin'in kızkardeşi Bronagh McLaughlin'de fotoğraflarla beraber ablasının yaşadıklarını Facebook'a yazarak, sahte kozmetik ürünlerin tehlikelerine karşı uyarılarda bulundu.

Bronagh McLaughlin, "Lütfen sahte rujları almamanız gerektiğinin farkında olun, onlar gerçek değiller. Fotoğrafta da göreceğiniz gibi toksin, zehirli madde ve yapışkan dolu ürünler" açıklamasında bulundu.

Bu gibi tehlikeli ürünlerin kullanılması, dudağın kaybedilmesine bile sebep olabilir. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Doğan, sahte ürünlerin yol açacağı sağlık sorunlarına, nelere dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekerken; Yüksek Kimyager Betül Kutlu ise sahte ürünü anlamanın püf noktalarına değindi.

FARKLI KANSER TÜRLERİNE SEBEP OLABİLİRLER

Piyasada orijinal diye satılan ürünler ne tür zararlar verebilir?

Piyasada orijinal olduğu iddia edilerek, özellikle internet üzerinden satılan çok sayıda sahte kozmetik ürün mevcut. Talebin çok olması ve ucuz pazarlanmaları cazibelerini artırmakta gibi. Bu ürünler hem kısa hem de uzun vadede oldukça zararlı olabilmektedirler. Kısa vadede çeşitli alerjik reaksiyonlar ve enfeksiyonlara neden olabilirler. Bunları takiben de skar ya da lekelenme gibi kalıcı görsel hasarlar oluşabilmektedir. Uzun vadede ise, içerebildikleri arsenik, berilyum, kadmiyum gibi çeşitli kanserojen maddelere bağlı olarak farklı kanser tiplerine neden olabilme potansiyelleri vardır.

Zararın boyutu alınan ürüne göre değişiklik gösterir mi?

Zararın boyutu ürünün içerdiği zararlı maddelere ve uygulandıkları alanlara göre değişebilir. Örneğin ruj hem temasa bağlı sorunlar çıkarabilirken, hem de ağız yoluyla yutulabilmektedir ve sonuç olarak sistemik sorunlara (kanser, zehirlenme vb) neden olabilme potansiyeline sahiptir. Göz civarında kullanılan zararlı içerikli kozmetiklere bağlı olarak oluşabilen allerjiler ve enfeksiyonlar nedeniyle körlüğe kadar gidebilen sorunlar oluşabilir. Kısaca, ürünün içerdiği zararlı maddeler ve kullanıldığı alanlar zararın boyutunu belirler.

DİKKAT GÖRME KAYBIYLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİRSİNİZ...

Örneğin kadınların vazgeçilmezi göz kalemleri, rimeller körlüğe sebep olur mu?

Gözün etrafına uygulanan kozmetik ürünler göz küresine temas ettiklerinde görmeyle ilgili sorunlara doğrudan neden olabilirlerken, göz etrafına uygulandıklarında oluşturabilecekleri allerji ve enfeksiyonlara bağlı olarak da dolaylı yoldan görme ile ilgili sorunlara neden olabilirler.

Alerjinin dışında bu ürünler uzun süre kullanıldığında uzun vadede bir probleme yol açarlar mı? Örneğin kadınların hayat boyu 3 kilo ruj yediği söyleniyor, kaliteli olmayan bu ürünler çeşitli organ yetmezliklerine yol açar mı?

Sahte kozmetiklerin içerisindeki kanserojen maddeler, mide barsak sisteminin florasını etkileyecek boyuttaki zararlı bakteriler, uzun ve orta vadede çeşitli kanser türlerine ve vücudun herhangi bir yerinde böbrek yetmezliği gibi kalıcı hasarlarla sonuçlanabilen sistemik hastalıklara neden olabilirler. Özellikle rujun sıklıkla yutulduğu da göz önüne alındığında, tehlikenin boyutu daha da belirginleşmektedir.

Kozmetik ürün alırken ne öneriyorsunuz? Orijinal olduğu savunulan ancak biraz daha ucuz olan kozmetik ürünlere itibar edilmeli mi? Ürünlerin sahte olduğunu anlamanın bir yolu var mı?

Alınacak kozmetik ürün, özellikleri göz önüne alındığında gerçek olamayacak kadar ucuzsa, büyük olasılıkla gerçek değildir. Gerçek ve iyi bilinen marka ürünler, tüketiciye zarar vermemesi için birçok pahalı testlerden geçerler. Sahte ürün üretenlerin böyle bir kaygısı olmadığından, kullanılacak ürünün sadece görseline odaklanırlar ve benzer bir ürün oluşturabilmek için ellerindeki bütün kimyasalları, içerikleri ve zararlarını bilmelerine rağmen ya da bilmeden veya zarar çok uzun vadede oluştuğunda onlar hala piyasada olmayacaklarından rahatlıkla kullanırlar.

* Özellikle, formüllerinin gizli olduğunu ya da yeni bir buluş olduklarını iddia edenlerden de emin olunmadıkça uzak durulmalıdır.

* Ürünlerinin birçok soruna iyi geldiğini iddia edenlerden ya da hiçbir yan etkisi olmadığını söyleyenlerden de sakınmakta yarar vardır.

* Çok iddialı referansları olan ürünlerin referanslarının yanıltıcı olmadığından da emin olunmalıdır.

* Bazı ürünleri de ambalajlarının basit ve kalitesizliğinden anlamak mümkündür.

