"Karaciğer yağlanması artık zayıfların da sorunu"

Karaciğer yağlanmasının toplumda görülme oranının yüzde 25 olduğunu belirten Prof. Dr. Onur Yaprak, "Karaciğer yağlanması tipik olarak insülin direnci olan ve karın çevresi geniş insanlarda görülmesine rağmen son yıllarda zayıf veya normal vücut ağırlığına sahip olan insanlarda da gelişmeye başladı. Yapılan araştırmalar karaciğer yağlanması olan insanların yüzde 40’ının normal kiloda veya zayıf olduğunu ortaya koydu" dedi.

"Karaciğer yağlanması artık zayıfların da sorunu"
banner3909

Karaciğer yağlanmasının toplumda görülme oranının yüzde 25 olduğunu belirten Prof. Dr. Onur Yaprak, "Karaciğer yağlanması tipik olarak insülin direnci olan ve karın çevresi geniş insanlarda görülmesine rağmen son yıllarda zayıf veya normal vücut ağırlığına sahip olan insanlarda da gelişmeye başladı. Yapılan araştırmalar karaciğer yağlanması olan insanların yüzde 40’ının normal kiloda veya zayıf olduğunu ortaya koydu" dedi.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Organ Nakli Bölümünden Prof. Dr. Onur Yaprak, son yıllarda zayıf bireylerde de karaciğer yağlanmasının arttığına dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Yaprak, karaciğer yağlanmasının, karaciğer hücrelerinin yüzde 5’inden fazlasının yağ hücresi haline gelmesiyle ortaya çıktığına işaret ederek, "Karaciğer yağlanması tipik olarak insülin direnci olan ve karın çevresi geniş insanlarda görülmesine rağmen son yıllarda zayıf veya normal vücut ağırlığına sahip olan insanlarda da gelişmeye başladı" dedi.

"Karaciğer yağlanması olan insanların yüzde 40’ı normal kiloda"

Yapılan araştırmaların karaciğer yağlanması olan insanların yüzde 40’ının normal kiloda veya zayıf olduğunu ortaya koyduğuna değinen Prof. Dr. Yaprak, sözlerine şöyle devam etti: "Zayıf kişilerde gelişen karaciğer yağlanmasının sebepleri arasında PNPLA3 geninde mutasyona sahip olmak, ailesel kalıtımsal yatkınlık, doğumsal metabolik hastalıklar görülüyor. Ayrıca bağırsak mikrobiyatasında bozulma sonucu safra asitleri ve kolesterol metabolizmasının bozulması, kas dokusu kaybı, protein eksikliği, karın içi yağlanmada artma ve insülin direnci, hipertansiyon, früktozdan zengin beslenme, hareketsiz yaşam, tiroit bezinde yavaşlama, polikistik over, bazı ilaçlar, uzun süreli açlık veya damar yolundan beslenme de nedenler arasında sayılabilir. Bu kişilerde trigiserid, LDL, açlık kan şekeri yükseklikleri ve adiponektin düşüklüğü sıkça bulunmuştur".

"Son yıllarda görülme oranı arttı"

Prof. Dr. Yaprak, karaciğer yağlanmasının toplumda görülme oranının yüzde 25 civarında olduğuna dikkat çekerek, "Vücut kitle indeksinin 25’in altında olmasını normal vücut ağırlığı olarak ifade ediyoruz. Yağlanma olan bireylerin yüzde 60’ının fazla kilolu olmasına rağmen zayıf veya normal kilodaki insanlarda da karaciğer yağlanmasının sıklığı son yıllarda giderek artıyor. Zayıf olup karaciğer yağlanması olan bireyler genel toplumun yüzde 5,1’ini, normal kiloda olup karaciğeri yağlı olan bireyler ise toplumun yüzde 12,1’ini oluşturuyor. Araştırmalarda zayıf bireylerin yüzde 10,6’sında normal vücut ağırlığına sahip olan bireylerin ise yüzde 18,3’ünde karaciğer yağlanması saptanmıştır. Zayıf ve normal kilolu kişilerde viseral yağlanma için vücut kitle indeksi yerine bel çevresi daha sağlıklı sonuç verse de en iyi değerlendirme MR tetkiki ile oluyor" ifadelerini kullandı.

"Zayıf bireylerde tedavi daha zor"

Prof. Dr. Yaprak, sözlerini şöyle tamamladı: "Zayıf olmasına rağmen karaciğer yağlanması olan kişilerde metabolik parametreler olan kan şekeri, hipertansiyon, kolesterol, LDL, trigliserid, insülin direnci gibi parametreler aşırı kilolu insanlardan daha düşük ancak normal sağlıklı insanlardan daha yüksektir. Karaciğer yağlanmasının temel köşe taşı kilo vermek olduğu için zaten zayıf olan kişilerde tedavi daha zor olmaktadır. Bu kişilerde de vücut ağırlığının yüzde 5’i kadar kilo vermek, egzersiz yapmak, bağırsak florasını düzenlemek için probiyotik takviyesi, düzenli uyku, yağdan fakir ama proteinden zengin beslenmek, trigliserid, kolesterol ve kan şekerini kontrol altına almak için doktor tarafından verilecek ilaçları kullanmak önerilen tedavi yöntemleridir. Total kolesterol düzeyinde en az yüzde 10 azalmayla birlikte 10 haftalık bir diyet ve egzersiz uygulaması ile yağlanmada en az yüzde 20’lik bir azalma elde edilebilmektedir".
YORUM EKLE

banner4056

banner3944

banner3883

banner3974

banner3552

banner3212

banner3841