banner3088

SESSİZCE GELDİN İÇİME

Sessizce geldin içime
Şimdi gidiyorsun yine sessizce
Girişin güzeldi öyle izinsiz kalbime
Ama gidişin fırtınalı günlerin habercisi gibi
Ne kırgınlığım var hissiyatımdan ötürü
Ne de bir damla mutluluğum
Öyle ansızın geldin ve gittin ki
Bu yazgının nesine nesine sevineyim
Ömür dersin çok sevince birini daimi
Kolların yaralı bir kuş gibi çırpınır çırpınır
Konacak bir dal bulamazsın güneşli dağlarda
Gözlerinden dökülen yaşlar
 Okyanusa damlayan yağmur damlası gibi değersiz kalır
Bu yazgının nesine nesine sevineyim
Gözyaşım bile değersiz
Ben nasıl yanayım halime
Vursam başımı dağa taşa
Şu bozkırların kuru çayırları üzerine uzansam
Yine de değersiz sevdam ansızın bitti
Biten bunca şeye inat
Bu yazgının nesine nesine sevineyim
Bomboş bıraktığı avuçlarımın arasındaki aşk kırıntılarına mı?
Sessizliği bana bırakıp giden eski yaraya mı?
Yoksa soğuk kış aylarında
Ayaklarım, ellerim titrercesine
Seni beklerken oturduğum kaldırım taşlarına mı?
Sensiz aldığım nefese mi seviniyim?
Ayrı şehirlerde farklı sokak lambaları altında aydınlanmamıza
Yüreğimin yangınına bir türlü çare bulamadığım
Bunca boşa geçen zamana mı?
Ellerinin başka elleri tutuyor olmasına mı?
Gözlerinin artık başka diyarları seyredişine mi?
Bu yazgının nesine nesine sevineyim…
Sevin diyorsun yaram
Sen kanıyorken her gün çoğala çoğala
Ben bu ayrılığın karanlık sokaklarına mı?
Buz tutmuş caddelerine mi sevineyim…
 Güllü Ersoy
 
 
 
YORUM EKLE

banner3205

banner2250

banner3212

banner3196