* İyi bir marka ürün alınacaksa, bunları yetkili satıcılardan almak en emin yoldur. Özellikle internet üzerinden yapılan alışverişlerde de markaların kendi sitelerine yönelmek oluşabilecek bir çok sorunu engelleyebilecektir.

PAHALI ÜRÜN KALİTELİ MİDİR?

Peki, pahalı olan her ürün kalitelidir diyebilir miyiz? Bu doğru bir bakış açısı olur mu?

Tabii ki her pahalı ürün kalitelidir denemeyeceği gibi, her ucuz ürün de kalitesizdir demek çok iddialı bir yaklaşım olacaktır. Sadece, ürünlerin mevcut yasalarla belirlenmiş normlara göre üretildiğinden emin olunmalıdır. Ayrıca her pahalı ve kaliteli ürün sizin amacınıza uygun olmayabilir. Hangi marka olursa olsun, karar veremediğinizde, hangi ürününün sizin beklentinizi karşılayacağı konusunda en uygun yönlendirmeyi dermatoloğunuz yapacaktır.

Kısa süre önce yurtdışında satılan sahte rujların hipertansiyon, nörolojik hastalıklar, kardiak sorunlara hatta hamilelikte sürekli kullanmanın bebekte nörolojik hasara yol açabileceği açıklanmıştı. Bunlar çok ciddi problemler, değil mi... Neler öneriyorsunuz?

Özellikle orijinal bir ürün taklit edilerek piyasaya sürüldüğünde, etiket üzerinde ufak tefek kelime oyunları yapılarak ya da benzer görseller kullanılarak tüketici kandırılabilmektedir. Bu tip olaylar sıklıkla yoğun hediye alınan yılbaşı, bayram gibi özel dönemlerde pik yapmaktadır. Özellikle bu dönemlerde daha dikkatli olunabilir.

Tenimize her gün, belki de günde birkaç kere temas edecek ve orada sürekli kalacak bir ürünü alırken, kalitesi konusunda kesinlikle emin olmalıyız. Aksi taktirde kısa, orta ve uzun vadede karşılaşabileceğimiz sorunlar ve bunların neden olabileceği başka bir çok sorun, hem bizi hem de dolaylı olarak çevremizi oldukça üzebilir.

"VÜCUT AĞIR KİMYASALLARI ATAMAZ"

Sahte ürünü fark etmenin püf noktalarına değinen Yüksek Kimyager Betül Kutlu ise şu önerilerde bulundu: "Sahte kozmetik bir ürünü orijinalinden ayıracak ilk şey ambalajlamasıdır. Özensiz ve baskı kalitesi düşük, silik ambalajlı ürünler orijinallerinden hemen ayrılabilir. Özellikle popüler kozmetik markalarında çokça görülen bu durumun diğer bir anlaşılabilir yanı ise fiyatlarıdır. Birçok kozmetik markasının ürünleri ülkemiz sınırları içinde üretilse dahi kozmetik hammaddeleri yurtdışı kaynaklıdır. Döviz durumlarını düşünürsek, bu da kozmetik üreticileri için ciddi bir maliyet demektir. Ancak bir ürünü sadece hammaddelerden meydana geliyor şeklinde düşünmemekte fayda var. Ürüne temas eden ambalajı – dış ambalajı, ürünün tüketiciye ulaşmadan evvel geçtiği testler (etkinlik testleri, dermotolojik testler, irritasyon testleri, vb.) tüm bunlar “kaliteli üretim” dediğimiz algıyı oluşturmak için yasal ve uluslararası standartlarla belirlenmiş temellere dayandırılır.

İzlenebilirliği ve sürdürebilirliği sağlanmak zorundadır. Daimi ve rutin olarak ise bu kalite sistemi denetlenir. Ancak sahte ürün üreticilerinin hiçbirinde bu kaygılar olmayacaktır. Hali hazırda adı olan bir marka üzerinden üretim-satış gerçekleştirdikleri için “kaliteli üretim” – “kaliteli ürün” kural ve gerekliliklerinden etkilenmeleri de beklenemez. Ancak tüketici bu durumda en büyük zararı gören kesimdir. Tercih edilen sahte ürünler; fiyatının düşüklüğü, zaten az bir miktar kullanıyorum ne gerek var o kadar para vermeye algısı, kişiyi uzun ve kısa vadede ciddi oranda zarara uğratır.

En temel iki sorun;

1. Sahte ürün kullanımı sonucu ciddi sağlık problemleri yaşanması ve bu sağlık problemlerinin yol açacağı tedavi süreç ve masrafları,
2. Tüketicinin alınan üründen kaptığı bir hastalık sebebiyle 'kaliteli üretim' in temel basamaklarından olan “müşteri şikayeti takip ve değerlendirme” konusunda hesap soracağı kimse olmaması olacaktır.

Sahte ürün kullanımlarında doğrudan uygulandığı alanda reaksiyon gerçekleşmeyebilir. Ürün alerjik reaksiyon vermemiş olmasa bile içinde bulundurduğu ağır kimyasalların, diğer bi deyişle yasaklı – kullanımı sınırlandırılmış kimyasalların – vücutta birikme sonucu daha ileri dönemlerde aşılması zor sorunlara yol açması ihtimali de göz önünde bulundurulmalıdır. Vücut bu ağır kimyasalları atamaz ve biriktirir. Örneğin; sahte güneş kremlerinin güneşi engellemesi adına içinde barındırdığı ağır kimyasallar, ten üzerinde tabaka oluşturur ve zamanla deri altında birikir. Zamanla ciltte lekelenmeler meydana gelir.

Habertürk'ten Demet Demirkır'ın haberi.